BAHARAT ADALARI’NDA KÜRESEL SÜREÇ VE ILIMLI İSLAM PROJESİ -2

Bu haber 30 Mayıs 2013 - 5:02 'de eklendi ve 2.047 kez görüntülendi.

BAHARAT ADALARI’NDA

KÜRESEL SÜREÇ

VE ILIMLI İSLAM PROJESİ -2-

 

SAFTER TANIK

 

Federal Devletten Üniter Devlete Geçişe Olan Tepkiler

Sukarno’nun; 1950 anayasa değişikliği ile “Endonezya Birleşik Devletleri“ olan ülkenin adını “Endonezya Cumhuriyeti” şeklinde değiştirerek federal devleti üniter devlete dönüştürmesi, Açe ve Maluku’daki etnik gruplar ile Batı Cava-Güney Sulawesi ’de bir hâkimiyeti bulunan Daru’l İslam tarafından kabul edilmemiş.

Toplum üzerinde önemli bir etkinliği bulunanTeşkilatı Muhammediye’nin asilleri ileNahdatu’l-Ulema’nın (Âlimler Dirilişi) aşiret reisleri kesimi de bu redde katılmış.

Daru’l İslam, hâkim olduğu bölgelerde bir İslam Devleti kurduğunu açıklarken, Açe ve Maluku ise bağımsızlığını ilan etmiş.

APRA Darbe Teşebbüsü

Pontianak Sultanı II. Abdülhamit (Arap-Malay kökenli, İskoç anne); Komünistler-İslamcılar ile asiller ve aşiret reislerinden gelen tepkileri,  Endonezya Ulusal Ordusu’nun kifayetsizliğini dikkate alarak bir darbe ile Sukarno’yu devirmeye kalkmış.

Darbe, Hollanda Doğu Hint Adaları Kraliyet Ordusu’nun (KNIL)  özel harekât birliğinde görev almış, İstanbul doğumlu Raymond Westerling komutasındaki asker ve milislerden oluşan bir birlik vasıtasıyla gerçekleştirilmeye çalışılmış.

Raymond Westerling komutasındaki asker ve milislerden oluşan birlik, Cakarta’yı ele geçirmeye çalışmış ise de polis ve Endonezya Ulusal Ordusu’nun direnişi karşısında tutunamamış, darbe teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlanmış.

Milliyetçiler İle İslamcılar Arasındaki Derin Ayrılık

Milliyetçiler ile İslamcılar arasındaki ayrılığın sekülerizm (laiklik) konusunda olduğu söylense de Endonezya Milliyetçi Partisi’nin bir kanadının dini temele dayalı devleti savunması, bunun sadece bundan ibaret olmadığını gösteriyor.

Bunun nedeninin bağımsızlık mücadelesine kadar giden bir geçmişi var.

Milliyetçiler, Endonezya’nın bağımsızlığını ve üniter devleti savunurken, Ilımlı İslamcılar Hollanda’ya bağlı özerk-federatif, Radikal İslamcılar ise bağımsız-federatif bir devletin savunucusu olmuş. Ayrılığın temel nedeninin de buna dayandığını düşünüyorum.

Endonezya Komünist Partisi’nin Yasallaşması

1951’de, yasaklı olan Endonezya Komünist Partisi’nin serbestçe faaliyet göstermesine izin verilmiş.

Hollanda Doğu Hint Adaları Kraliyet Ordusu’nun Dağıtılması (KNIL)

Hollanda Doğu Hint Adaları Kraliyet Ordusu’nun çekirdeğini oluşturan Hollandalılar bağımsızlık ile birlikte Hollanda’ya dönerken, Malukulu askerler Maluku’daki isyanlar ve APRA darbe teşebbüsünde yer almış, isyan ve darbenin bastırılması ile de aileleri ile birlikte Hollanda’ya göç etmiş. Kalan askerlerin bir kısmı terhis edilirken, bir kısmı da yeni kurulan Endonezya Ulusal Ordusu’na seçilerek alınmış.

