AKP’NIN YENI RANT ALANLARI: OKULLAR VE ASKERI BÖLGELER!

Bu haber 22 Kasım 2013 - 14:50 'de eklendi ve 756 kez görüntülendi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 2014 Yılı Bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmeleri esnasında söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet GÜNAL; Manavgat’ın Ahmetler köyündeki HES inşaatı nedeniyle vatandaşla jandarmanın birbirine düşürülmesini eleştirdi..

m-gunal123

Günal, ayrıca Antalya-Burdur-Isparta çevre düzeni planının aceleyle ilgili kurumlara ve STK’lara danışılmadan hazırlandığını ve hatalarla dolu olduğunu, TEMA Vakfının da bu konuda itirazları olduğunu belirtti. Bu konularda cevap veren Bakan Bayraktar HES projesinin ÇED raporunun ve Çevre Düzeni planının iptal edildiğini söyledi. AKP’nin rant projelerini eleştiren Günal, Şişli’deki okul arazisinin hülleyle şahıslara aktarılmasını ve askeri yasak bölgelerin iskana açılmasını da örnek olarak gösterdi.

 Manavgat’ta HES İçin Vatandaşla Jandarma Birbirine Girdi!

Kentsel dönüşümle alakası, aciliyeti ve gecekondu bölgesi olmayan, ama turizm bölgesi olan beldelerimizden Gündoğdu ve Kızılot kentsel dönüşüm kapsamına alındı. İkincisi, bizim Manavgat ilçemizde gösteriler, kavgalar devam ediyor. Ahmetler bölgesinde HES inşaatı var. Bunun, ÇED raporuyla ilgili de sivil toplum kuruluşlarının oradaki temsilcilerinin ve platformun eleştirileri var. Yerinde inceleme yapılmadan doğa anlamında, endemik bitkiler anlamında veya normalde sit alanı olabilecek kapsamdaki bir bölgede, havzada farklı mülahazalar olduğu söyleniyor. Bu konuda bilgi verebilirseniz eğer, varsa bilgi ÇED’le ilgili seviniriz.

Antalya-Burdur-Isparta Çevre Düzeni Planı Acele Hazırlanmış ve Hatalarla Dolu!

Bölgesel planlarla ilgili olarak bir açıklama var. Orada da çok teknik bilgiler var. Ben onu merak ediyorum çünkü hep ÇED raporlarının ötesinde Antalya-Burdur-Isparta çevre düzeni planı hazırlamışsınız 1/100.000 ölçekli, bunlara önem veriyoruz. Önce havza planlaması anlamında bölge planlarının, nazım imar planlarının aşağıya doğru gitmesi gerektiğini kabul ediyoruz ama entegre bir şekilde yapılmadığı söyleniyor. TEMA’nın yetkilileri Bakanlığınızın Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğüne de doğrudan yazıyı ekim ayının sonunda iletmişler. Şimdi, buradaki iddialar ciddi. Yani ekim ayının sonunda size yazmışlar, 3 Ekimde de askıya çıkmış zaten- demek ki bir daha gözden geçmesi gerekiyor. Çok ayrıntısına girmeyeceğim “Bakanlıkların ismi bile önceki isimleriyle duruyor.” diyor örneğin, sizin bakanlığın adının Çevre ve Orman Bakanlığı olarak durduğunu söylüyorlar. Tabii en önemlisi, burada alt planlarla bir entegrasyonun sağlanması gerekiyor. Yani, bunu yaparken nazım imar planıyla, 1/.500’lik planla, 1/1.000’lik planla birtakım sıkıntılardan bahsediyorlar, siz benden daha çok biliyorsunuz o planla ilgili bizlere de bilgi aktarabilirseniz memnun oluruz, çünkü bu kararlar bir süre sonra uygulamaya girecek.

