ŞEHİR VE İNSAN

Ahmet URFALI

BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

Bahçeli : Kendine göre bir düşünceye saplanmış.

Bu haber 20 Mart 2014 - 22:37 'de eklendi ve 621 kez görüntülendi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Kendine göre bir düşünceye saplanmış. ‘Peki bunların hangisi doğrudur’ dediğinizde birisinin yanlış veya doğru olması lazım. Recep Tayyip Erdoğan, sen mi doğrusun, paralel devlet mi doğru? Ona yargı karar versin, erken karar vermeyin” dedi.

bahceli-diktatore-kimse-komplo-yapmaya-cesaret-5811004_8000_o

Bahçeli, partisinin Sincan seçim bürosunun açılışında yaptığı konuşmada, yerel seçimlerin Türkiye’nin geleceğini belirleyeceğini ifade ederek hangi partiden olursa olsun herkesin sorumlu hareket ederek sandığa gitmesi gerektiğini söyledi. Vatandaşların oylara sahip çıkması gerektiğini anlatan Bahçeli, bu konuda sandık görevlilerine büyük sorumluluk düştüğünü belirtti.
Ak Parti’nin 11 yıllık iktidarında yoksulluğun ve işsizliğin arttığını savunan Bahçeli, 44 milyonun yoksul kaldığı bir dönemde işsizliğin azaltılmamasının sosyal bir dinamit olduğunu ifade etti.
Ak Parti’ye oy verenlere seslenen Bahçeli, “Bizim sözlerimizden alıntı yaparak incinmeyin, kırılmayın, küsmeyin. Bizim amacımız size gerçekleri söylemektir. Siyasi partiler her zaman oy peşinde koşar ama gerçeği söylemek de onun asli görevidir” ifadesini kullandı.
Yolsuzluk ve rüşvete karşı gerekli tedbirlerin zamanında alınması gerektiğini, aksi halde sosyal hareketler başlayacağını anlatan Bahçeli, “Bunu görmeme hali büyük bir şanstır. İnşallah bu böyle devam eder ancak bugünkü siyasi iktidar bu gerçeği göremiyor, görmek istemiyor” diye konuştu.
17 Aralık’ın bir milat olduğunu öne süren Bahçeli, “Bu gerçeği saklayamazsınız. Bu, ya vardır ya yoktur. Bunun varlığını veya yokluğunu tespit edebilmek yargıya olan güvenle başlar”  değerlendirmesinde bulundu.
Ayakkabı kutusunun siyaset literatürüne girdiğini bildiren Bahçeli, şöyle devam etti:
“Ayakkabı kutusunda 4,5 milyon dolar gibi bir paranın saklanması, burayı şereflendiren arkadaşlar arasında hiç kimsenin aklına gelir miydi? Ayrıca vatandaşlarım, diğer yönden 4 bakanın 4 evladı, yolsuzluk ve rüşvet olayına İran’dan gelmiş, ne olduğu belirsiz, herkesi avucunun içine almış, hele hele öyle olaylar var ki bir bakana 24 defa rüşvet vermiş, bir bakana 40 tane rüşvet vermiş. Toplam rüşvetler 187 milyon Türk lirası olmuş. Bunlar doğru mudur, değil midir, kimse bilmiyor ama araştırılması lazım. Ama Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olarak bunu araştıracağı yerde ‘Bana komplo yaptılar. Bana montaj yaptılar., Bunları yapanlar alçak. Bunları yapanlar hain. Bunları yapanlar Haşhaşi. Bunları yapanlar paralel devlet’ diyor. Kendine göre bir düşünceye saplanmış. ‘Peki bunların hangisi doğrudur’ dediğinizde birisinin yanlış veya doğru olması lazım. Recep Tayyip Erdoğan, sen mi doğrusun, paralel devlet mi doğru? Ona yargı karar versin, erken karar vermeyin.”
-“O uzun adam, kutuya sığar mı?”
Bahçeli, medya kuruluşlarını almak için “haramla zenginleşmiş 11 işadamı ile havuz oluşturduğunu” ileri sürerek havuzda 630 milyon dolar para biriktiğini savundu. Başbakan Erdoğan’ın, bir gazetecinin sorusu üzerine ‘Bunlar, istikrarlı işadamıdır. Bunlar havuza girse de ıslanmazlar” dediğini aktaran Bahçeli, “Havuza girdikten sonra su varsa zaten cıbıllanır çıkarsın ama suyun yerine Amerikan Doları 630 milyon konmuşsa orası bizim yörüklerin koyunlardan yaptığı döşeğe benzer. Orada ıslanılmaz ki. Bu, nasıl bir anlayıştır? Bu, Türkiye’yi nereye götürür?” diye devam etti.
MHP iktidara geldiğinde yolsuzluk yapanlardan mutlaka hesap soracağını söyleyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
  “Bunu yapabilmesi için Recep Tayyip Erdoğan’ın yargı üzerinde baskı yaratması, kısa vadede kendisi için iktidar olmanın verdiği avantajla mümkün görünebilir ama milli irade seni iktidara getirmişse milli irade bu sorunu da çözmeye muktedirdir. Milli irade, bunu 30 Mart’ta seçimlerle çözecektir. Öyleyse demokrasi içerisinde bunu çözmek istiyorsak sandığa gideceğiz, Recep Tayyip Erdoğan’a öyle bir ders vereceksiniz ki ya çekip gidecek yahut da yüce divan yolu açılan bir iktidar değişikliğine kadar bunun hesabı sorulacaktır. Bunu mutlaka başarmalıyız ve vatandaşlarımız da bu konu üzerinde hassasiyetle durmalıdır çünkü bu çok tehlikelidir.”
