DOLAR
8,3558
EURO
10,2117
ALTIN
501,95
BIST
1.460
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
24°C
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
24°C
Cuma Gök Gürültülü
20°C
Cumartesi Gök Gürültülü
22°C
 Yahudi’den Daha Yahudi Arap Liderleri Kadir KESKİN Osmanlı döneminde İstanbul’da kalender meşrep olarak yaşayan ve beş altı dil bilen  Filozof lakabıyla  anılan    Rıza Tevfik   varmış. Bu Filozof Rıza  Tevfik bir Ramazan günü elindeki tütünü tüttürerek İstiklal caddesinden Taksim’e doğru  çıkarken   zaptiyeler  yakalar : “ Sen Müselman değil...
“Nice medh ideyim âb u havâsın  Dinle, nedir dâsitânı Yozgad’ın  Tadanlar mest olur zevk u sefâsın  Âli yüksekdir mekânı Yozgad’ın”                                         Yozgatlı Hüznî Baba  BOZOK YAYLASI’NDA  Kemal ÇOPUROĞLU Zamânın ve mekânın taş...
KIRIM EY KIRIM! Efendi BARUTÇU Kırım Türklerinin 77 yıl önce Sovyetler Birliği’nin kanlı lideri Josef Stalin’in kararı ile vatanlarından bir gecede toparlanarak tren vagonlarıyla Türkistan’ın muhtelif bölgelerine sürgün edilmesi sonucu yaşanan acılar hala sürüyor. KIRIM SÜRGÜNÜ Çarlık Rusyası döneminde Çariçe 2. Katerina’nın Kırım Türklerini yok etme politikası takip eden yıllarda...
Biden ve Bidencıler neler diyorlar Fuat YILMAZER Ermenilerin “Yalan Rüzgârı” dizisi haline gelen, 1915 Tehcir olayını “soykırım” kabul ettirme çabaları her geçen sürede başarılı olmayı sürdürüyor. Biden’ın soykırım kelimesini kullanmasının yakıları da devam ediyor. Yankılarının devam etmesi, konuşulması iyiye işarettir. Sorgulayan, araştıran, konuşanların çoğalması sevindirici gelişmeler. Ayrıca fazla konuşulması, tartışılması...

AHDE VEFADAN VAZGEÇEMEYİZ

AHDE VEFADAN VAZGEÇEMEYİZ
11.05.2020
0
A+
A-

AHDE VEFADAN VAZGEÇEMEYİZ!

Gazi Karabulut

    Toplumları şekillendiren temel unsurların başında o topluma ait kültürel ögeler gelir. O kültürel unsurlar tolumlar ve milletler arasında kalıcı sözleşme gibi kuşaktan kuşağa aktarılır. 

Milletlerin içinde bazı cemiyet hareketlerinde de daha içselleştirilmiş davranış ve duygu biçimleri de olabilir. İşte ülkücü hareketin de kendi geleneklerinden taşıyıp getirdiği böyle bir değer bakışı vardır. 

Bunlar;

Milli şuur ve imanca dayalı kavramlarla şekillenmiştir.

Şahsiyetçi karakter,

Vakar sahibi olma,

Ülküdaşlık hukuku,

Yaşam ve eylem bilinci,

Teşkilat hiyerarşisi,

Ve…

AHDE VEFA!

 Yani, sözünde durmak, sadık kalmak, dürüst olmak… 

Vefa; sevginin, dostluğun ve kardeşliğin bağrında yetişir. Bu yüzden sözlükte vefa kelimesi ile ilgili, “sevgi ve dostlukta sebat etmek” anlamını da görürüz.

 İnsanın ahdi- sözü- “yaratılış” ile başlamıştır. Kur’an bu konuyu pek çok ayetle tekrar tekrar gündeme getirir.  (Bakara,27- Al-i İmran, 76…)

Vefa, verdiği sözden dönmemektir. Vefalı insan, herkesin güven ve emniyet duyduğu kimsedir. Onun karakterinde yalancılık, döneklik ve kalleşliğin izine rastlanmaz. En zor anlarda bile ahde vefalı davranır. 

Ülkücü Harekette ise  “ahde vefa” yaratılışta, Yaratıcıya verilen söz ve Türk milletinin tarihi vazifesine sadık kalmak kadar geçmişte verilen mücadeleyi, mücadele edenlere karşı duyulan şükran hissini de akıllara getirmektedir. 

Yaklaşım yersiz de değil. Ülkücü öyle olmalı. Geçmişine ve o geçmişi inşa edenlere karşı bir hürmet duygusu yaşatmalıdır yüreğinin derinliklerinde.

Nitekim ülkücü çizgi, kendi geleneğinin içinde bu anlayışı gizli bir sözleşme gibi diri tutmuş ve şuurlu bir aktarımı sağlamıştır.

Çünkü onlar,  ülkücülüğü; dün bugün çizgisinde yarınlara ait bütün soruların cevabını ihtiva eden bir yaşam ve eylem  tarzı olarak gördüler.

İşte dün vefalı davrananlar;  bu şuuru, iman ettikleri dava adına hiç yüksünmeden, bir karşılık beklemeden, “desinler” basitliğine düşmeden, duruşunu ve mücadelesini de davasına olan inancına göre şekillendirdiler. 

Günümüzde yaşananlar da yine ahde vefa şuuru ile aşılacaktır.

 Çünkü ülkünün de ülkenin de Türk milletinin de buna çok ihtiyacı var.

    Çünkü, Türk milletinin ülkücü hareketi,  “Sevgi, birlik, beraberlik, kardeşlik duyguları ve şuuru içinde, topyekûn tek bir kalp, tek bir yumruk olarak; her türlü emperyalizme, her türlü bölücülüğe, baskıcılığa, zorbalığa, haksızlığa, zulme, işkencelere karşı; el ele, omuz omuza, kafa kafaya, gönül, gönüle vereceği, tüm değerlerimizin merkezi, yegâne ümit kapısı olarak gördüğü unutulmamalıdır. 

    Hiç vaz geçmeden, daima “Birlikte rahmet ayrılıkta azap var” diyeceğiz.

 Ülkemiz adına birlikten, ülkümüz adına birlikten, milletimiz adına birlikten, yarınlarımız adına birlikten ve ahde vefalı olmaktan söz edeceğiz.

Ama imanımız kadar değer verdiğimiz ahde vefa şuurundan asla kopmayacağız…

Her ne yaşanırsa yaşansın…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.