Söylemeye çalıştığım şey şu: Burada alınan karar çerçevesinde bazı kademeler atlanarak –net olarak söyleyeyim de- aradaki 1/25.000’liği yapmadan 1/5.000’lik, 1/1.000’lik planlara geçişi alınan yetkiyle onaylamak doğru değil, onu anlatmaya çalışıyorum. Çünkü 1 Nisandan itibaren yeni bir “bütünşehir” kurgusu var biliyorsunuz, dolayısıyla sizin resen yaptığınız planlar da var -onlardan 1-2’sine de şimdi örnek vereceğim- bu konularda biraz daha hassas olunması lazım. Turizm kenti Antalya açısından -o havzada tarımsal alanlar var, diğer şeyler var ama bu konularda hem kamuoyunu bilgilendirme hem bizleri bilgilendirme anlamında biraz daha hassas olunması gerektiği kanaatindeyim.

Şişli’deki Okul Arazisi Hülleyle Yandaşlara Peşkeş Çekiliyor!

Bunun ötesinde plan, “ÇED” deyince “sizin çıkardığınız planlar, tadilatlar” deyince çok önemli bir şey geldi önüme. “AKP Hükûmetinin vakıflarla ilgili kararının arkasında birtakım kentsel rantlar mı yatıyor?” diye zaman zaman şüpheleniyorduk. Şişli’de eski “Bulgar Vakfı arazisi” diyerek devredilen okul arazisi var Sayın Bakanım, burada hakikaten enteresan bir şey olmuş. Ta 1950’lerden itibaren endüstri meslek lisesi, motor teknik lisesinin olduğu yer –çok kısa olarak size aktarayım, onunla ilgili de bütün bilgiler burada, tadilatlar, tamiratlar, verdiğiniz plan, kararlar, hepsi var- okul amaçlı olarak tahsis edilmiş. Hazine arazisi olan bu arazi, Vakıflar Kanunu’nda bizim uyarımıza rağmen yapmış olduğunuz değişiklik sonrasında Vakıflar Genel Müdürlüğü sadece beyana bakarak, geçmişte vakıf değil şahıs arazisi olmasına rağmen, bu çerçevede okula tahsis edilmiş olmasına rağmen, yapılan müracaat sonucunda gerekli incelemeler yapılmadan pat diye ilgili vakfa verilmiş. Vakıf ne yapmış dersiniz? Tapu kayıtlarında şerhli olarak AVM yapılmak üzere Taşyapı İnşaata devretmiş. Yani, şimdi şunu derseniz çok gülerim: “Kardeşim, biz devrettik. Sonra ne yaparsa yapar, bizim sorunumuz değildir. Vakıf arazisi olma hâline gelmiştir.” dersek. Çünkü Hükûmet olarak o kanun çıktıysa gerçekten onların adına mı kayıtlı olduğunu, vakıf malı mı olduğunu görmemiz lazım ki ondan sonra vakfa verelim.

İkincisi, şu anda öğretim yılının ortasında alelacele boşaltılması istenen  bu eğitim kampusunda 300’e yakın öğretmen, 6.000’e yakın öğrenci mağdur durumda. Yani, böyle bir şey tamamen hukuki, tamamen haklı olsa bile -ki olmadığı verilen dokümanlardan anlaşılıyor- bir katakulli olmuş gibi görünüyor. Çünkü hemen plan tadilatları da yapılmış, okul yeri olan yeri bir anda AVM yapmışsınız, alışveriş merkezine dönüşmüş. Yani, Şişli’nin göbeğinde, Belediyenin, Adliyenin karşısı bir arazinin hikayesi böyle. “Kentsel dönüşüm rantsal dönüşüme dönüştü.” derken bu uygulamaları kastediyoruz, işte o plan yetkilerini alırken uyardığımız buydu. Dokümanlar var; paftaları, krokileri, kanun, karar, yazışmalar, hangi tarihte ne olmuş, hangi tarihte okul olmuş, yani başvuru olmuş hepsi dosyada var. Bir tek neyi bulamadım? Vakıflar Meclisi karar almış ekimde, ama hiçbir inceleme yapılmadan karar alınmış. Yetkililer: “Biz incelemeden bütün vakıfların müracaatlarını beyan esasına göre verdik dediler.” O zaman ben herhangi bir vakıf ayarlayayım, bir beyan versin “Burası benimdir.” diye, Vakıflar Meclisi versin, o arazi benim olsun, ne güzel! Hazinenin mülkiyetindeki arazi hülleyle şahısların eline geçmiş! Açıkçası ben çok yadırgadım bunu.