Bahçeli, alandaki bir kadının “Erdoğan’ı ayakkabı kutusuna koyalım” demesi üzerine, “Sandığa koy yeter. O uzun adam, kutuya sığar mı? Teyzemin tepkisini görüyorsun. Bu tepkiye kulak ver Recep Ağa” diye konuştu.
Tunus, Mısır, Endonezya ve Ukrayna’da liderlerin yolsuluk nedeniyle görevlerini bıra zorunda kaldığını ileri süren Bahçeli, şunları kaydetti:
“Böyle bir durum karşısında bunun çıkışı yok. O sebepten dolayı milleti daha da fazla tahrip edip, bir iç kavgaya bir toplumsal hareketliliğe, kardeşi kardeşi kırdırmaya, Türkiye’yi bölme isteyenlerin eline cesaret vermeye fırsat verdirmeden ada bu konuyu sormak ve hesabını herkesten almak lazım. bunu yapabilmek için de seçimde bu milleti uyaralım, iktidarı uyaralım.”
-“Bu neyin müzakeresidir, kamuoyu bilmiyor”
Bahçeli, partisinin Pursaklar Seçim İletişim Merkezi’ni de ziyaret ederek burada halka hitap etti. Seçim anketlerine değinen Bahçeli, “Ne olduğu belirsiz, kim olduğu anlaşılmaz, her iktidar döneminde iktidar yanaşması olarak sorumluluk üstlenmiş görünen bazı zavallılar televizyonlara çıkıyorlar, Ankara’da seçimler şunlar şunlar arasında olacaktır diye hüküm veriyorlar” dedi.
“Her seçimde bu insanların televizyonlara çıkıp yorum yaptığını ve akıllarınca milli iradeye engel koyduğunu” anlatan Bahçeli, bu kamuoyu araştırmalarının anketlere dayandığını söyledi. Bahçeli şöyle konuştu: “4 bin kişiyle bunu yaptın, işte Pursaklar’da 8 bin 10 bin insan var. Bunlar insan değil mi? Bunlara ulaşılıp da bir şey sorulmuş mudur? Bunlarla anket yapılmış mıdır? Oturduğu yerde üç kuruş kazanacağım diye haysiyetinizi nasıl yerlere atıyorsunuz?”
Bahçeli, demokratik açılım süreci ile ilgili olarak “Şu an için Oslo’dan başlayan, İmralı’ya gelen oradan Kandil’e kadar uzanan bir müzakere süreci var. Bu neyin müzakeresidir, kamuoyu bilmiyor. Siyasi partiler bilmiyor. Milletimizin haberi yok. Adına, demokrasi, insan hakları, özgürlük kavramları gibi evrensel kavramları alıp, o kavramları yozlaştırarak demokratik açılım denen bir zırvanın içerisine koyuyor” diye konuştu.
2014 yılının özerklik yılı olacağının söylendiğini aktaran Bahçeli, “Suriye’de kurulan özerk Kürt yönetimlerinin” ardından Türkiye’de “Kuzey Kürdistan özerk yönetiminin ilan edileceğinin ifade edildiğini, bu konunun Türkiye’de hala işlenip tartışıldığını” kaydetti. Bahçeli, “4. demokratikleşme paketi bu ihanet yolunun yeni kilometre taşları olarak döşeniyor. Bu iktidar bu davranışından vazgeçmiyor. Kendilerine göre kime ne söz vermişlerse onu yerine getirmekle mecburlarmış gibi hareket ediyorlar” ifadesini kullandı.
Devlet Bahçeli, seçim dönemlerinde yoksulların istismar edildiğini anlatarak şunları belirtti:
“Türkiye’nin 44 milyon yoksulu varken bir avuç insan 11 yıldan bu yana servetinin üzerine servet katmış. Haram üzerine haram katmış, beslenmiş, iktidardan zenginleşmiş. Sonra da Türkiye’nin iliğini sömürür bir hale gelmiş. Bu işadamlarından yarın iktidar döneminde kuruş servetin hesabını sormazsam namerdim”
“AKP’nin yanaşmaları olanlar Türk milletine hakaret ediyor” diyen Bahçeli, “Haşhaşiler diyorlar, paralel devlet diyorlar ama bugüne kadar Türkiye’nin yetiminin öksüzünün rızkını yiyenlere ağzını açıp bir şey demiyor” şeklinde konuştu.
“Artık bunların vakti geldi. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi ömrü tükendi. Bundan sonra yapacağı bir şey kalmamıştır. İnandırıcılığı bulunmamaktadır. 94 günden bu yana, televizyonlara çıkıp, meydanlara çıkıp, taşıma insanlarla miting yaparak bana komplo yapıldı, montaj yapıldı diye ağlamanın, sızlamanın, bağırmanın, sövmenin gereği var mı?” diyen Bahçeli sözlerine şöyle devam etti:
“Senin sesini duymayan mı var? Sesini bilmeyen mi var? 11 yıldan beri konuşan sensin. Yeri geliyor şarkı söylüyorsun, biz bu yolları beraber yürüdük diyor. Şarkının tamamını da ben bilmiyorum. Bu nasıl yol ya? Birisi ekmek yiyor, birisi yerde sürünüyor. Türkiye’de yolsuzlukların hesabı mutlaka görülmelidir. Bu kangren gibidir, bu kanser gibidir, toplumu Sarar, toplumu çürütür, devleti yıkar. Bunun dünyada çok örnekleri var. Bundan kurtulmak lazımdır. Kurtulmanın zamanı gelmiştir. Başlangıç 30 Mart’tır.”

“SEN TEK ADAMSIN SANA KIM KOMPLO YAPSIN?”
Bazı saplantılara gerek olmadığının altını çizen Bahçeli, “Ne bu ülkede haşhaşi vardır, ne bu ülkede bu kadar hain vardır, ne de bu ülkede bu kadar alçak vardır. ‘Bana komplo yapıyorlar.’ demesine de gerek yoktur. Sayın Erdoğan sana kim komplo yapsın? Sen tek adamsın, sen diktatörsün. Sana kimse komplo yapmaya cesaret edemez. Sana niye montaj yapılsın. Türkiye’de bilim insanlarımız var. Montaj olarak şüphelendiğin ne varsa devlet olarak bunları inceletme fırsatı da senden başka kimsede yok. Sende bir tek montaj var, taşıma unsurlarla yapmış olduğun ve televizyonlarda da sık sık görülen mitinglerdir. Işte gerçek montaj orada var.” diye konuştu.
“BAŞBAKAN, GERÇEKLERI MECLIS’TEN VE HALKTAN SAKLIYOR”
“Yolsuzluk ve rüşvet Türkiye’nin en büyük gündemidir.” diyen Bahçeli, “Bununla ilgili olarak yargı mutlaka devreye girmelidir. Sayın Başbakan’ın yapabileceği bir tek şey vardır. Benim partimin adının kısaltması ‘AK’tır. Milletime verdiğim temiz bir toplum sözünü tutmam lazım. Ama şimdi gittikçe kararan bir AKP ve kirlenen bir toplum var. Bütün savcısı, yargıcı, ilgili bakanları, STK’ları siyasi, partilerden bilgi belgelerini istiyor ve ‘bunların üzerine gideceğim’ demeliydi. Ama Sayın Başbakan hala Meclis’ten saklıyor, halktan saklıyor. Ama tapelerle, basın, medya yoluyla millet her gerçeği de görmeye başlıyor.” ifadelerini kullandı.
“DÜN DESTEK VEREN DIŞ MIHRAKLAR NEDEN KOMPLO YAPSIN?”
MHP lideri Bahçeli, Etimesguttaki mitinginde ise, Başbakan Erdoğan ve partisinin son siyasi olaylarda sıkça kullandıkları “dış mihraklar” iddiasını eleştirdi. Erdoğan’ın milletvekili seçilip partiye Başbakan yapılması sürecinde geçen sürece dikkat çeken Bahçeli, “Acaba 116 gün geçen sürede ne oldu? Kim bu işe çıkış yolu buldu, kim yönlendirdi? Sayın Recep Tayyip Erdoğan her gün AKP’nin nasıl kurulduğunu anlatıyor. Hangi sıkıntıların içinden geldiğini söylüyor. Cezaevi hayatını ikide bir hatırlatıyor. Alayı 4,5 ay yatmış. O dönemden bu yana bir takım olaylar geçiyor. Fakat içinizde hatırlayan var mı acaba, 116 günde ne oldu? Bundan hiç bahseden oldu mu? Şimdi kalkmış, ‘Işte dış odaklar bana komplo yapıyor.’ diyor. Dış odakları eğer anlatırsan, 116 gündekilere ne kadar benzediklerini göreceksin. Dün sana, destek verenler, acaba bu gün neden komplo kursunlar? Bu cevaplanmıyor. Bu anlatılsın ki, 17 Aralık’tan sonra yaşananların hikayesini daha iyi anlayalım.” şeklinde konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments