DOLAR
8,6527
EURO
10,3510
ALTIN
494,85
BIST
1.402
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
29°C
Türkistan İnanç Dünyası Üzerine Notlar Celil ALTINBİLEK           İslamiyet ten önce Türkistan topraklarında, müşterek inançlar kam veya ozan denilen kişilerin ellerinde kopuzları ile birlikte nağmeli- şiirli sözlerle, mûsıkili icra edilirdi. Bu sözler basit, saf,  içten, canlı ve özlü idi. Bunlar kopuzlarıyla sihirbazlık yapar,gelecekten haber verir, insanları tedavi ederlerdi.      İslamiyet, Türkistan’da çetin...
TARİH TEKKERÜR EDER Mİ? Fuat YILMAZER Tarih tekerrürden ibarettir sözünün doğru olduğuna inanmıyorum. Tarih tekerrür etmez ama aynı veya benzer hataları tekrarlarsan aynı veya benzer olaylarla karşılaşmak tabidir. Bu tarihin tekerrürü değil, hataların tekrarı ile aynı veya benzer sonuca varmanın karşılığıdır. Hataların tekrarlanmaması için bilinçlenmek, bilinçli olarak hafızayı taze tutmak...
ZİYA GÖKALP MÜZESİ Kenan EROĞLU Ünlü düşünürümüz Ziya Gökalp konusuna devam ediyorum.  Bu gün Ziya Gökalp’in büyük damadı  Ali Nüzhet Göksel’in  “ZİYAGÖKALP MÜZESİ” açılışı nedeniyle 1956 tarihinde  ulusal ölçekte yayın yapan  “VATAN” gazetesine yayınlanan açıklamasını yorumsuz olarak aktarmak istiyorum.          “ Dün (23 Mart 1956) Ziya Gökalp’ın doğumunun 80. yıldönümü idi. Bu vesile ile Diyarbakır’daki evi...
SECCEDEN SEHPAYA ELMA VE BIÇAK Asena Kınacı MORAL Ş. Adnan Şenel tarafından yazılan “Secdeden Sehpaya Elma ve Bıçak”*, “ismiyle müsemma” diyebileceğimiz bir roman: Yüreği imanlı alnı secdede bir gençliğin sehpalarda, işkencelerde, falakalarda, Filistin askılarında umutlarının ellerinden alınışını anlatmış ve adına da yakışmış. Ak alınlarıyla secdeden sehpaya gidenleri en güzel anlatan...

“MİLLİYETÇİYİM” VE “ULUSALCIYIM” DİYEN MİLLETVEKİLLERİNE SON ÇAĞRI

“MİLLİYETÇİYİM” VE “ULUSALCIYIM” DİYEN MİLLETVEKİLLERİNE SON ÇAĞRI
10.05.2013
0
A+
A-

“MİLLİYETÇİYİM” VE “ULUSALCIYIM” DİYEN MİLLETVEKİLLERİNE

SON ÇAĞRI

Sakin ÖNER

“Milliyetçiyim” ve “ulusalcıyım” diyen milletvekillerine diyorum ki;  olmadı, yakışmadı size. Hem “milliyetçiyim”, “ulusalcıyım” diyeceksiniz, hem de size sunulan menfaatlere sırtınızı dönemeyeceksiniz. Elinizin tersiyle itemeyeceksiniz. Şahsi menfaatlerini aşamayanlar, millî menfaatleri, millî ve ulvî değerleri nasıl koruyacaklar? “Vatan, millet, din, iman” dediğinizde nasıl inandırıcı olacaksınız.

Son günlerde “vatan elden gidiyor, ülke bölünüyor, Sevr hortlatılıyor, Anayasadan Türklük çıkartılıyor, Türkiye Ortadoğu bataklığında savaşa sürükleniyor,  ülkemize ve milli kimliğimize sahip çıkalım” diyordunuz. Bu asil düşünceleri savunan, bölücü ve Türk düşmanları ile mücadele ettiğini söyleyen sizler, bugün milletvekillerine ayırımcılık, üstünlük ve saltanat kazandıran yasaya omuz vererek inandırıcılığınızı ve saygınlığınızı ne kadar kaybettiğinizin farkında mısınız? İçinizde çok sevdiğimiz, güvendiğimiz, milliyetçi, ulusalcı aydın bildiğimiz arkadaşlar var.  Yazık, onlar adına çok üzüldüm.

Sanki memleket güllük gülistanlıkmış, ortalık sütlimanmış gibi, birbirinizi yiyordunuz, hizipçilik yapıyor, birbirinizi tasfiye ediyordunuz. Biz size “Şimdi zamanı mı? Gün birlik ve beraberlik günüdür, kavganızı ülke düze çıkınca yaparsınız” diyorduk. Ama yine de sevgimiz, saygımız devam ediyordu. Fakat şimdi iş değişti. Bütün “milliyetçi, ulusalcı, Atatürkçü ve samimi müslüman” vatandaşlar;  “vatan elden gidiyor, Türklük siliniyor, Atatürk unutturuluyor, Cumhuriyet yok ediliyor, ABD-İsrail bizi savaşa sürüklüyor, din Vehhabi müslümanlığına dönüştürülmek isteniyor” gibi endişeler taşıyorlar. Ayrıca insanlarımızın çoğu kayıtdışı veya asgari ücretle, hediye paketleriyle gecekondularda, insanlık dışı ortamlarda, her türlü sosyal imkandan mahrum yaşıyor. Ülkenin on miyonun üzerinde işsizi var.

Böyle bir ortamda sizin, milletvekillerinin saltanatı ile ilgili yasanın çıkması için kaşla göz arasında muarızlarınızla anlaşmanız çok yanlış oldu. Onların dini imanı para. Fakat ben bu milletvekillerine kızmıyorum, onları ayıplamıyorum. Çünkü onların millî endişesi, gayesi, hedefi yok. Ama sizlere çok kızıyorum ve sizi ayıplıyorum. Çünkü sizin iddianız var. “Milliyetçiyim, ulusalcıyım” diyorsunuz. Dâva adamı geçiniyorsunuz. Millî ve ulvî fikirlerin sahibi görünüyorsunuz. İşte bunun için size yakışmıyor. Ya bu iddialarınızı bırakacaksınız ve “aslında bizim diğerlerinden farkımız yok” diyeceksiniz, ya da “ülke bu kadar hayati meselenin ortasında bir meçhule giderken ben bu işte yokum” deyip geri adım atacaksınız.

Milletvekillerine ayrıcalıklar, üstünlükler ve farklılıklar kazandıran yasa, Plan ve Bütçe Komisyonundan bir çırpıda geçmiş. Şimdi yasa tasarısı, Meclis Genel Kuruluna gelecek. Orada çıkıp “Biz yanlış yaptık, ülke ve millet zorda iken biz kendi derdimize düştük, nefsimize yenik düştük, ama zararın neresinden dönülse kârdır, biz imzalarımızı çekiyoruz” deyin. Biz de o zaman sizi tekrar bağrımıza basıp saygı duymaya devam edelim. Yoksa, sizsiz de biz “milliyetçiliğe, ulusalcılığa” sahip çıkarız. Dâvamıza hizmet ederiz.

Çünkü, millî ve ulvî düşünceler, kişiler ve partilerüstüdür. Lider, fikirdir, dâvadır. Vatanın menfaatleri söz konusu ise gerisi teferruattır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.