Rantsal Dönüşümcü AKP Şimdi de Gözünü Askeri Yasak Bölgelere Dikti!

Tabii, bununla beraber burada yine diğer bakanlarımıza da söylemiş olduğum enteresan bir şey daha var: Askerî yasak bölgelerle ilgili düzenlemeler olduğu basında yer aldı. Siz Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü olarak bunların bir elden geçirilmesini istemişsiniz. Doğrudur, ne var ne yok bilmeniz lazım ama yabancılara toprak satışı düzenlemesi geçerken böyle bir sıkıntı olduğunu söylemiştik. Şimdi, birkaç tane ilanla beraber görünce ben iyice işkillendim yine. İçişleri Bakanlığının entegre sınır yönetimi birimi Ermenistan sınırında mayın temizlemeye kalkıyor AB projesi olarak. Hiçbir kanun yok, askeriyenin haberi yok. Tarım Bakanlığına bağlı TİGEM Kazım Karabekir çiftliğini Ermenistan sınırında otuz yıllığına kiralamak üzere çıkıyor. Siz de bir taraftan oralardaki askerî yasak bölgeleri 1’inci yasak bölgeden, 2’nci, 3’üncüye çıkarılması ve tapuya tesciliyle ilgili uğraşıyorsunuz. Bunlar beni işkillendiriyor Sayın Bakanım. Sizin bürokratlarınız da demişler ki, örnek veriyorlar: “Kardeşim, burası askerî güvenlik bölgesi, Kara Harp Okulunun çevresi askerî güvenlik bölgesi ama şimdi bu olmaktan çıkmış.” Yani kala kala bir Ankara’nın göbeğinde İstanbul’daki askerî alanların talanı mı kaldı diye düşünüyoruz. Açıkçası, bütün işler bitti, parselasyonu bitirdiniz, şimdi kala kala askerî güvenlik bölgelerinin ele geçirilmesi mi kaldı, ben merak ediyorum. Ama asıl hassasiyetim, demin söylediğim gibi, hem Tarım Bakanlığı hem İçişleri Bakanlığı, AB projesi hem de askerî yasak bölgelerle böyle bir şey çıktığı zaman, Ermenistan sınırlarımızda 2015 öncesi böyle bir şeye mi gidiyor?

Hakikaten benim enteresan bir şekilde, birkaç tane haberi ortaya koyduğum zaman ciddi şüphelerim var. İnşallah, öyle değildir de bireysel olarak belli yerlerde rantlar vardır, onunla uğraşıyorsunuzdur ama sınırdakilerin de bu şekliyle üst üste gelmesi endişelenmemize neden oluyor.

Bakan Bayraktar’dan Günal’a Cevap:

Ahmetler HES’in ÇED Raporu ile Antalya-Burdur-Isparta Çevre Düzeni Planı İptal Edildi!

Günal’ın sorularına cevap veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar Ahmetler’de inşaasına başlanan HES ile ilgili olarak “Doğal Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzün olumsuz görüş vermesi nedeniyle ÇED dosyası iade edildi, ÇED verilmedi buraya. Manavgat Ahmetler bölgesindeki ÇED’i iade ettik.” dedi. Bayraktar Antalya-Burdur-Isparta çevre düzeni planlarını da iptal ettiklerini ve gerekli talepleri alarak yenisini yapacaklarını belirtti.