Endonezya Ulusal Ordusu’ndaki Hizipler Arası Çekişmenin Güç Gösterisine Dönüşmesi

Japon subaylar tarafından eğitilen ve bağımsızlık mücadelesinde önemli bir varlık gösteren Anavatan Savunma Kuvvetleri (PETA), Endonezya Ulusal Ordusu’nun çekirdeğini oluşturmuş. Daha sonra buna Hollanda Doğu Hint Adaları Kraliyet Ordusu’nun seçkin subay ve asker kadrosu da dâhil edilmiş.

Bu durum; Japon eğitimli askerler ile Hollanda eğitimli askerler arasında bir çekişmeye neden olmuş. Bu iki grup arasındaki çekişme, siyasi partiler ile sivil yönetimin devreye girmesi ile büyümüş, adeta bir varlık mücadelesine dönüşmüş.

1952’de ordunun ateş gücü yüksek, iyi eğitim almış profesyonel askerlerden oluşan küçük ancak modern bir orduya dönüşmesini savunan Albay Abdül Haris Nasution, bu düşüncesini kabul ettirmek için bir tank birliği ile başkanlık sarayını kuşatmış.

Albay Abdül Haris Nasution’un bu güç gösterisi, sivil göstericiler tarafından da desteklenmiş. Ancak; Japon eğitimli askerlerin karşı duruşu, muhalefetin direnişi de bu girişimini çıkmaza sokmuş.

Sukarno, Albay Abdül Haris Nasution’u ikna ederek birliğinin kışlaya dönüşünü sağlamış.

Daha sonra Albay Abdül Haris Nasution, görevden alınarak ordudan atılmış.

Olayın Perde Arkası

Albay Abdül Haris Nasution, Hollanda eğitimli bir asker.

PETA’ya üye olmamakla birlikte örgüte Hollanda birlikleri hakkında sürekli bilgi aktarmış.

1945’te milliyetçi direnişçilere katılmış, gerilla savaşındaki başarısı ile öne çıkmış, Ordu Komutanı Sudirman’ın yardımcısı olmuş.

Ordunun modernizasyonu ile ilgili olarak ortaya koyduğu proje, aynı zamanda genelkurmay başkanı-savunma bakanı ve başbakan tarafından da desteklenmiş.

Gençlik yıllarında tanıştığı Sukarno ise O’nun inandığı, güvendiği ve örnek aldığı bir kişi. Buna karşılık; Sukarno’nun arkasında durmaması, onda bir hayal kırıklığı oluşturmuş.

Olaya bu açıdan bakıldığında; bunun, “Sukarno’nun ordu içindeki muhaliflerine yönelik” başarısızlıkla sonuçlanan bir tasfiye operasyonu olduğu anlaşılıyor.

Ekonomik Sosyal Kültürel Hamleler

Sukarno,1950 anayasa değişikliği ileMalay diline yakın bir dil olan Bahasa’yı Endonezya’nın resmi dili yapmış.

Antlaşma maddelerine uyarak Hollandalı şirketlerin yatırım-imtiyaz-hak ve alacaklarına dokunmamış. Yol, su, elektrik, haberleşme, okul, hastane gibi büyük harcama gerektiren altyapı yatırımlarına ağırlık vermiş.

Eğitim-sağlık ve kültürel alanda önemli gelişmeler olmuş, Bahasa yaygın olarak konuşulan bir dil haline gelmeye, Endonezyalılık kimliği de halkta kabul görmeye başlamış.

Nahdatu’l-Ulema’nın (Âlimler Dirilişi) Ayrı Bir Parti Kurması

1953’te Endonezya Müslüman Ümmet Partisi (Masyumi) içinde, Teşkilatı Muhammediye ile Nahdatu’l-Ulema arasında, diyanetteki kadrolaşma ile hac organizasyonundan kaynaklanan bir kavga baş göstermiş, Nahdatu’l-Ulema partiden ayrılarak ayrı bir parti kurmuş.

Ekonomik ve Mali Sıkıntılar

Hollandalı-Hıristiyan ve Çinli azınlığın ekonomik tahakkümü, girişilen büyük yatırımlar sonucu ortaya çıkan mali sıkıntılar, hem halkta hem de hükümette huzursuzluğa yol açmış.

1955 Genel Seçimleri

Eylül 1955

Genel seçimlerde; Endonezya Milliyetçi Partisi sandıktan birinci parti olarak çıkarken, Masyumi ve Nahdatu’l-Ulema ile Endonezya Komünist Partisi birbirine yakın oy almış. Ancak hiçbir parti çoğunluğu sağlayamamış. Bu nedenle bir türlü koalisyon hükümeti kurulamamış, kurulan geniş tabanlı koalisyon hükümetleri de fazla yaşamamış.

Oyunun Başlaması

Albay Abdül Haris Nasution’un İtibarının İade Edilmesi

Ekim 1955

Sukarno, Albay Abdül Haris Nasution’unitibarını iade ederek orduya dönüşünü sağlamış.

Sukarno’nun Çin Halk Cumhuriyeti-A.B.D. ve SSCB Ziyareti

1956’da, ilk resmi dış ziyaretini Çin Halk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirmiş, bunu A.B.D. ve SSCB ziyaretleri takip etmiş.

A.B.D. resmi ziyaretinde, devrin başkanı Eisenhower tarafından dostane karşılanmış ise de hakkındaki kuşkular dile getirilmiş.

SSCB’ne gerçekleştirdiği resmi ziyarette ise Kruşçev “A.B.D.’nin kendisi hakkında müsbet bir düşüncesi olmadığını, A.B.D. tarafından yapılacak mali ve askeri yardımın da iki katını vereceğini” söylemiş.

Çin Halk Cumhuriyeti-A.B.D.-SSCB ziyareti sonrasında “Bağlantısız Ülkeler” hareketini başlattığını ilan etmiş.

Güdümlü Demokrasi

Kasım 1956

Sınırlı yetki ile devlet başkanlığını yürüten Sukarno, “ çok partili parlamenter sistemin ülkeye bir fayda getirmeyeceğini” söyleyerek “Güdümlü Demokrasi” düşüncesini ortaya atmış.

Muhammet Hatta’nın İstifası

Aralık 1956

Sukarno’nun “Güdümlü Demokrasi” düşüncesine karşı çıkan Endonezya Milliyetçi Partisi’nin iki numaralı ismi Başkan YardımcısıMuhammet Hatta görevinden istifa ederek siyasetten çekilmiş.

Albaylar İsyanı

Aralık 1956

Sumatra’da birbiri ardından doğu-orta-batı bölge yöneticilerini görevden alarak yönetime el koyan üç albay, merkezi yönetimin idari ve mali uygulamalarını eleştirerek, üniter devletten federal devlete geçilmesini “ istemiş.

Bölgeye hükümet kuvvetlerinin gönderilmesi ile de çatışmalar başlamış.

Direniş Bildirisi

Mart 1957

Güney Sulawesi’de bölge yönetimine el koyan Albay Ventje Sumual; yayınladığı bir bildiri ile merkezi yönetimin idari ve mali uygulamalarını eleştirmiş, “Güney Sulawesi’ye demokratik özerklik verilmemesi halinde de halkın direniş hakkının doğacağını” ilan etmiş.

Bildiriye Endonezya’nın A.B.D. büyükelçisi olan Aleksandr Evert’in imza atması ise merkezi yönetim üzerinde şok etkisi oluşturmuş. Albay Ventje Sumual’ı desteklemek amacı ile CIA’nın finanse ettiği paralı askerlerin bölgeye gelişi de isyanı ciddi bir boyuta taşımış.

Sıkıyönetim İlan Edilmesi

Yaygınlaşan isyan ve bölgesel iç savaş ile ülke paramparça olma noktasına gelmiş.

Sukarno; ülke çapında sıkıyönetim ilan ederek tarafsız bir başbakan atamış, düşüncelerini paylaşan yol arkadaşı General Abdül Haris Nasution’u da genelkurmay başkanlığına getirmiş.

Orduya Çeki Düzen Verilmesi

General Abdül Haris Nasution, hantallaşan ve hizipleşme ile yozlaşan orduyu elden geçirmiş, muhalefet ile iç içe geçmiş, kifayetsiz ve rüşvete bulaşmış ordu mensuplarının tasfiyesine girişmiş.

Bu girişimi orduyu daha dinamik hale getirirken, muhalif subayların da agresifleşmesine neden olmuş.

Rüşvete bulaşan General Suharto’nun, genelkurmay başkan yardımcısının “işe yarar” diretmesi ile orduda kalmasına müsaade etmiş, O’nu pasif bir göreve atamış.

Ulusal Birlik Toplantısı

Eylül 1957

Sukarno; siyasi liderlerin ve bölge idarecileri ile bölgelerinde sözü geçen sivil kişilerin katıldığı bir uzlaşma toplantısı düzenlemiş, uzlaşma ve ulusal birlik üzerinde durmuş. Toplantıda bir sonuç çıkmamış ise de bundan güç almış.

Sukarno’ya Bombalı Suikast

Kasım 1957

Bir okul ziyaretinde, Daru’l İslam’a bağlı bir militan grubunun bombalı saldırısına maruz kalmış, saldırıda 6 çocuk hayatını kaybederken yara almadan kurtulmuş.

Manipülasyon

Ülke ekonomisine hâkim olan Hollandalı-Hıristiyan-Çinli kesim,  manipülasyonlar ile enflasyon ve karaborsaya yol açmış, ekonomiyi adeta kilitlemiş, ekonomik sıkıntıların da hat safhaya ulaşmasına neden olmuş.

Güdümlü Ekonomi

Sukarno; “Güdümlü Ekonomi” düşüncesini ortaya atarak “piyasa ekonomisini başıboş bırakmayacağını, bunu emperyalistlerin bir oyuncağı olmaktan da çıkaracağını” söylemiş.

Porno Film Şantajı

Sukarno; bir porno film, şantajına maruz kalmış.

Porno film, birlikte yaşadı hostes sevgilisi (Eşi boşanmayı kabul etmemiş.) ile olan cinsel ilişkisini içeriyormuş.

Yabancı servis ajanları, “izlediği idari-ekonomik-mali-sosyal-kültürel-siyasi politikaları terk etmemesi halinde, kendisini halkın nezdinde küçük düşüreceklerini” söylemişler.

Bununla O’nu izlediği politikalardan vazgeçmeye, ya da muhafazakâr Endonezya halkında oluşacak infial sonucu O’nun istifasını sağlamaya çalışmışlar.

Şantajı yapanlar Sukarno’dan istenilen cevabı alamayınca, filmi gizliden gizliye oynatmaya başlamışlar

Bu durum; Sukarno’nun, çok zor günler yaşamasına neden olmuş.

Sukarno; bir süre beklemiş, ondan sonra şantajı yapanların hiç beklemediği bir hamleyi yapmış.

Neden beklemiş?

Filmin gizliden gizliye oynatılmasına göz yumarak halkın tepkisini ölçmüş.

Halkın tepkisi ne olmuş?

Halkta beklenen tepkiyi doğurmamış.

Niçin?

Zaten halkın büyük bir kısmı, kulaktan kulağa duyma da olsa, Sukarno’nun hostes sevgilisi ile olan ilişkisini biliyormuş. Bunun yanı sıra Endonezya’da bir erkeğin çok eşli olması da yadırganacak bir olay değildi.

Vatandaşın esas tepkisi, filme ve abartılı cinsel ilişkiye olmuş. Bu işin uzmanları, filmin çakma bir film olduğunu iddia etmiş.

Filmin dedikodusu böyle uzayıp gitmiş.

Sukarno; halkın tepkisini ölçtükten sonra, buna bir son vermek maksadıyla yabancı misyonu, eşleri ile birlikte büyük bir yemekli toplantıya davet etmiş.

Yabancı misyon, eşleri ile birlikte toplantıya icabet etmiş.

Tam yemeğin ortasında, “herkesin hararetli bir şekilde dedikodu yaptığı ve kıs, kıs gülümsediği bir anda” film gösterime konulmuş.

Yabancı misyon; beklenmedik görüntüler karşısında, küçük dilini yutmuş gibi önce suskun kalmış, daha sonra da  “bu ne rezalet!” deyip, hiddetli bir şekilde salonu terk etmiş.

Bunun doğruluk derecesi bilinmemekle birlikte bundan sonra film şantaj aracı olmaktan çıkmış.

Millileştirme

Aralık 1957

Sukarno; içinde Royal Dutch Shell gibi 5 çokuluslu şirketin de yer aldığı ülke ekonomisinde etkin 246 Hollandalı şirketi millileştirmiş, 40.000 Hollanda vatandaşını mal ve mülklerine el koyarak sınır dışı etmiş, yabancılar ile Çinlilerin kırsal alanda faaliyet göstermesini yasaklamış. Bunun sonuca olarak da 100.000 Çinli kırsal kesimden kentsel kesime göç etmek zorunda kalmış.

Bölgesel İç Savaş

Aralık 1957

Sumatra ve Güney Sulawesi’ye sevk edilen hükümet askerleri ile muhalif albaylar yönetimindeki isyancılar arasında patlak veren savaş, 1957 yılı boyunca devam etmiş.

A.B.D.’nin CIA vasıtasıyla isyancılara havadan silah-mühimmat-personel desteği vermesi, savaşın tüm şiddeti ile devam etmesine neden olmuş.

Batı Cava’da Daru’l İslam, Açe’de Açe Kurtuluş Ordusu gücünden bir şey kaybetmemiş.

Endonezya Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti

Şubat 1958

Sukarno’nun “Güdümlü Yönetim” düşüncesi ile millileştirme politikasına karşı çıkan 100 muhalif subay, bir bildiri yayınlayarak “hâkim oldukları bölgelerde, Endonezya Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti’ni kurduklarını” ilan etmiş. Buna Endonezya Müslüman Ümmet Partisi (Masyumi) destek verirken, A.B.D.’de bir destek mesajı göndermiş.

İsyanın Bastırılması

Ağustos 1958

Yerel yöneticilerin de destek verdiği bir dizi operasyon sonucunda Sumatra’daki muhalif albaylar alaşağı edilmiş, isyan yer, yer devam etmiş ise de büyük ölçüde bastırılmış.

Sumatra’nın hükümet kuvvetleri eline geçmesi ile Endonezya Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti, Güney Sulawesi’de tutunmaya çalışmış, ancak bu direnişi yenilgi ile sonuçlanmış, küçük çaptaki direnişler ise yer, yer devam etmiş.

Çarpışmalarda muhaliflere destek veren bir uçak düşürülmüş, Amerikalı pilotu da esir alınmış.

Bu durum; Endonezya ile A.B.D.’ni karşı karşıya getirirken, A.B.D bundan böyle muhaliflere verdiği desteği kesmiş.

Anayasa Değişikliği

Temmuz 1959

Sukarno; isyanların bastırılması ve millileştirme ile ülkenin en güçlü ve en popüler adamı konumuna gelmiş. Bundan aldığı güç ile anayasa değişikliğine gitmiş. Bu değişiklik ile de çok partili parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçilmiş.

“1960’ın başında, adalarda önemli petrol yataklarının bulunduğu anlaşılmış.”

Nasakom Projesi

Şubat 1960

Sukarno; ordunun desteği ile Milliyetçiler-İslamcılar ve Komünistlerin yer alacağı bir hükümet modelini ortaya atmış. Buna ilk destek ise Endonezya Komünist Partisi’nden (PKI) gelmiş, hükümette komünistlere yer vermesi ile de onların desteğini almış.

Başkanlık Sarayının Bombalanması

Mart 1960

Endonezya Hava Kuvvetleri’nden Teğmen Daniel Maukar, MİG 17 savaş uçağı ile başkanlık sarayına bir saldırı düzenleyerek Sukarno’yu öldürmek istemiş ise de bunda başarılı olamamış.

Parlamentonun Sukarno Tarafından Feshi ve Geçici Halk Danışma Meclisi’nin Kurulması

Mart 1960

Parlamentonun feshine giderek en yüksek karar alma yetkisine sahip 257’si halk, 241’i bölge, 118’i de meslek temsilcisinden oluşan 616 üyeli bir “Geçici Halk Danışma Meclisi” oluşturmuş.

Kruşçev’in Cakarta Ziyareti

1960 ortalarında Kruşçev, bir iade-i ziyarette bulunmak üzere Cakarta’ya gelmiş, Sukarno’ya Lenin Barış Ödülü vererek “şartlar ne olursa olsun, yanında olacağını” söylemiş.

Güney Sulawesi’de İsyanın Sona Ermesi

1961’de, Endonezya Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti’ne bağlı gerillaların kalanının da teslim olması ile buradaki isyan sona ermiş.

SSCB’nin Endonezya’ya Ağırlık Vermesi

Kruşçev’in Cakarta’ya olan iade-i ziyaret sonrasında, SSCB’nin Endonezya’ya yapmış olduğu mali ve askeri yardımlar doruğa çıkmış.

Sukarno’nun “Bağlantısız Ülkeler” Başkanı Olması

Sukarno; 1955’ten itibaren hararetle savunduğu ve “Endonezya-Mısır-Hindistan-Yugoslavya ve Gana’dan oluşan” bağlantısız ülkeler hareketinin başına getirilmiş.

A.B.D.’nin SSCB İle Yarışa Girmesi

A.B.D. 1958’de Endonezya Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti’ne verdiği desteği affettirmek için Endonezya’ya milyarlarca dolar mali ve askeri yardım yapmış.

Ekonomik Kalkınma ve Ordunun Modernizasyonu

Sukarno; A.B.D. ve SSCB mali yardımlarını, altyapı proje yatırımlarını finanse etmede kullanmış, askeri yardımlar ile de modern bir ordu inşa etmeye çalışmış.

Bunun sonucu olarak; ülkede, Endonezya mimari kültürünü yansıtan modern kentler ortaya çıkarken, ordu da ateş gücü ve hareket kabiliyeti daha yüksek bir yapıya dönüşmüş.

Hollanda İle Gerginlik

Aralık 1961

Sukarno; yaptığı bir konuşma ile “Hollanda’nın Batı Yeni Gine’deki egemenliğini tanımadığını” söylemiş, ardından Endonezya Silahlı Kuvvetleri’ne ait paraşütçü birlikleri Batı Yeni Gine’ye sevk etmiş.

Endonezya Silahlı Kuvvetleri’ne ait paraşütçü birliklerin Batı Yeni Gine’ye ayak basması ile de çatışmalar başlamış.

Camide Silahlı Suikast

Mayıs 1962

Sukarno’ya Kurban Bayramı namazı çıkışında, Daru’l İslam militanları tarafından silahlı bir suikast gerçekleştirilmiş ise de Sukarno bundan yara almadan kurtulmuş.

Daru’l İslam Örgütünün Tasfiyesi

Haziran 1962

Batı Cava’da zayıf da olsa direnişini sürdürmeye çalışan Daru’l İslam örgütüne, son bir darbe vurularak örgüt lideri Kartosuviryo tutuklanmış, O’nun idamı ile de örgüt tasfiye edilmiş.

Parti Kapatma ve Tutuklamalar

Endonezya Cumhuriyeti Devrimci Hükümeti’nin başlattığı isyana destek veren Endonezya Müslüman Ümmet Partisi (Masyumi) ve Endonezya Sosyalist Partisi (PSI) kapatılmış, Masyumi’nin liderlerinden Muhammet Nasır ve Hamka ile PSI’nın lideri Sultan Sjahrir tutuklanmış.

Ordu İçinde Tayin ve Terfiler

Abdül Haris Nasution savunma bakanı olmuş, isyanların bastırılmasında önemli bir rolü olan Ahmet Yani ( Nasution gibi Hollanda eğitimli, Anavatan Savunma Kuvvetleri’ne sonradan katılma, aynı zamanda A.B.D.’de eğitim görmüş.) genelkurmay başkanlığına, Komünist sempatizanı olmakla tanınan Ömer Dhani’de (İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde eğitim görmüş.) hava kuvvetleri komutanlığına getirilmiş.

Sıkıyönetimin Kaldırılması

Sukarno; siyasi istikrarın sağlanması sonucu ve ordunun yönetim üzerindeki ağırlığını azaltmak amacı ile sıkıyönetimi kaldırmış.

1963 Cakarta Asya Olimpiyat Oyunları’nın İptali

Uluslararası Olimpiyat Komitesi, yapılan hazırlıkları uygun bulmakla birlikte Endonezya’nın, İsrail ve Tayvan’ı kabul etmemesi nedeniyle “1963 Cakarta Asya Olimpiyat Oyunları” organizasyonunu iptal etmiş.

Açe’nin Barış Antlaşması İmzalaması

1963’te, Daru’l İslam örgütünün tasfiyesi sonucu iyice sıkışan Açe Kurtuluş Ordusu, Endonezya hükümeti ile bir barış antlaşması imzalamış.

Batı Yeni Gine’nin Ele Geçirilmesi    

Endonezya-Hollanda arasında, kara ve denizde tüm şiddetiyle devam eden savaş, A.B.D.’nin müdahil olması sonucu bir barış antlaşması ile sonuçlanmış..

A.B.D. bu savaşta Hollanda’ya bir destek vermezken, barışın Endonezya lehine sonuçlanmasını sağlamış.

Mayıs 1963’te yapılan barış antlaşması ile Hollanda, Batı Yeni Gine’yi Endonezya’ya bırakmış.

1963 Cakarta Asya Olimpiyat Oyunları

Asya Olimpiyat Oyunları, “Gelişmekte Olan Ülkeler” başlığı altında, 51 ülkeden 2700 sporcunun katılımı ile yapılmış.

Malezya İle Gerginlik

1963’te Malezya Federasyonu’nun kurulması ile İngilizlerin Kuzey Borneo’yu Malezya Federasyonu’na bırakması, ayrıca burada Brunei Sultanlığını kurması, Endonezya ile Malezya Federasyonu arasında bir gerginliğin yaşanmasına neden olmuş.

Endonezya Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın, Singapur’da girişilen sabotajları organize etmesi, Kuzey Borneo’daki komünist gerillalara destek vermesi, bu sorunu uluslararası alana taşımış.

Siyasi Af

1964’te, siyasi af çıkarılarak tüm siyasi mahkûmlar serbest bırakılmış.

A.B.D. Karşıtı Gösteriler

1964’te Endonezya Komünist Partisi ( PKI), Endonezya-Malezya gerginliğinden A.B.D.’ni sorumlu tutmuş, Amerikan şirketleri ile kültürüne yönelik bir dizi protesto ve eylem düzenlemiş.

Bunun sonucu olarak; hükümet, Amerikan ve İngiliz şirketlerini kontrol altına almış, Amerikan kültürünü dile getiren tüm yayın ve faaliyetleri yasaklamış. Buna karşılık A.B.D.’de Endonezya’ya yaptığı mali ve askeri yardımı kesmiş.

Devamı; “Baharat Adaları’nda Küresel Süreç ve Ilımlı İslam Projesi” -3-’de.

Safter TANIK
Safter TANIKsaftertanik@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments