DOLAR32,7839% -0.06
EURO35,2860% 0.02
STERLIN41,7849% 0.1
FRANG36,8739% 0
ALTIN2.445,47% 0,01
BITCOIN66.586,00-0.186

AHLAK ENFLASYONU

Yayınlanma Tarihi :
AHLAK ENFLASYONU

Safter TANIK

“İktisat literatüründe, “maliyet ve talep enflasyonu” gibi iki kavram vardır. Maliyet enflasyonu; üretim girdilerindeki maliyet artışı, talep enflasyonu ise talepteki artış ile ilgilidir. Adından söz edilmemekle birlikte, farklı başlıklarda ele alınan, tanım-açıklaması yapılan, adına “Ahlak Enflasyonu” diyeceğimiz bir enflasyon türü de vardır. Bugün; hemen-hemen her piyasada, maliyet-talep enflasyonu dışında bir de buna rastlıyoruz.

Bunu geçmişte yaşadığımız gibi, hemen-hemen her ülke yaşadı.  Savaşlar, krizler ve yüksek enflasyon ise bunu doğuran ortamlardır. Zira böyle bir ortamda ahlaki deprem yaşanır, fırsatçılar kol gezer.

ABD; 1929 buhranında anti kartel-tröst yasalarını çıkardı, İtalya ve Almanya’da rejim değişti. Rusya’da; 2000’de, Putin’i iktidara taşıdı. Öyle veya böyle piyasa disiplini sağlandı, fahiş fiyatla mal satana ve hizmet sunana karşı alıcıda bir boykot kültürü oluştu.

Bugün yaşadığımızı; yakın tarihte, 1970’li yıllarda da yaşadık. Mali dengesizlik yüksek enflasyonu doğururken, IMF-küresel sermayenin dahli büyük sermayenin katılması sonucu, bir ahlaki depremi, piyasa anarşisini yaşadık. Demirel-Ecevit gitti geldi. Bu, 12 Eylül Darbesi ve sistem değişikliğini getirdi.

ABD-AB’nin mali ambargosu, Brunson Krizi, COVID-19 Salgını,  Küresel Enerji-Emtia Fiyatları Krizi, Rusya-Ukrayna Savaşı, 2020 Kur Krizi, 2021 Kur-Gıda Fiyatları Krizi maliyet-talep kaynaklı enflasyonu, serbest ekonomi ve ahlaki deprem de fahiş fiyat artışını doğurdu.

Türkiye; 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında, ABD-Rusya arasında dengeli bir siyaset izledi. Bu; ABD-AB’nin, hem Rusya ve İran ile ilgili beklentisini boşa çıkardı hem de Suriye-Ortadoğu politikasına darbe vurdu. Bu da Batı’nın Türkiye’nin Rusya kanadına katılmasına neden olmayacak ölçüdeki mali ambargosunu getirdi.

İktidarın; 2020 ve 2021’de,iki kez başvurduğu düşük faiz denemesi başarısızlıkla sonuçlandı. Sermaye birikimi ve tasarrufun yetersiz, küresel sermayenin etkin olduğu bir ülkede; bunu serbest ekonomi işleyişinde gerçekleştirmeye çalışması ise hatası oldu. Zira bu ancak faiz kontrolü ve kontrollü kambiyo rejiminde müsbet sonuç verir.

Sıkı para politikası, düşük kur–yüksek faiz; sıcak para girişi ile TC Merkez Bankası döviz rezervindeki artışa, dolardan TL’ye geçişe,  talebin daralmasına, tasarrufun artışına fayda sağlasa da, yatırım ve üretimin düşmesi, maliyet artışı sonucunu doğurur. Uzun vadede de sürdürülebilir bir özelliği yoktur.

Sıkı para politikası; talep enflasyonu için çare, maliyet enflasyonu için ise çare değildir.

Mal-hizmet fiyatlarında, bir de maliyet ve talep ile açıklanamayacak ölçüde bir şişkinlik var. Bunun çaresi sıkı para politikası değildir. Zira bu; tekelci piyasa, alt üretici-satıcı davranışı gibi iki nedene dayanır. Bu da ticari ahlak ile ilgilidir.   

24 Ocak Kararları-12 Eylül Darbesi ile kontrollü ekonomiden serbest ekonomiye geçtik. Mal ve hizmet fiyatları serbest bırakıldı, KİT’lerin (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) tasfiyesine gidildi. Mal-hizmetin fiyatı, üretici-satıcının insafına bırakıldı.

Birçok iş kolunda; 3-5,  hatta 1-2 üretici-satıcı var. Yani rekabetçi değil, tekelci piyasa var. Enflasyonist ortam-kartelleşme onlara arzu ettikleri fiyatı belirleme fırsatı verdi. Alt üretici-satıcılar ise maliyet bedeline % 100 kar koyma alışkanlığını sürdürdü.

Enflasyonla mücadelede; mali disiplin, piyasa disiplini gibi iki başlık vardır. Mali disiplin, denk bütçe-cari fazla ile olur. Piyasa disiplini ise reel ve istikrarlı fiyatın oluşumu ile sağlanır.

Bizde almak-daha fazla almak alışkanlık hale geldi, kimse vermeyi düşünmüyor. Birileri için; fahiş fiyatın anlamı yok, nasıl olsa birisine fatura çıkarırım düşüncesi var. Bir de % 15-20’lik yüksek gelir grubu için bir konu değil. Oysa enflasyonla mücadele; toplumsal katılımı, fedakârlık-dayanışmayı gerekli kılar. Bu da; çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almakla olur.

Ahlak enflasyonu ile mücadelede; ticari ahlakın inşası, satıcı-alıcı kültürünün oluşması önemlidir. Ancak bu uzun vadeli bir tedbirdir. Kısa vadede; para cezasından, ifşa, kapatma, mala-mülke el koyma, hapse varan müeyyideleri gerekli kılar. Bu; ekonomiye hükmettiğini sananların karşı duruşunu getirse de, halkı kazanmayı getirir. Bu da cesur-liyakatli-erdemli-ahlaklı kadrolarla olur. Tarih bunu yapanların iktidarda kaldığını, yapamayanların ise gittiğini gösteriyor.“.

İktisat literatüründe, “maliyet ve talep enflasyonu” gibi iki kavram vardır. Maliyet enflasyonu; üretim girdilerindeki maliyet artışı, talep enflasyonu ise talepteki artış ile ilgilidir. Adından söz edilmemekle birlikte, farklı başlıklarda ele alınan, tanım-açıklaması yapılan, adına “Ahlak Enflasyonu” diyeceğimiz bir enflasyon türü de vardır. Bugün; hemen-hemen her piyasada, maliyet-talep enflasyonu dışında buna rastlıyoruz.

Bu, bize ve bugüne mahsus bir olay mı?

Bunu; geçmişte yaşadığımız gibi, hemen-hemen her ülke yaşadı.  Savaşlar, krizler ve yüksek enflasyon ise bunu doğuran ortamlardır. Zira böyle bir ortamda ahlaki deprem yaşanır, fırsatçılar kol gezer.

ABD; 1929 buhranında, anti kartel-tröst yasalarını çıkardı. Bunu, Batı’nın diğer ülkeleri takip etti. Satıcı disipline edilirken, fahiş fiyatla mal satana-hizmet sunana karşı alıcıda bir boykot kültürü oluştu.

Almanya’da Hitler’i iktidara taşıdı. Dile getirilmemekle birlikte, Hitler; sermaye-işçi sendikalarına hükmetti, stokçuluk-manipülasyon yapanı sert şekilde cezalandırdı, mali ve piyasa disiplinini sağlayarak iktidarını pekiştirdi.

Rusya; sosyalist ekonomiden, liberal ekonomiye geçişte bir buhran yaşadı. Halk temel tüketim malları tedarikinde sıkıntı yaşarken küresel sermaye ile işbirliği yapan elit bir grup, kısa sürede inanılmaz servete sahip oldu. Bu da eski KGB ajanı Putin’i iktidara taşıdı.

Putin; ekonomiye hükmeden, her biri bir iş kolunda tekel olan, piyasasında fiyatı belirleyen, adına oligark denilen kişiler ile toplantı yaptı. Önce; bir ceza bileti kesti, sonra da uygulamaya koyduğu yeni ekonomik sistemin kurallarından söz etti. Kabul eden kaldı, etmeyen ya kaçtı ya da canından-malından oldu.

Bugün yaşadığımızı; yakın tarihte, 1970’li yıllarda da yaşadık. Mali dengesizlik yüksek enflasyonu doğururken, küresel sermayenin dahli büyük sermayenin katılması ile bir ahlaki depremi, piyasa anarşisini yaşadık. Demirel-Ecevit gitti, geldi. Sonuçta 12 Eylül Darbesi ve sistem değişikliğini getirdi.

Yüksek Enflasyonun Ortaya Çıkış Süreci

Dış Siyaset

Türkiye; 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında, ABD-Rusya arasında dengeli bir siyaset izledi. Bu; ABD-AB’nin, hem Rusya ve İran ile ilgili beklentisini boşa çıkardı hem de Suriye-Ortadoğu politikasına darbe vurdu. Bu da Batı’nın Türkiye’nin Rusya kanadına katılmasına neden olmayacak ölçüdeki mali ambargosunu getirdi.

Siyasi Müdahale

Türkiye; 25.07.2018’de, ABD Başkanı Trump’un Brunson dayatmasıyla başlayan, yabancı sermaye çıkışı ile mali yapıyı sarsan Brunson Krizi’ni yaşadı.

Küresel Salgın ve Küresel Enerji-Emtia Krizi

Türkiye; 2018 Brunson Krizi’nin etkisini atlatamadan, ekonomiye ikinci bir darbe vuran COVID-19 salgını ile karşılaştı. Salgın, ek bütçe harcamasını gerekli kıldı. Sonrasında, tedarik zincirinin bozulması ve Rusya-Ukrayna Savaşı ile doğan küresel enerji-emtia krizinin etkisini yaşadı.

Ekonomi Politikasındaki Zikzaklar

İktidar; 2002’de IMF Programı ve küresel işbölümünü bağlı olarak, inşaat-taahhüt sektörü ile altyapı yatırımların öne çıktığı, hizmetler sektörüne (Turizm, inşaat-taahhüt, gemi inşaat, taşımacılık, transit ticaret, perakende-toptan ticaret, bankacılık ve sigortacılık hizmetleri vb) dayalı bir büyümeyi tercih etti. Tarım ve sanayi ise ikinci planda kaldı.

Düşük kur, reel faiz politikasını benimsedi. KİT’lerin (Kamı İktisadi Teşebbüsleri) hızla özelleştirilmesine gitti, Tüketimi, bireysel krediler ile özendirdi.

Yani “tüketim-ithalat-borçlanma” endeksli, bir büyüme politikasını uygulamaya koydu.

2013 Mayıs’ta, IMF’ye olan borcumuzun son taksitini ödedik. Bu; iktidara, ekonomide daha bağımsız hareket etme imkânını sağladı.  

Değişikliğe İhtiyaç Duyulması

2016’da; sermaye girişi durdu, dış kredi bulmada zorlukla karşılaşıldı, büyüme hızı   % 3,2’ye kadar düştü. Bu; hem siyasi, hem de iktisadi bir nedene dayanıyordu. Bu da izlenen ekonomik politikada bir değişikliği gerekli kıldı. .

Değişikliğe Gidilmesi 

İktidar, üretim-tasarruf-ihracat eksenli büyümede karar kıldı. 

2017’de; Varlık Yönetim Fonu’nu kurarak, bu konudaki ilk adımı attı. Açık olmasa dareelkur-düşük faiz politikasını benimsedi.  Bu; önce yürürlükteki ekonomi politikasında ısrarcı olan ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in istifasını, ardından küresel sermayenin tahvil-hisse senedi satışlarını getirdi.

Faizde Geri Adım Atılması

Sıcak para çıkışı, döviz açığını doğurdu. Döviz açığı; 2018 Nisan’dan itibaren, dış krediler ve sermaye girdisi ile karşılanamadı, TC Merkez Bankası rezervine başvuruldu. Bu da; TCMB’nin, 2018 Mayıs’ta300 baz puanlık faiz artışına gitmesini gerekli kıldı.

Ekonominin Yara Alması

25 Temmuz 2018’de ABD Başkanı Trump’un Brunson dayatmasıyla başlayan Brunson Krizi; 13 Ağustos’ta TC Merkez Bankası-BDDK’nın sermaye piyasasına müdahalesi, iktidarın tasarruf-sermayeye güven vermesi, şok faiz-siyasi gelişmeyle son buldu. Ancak; mali-ekonomik durumda, olumsuz sonuçlar doğurdu.

IMF Tartışması ve Konkordato Talepleri

Mali-ekonomik yapıdaki zayıflama; önce IMF tartışmasını, ardından yerli ve yabancı sermaye çıkışı ve TL’den altın-dövize dönüşü getirdi. Bunu bazı büyük sermayenin nedeni anlaşılmaksızın başlattığı, birçok şirketin konkordato tehdidiyle başvurduğu banka borçlarının yeniden yapılanması talebi takip etti.

Bir kısım aydın-siyasetçi “IMF’ye başvuralım” derken, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye, IMF defterini yeniden açmayacak” dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak ise üretim ve ihracatın öne çıkacağını söyledi.

2019, 2020 Haziran-Ekim Uygulaması

Olumsuz gelişmeler karşısında; BDDK, bankaların zayıflayan mali yapısını güçlendirmek için kararlar aldı. TCMB; yurtiçi üreticilerden olan altın alımını arttırdı, bankaların nakit ihtiyacını karşıladı. TCMB varlığından 40 milyar TL’lık bir kaynak hazineye aktarıldı. Katar ve dış ticarette büyük açık verdiğimiz Çin ile Swap anlaşması yapıldı.

2019’da, dış ödemeler bilançosu; 1,6 milyar dolar cari fazla verdi, TC Merkez Bankası brüt rezervi; 91 milyar dolardan 104,8 milyar dolara yükseldi (76,9 milyar dolar döviz+26,5 milyar dolar altın= 104,8milyar dolar), brüt dış borç stoku; 443,7 milyar dolardan 436,9 milyar dolara düştü. Enflasyon da %  20,3’ten 11,5’e indi.

Bu durum; iktidarı cesaretlendirdi, önemli kararlar almasını getirdi.

Alınan Karar ve Uygulamalar

Parasal genişlemeye başvuruldu, kredi faizleri düşürüldü, Dolar/TL kuru sabit tutuldu, lüks ithal otomobillerde ÖTV arttırıldı,  800’den fazla İthal ürüne ek gümrük vergisi getirildi, iflas-konkordato talebi reddedildi, stratejik şirketlerin batışına izin verilmedi, bu amaçla da Varlık Yönetim Fonu’na başvuruldu.

Petrol-doğalgaz ithalatında Azerbaycan’a ağırlık verildi, Katar ve Çin ile yeni bir SWAP anlaşması yapıldı, Rusya ile ticarette milli paraların kullanım limiti arttırıldı.

Hedeflenen

Büyüme, iflas-konkordatoların durdurulması, bankaların zayıflayan mali yapısının güçlendirilmesi, ithalatın kısılması, üretim ve ihracatın artırılması, üretiminden vazgeçilen birçok ürünün üretilmesi, devam eden TL’den altın-dövize olan dönüşün engellenmesi hedeflendi.

Eleştiriler

İktidarın bu ekonomik politikası; muhalefet, liberal yazarlar, sermaye tarafından serbest ekonominin işleyişine aykırı bulundu, “heterodoks ekonomik politikalar” olarak isimlendirildi

Sonuç

2020 ikinci çeyreğindeki % 9,9’luk daralma büyümeye dönüştü, brüt dış borç stoku 436,9 milyar dolardan 421,8 milyar dolara düştü ise de TCMB döviz rezervi eridi.

Faizde Geri Adım Atılması

Yabancı sermaye çıkışı, yerli sermaye ile tasarruf sahibinin döviz-altın talebi; kurun sürekli yükselişini, ekonomi yönetiminin değişmesini ve düşük-kur-reel faiz politikasına dönüşü getirdi.

2021 Eylül-Aralık Uygulaması

2020 Kasım’dan itibaren, düşük-kur-reel faiz politikası uygulandı. Bu; TC Merkez Bankası döviz rezervinde bir artış sağladı ise de, merkezi yönetim iç borç stoğu 906,5 milyar TL’ye (2021 Eylül) yükseldi.

Hedef

İktidar; bir miktar kur artışını göze alarak, faiz indirimi ile tahvil-kredi maliyetini düşürmeyi, ekonomik büyümeye katkı sağlamayı hedefledi.

Uygulama

TC Merkez Bankası; 2021 Eylül’den itibaren, ard arda faiz indirimine gitti.  Ancak; 3-5 bankanın manipülasyonu,  banka-şirket ve tasarruf sahiplerinin yoğun döviz talebi ile karşılaştı. Bu; hem anormal sürekli kur artışını, hem de zincir marketlerin başlattığı-piyasaların geneline yayılan fiyat artışını getirdi.

Sonuç

Kur Krizi; “Kur Korumalı Mevduat” kararı, BDDK-Merkez Bankası’nın operasyonu ile20 Aralık 2021’de son buldu.  Ancak Dolar/TL 8,60’tan 18,36’ya, iki yıllık tahvil faizi (gösterge faizi)  % 17,81’den 24’e çıktı,  TC Merkez Bankası brüt rezervi de 121,3 milyar dolardan 110,9 milyar dolara geriledi.

Her iki deneme de neden başarısız oldu?

Sermaye birikimi ve tasarrufun yetersiz, küresel sermayenin etkin olduğu bir ülkede; serbest ekonomi işleyişinde, mutedil kur artışını göze alarak faizi düşürmek mümkün değildir. Bu; ancak faiz kontrolü,  kontrollü kambiyo rejimin olduğu, kontrollü ekonomide mümkündür.

Kısaca

ABD-AB’nin mali ambargosu, Brunson Krizi, COVID-19 Salgını,   Küresel Enerji-Emtia Fiyatları Krizi, Rusya-Ukrayna Savaşı, 2020 Kur Krizi, 2021 Kur-Gıda Fiyatları Krizi maliyet-talep kaynaklı enflasyonu, serbest ekonomi ve ahlaki deprem de fahiş fiyat artışını doğurdu.

Ortodoks Ekonomik Politikalara Dönüş

İktidarın; kur-faiz politikası, 2023 genel seçimlerine kadar, TC Merkez Bankası döviz rezervine göre sürekli değişti. Bundan sonra enflasyonla mücadeleyi, Merkez Bankası döviz rezervini güçlendirmeyi esas alan bir kur-faiz politikasını benimsedi. Faizlerin hızla artırılmasına gidildi.

Fayda-Zararı ne olur? 

Sıkı para politikası, düşük kur–yüksek faiz; sıcak para girişi ile TC Merkez Bankası döviz rezervindeki artışa, dolardan TL’ye geçişe,  talebin daralmasına, tasarrufun artışına fayda sağlasa da, yatırım ve üretimin düşmesi, maliyet artışı sonucunu doğurur. Uzun vadede de sürdürülebilir bir özelliği yoktur.

Mal-Hizmet fiyatlarındaki köpüğü alır mı?

Sıkı para politikası; talep enflasyonu için çare, maliyet enflasyonu için ise çare değildir.

Mal-hizmet fiyatlarında; bir de, maliyet ve talep ile açıklanamayacak bir şişkinlik var. Bunun çaresi, sıkı para politikası değildir. Zira bunun tekelci piyasa ve alt üretici-satıcı davranışı gibi iki nedeni vardır. Bu da ahlak enflasyonu ile ilgilidir.

Tekelci Piyasa

Birçok iş kolunda; üç-beş, hatta 1-2 üretici-satıcı var. Yani rekabetçi değil, tekelci piyasa var. Enflasyonist ortam-kartelleşme onlara arzu ettikleri fiyatı belirleme fırsatı verdi. Alt üretici-satıcılar ise maliyet bedeline % 100 kar koyma alışkanlığını sürdürdü.

Nedeni, sistem mi?

24 Ocak Kararları-12 Eylül Darbesi ile kontrollü ekonomiden serbest ekonomiye geçtik. Mal ve hizmet fiyatları serbest bırakıldı, KİT’lerin  (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) tasfiyesine gidildi. Mal ve hizmetin fiyatı, üretici-satıcının insafına bırakıldı.

Nedeni, ticari kültürümüz mü?

Maliyet bedeline, % 100 kar koymak gibi bir alışkanlığımız var. Bu; sadece bize has değil, ticaret kültüründen etkilendiğimiz Arap-İbrani-Acem-Ermeni-Rum için de geçerlidir. Arapların, bir mal için istenilen fiyatın yarısını vermesi de bu esasa dayanır.

Çarşı pazarda nereye gidilirse gidilsin; rekabetçi değil, sanki birileri fiyatı belirlemiş gibi, maliyetin 2 hatta 3 katı bir fiyat var, kulak asan yok! Herkes; bir diğerine, fatura çıkarma peşinde.

Batı ülkelerinde; kutsal kabul edilen günlerde gıda ve tüketim malları fiyatı düşerken, bizde; ne hikmetse ramazanda veya bayrama doğru fiyatlar yükseliyor, ardından düşüyor.

Mali Disiplin-Piyasa Disiplini

Enflasyonla mücadelede; mali disiplin, piyasa disiplini gibi iki başlık vardır. Mali disiplin, denk bütçe-cari fazla ile olur. Piyasa disiplini ise reel ve istikrarlı fiyatın oluşması ile sağlanır.

Toplumsal Katılım

Bizde almak-daha fazla almak alışkanlık hale geldi, kimse vermeyi düşünmüyor. Birileri için; fahiş fiyatın anlamı yok, nasıl olsa birisine fatura çıkarırım düşüncesi var. Bir de % 15-20’lik yüksek gelir grubu için bir konu değil. Bu da; çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almayı gerekli kılar.

Fedakârlık ve Dayanışma

Enflasyonla mücadele, bir fedakârlık ve dayanışmayı gerekli kılar. Oysaki birileri için bir fırsat. Bir de bahanesi olanlar var.

Zam yapmaz isem, yenisini yerine koyamam” diyenler var. Dindar tanıdığım kişiler bile bunu söylüyor.

Enflasyon; ticari işletmede, ister-istemez bir işletme sermaye açığı doğurur. Bu nedenle; işletme sahibinin, miktar olarak büyüklüğünü koruması için ek sermaye koyması gereklidir. Aksi halde küçülmeye gitmesi gerekir.

Müteşebbis, kar-zarara ortaktır. Nasıl ki karı alıcı ile paylaşmazsa, zararı da paylaşamaz. Enflasyon; herkes gibi, müteşebbisse de bir fatura çıkarır. Faturası ise ek sermayedir. Bunun için, elini cebine atması gerekir. Karını korur iken, zamla alıcının cebine el atarak ek sermayeyi sağlaması ise en kibar dille ahlaki değildir. Bu; hem İslam ahlakı, hem de evrensel ahlak için geçerlidir.

Sonuç

Ahlak enflasyonu ile mücadelede; ticari ahlakın inşası, satıcı-alıcı kültürünün oluşması önemlidir. Ancak bu uzun vadeli bir tedbirdir. Kısa vadede; para cezasından, ifşa, kapatma, mala-mülke el koyma, hapse varan müeyyideleri gerekli kılar. Bu; ekonomiye hükmettiğini sananların karşı duruşunu getirse de, halkı kazanmayı getirir. Bu da cesur-liyakatli-erdemli-ahlaklı kadrolarla olur. Tarih bunu yapanların iktidarda kaldığını, yapamayanların ise gittiğini gösteriyor

YORUM YAP

escort Bağcılar escort Bahçelievler escort Bakırköy escort Bayrampaşa escort Beylikdüzü escort Güngören escort İstiklal escort Kadıköy escort Sultanbeyli escort Üsküdar escort Avsallar escort Mahmutlar escort Oba escort Mecidiyeköy escort Ölüdeniz escort Güllük escort Kültür escort Ataşehir escort Avcılar escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Adapazarı escort Yalıkavak escort güvenilir casino siteleri Yalova escort Muğla escort Aydın escort Çanakkale escort Balıkesir escort Tekirdağ escort Manisa escort Trabzon escort Kahramanmaraşescort Kütahya escort Osmaniye escort Sivas escort Tokat escort Çorum escort Yozgat escort Isparta escort Elazığ escort Ordu escort Edirne escort Erzincan escort Zonguldak escort Rize escort Uşak escort Kırşehir escort Erzurum escort Giresun escort Amasya escort Sinop escort Niğde escort Bolu escort Karaman escort Kırıkkale escort Bayburt escort Ardahan escort Gümüşhane escort Artvin escort Çankırı escort Bartın escort Sinop escort Bilecik escort Karabük escort Burdur escort Nevşehir escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kastamonu escort Düzce escort Aksaray escort Adıyaman escort Afyon escort Arnavutköy escort Bebek escort Beşiktaş escort Beykoz escort Beyoğlu escort Büyükçekmece escort Çatalca escort Çekmeköy escort Eyüpsultan escort Kağıthane escort Sancaktepe escort Sarıyer escort Şile escort Silivri escort Şişli escort Taksim escort Zeytinburnu escort Aliağa escort Balçova escort Bayındır escort Bayraklı escort Bergama escort Beydağ escort Bornova escort Buca escort Çeşme escort Çiğli escort Karşıyaka escort Fehiye escort Marmaris escort Gaziemir escort Dikili escort Menderes escort Menemen escort Torbalı escort Atakum escort Çerkezköy escort Yenişehir escort Bodrum escort Toroslar escort Tarsus escort Silifke escort Mezitli escort Erdemli escort Anamur escort Akdeniz escort Melikgazi escort Elbistan escort Lüleburgaz escort İzmit escort İlkadım escort Çorlu escort Battalgazi escort Yeşilyurt escort Milas escort Ceyhan escort Çukurova escort Kozan escort Sarıçam escort Seyhan escort Emirdağ escort Sandıklı escort Merzifon escort Suluova escort Taşova escort Altındağ escort Batıkent escort Çankaya escort Çubuk escort Etimesgut escort Haymana escort Kahramankazan escort Keçiören escort Kızılcahamam escort Mamak escort Polatlı escort Pursaklar escort Sincan escort Ulus escort Yenimahalle escort Aksu escort Alanya escort Belek escort Demre escort Döşemealtı escort Elmalı escort Finike escort Gazipaşa escort Kaş escort Kemer escort Kepez escort Konyaaltı escort Korkuteli escort Kumluca escort Lara escort Manavgat escort Muratpaşa escort Serik escort Side escort Didim escort Efeler escort Nazilli escort Söke escort Altıeylül escort Ayvalık escort Bandırma escort Bigadiç escort Burhaniye escort Dursunbey escort Edremit escort Erdek escort Gömeç escort Gönen escort Havran escort İvrindi escort Karesi escort Kepsut escort Susurluk escort Büyükorhan escort Gemlik escort Görükle escort Gürsu escort Harmancık escort İnegöl escort İznik escort Karacabeyescort Kestel escort Mudanya escort Mustafakemalpaşa escort Nilüfer escort Orhangazi escort Osmangazi escort Yıldırım escort Biga escort Çan escort Gelibolu escort Karahayıt escort Merkezefendi escort Pamukkale escort Keşan escort Aziziye escort Palandöken escort Yakutiye escort Odunpazarı escort Tepebaşı escort Araban escort İslahiye escort Karkamış escort Nizip escort Nurdağı escort Oğuzeli escort Şahinbeyescort Şehitkamil escort Yavuzeli escort Bulancak escort Espiye escort Görele escort Altınözü escort Arsuz escort Antakya escort Defne escort Dörtyol escort Erzin escort Hassa escort İskenderun escort Kırıkhan escort Kumlu escort Payas escort Reyhanlı escort Samandağ escort Eğirdir escort Yalvaç escort Foça escort Karabağlar escort Kemalpaşa escort Kiraz escort Kınık escort Konak escort Narlıdere escort Ödemiş escort Tire escort Urla escort Safranbolu escort Akhisar escort Alaşehir escort Kırkağaç escort Salihli escort Sarıgöl escort Şehzadeler escort Soma escort Turgutlu escort Yunusemre escort Akkışla escort Bünyan escort Develi escort Kocasinan escort Talas escort Yahyalı escort Gazimusağa escort Girne escort İskele escort Lefke escort Lefkoşa escort Başiskele escort Çayırova escort Darıca escort Afşin escort Dulkadiroğlu escort Göksun escort Onikişubat escort Türkoğlu escort Kızıltepe escort Mut escort Dalaman escort Gümbet escort Datça escort Kavaklıdere escort Köyceğiz escort Menteşe escort Turgutreis escort Ula escort Yatağan escort Fatsa escort Altınordu escort Ünye escort Düziçi escort Kadirli escort Ardeşen escort Akyazı escort Arifiye escort Erenler escort Geyve escort Hendek escort Karasu escort Kaynarca escort Sapanca escort Derince escort Dilovası escort Gebze escort Gölcük escort Kandıra escort Karamürsel escort Kartepe escort Körfez escort Akşehir escort Beyşehir escort Bosna escort Ereğli escort Karapınar escort Meram escort Selçuklu escort Gediz escort Simav escort Tavşanlı escort Doğanşehir escort Bafra escort Çarşamba escort Boyabat escort Kapaklı escort Süleymanpaşa escort Erbaa escort Niksar escort Turhal escort Akçaabat escort Of escort Ortahisar escort Yomra escort Armutlu escort Çiftlikköy escort Çınarcık escort Akdağmadeni escort Boğazlıyan escort Sarıyaka escort Sorgun escort Alaplı escort Çaycuma escort Devrek escort Ereğli escort Kilimli escort Kozlu escort