ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4716
EURO
10,0724
ALTIN
497,95
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Açık
34°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Salı Sıcak
37°C
Gazi KARABULUT İbn-i Haldun’un  coğrafyanın insan, kültür ve ekonomi üzerindeki etkilerini ihtiva eden Mukaddime’sinden hareketle (1377) özetie dönüşmüş olan “Coğrafya kaderdir,”  sözü Türkistan topraklarıyla ne kadar da örtüşmektedir. Mukaddime, coğrafyanın belirleyici bir etken olduğunu ve insanlığın yaşadığı coğrafyaya göre bir medeniyet inşa ettiğini detaylandırır.  Asırlarca Türk medeniyetine ev sahipliği yapan...
Fuat Yılmazer     Kıymeti tam bilinmemiş ilim adamlarımızdan Prof. Dr. Doğan Aydal’ın maden ve petrollerle ilgili olan eserlerini kitaplığımdan çıkardım. Önceden okuduğum ve altını çizdiğim bölümlere tekrar bakmaya başladım.     Yıllar önce idi. Doğan Aydal hocanın kitaplarını okumaya başlamıştım. Okuma sırasında kendisiyle görüşmem gerektiği kanısına varmım, e posta adresinden mesaj...
Atilla Çilingir        1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.        Özellikle son dönemde Türk tarafının adada anlaşmaya odaklı girişimlerinin Rumlar tarafından her defasında ret edilmesinin yol açtığı çözümsüzlük, Türkiye’nin çözüm adına Kıbrıs’ta bir 60 yıl daha Rum tarafını...
Halim Kaya Kelime anlamıyla mutluluk manasına gelen “Kut”; Türkler de devleti yönetme görevinin Gök Tanrı tarafından bir aileye verilmesidir. Türkler Kut alan kişi etrafında toplanarak birliği oluşturur, milletin bağımsızlığına giden yolu açtıkları gibi kurulan devletin cihanşümul olmasını da bu sayede sağlarlar. Türkler “Kut” aldığına inanmadığı insan etrafında toplanıp savaşmazlar. Bu...

TÜRKİYE’NİN İSMİ TÜRKLERDEN GELİYOR

TÜRKİYE’NİN İSMİ TÜRKLERDEN GELİYOR
15.11.2013
0
A+
A-

aziz-aslan1-300x186

Aslan: Türkiye’nin ismi Türklerden geliyor..

Afyonkarahisar MHP İl Başkanı Aziz Aslan, yazılı basın açıklamasında:
 “Türk milleti 11 yıldır devam eden bölücü ve yıkıcı kalkışmalara sahne olmaktadır. Millî ve ün iter nitelikli Türk Cumhuriyeti Devleti; sözde “demokratikleşme, özgürleşme, barış, süreç, çok kültürlülük, alt kimliklerin tanınması, ana dilde eğitim, siyasi statü talepleri” gibi kavramlarla parçalanmanın eşiğindedir. Sosyolojik olarak Türk kimliğinde birleşme süreciyle tamamlanmış milletleşme olgusu geriye döndürülmek istenmektedir. Tekrar ediyorum, devletin kurucu ögesi ve asıl sahibi asil Türk milletidir. Biz demek bir demektir. Türk milleti demek bin yıllık kardeşlik hukukuyla aynıdır. Kökeni ne olursa olsun, her Türk vatandaşı Türkiye’nin bölünmesi halinde nelerin olacağını iyi düşünmelidir. Artık yeter demek için neyi bekliyoruz? Türk milleti kırılır ve birbirine düşerse bu topraklarda Ezan bile okunamayacaktır. Unutulmasın ki milletin ismi Türk’tür, küresel planlara ve bölücü çevrelere rağmen Türk kalacaktır.
Türklerin ismi de Türkiye’den değil, Türkiye’nin ismi Türklerden gelmektedir.
Coğrafi bazda kimlik tanımı iflasın adım adım gelen habercisidir.
Bu kale düşmeden hain emeller başaramayacaktır. Kaleyi düşürmek için yapılan hamlelerin sonuncusunda Diyarbakır’da yıllardır duran “ NE MUTLU TÜRKÜM “ Yazısını kaynakla keserken hiç mi vicdanlar sızlamamıştır. Kesilirken etrafa sıçrayan kıvılcımlar yüreğinizi hiç mi acıtmamıştır. Biz Türkler Ölsek de teslim olmayız, yenilgi kabul etmeyiz, zillete boyun eğmeyiz, Müslüman Türk olmaktan vazgeçmeyiz. Bundan müsterih ve emin olunuz. Geceler uzun olsa da, hainler mevki, koltuk, servet ve şöhret sahibi olarak sivrilse de emanetin bekçisi bizler, karanlığın kalbine tıpkı bir hançer gibi saplanırız. İddiayla söylüyorum; Türkiye’yi ona buna yem ettirmeyeceğiz. Geçmiş geleceğin aynasıdır. Tarihsel sürekliliği, kültürü ve kimliği olan hiçbir millet dününden ve dileklerinden tecrit edilemez, edilemeyecektir.
Devlet nişanından “T.C.” ve “Atatürk” kaldırıldı
Daha önce de Sağlık Bakanlığı, Valilik ve Ziraat Bankası gibi kurumlardan “T.C.” ibaresinin kaldırılması tepkilere neden olmuştu. Gelen tepkiler üzerine yetkililer ‘tabelaya sığdıramadık’ gibi gülünç açıklamalar yapmıştı. Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırılar bitmek bilmiyor. Kamu kurumlarından kaldırılan Atatürk ve T. C. ibaresi “Devlet Nişanı” ndan da çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin “ilişkilerin geliştirilmesine katkıları” nedeniyle yabancılara verdiği en büyük üç nişan, Devlet Nişanı, Cumhuriyet Nişanı ve LiyakatNisanı’nın şekilleri değişti. Eski nişanlarda yer alan Atatürk siluetive T.C.yazısı yeni nişanlardan kaldırıldı.  İnsanlarımız tarafından şimdiden Cumhurbaşkanlığı forsunda bulunan tarihte kurulmuş 16 Türk devletini temsil eden yıldızların ne zaman kaldırılacağı merak edilmektedir. Millî değerlerimize yapılan bu üzücü, incitici durum karşısında suskunluğumuzumuhafaza eden bir toplum haline mi getiriliyoruz. Gelişen olayları tepkisizce izliyoruz. Acaba farkında değil miyiz? bu gelişmeler bizi aydınlık yarınlara taşımak yerine karanlığa mahkum edecek bir durumla karşı karşıya mı bırakacak. Bu durum ise yüzyıllardır bir arada yaşayan toplum olarak bizleri ayrıştırmış, ötekileştirmiş ve farklılaştırmak için düzenlenen bir oyun mudur? İnsanları bir arada tutan toplum denen olgunun temeli içten çökmeye mi başlamış mıdır?
“Sahipsiz vatanın batması haktır,
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.”(Mehmet Akif Ersoy)
Diyen ünlü şairimiz sözleri bu gün vatanımıza her zamankinden daha fazla sahiplenme durumunda olduğumuzu anlatmaktadır. Türk milleti 942 yıldır son yurdunda yaşamakta, bu topraklarda soluk alıp-vermektedir. Nice talihsizliklere, nice acılara, nice tahammülsüzlüklere ve nice saldırganlıklara rağmen son yurdumuzdaki varlığımız kesintiye uğramamıştır zira Türk milleti hidayetin izinden ayrılmamıştır. Şanlı mazimizin her sayfası kaderdaşlığın, kadirşinaslığın ve kardeşliğin eşsiz örnekleriyle temellenmiş ve teyit edilmiştir. Tüm hemşerilerimize sevgi ve saygılarımı sunar ALLAH YAR VE YA YARDIMCIMIZ OLMASI DİLEĞİYLE.”dedi.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.