
Kars ve çevresi Ruslar’ın büyük zulmüne uğramış; onlarla kahramanca savaşmış, gerçek destanlar yaratmıştır. İlk okuyacağınız Mehrali Bey destanıdır. Mehrali, Kars’ın serbest yaşamış, eşkıyalık etmiş yiğitlerindendi. Rus saldırısı üzerine Doksan Üç Savaşı’nda topladığı Atlı Gönüllü Alayı’nın kumandanı olarak birçok savaşlar vermiş ve Ruslar’ı büyük kayıplara uğratmıştı.
MEHRALİ BEY DESTANI
Ey ağalar beyler bizim ellerde
Cihallık eyleyip dağlarda gezdi
Koçaklıktan yana birdi Mehrali
Epey zaman kaçak durdu Mehrali
İptida gözünden düştü devletin
Cihana tanıttı şanın şevketin
Sonu göze girip buldu rağbetin
Bir eşsiz nam-dâr erdi Mehrali
Kan kavga kopanda Kars’ın başına
Dört beş yüz atlıyı yığdı peşine
Doksan Üç’te baktı yurdun işine
Moskof’un cengine girdi Mehrali
Muhtar Paşa kıydı ana nişanı
Şanı tuttu bütün Kafkasistan’ı
Başladı dökmeye hûn-ı düşmanı
Koçaklardan düzdü ordu Mehrali
Ordu-yı İslâm’a rehnumun oldu
Düşman güzergâhı hep pürhun oldu
Tanrı aslanı çok şâd, memnun oldu
Leşlerini yere serdi Mehrali
Moskof ordusuna çok dehşet saldı
Osmanlı askeri tedabir aldı
Her hareketlerin keşfedip bildi
Düşmana tuzağı kurdu Mehrali
Rus’u Süregel’de pişman eyledi
Taburların hâkle yeksan eyledi
Yollarını kesip hüsran eyledi
En dilâverlerin yurdu Mehrali
Mel’un Hacı Veli gör ne iş tuttu
Kars’ın teslimine çok gayret etti
Beş Kapıge dinin, namusun sattı
Onu sağ paşaya verdi Mehrali
Dünyanın mukadder günü gelende
Düşmanların zafer günü gelende
Bu hâl ile mahşer günü gelende
Ciğerine dağlar vurdu Mehrali
Ağlıya ağlıya yurdu terketti
Nice ehl-i maraz şifaya yetti
Atlıların çekip Suvaz’a gitti
Onlara bir taun, çordu Mehrali
Alnına yazılmış kara yazılar
Haberi gelirdi bazı bazılar
Murada yetmedi ağlar sızılar
Kars’ı her gidenden sordu Mehrali
Akibet ona da bu fanî cihan
Cennet-i âlâda tuttu bir mekân
Yâr olmadı göçtü kılmadı mihman
Gaziler yanına vardı Mehrali
Sâdık
RUS DESTANI
Din kavgamız var o küffâr ile
Bizim ona çoktan burhanımız var
Çalışır elde olan vâr ile
Adalet sahibi Sultanımız var
Kâfirin bizimle nedir iddiası
Dönmeyiz ne denlu çok olsa asi
Gider kalbimizin silinir yası
Dilimizde vird-i Sübhanımız var
Âlimler çağrışır NASRUN MİN ALLAH
Şimden gerü bizim İnşaallah
Gazâ yollarında hasbeten lillah
Emanet Huda’ya bir canımız var
Sıtk ile bend oldu gani Mevlâ’ya
Yeter bizim imanımız sermaye
Bir ordu kurarız Kızılelma’ya
Pitsburg’a kadar meydanımız var
Erenler bu işe dediler beli
Kılıç kabzasına koydular eli
Huda’nın aslanı Hazret-i Ali
Elinde zülfikar aslanımız var
Dünyada sağ olan yazısın görür
Kuluna hidayet Mevlâ’dan gelir
Din için kavgamız haşre dek sürer
Dahi adüvlerle çok kanımız var
Nice tuğyanların aldık bacını
Senin de alırız çok haracını
Boğazına geçiririz tacını
Ezel böyle ahd-ü amanımız var
Niçin düşünmedin hain-i melanet
Sancak-ı Resul var bizde emanet
Haşre dek bakidir bu din bu devlet
Resul-i Ekrem’den fermanımız var
Mülahaza etmedin son encamı
Çekindi cezanadır serencamı
Mihnet ile geçir subh-u şamı
Sana gösterecek erkânımız var
Evvel yüksekte idin indin engine
Onunum bedeldir bir bölüğüne
Ne kadar metanet verirsin kendine
İsmin kaldırmaya kümanımız var
Kuyuyu kazmadın kendi boyunca
Düşünmedin çıkmasını düşünce
Gelip burda tertibatı görünce
Ol vakit anladın ne şanımız var
Nüfuzunla Gazi Abdülmecid Han
Adâları kıldı hak ile yeksan
Hayra dua kıldı hep sabî sübyan
Gayretkeş vezir-i zî-şanımız var
Cennet-i âlâda vardır yerimiz
Şah vilayetidir bizim pirimiz
Bin tabura karşı durur birimiz
Elimizde kılıç kalkanımız var
Hiç yedin mi Osmanlı’nın nârını
Geri dönmez verirsin olan varını
Hemen tut sen balıkçılık kârını
Bizim ceng etmeye idmanımız var
Süratle gör orduna çatalım
Taburların birbirine katalım
Bir filde hezaran top atalım
Topçularda ateş nişanımız var
Sad hezaran lanet olsun canına
Sanma ettiklerin kalır yanına
Verelim tacını Kırım Hanı’na
Sonra sana türlü seyranımız var
Hezar mîrimiz var hezar paşalar
Adbaşı beraber bile kaşalar
Küheylan atları altın haşalar
Vezirlerde nice merdanımız var
Yürü asâkir İran Turan’dan
Kuşattır kâfir seni her yandan
Dört yüz bin yayamız geçti Tuna’dan
Üç yüz bin de küheylan rahşanımız var
Şimden gerü ağzını rüzgâra aç
Kızdırdın İslâm’ı elden gitti taç
Kurtar öz başını al bir yana kaç
Başına kopacak tufanımız var
Sağ olsun şevketlü hünkârın seri
Maşallah hesapsız vardır askeri
Cengci ferikleri hep iş erleri
Hezâran da mîr-i mîrânımız var
Yaşa padişahım sen binler yaşa
Nüfuzun işlesin dağ ile taşa
Sâdık vezirlerin verdi başbaşa
İçlerinde sahib-kıranımız var
Mehmed Ali Paşa bir erler eri
Abdülmecid Han’ın hoş dilâveri
Cihan seraskeri Hak’tır yaveri
Böyle bir yırtıcı aslanımız var
Selîmî
Aşk Selîmî’nin bu destanı Üniversite Kütüphanesi, Yazma Eserler T. 580’deki Yazma Destanlar kitabından alınmıştır.
MOSKOF DESTANI
Yine baş kaldırdı Moskof kralı
Kaç kâfir sana meydanımız var
Seninle eyleriz ceng-i cidâli
Bu yolda ölecek kurbanımız var
Kaldırdı bu yüzden Sultan Ahmed Han
Çağrıldı ocaklı eyledi divân
Saf saf olup cümle geldiler heman
Dediler uğruna bir canımız var
Dağıldı fermanlar köşe-i çâre
Turacılar çıktı yüz bin serdâre
Yüz çavuş doksan atlı çıktı âşikâre
Kan saçar bir sahib-kıranımız var
Açılıp al, yeşil bayrak düzüldü
Her diyardan serdengeçti yazıldı
Boşandı aç kurtlar, bendi çözüldü
Ağzını açmış arslanımız var
Kalktılar lağımcı topçu cebeci
Düzünür askerini eyler çarhacı
Yıkarlar başına tahtını tacı
Ta Kızılelma’da nişanımız var
Sipahi ağalar kalktı yürüdü
Yer götürmez atlı cenkci bürüdü
Binbaşılar çekti Aşiret Kürd’ü
Nice bin mızraklı toğanımız var
Bunca seyir seyran bin paşa hazır
Kırk dört üçer tuğlu, şöhretli vezir
Sancağ-ı şerifin rehberi yardır
Resul-i Kibriya’ya burhanımız var
Donanmayı Hümâyun gezer deryâda
Kalyoncu askeri hazır âmâde
Yelken üzerinde sancak küşâde
Kulların umuru koyanımız var
Boşnak, Arnavut hiç gelmez hesaba
Tatar Han askeri dönmüş kasaba
Yakarlar ülkeni olur harabe
Oklar atar bunca kemanımız var
Yedi kral kalksa bozulur ırzı
İslâm’a yardımcı Mevlâ’nın feyzi
Seferdir şühedâ menzil-i Rızâ
Bu yola ser feda îmânımız var
Rüzî
GELME MOSKOF
Gelme Moskof gelme Kars’a
Cennet küfre mâl olur mu
Cihan bize karşı dursa
Asla burdan yol olur mu
Bize canı verip Hudâ
Olsun nazlı yurda feda
Kafeste ruh eyler nida
İslâm küfre kul olur mu
Katlanırız kamu derde
Bırakmayız yâdı yurda
Ölürüz hep bu uğurda
Bundan iyi fi’l olur mu
Şehitler Rıdvan’a koşar
Gaziler şanı aşar
Nazlı vatan gamsız yatar
Bu imâna âl olur mu
Karslı Bahrî
Hayat TARİH, Temmuz 1970

