ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,6954
EURO
55,1824
ALTIN
6.662,10
BIST
13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
31°C
Pazar Hafif Yağmurlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

KAYGILARDAN ÂZÂDE MEVSİMLERDE BAYRAM

KAYGILARDAN ÂZÂDE MEVSİMLERDE BAYRAM
12 Mayıs 2021 17:20
771
A+
A-

KAYGILARDAN ÂZÂDE MEVSİMLERDE BAYRAM

Kemal ÇOPUROĞLU

Şimdi her istenildiğinde alınan

Ve daha eskimeden çöpe atılan 

Ayakkabı, pantolon, gömlek değil;

Kadri kıymeti bilinen

Ve

Yıllarca giyilen

Bayramlıklara sarılmadan uyuyamayan,

Uyuyunca da

Bir bayram rüyâsı gören:

Gönençli,

Kıvançlı

Ve

Mutlu çocukların bayramıydı bizim bayramlarımız…

Bizi mutlu kılan;

Belki içten bir kucaklanış,

Ve sevgi dolu bir öpülüş

Minicik yanaklarımızdan…

Belki bir badem şekeri,

Belki de bozuk paralardı avuçlarımıza sıkıştırılan…

Paralar bozuk olsa da

Böyle bozuk değildi insanlar,

Böylesine bozuk değildi zaman…

Ârife günü,

Kim bilir

Bayram heyecanı mıydı?

Bilmem ki…

Belki de

İkindi vaktinde atılan üç pâre top atışıydı 

Yüreklerimizi üç yerinden hoplatan…

Ne kolej ne sınav çocuğuyduk

Aklımız ne akıllı telefonlarımızda 

Ne de sosyal medya hesaplarımızdaydı

Ve 

Öğretmenlerimiz 

Tüccar” değil, “adam”dı!

Her bayram,

Limon kolonyası kokan

O mübârek elleri öpecek

Yüzlerce çocuk vardı…

Böylesine saçma- sanal değildi bu dünya;

Ne internette oynanan savaş oyunları,

Ne havai fişek isrâfı,

Bayramda yalnızca elimizde

Capcanlı mantar tabancalarımız,

Tetiğine basınca bir kere,

Çıkardığı sesin keyfine doyum olmazdı…

Bir de kendi imâlâtımız

Bilyalı, tornet denilen üç tekerli tahta arabalarımız…

Yokuş aşağı koyuverdik mi kendimizi 

Takur tukur…

Rüzgârdan bile hızlıydı hızımız.

Mevsimine göre  

Bayram harçlıklarımızla

Aldığımız kuruyemiş,

Pamuk şeker ve dondurma…

Seyyar lunaparkta binilen atlıkarınca…

Her bayram arifesi gördüğümüz,

Ve hep hayra yorduğumuz rûyâ…

Biz yirminci yüzyılın çocukları,

Hep 

Capcanlı,

Hep 

Mevsimine göre yaşadık bütün bayramları

Hep gönlümüzce, 

Ve doya doya…

Hep doya doya!…

***

Çocuk gönüllerimizin kaygılardan âzâde” olduğu zamanlardan  bir Ramazan Bayramı günü, mahallemizin çocuklarının peşine takılarak ve kapı kapı dolaşıp hep bir ağızdan söylediğimiz;  sürekli kulaklarımda yankılanan bir hoş  sedâ:

Baklava baklava

Veresiye saklama

Ey kayısı kayısı!

Dibine düşmüş iyisi.  

Yağ olmazsa bal olsun             

Kadir Geceler sağ olsun.

Koşa koşa koş derelerden

Büyüsün de büyüsün.

Yeni Câmi minâresi,

Seksen yerden penceresi

Hanım abla uykuya dalmış,

Yandı pilav tenceresi

Tak tuk, tak tuk…

Kapıdan baktık.

Gönderin hanımlar, gönderin!

Yağdan yumurtadan, paradan puldan gönderin!…

 Bazen baklava ve lokum ziyafetiyle cömertçe ağırlandığımız, kimi zaman da iki katlı yığma evlerin, alaturka havasından sıyrılarak cumba yerine, biçimsiz, uzun ince dar koridorları andıran kaba, demir parmaklıklı balkonlarından üzerimize boca ediliveren bir kova su… İtişmeler, kakışmalar, gülüşmeler… Geç uyanıp sudan çıkmış sıçana dönenler şaşkın şaşkın bir yukarıya bir kendine bir de kaçışan çocuklara bakıyor. Derken, ceplerinden çıkardıkları mendillerle kurulanmaya çalışıyorlar ki o zamanlarda her köşe başında, ihtiyacımız olduğunda cebimizden bir bozukluk çıkararak sokak satıcılarından aldığımız ve her aradığımızda bulduğumuz; işi bittikten sonra da ortalığa fırlatılıp atılıveren kâğıt mendiller yok. O  mis gibi kokan banyo sabunlarıyla dakikalarca çitilenerek elde yıkanan, kimi zaman komşudan ödünç alınarak kızdırılan kömürlü ütüyle jilet gibi yamyassı olan, bazılarının etrafı işlenmiş, üzerlerine sabun kokusu ile ana kokusu sinmiş o canım mendillerimiz yine annelerimiz tarafından özenle katlanılarak cebimize yerleştiriliyor…

  Yılmak yok!.. Ev ev gezmeye kaldığımız yerden yine devam…

Ev sahibi ikramda bulunursa ne âlâ, yok ikramda bulunmaz veyâ evde olduğu hâlde kapıyı açmazsa koro hâlinde kınıyoruz:

     Ayran mıdır su mudur

     Çingen evi bu mudur?

***

Sâhi, çocuk gönüllerinizin kaygılarını âzâde kılan o güzel mevsimleri sizler de özlemediniz mi?.. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi Escortmadsalads.comhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabet girişjojobet girişjojobetchild pornbahiscasinosuperbetingrandpashabetjojobetgrandpashabet girişjojobet girişholiganbetvdcasinograndpashabetgrandpashabetgrandpashabetchild pornkavbetjojobet girişjojobet resmi girişjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabet girişchild pornjojobet güncel girişamkbettambetteosbetbahiscasinoamkbetromabetgameofbetjojobetjojobetpusulabetpusulabetcasibompusulabetjojobet grandpashabetpusulabetcasibomcasibompusulabetholiganbetgrandpashabetmarsbahiswbahisamkbetgrandpashabetgrandpashabet girişmatbetpusulabetimajbetvdcasinomatbet girişsuperbetinjojobetgrandpashabet girişholiganbetbetplayjojobetbetbey girişcasibomwbahisibizabet girişcasibomnesinecasinobettilt girişVDCasinopornochild pornmatadorbetpusulabet girişgrandpashabetgrandpashabetibizabetcratosroyalbetcasibomJojobetcasinolevantvdcasinoJojobetcasibombetgoo girişbetgooJojobetcasibom