MEHMET GÜNAL’IN SORUSU:

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Teşekkür ederim.

Sayın Bakanım, çok kısa iki soru soracağım, arada kaldı, bölüm yerine değil.

Deminki sorduğum konuyla ilgili, Şişli’deki olayla ilgili somut iki tane şey soracağım. 1 Kasımda sizin imar tadilatı yaptığınız söyleniyor gazetelerde, doğru mu? Bir de bu firmanın bir özelliği mi var, daha önce de yapmış, nereyi aldıysa sürekli olarak belediyelerde imar tadilatı yapıyor. Taşyapı firması nereyi aldıysa, Mecidiyeköy’de, öbür tarafta, batı tarafında, doğu tarafında, 3 tane projeyi alır almaz bir süre sonra geçiyor, onu sormak istedim.

Diğer bir husus da, bu TOKİ’yle ilgili ben anlamadım yani hakikaten bazı şeyler farklı oluyor. Deminki arkadaşlarım bir sürü bize söylediler ama Yahya Kemal Beyatlı’nın bir sözü var, onu hatırlatarak sorumu soracağım. “Süleymaniye’yi inşa ettiğimizde İstanbul’u fethettik.” demiş yani işin o boyutunun önceden olması… Şimdi, bir kültür anlayışı, bu bir mimari. Ben hakikaten anlamıyorum. Geçen sefer de sordum size ama “Bizim danışmanlarımız var” dediniz. Ben anlayamıyorum, burada insanın psikoloji… Böyle bir palyaço suratı gibi bir şey çıkıyor ya. Gerçekten, bu renkleri savunuyor musunuz yoksa “Yaptık, oldu.” mu diyorsunuz? Bütün TOKİ konutlarında ya, bir mimari zevk, göz zevki, bir şey lazım yani Allah rızası için bu mu Selçuklu, bu mu Osmanlı? Arkadaşlarımız iki saattir söylüyor Sayın Bakanım. Ben gerçekten anlamıyorum, böyle bir palyaço suratı gibi görüyorum onları görünce.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Renkleri mi söylüyorsun, mimariyi mi söylüyorsun?

MEHMET GÜNAL (Antalya) –  Ya, mimarisi de aynı renkleri de aynı, böyle yığılmış kibrit kutusu gibi. Zaten renklerinden de mimari anlayışı da belli oluyor. Ya, lütfen, hani ucuz, tamam; kentsel dönüşüm yapıyoruz, tamam; gecekondudan gelene veriyoruz ama hakikaten ben bunu yadırgıyorum yani deminki söylediğimiz, arkadaşların söylediği şeye kesinlikle… “Kültür anlayışımıza uymuyor.” diyorum, bir daha dikkatinize sunuyorum.

BAKANIN CEVABI VE DİYALOG:

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – …Yine, Sayın Mehmet Günal Antalya Manavgat’taki Ahmetler bölgesindeki HES inşaatını soruyor. Bunu tam bilmiyorum, bunu ben yazılı olarak vereceğim.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Onu yazılı olarak ayırabiliriz ama Şişli’dekini merak ediyorum.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Bunu arkadaşlar bana verdiler. Doğal Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzün olumsuz görüş vermesi nedeniyle ÇED dosyası iade edildi, ÇED verilmedi buraya. Manavgat Ahmetler bölgesindeki ÇED’i iade ettik.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – İptal.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Evet, iptal ettik yani HES’ini vermedik.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Millet jandarmayla birbirine giriyor.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Şimdi, Antalya, Isparta, Burdur’un çevre düzeni planlarını iptal ettik. Gerekli talepleri alarak yenisini yapacağız. Bu, Sayın Başkanımızın sorusuydu.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Şişli’deki şeyde tadilat oldu mu?

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Arkadaşlar, askerî yasak bölgeler konusunda soru var. Biz askerî yasak bölgeler konusunda askerler ne diyorsa onu yapıyoruz. Şunu dedik: “Bürokraside çok zaman geçiyor. Bunun için bir sene süre veriyoruz size. Bir sene içerisinde askerî yasak bölgelerde satılamayacak yerleri bize bildirin. Bildirdikten sonra, sakıncalı olan, bildiremeyeceğiniz yerleri de bize bildirin ama ‘Şunlar, şunlar sakıncalı değildir.’ diye bize bildirirseniz size sormadan bu satışları tapu daireleri yapabilir.” diye bir anlaşmamız oldu. Yine, Türkiye’de stratejik önemi haiz bölgeler ve sakıncalı bölgelerin satışını yapmıyoruz, engelliyoruz, bunu da ifade etmiş olayım.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Benim kaygım başkaydı, neyse, siz sonra yazılı olarak verirseniz bakarız çünkü bir sürü şey üst üste gelince biz başka güvenlik kaygıları gütmeye başladık, onun için.

Bu, Şişli’deki şeyi sormuştum, yeni tadilat oldu mu? 1 Kasımda siz…

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Şimdi, efendim, oldu. Şimdi, şöyle bir şey arkadaşlar: Burasının Hazinenin veyahut da Millî Eğitim Bakanlığına tahsis edilmiş bir yer olduğunu biz bilmiyoruz. Burası kadimden itibaren Bulgar Vakfına ait bir yer.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Yok, yok, yeni o.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Eğer öyleyse bize bunları verin. Bizim elimizde böyle bir belge yok, burası… Yani böyle bir şey olamaz. Bulgar Vakfı beyan verecek, talep edecek, buradan tahsis edilecek. Böyle bir şey olmaz, böyle bir şey yok Mehmet Bey.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Sayın Bakanım, şahıslar mülkiyeti okullara…

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Tamam, onları ben alayım, inceleyim.

BAŞKAN – Sayın Günal, incelesinler.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Tapu kayıtları var ama bir anda oraya geçiyor, şahsa devrediyor, pat, bir anda imar tadilatı oluyor, okul alanı, spor alanı olmaktan çıkıyor.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Şimdi efendim, yani bir defa, Türkiye’nin dünya ile bütünleşme, Avrupa Birliğine katılma sürecinde…

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Şu anda ticaret ve konut alanı oldu, eğer olduysa.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Evet, oldu. Oraya biz 2,5 veya 3 emsal verdik ve…

MEHMET GÜNAL (Antalya) – 3 emsal oldu.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – 2,5 zannediyorum, 3 değil. İmar planını yaptık talep üzerine ama yapmamızın sebebi şu: Türkiye’deki bu açılım politikası kapsamında mülhak azınlık vakıflarının haklarını iade ediyoruz. Adam “Ben mağdur oldum, benim yerimi yap.” dedi. Ondan sonra, müteahhide vermiş kat karşılığı, o bizi ilgilendirmiyor. Mülhak vakıflarının, azınlık vakıflarının talepleri bizi ilgilendiriyor. Biz Bulgar vakıflarını da Ermeni vakıflarını da, diğer azınlık vakıflarının hepsinin taleplerini yerine getirmek için azami gayret sarf ediyoruz.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – İki yıl öncesine kadar Hazinenin mülkiyetinde ve okul alanı, bir yıl önce…

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) – Eğer hazineninse ben  bunu kendim uğraşıp tekrar Hazineye tesis etmek için elimden geleni yaparım, ben de o konuda duyarlıyım yani.

BAŞKAN – Sayın Bakanım, diğer soruları alalım.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Ben sizin bütün dosyanızın ayrıntısını, yazışmaları…

BAŞKAN – Sayın Bakanım, diğer soruları alalım.

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Bu önemli bir şeydi çünkü sizin Bakanlık olarak imar tadilatını yaptığınız söyleniyor, belediyelerin daha önce yapmadığı…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments