ÇOCUK SESLERİ

Ahmet URFALI

ATANMAYI BEKLEYEN 300 BIN ÖĞRETMEN VARKEN İKTIDAR YENI EĞITIM FAKÜLTELERI AÇIYOR

Bu haber 20 Şubat 2014 - 15:24 'de eklendi ve 633 kez görüntülendi.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, dün TBMM’de Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının yeni oluşturulan taşra teşkilatı hakkındaki kanun maddesi hakkında söz aldı. “AKP zihniyeti kendi amacı, kendi keyfi için kadroları ihdas ederken yıllardır hacı bekler gibi kadro bekleyen gençlerimizi görmezden gelmektedir” diyen Kalaycı şu şekilde konuştu:

mustafakalayci1

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz madde ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının yeni oluşturulan taşra teşkilatı için toplam 6.511 kadro ihdas edilmekte, il özel idarelerinin kadro cetvellerinde gösterilen il afet ve acil durum müdürlükleri ile sivil savunma, arama ve kurtarma birlik müdürlüklerine ait kadrolar iptal edilmektedir.

Yine, bu kanun teklifiyle İçişleri Bakanlığına 1.967 kadro, Gençlik ve Spor Bakanlığına 2’si müsteşar yardımcısı ve 10’u bakanlık müşaviri olmak üzere 26 kadro, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına 10’u bakanlık müşaviri olmak üzere 11 kadro ihdas edilmektedir.

AKP zihniyeti kendi amacı, kendi keyfi için kadroları ihdas ederken yıllardır hacı bekler gibi kadro bekleyen gençlerimizi görmezden gelmektedir. Atanamayan öğretmenler, atama bekleyen mühendisler, veterinerler, teknikerler, kadro umudunu taşıyan 4/C’liler, taşeron işçiler, iş ve meslek danışmanları, vekil imam ve vekil müezzinler, vekil ebe hemşireler, usta öğreticiler, üniversite mezunu işçiler, geçici ve mevsimlik işçiler kadro beklerken AKP Hükûmeti kendisi için bakanlık müşaviri kadroları ihdas etmektedir.

Ülkemizde 350 bin atanmayı bekleyen öğretmen varken yine bu kanun teklifiyle kurulan bir vakıf üniversitesine eğitim fakültesi açılması izni verilmektedir. Bu durum, yapılan işlerin plansız, programsız, keyfe keder olduğuna işaret etmektedir. Hâlbuki 2002 yılında Gaziantep, İzmir, Samsun mitinglerinde “Bunlar bir de sınavla öğretmen alıyor. O zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri, yazık değil mi? ‘Öğretmen almıyorum.’ de bu evlatlarım okumasın boşuna. Ama biz iktidar olunca inşallah boşta öğretmen adayı olmayacak.” diyen Sayın Başbakandır. On bir yıl sonra öğretmen açığı 127 bine, atanamayan öğretmen sayısı 350 bine ulaşmışken “Öğretmen maaşları memura haksızlıktır. Zaten on beş saat çalışıyorlar bir de iki ay tatil yapıyorlar.” diyen yine Sayın Başbakandır.

Söz verip tutmayan, 300 binin üzerinde atanmayı bekleyen öğretmen varken yeni eğitim fakülteleri açan, atanamayan öğretmenleri yem bekleyen güvercinlere benzeten ve “Başka işe baksınlar.” diyen, öğretmenleri az çalışıp fazla maaş almakla suçlayan ve hakir gören bir zihniyetten bu memlekete hayır gelir mi? Yıllarca atama bekleyip babasının vereceği harçlığa muhtaç kalan öğretmen adaylarımız bunalıma girmekte, intihar etmektedir.

Değerli milletvekilleri, polislerimize de sürekli sözler verip sözlerini tutmayan yine Sayın Başbakan ve AKP Hükûmetidir. Türk polisinin en başta gelen isteği, ek gösterge ve tazminatlarının yükseltilmesidir. Tamamına yakını yüksek öğrenimli olan polislerimiz, 3600 ek göstergeyi haklı olarak istiyor. AKP Hükûmetinin her gelen içişleri bakanı söz vermiş, müjde vermiş ama hepsi boş çıkmıştır. Sayın Başbakan, 15 Temmuz 2007 tarihinde bir televizyon programında, seçimlerden sonra masaya yatırılacak ilk konunun polislerin özlük hakları olduğunu söylemiş. Yine, geçen yıl Ramazan ayında Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde verilen iftar yemeğine katılan Sayın Başbakan, yaptığı konuşmada polisin emeklilik haklarını düzenleyen çalışmanın kanunlaştırılacağını söylemiş ancak bugüne kadar hiçbir düzenleme yapılmamıştır. AKP hükûmetine soruyorum: 10 binlerce emekli polisimizin icralık durumda olduğunu, ekonomik sorunlar, geçim sıkıntısı ve ödenemeyecek boyuta yükselen borçları nedeniyle bunalıma giren, intihar eden emekli polislerimiz olduğunu biliyor musunuz? Polisimizi bu duruma düşürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Hâlâ neyi bekliyorsunuz? Sözünüzü niye tutmuyorsunuz? Türk polisi söz verip tutmayanlara ve yıllardır kendilerini aldatanlara hakkını helal etmeyecek, 30 Mart seçimlerinde de AKP’yi kelepçeleyip sandığa kilitleyecektir.

Sözünde durmamanın, yalan söylemenin yüce dinimize göre münafıklığın alametlerinden olduğunu belirterek sözlerime son veriyor, saygılar sunuyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments