ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5559
EURO
10,1285
ALTIN
496,76
BIST
1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
33°C
İstanbul
33°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Sıcak
35°C
Atilla Çilingir        1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.        Özellikle son dönemde Türk tarafının adada anlaşmaya odaklı girişimlerinin Rumlar tarafından her defasında ret edilmesinin yol açtığı çözümsüzlük, Türkiye’nin çözüm adına Kıbrıs’ta bir 60 yıl daha Rum tarafını...
Halim Kaya Kelime anlamıyla mutluluk manasına gelen “Kut”; Türkler de devleti yönetme görevinin Gök Tanrı tarafından bir aileye verilmesidir. Türkler Kut alan kişi etrafında toplanarak birliği oluşturur, milletin bağımsızlığına giden yolu açtıkları gibi kurulan devletin cihanşümul olmasını da bu sayede sağlarlar. Türkler “Kut” aldığına inanmadığı insan etrafında toplanıp savaşmazlar. Bu...
Değerli okuyucularım hatırlayacaksınız, 9 Temmuz 2021 tarihinde Zülfi Livaneli’nin Halk TV’de eski başbakanlardan Bülent Ecevit’e yönelik ağır tenkidleri üzerine hem devreye giren MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli, Bülent Ecevit ile ilgili övgülerle dolu bir beyanatta bulunmuştu. Biz de –bir MHP’li olarak- bu övgülere katılmadığımızı ifade etmiş ve ülkemizin değişik...
Fuat Yılmazer 15 Temmuz 1974 Kıbrıs’ta ihtilal oldu. EOKA cı Nikos Sampson Rum Milli Muhafızları ile beraber Makarios’a karşı darbe yaptı. Amacı Adayı Yunanistan’a ilhak etmekti. Bu durum Garanti Antlaşmasında imzaları bulunan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ın anlaşmasına uymuyordu. Zaten 1963-1967 de Rumlar Kıbrıs Türküne jenosit uygulamıştı. Dünya da Rumların yaptığı...

Rabia Kadir’den BM’de Çin’e tarihi ders!

Rabia Kadir’den BM’de Çin’e tarihi ders!
30.09.2013
0
A+
A-

14057_1BM’de Çin temsilcileri ile Doğu Türkistan, İç Moğolistan ve Tibet temsilcilerinin karşı karşıya geldiği toplantıda Çinlilerin diplomatik nezaketsizliği ve Rabia Kadir’in tarihi konuşması damgasını vurdu.

Birleşmiş Milletler’in Cenevre’de tertip ettiği “Çin’de İnsan Hakları” konulu toplantıda Uygur Temsilciler ile Çinli diplomatlar arasında sert tartışmalar yaşandı.
Hırvatistan’ın eski dışişleri bakanı Paul Seferoviç’in başkanlığında yapılan toplantıya Çin Halk Cumhuriyeti işgali altındaki Doğu Türkistan, İç Moğolistan ve Tibet’in diasporada faaliyet gösteren temsilcileri iştirak etti.
Temsilciler, Çin yönetimince ülkelerinde yapılan baskı, zulüm ve insan hakları ihlâllerini örnekler vererek dile getirdi. Bu arada Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabia Kadir’in konuşması toplantıya damgasını vurdu.Söz alan Çinli diplomatlar ise Çin’de Doğu Türkistan, İç Moğolistan ve Tibet adında devletlerin bulunmadığını, söz konusu bölgelerin tarihten beri Çin toprağı olduğunu savundu.
Tartışmalar üzerine Çinli temsilciler medya temsilcilerinin görüntü ve ses almak için masalarına bıraktığı mikrofonları hışımla aşağıya atarak diplomatik skandala sebep oldu. Çinlilerin tavrı nezaketsizlik olarak değerlendirildi.

Çinli diplomat Vang Li’nin Doğu Türkistan adında bir devletin mevcut olmadığını iddia etmesi üzerine söz alan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabia Kadir şu ifadeleri kullandı:

“Tarihte imparatorluk kuran Çarlık Rusyası, İngiltere gibi bütün devletler sömürgeleştirdikleri toprakları işgal yolu ile elde ettiklerini itiraf ederler fakat Çinliler bunu kabul etmezler.
İşgal ettikleri topraklara Çinlilerin geleneksel milli ayakkabısı olan eski bir hey gömerler. Birkaç sene sonra ise; oradan hey çıktı, buradan taş çıktı, diğer yerden Çince bir yazı çıktı demagojisi ile bu toprakların tarihten beri Çin toprağı olduğunu iddia ederler.
Biz buraya toprağı değil, insan hakları konusunu görüşmeye geldik.
Doğu Türkistan sizlerin ileri sürdüğünüz gibi, Tang devri, Şang devri ve Pang devri safsatasını uyduranların değildir.
Tarihi, tarihçiler yazar.
Sizler tarihçi değil, diplomatsınız.
Tarihi de yazamazsınız.
Çin Komünist Partisi benim ülkemin tarihini yazamaz.
Doğu Türkistan toprakları siz Çinlilerin toprağı değildir.
Bu toprakların geçmişi Çinlilere ait değildir.
Bugün Doğu Türkistan’da insanlarımızı neden kırıyorsunuz?
Tibet halkını, sizin verdiğiniz özerkliğin uygulanmasını istediği için öldürüyorsunuz! Onlar sizden “Özerk Bölge Hak ve Hukukunu” talep ediyorlar.
Buna rağmen, siz bunları bölücülükle suçluyorsunuz.
Biz Uygurları ve İç Moğolistan’da yaşayan Moğolları doğal ve insani haklarımızı talep ettiğimiz için bölücülükle suçluyorsunuz!
Bizim dilimizi konuşmayı, öğrenmeyi ve geliştirmeyi yasaklıyorsunuz. Bizleri asimile ederek yok etmek istiyorsunuz ve bu topraklara tek başınıza ebedi olarak sahip olmak istiyorsunuz. Bu uygulamalarınız dahi bu toprakların size ait olmadığının bir delili değil mi?
Tarihte komşu milletler birbirlerinin topraklarını çeşitli nedenlerle işgal edegelmiştir. Topraklar sürekli el değiştirmiştir.
Biz Türkler de tarihte Çin’i kaç kez işgal ettik ve yönettik.
Bugün bizim ülkemizi siz yönetiyorsunuz.
İşgal edilen toprak hiçbir zaman işgalcinin toprağı olmaz.
Çin Halk Cumhuriyeti kurulana kadar Çin milleti Cunggu adı ile bir devlet kurmuş değildir. Buna gücünüz yoktu.
Siz bizim topraklarımızı 1949’da işgal ettiniz. O zamana kadar bizim topraklarımızı işgal etme gücüne sahip değildiniz.
Çin’i tarihte Türkler, Moğollar ve Mançular yıllarca idare etmiştir.
Sizlerin yine de bizim ülkemizi işgal etmeye gücünüz yoktu.
Stalin’in yardımı ile bu istilayı gerçekleştirebildiniz.”

Uygur Temsilciler ile Çinli diplomatlar arasında vuku bulan bu sert tartışma ve söz düellosu Birleşmiş Milletler tarihinde ilk kez yaşandı ve katılımcılar tarafından ilgi ile takip edildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.