BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

BAHÇELI: RECEP TAYYIP ERDOĞAN ARTIK SEN BITTIN

Bu haber 17 Mart 2014 - 21:43 'de eklendi ve 859 kez görüntülendi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bu son seçimde çekilen kurada oy pusulasının en sonunda Milliyetçi Hareket Partisi var. Dolayısıyla üç hilal orada. Sandığa gittiğimiz zaman şöyle bir baktığımız vakit, en sonda MHP vardır diye başınızı oraya çevirip mührü vuracağınız sırasında gönlünüzden bir şey geçeceğinden eminim. O da Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı şu günkü siyasi, sosyal ve ekonomik ortamda ‘en son ümidim sensin MHP’ demek içindir” dedi.

esk1

MHP Genel  Başkanı Devlet Bahçeli Eskişehir’de yaptığı konuşmada, “Bazı televizyonlar, bazı araştırmalar sürekli şu sloganı yayınlıyorlar. ‘Bu seçimler AKP ile CHP arasında olacak’ diye. Kalan 13 gün içerisinde yarın 12’den hedefi vurmak için ne AKP, ne CHP ille de MHP diyeceğiz” dedi.

Bahçeli, Eskişehir mitingi öncesinde kent girişinde partililer tarafından karşılandı. Daha sonra bir süre otelde dinlenen Bahçeli ve beraberindekiler, mitingin yapılacağı Odunpazarı Meydanı’na geldi.

Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, 30 Mart 2014 Pazar günü yapılacak mahalli idareler seçimleri dolayısıyla Türkiye’yi ilçe ilçe, il il gezdiklerini belirterek, Eskişehir’de partililerle birlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Demokrasilerin vazgeçilmez unsurları olarak kabul ettikleri siyasi partililerin, milletin aziz evlatları tarafından dünya görüşü çerçevesinde oluşturulan siyasi kurumlar olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

“Her birine saygı duyulmalıdır. Her siyasi parti, demokratik hakkını kullanma ve seçimlerde yarışmak için vardır çünkü, hedefleri doğrultusundan bir başarıyı elde etmek istemektedirler. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasi hayatının güzide bir siyasi kurumudur. Gelenekli, köklü, ilkeli, dürüst, temiz yönetim, temiz siyaset,. temiz toplum hedefleriyle 45 yılı bulan varlığıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu seçimlere de Milliyetçi Hareket Partisi, çok önceden siyasi partilerimizin henüz daha aday belirleme sürecine girmedikleri, ön hazırlıklara başlamadıkları bir dönemde Milliyetçi Hareket Partisi, bütün ilçe, belde, illerde ve büyükşehirlerde aday belirleme sürecini erkenden başlatmıştır. Faaliyetlerimiz hızla ilerlemektedir. Eskişehir’in nüfusu 779 bin 724’tür. Yüzölçümü ise 13 bin 925 kilometrekaredir. Bunun manası şudur; Büyükşehir olarak öncelikle 779 bin 724 Eskişehir’imizde yaşayan insanlarımıza hizmet sunulacaktır.”

-“Artık, yeni bir mührün vurulması gerekiyor”

Bahçeli, geniş kapsamlı alanda yeniden oluşacak bir büyükşehrin, nasıl kurulacağı, kim tarafından yönetileceği, yönetecek olan kişinin birikimini, tecrübesini iyi araştırdıklarını bildirdi.

Eskişehir’in en ücra köyünden, en ücra mahallesinden bir hizmetin sunulabilmesi Eskişehir’i çok iyi tanımanın gerektiğini anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Eskişehir’de ilçelerin gelişmişlik seviyesini bilmek, köylerde ve mahallelerde kimler yaşamaktadır, bunları daha sonra büyük bir göç olayıyla muhatap olmuşlar mıdır, nereye gitmişlerdir, ne kadar Eskişehir’e gelmişlerdir, dün suyu, elektriği olmayan ama bugün var olan fakat içinde hayat bulunmayan köylerimize, nasıl kalan yaşlı büyüklerimize hizmet sunulabilmesini de düşünerek öyle bir belediye başkanlığı adayı bulmalıyız ki bu hizmetleri sunabilsin’. 6 yıldan bu yana vali olarak köyden kente, merasından dağına, ovasına, şehrine kadar hizmet etme aşkıyla çalışmış olan bir şahıs, 6 yıldan sonra bu tecrübesini bu geniş kapsamlı bir belediye başkanlığından halkımıza tekrar hizmet olarak sunabilir mi?’ diye düşünülmektedir. Bu görevi sadece Eskişehir ili ve merkez ilçeleriyle dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de yapabilecek insanlar vardır. Eskişehir’in tozlu yollarından köylere kadar, ilçelere, mahallelere kadar, orada kalmış büyüklerimize ellerini sıkarak, hallerini sorarak, ‘suyun, elektriğin, aşın var mı?’ diyerek dün yapılmış hizmetleri, bu defa büyükşehrin kaynaklarıyla götürebilmek için bir şahıs bulunmalıdır ki işte bu, Sayın emekli vali Kadir Çalışıcı’dır. Odunpazarı Belediye Başkan adaylığına Emine Edizgil’i aday olarak koyuyoruz. Tepebaşı Belediye Başkan adaylığına ise değerli bir arkadaşımız Sayın Murat Sanlar beyefendi adayımız olarak takdim ediliyor. Emine hanımefendi ile Eskişehir’de Murat’a ulaşmak için Kadir bey ile üçlü bir yapıda burada artık, yeni bir mührün vurulması gerekiyor.”

-“Üç hilal orada”

Bahçeli, seçmenlerin sandığa gittiğinde karşısına bir oy pusulasının geleceğine değinerek, şunları söyledi:

“O oy pusulası Yüksek Seçim Kurulu’nun kurasıyla partilerin nerede, hangi sırayla yer alacağı belirlenmektedir. Bu son seçimde çekilen kurada oy pusulasının en sonunda Milliyetçi Hareket Partisi var. Dolayısıyla üç hilal orada. Sandığa gittiğimiz zaman şöyle bir baktığımız vakit, en sonda MHP vardır diye başınızı oraya çevirip mührü vuracağınız sırasında gönlünüzden bir şey geçeceğinden eminim. O da Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı şu günkü siyasi, sosyal ve ekonomik ortamda ‘en son ümidim sensin MHP’ demek içindir. Eskişehir bundan böyle MHP olacak, Allah’ın izni ile bundan sonra tüm Türkiye’de MHP olacak.”

MİLLETİMİZİN TEVECCÜNÜNÜ HİSSEDİYORUM

Bazı televizyonların ve bazı araştırma kurumlarının sürekli olarak seçimlerin AK parti ile CHP arasında geçeceği yolunda iddialarda bulunduğunu ifade eden Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her tarafta sanki milli iradeyi iki kafese hapsetmişler gibi bazı televizyonlar, bazı araştırmalar hep bu sloganı söylüyorlar, ‘Bu seçimler AKP ile CHP arasından olabilir’. Pekala seçime 25 siyasi parti giriyor. Onlar bu aziz milletin evlatları tarafından kurulmamış mıdır? Onların adayı yok mudur? Onların siyasi varlığı devam etmiyor mu? Bunların içerisinde bir de gelenekli ve güçlü, milletimizin özünden gelen bir Milliyetçi Hareket Partisi var. Onun hiç mi hakkı yok? Kalan 13 gün içerisinde, yarın 12’den hedefi vurmak için ‘ne AKP, ne CHP ille de MHP’ diyeceğiz. Bunu başaracağımıza inanıyorum. Ve Allah’ın izni ile de milletimizin yüksek teveccühünü hissediyorum .”

Bahçeli, 30 Mart seçimlerinin Türkiye’nin siyasi, sosyal ekonomik yönden önemli krizlerin yaşandığı, kutuplaşmaların, cepheleşmelerin, kamplaşmaların ve kavga ve iç çatışmaya sevk edilmenin büyük kaygısı içerisinde gerçekleştirileceğini söyledi. Bu seçimlerin geleceğimizin belirlenmesinde, siyasetin yeniden şekillenmesinde, bir kaderin değişmesinde bir başlangıç olacağına inandığını belirten Devlet Bahçeli şunları kaydetti:

Bu seçimlerin geleceğin belirlenmesinde, siyasetin yeniden şekillenmesinde, bir kaderin değişmesinde başlangıç olacağını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

“Çünkü, mahalli idareler seçimlerinden hemen sonra daha evvel Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde seçilmiş Cumhurbaşkanlığı, bir yasa değişikliğiyle artık, halk tarafından seçilecektir. Bunun ilki 28 Ağustos 2014’te yapılacaktır. Bundan sonra bir siyasi olay daha olmaktadır ki o da 25. dönem milletvekilliği genel seçimleridir. Bu seçimin de 2015 yılı en geç 12 Haziran’a kadar yapılması gerekiyor. Milli irade olarak siz değerli vatandaşlarımızın 30 Mart’ta sandığı gittikten sonra bir sürece giriyorsunuz. O süreç arka arkaya devam edecek ve Türkiye’nin 2015 yılından sonra siyasi kaderini, siyasi yönetimini ve siyasi tercihlerini değiştirecek büyük bir iradeyi, hamleyi, atılımı ortaya koymuş olacaksınız. O sebepten dolayı 30 Mart’ta belediye başkanlarımızı seçelim. Bunu yaparken yüksek bir katılımla gerçekleştirelim. Meşruiyet tartışılır bir hale gelmemelidir. O sebepten dolayı 18 yaşında oy kullanmaya başlayan gençlerimizi de yanınıza alarak sandığa gidiniz, oylarını kullanınız. Gönlünüzden geçecek olan hangi siyasi anlayışsa, iyi değerlendirip, iyi tartışıp, ondan sonra vicdanınızın süzgecinden geçirerek, oylarınızı kullanınız. Oy kullanmak yetmiyor. Oya sahip çıkmak da lazım. Oya sahip çıkabilmek içinde partilerimizin görevlendirdikleri sandık görevlilerine büyük sorumluluk düşüyor. O bakımdan sandık görevlileri sabahın erken saatinde görevli olduğu sandığa ulaşmalı akşama kadar orada görev orucu tutmalı, yok karnım acıktı, bir yemek yiyeyim, sıkıldım bir çay içeyim gibi davranışlarla sandıktan uzaklaşmamalıdır. Sandık görevini sürdürürken gelenleri güler yüzle karşılamalı yaşlılarımıza ellerinden tutarak, yardımcı olup, yol gösterici görevi ile onlara hizmet ederek, onlarında iradesinin sandıkta yansımasına katkıda bulunmalıdırlar. Hepsinden çok daha önemlisi oyların sayımı sırasındadır. Oyların sayımı çok önemlidir. Burada siyasi kültürümüzün değişmesine paralel olarak oy sayımını dürüst adil olması gerekir. Ancak arada sırada bazı illegal oy çalmalarla karşı karşıya kalıyoruz. Düşünelim ki bir okulda 150 sandık bulunuyor. Bunlardan bir tanesi söz gelimi 44’üncü sandıkta a partisi akşamüzeri oy kullanma ile 11 oy almış ama tutanaklara geçirtirken oradaki bir kişi sağına veya soluna bir rakamını koyduğu takdirde 111 oy oluyor. Bu 111 hırsızlıkla hileyle çalıntıyla elde edilmiş oydur. Ve haksıdır. Böyle bir oyun kullananlar bu hileye başvuranlar, oy çalımında maharetli olanlar, bununla da kalmıyorlar, hasbelkader bir de sorumluluk üstlendikleri takdirde bu alışkanlıkları sorumlu mevkilerinde devam ediyor. Çalmaya, çırpmaya hırsızlığa orada da devam ediyorlar. Bunun önlenmesi lazım. Bu böyle gidemez. Bunun için görevli olan arkadaşlarımız. Buna çok dikkatli olmak mecburiyetindedir.”

-“AK Parti, 11 yıldır Türkiye’yi yönetiyor”

Bahçeli, Türkiye’nin 11 yıldır AK Parti tarafından yönetildiğini hatırlattı.

“11 yıldan bu yana AKP’ye oy veren yüzde 34 ile başlayarak yüzde 49’ları aşan bir gelişme seyri içerisinde olan Adalet ve Kalkınma Partisi, Meclis’teki sayısal çoğunluğuyla oraya dayalı olarak tek başına hükümet kurmak yoluyla Türkiye’yi yönetmektedir” diyen Bahçeli, şunları söyledi:

“Bütün insanlarımız ‘yeni bir iktidardır, yeni bir partidir. Önemli ekonomik sıkıntılar içerisinden geliyoruz. Dar boğazdayız, kurtuluş arıyoruz. Şimdilik bunu deneyelim’ diyerek, böyle bir kıvrılmayla Adalet ve Kalkınma Partisi’ni iktidar yapmışlardır. Adalet ve Kalkınma Partisi, bu iktidarıyla milletimize Meclis’te sayısal çoğunluğu tek başına hükümet olmakla, ne vaadetmişse, programında ne projesi varsa, halkın yeni sorunları ne şekilde gelişmişse, onların hepsini çözmeye mukadder olduğunu görmek lazımdır. Ancak aradan geçen 11 yıl içerisinde bu meydanı şereflendiren aziz vatandaşlarım başta olmak üzere Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bu desteği vermiş olan kardeşlerimize bir soru soracağım. 2002 yılının 3 Kasım’ından sonra 14 Kasım 2002’de 58. hükümetle başlayan bir AKP yönetimi ülkede sürdürülmektedir. Şimdi ekonomik yönden büyük sıkıntılara düşmüş, gelir dağılımdan dolaylı aralarında uçurum olan, işsiz, aç, yoksul insanlarımız 2002’den 2013’e kadarki süre içerisinde gelir dağılımının dengeli bir hale gelmesiyle gelir seviyelerinin yükseldiğini söyleyebilirler mi? Ailelerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir huzura, güvene, gelire sahip olduk diyebilirler mi? ‘Çocuklarım yetişti, 8-9 yaşındaydı, şimdi 20 yaşına doğru geldi, eğitimini tamamladı, zor güçle okuttuk, işe girmesi lazım geliyor’ iş bulabiliyorlar mı? O zaman bugünkü iktidara şu soruyu sormak lazım. ‘Bizi niye aldattın, bizi niye kandırdın? Biz size ekonomik yönden gelişeceğimizi, ailemizi rahatlıkla kalkındıracağımızı, hizmet edeceksiniz diye düşündük ama bu hizmeti sunamadınız. Şimdi size Adalet ve Kalkınma Partisi diyebilmek için bu aldatma ve kandırmayı nasıl telafi edeceksiniz?”

AYAKKABI KUTUSU PARTİSİ DİYELİM

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Eskişehir mitinginde 17 Aralık operasyonuna değinde ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ı eleştirdi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kısaltılmışının AKP olduğunu ancak Başbakan Erdoğan’ın AKP yirine ‘Biz AK partiyiz’ dediğini ifade eden Devlet Bahçeli şöyle devam etti:

“Vatandaşlarımız ve gençlerimiz, geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz, zeki, kabiliyetli ve yaratıcı özellikleriyle Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kısaltılmışının AKP olduğunu biliyorlardı” ifadelerini kullanan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Daha sonra Sayın Recep Tayyip Erdoğan, AKP yerine ‘Biz, AK Parti’yiz’ dedi. 17 Aralık’a kadar hepimiz de inanmıştık, bunların adı ‘AK Parti’ diye ama 17 Aralık’tan sonra akı, karası kalmadı. Ama hala ısrar ediyor. ‘Ben Ak Partiyim’ diyor. Bu durum karşısında gençlerimiz şöyle bir geriye bakıyor, kendi beklentilerine bakıyor, ailesinin daha huzurlu ve güven içerisinde yaşayabileceği bir ortamı düşünüyor. Fakat o 2013 yılına kadar bununla ilgili herhangi bir gelişmenin olmadığını fark ediyor. O zaman o yaratıcılık vasfıyla, zekasıyla siz Adalet ve Kalkınma Partisi AKP değilsiniz bundan böyle Aldatma ve Kandırma Partisisiniz diyor. Arada bazı olaylar gelişiyor. Bir takım değerlendirmeleri dikkate aldığınız vakit 17 Aralık 2013 günü geliyor, sabahleyin tapelerden veya başka yerlerden bir görüyor ki, Türkiye’de 187 milyon TL bir yolsuzluk ve rüşvetle ülkemiz karşı karşıya kalmış. 41 kişi tutuklanmış. İçinde belediye başkanları var. 4 bakan ve çocukları var. Bir de İran’dan gelmiş, kim olduğu meçhul bir insan var. 4 tane bakanın çocuklarını avucunun içine almış, rüşvet ve yolsuzluğa alıştırmış, sonra da o alışkanlıklarını devam ettirerek, Türkiye’de kara para aklama, altın kaçakçılığı gibi bir çok yolsuzluk ve hırsızlığa karışmış. Şimdi bu gelişmeleri görünce bir bakmış ki, dün aldanıyorduk, kandırılıyorduk, ama bugün çok farklı bir olayla karşı karşıyayız. Çok küçük yaşlardan bu yana babamız bize ayakkabı alırdı. Ayakkabıyı alır eve gelirdik. Ama ilk gün giymezdik. Yastığın bir kenarına da bu yeni aldığımız ayakkabıyı koyardık. Kutusunu ne yapacağız diye hiç aklımıza gelmezdi. Ama kutusu daha çok makbulmüş. Çünkü 4,5 milyon dolar para konuluyor içine. Bu da bir genel müdür. O zaman bu genç kardeşlerim; özellikle bunlara son yıllarda Y kuşağı diyorlar, şuraya da bakıyorum Y kuşağından çok arkadaşımız var. Aldanma ve kandırmaya tam düşmüşken baktı ki gerçek bu. Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin artık bandını değiştirmemiz lazım. Ne diyelim, Ayakkabı kutusu partisi diyelim.”

AKLAN PAKLAN MİLETİN HUZURANA ÇIK

Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın 17 Aralık’tan sonra kendisine komplo kurulduğunu söylediğini belirterek “Recep Tayyip Erdoğan, bu partinin adını AK olarak söylenmesini sen istedin. 17 Aralık’tan sonra gelişmeleri dikkate alarak aklan ve paklan, milletin huzuruna 30 Mart’ta bu yönüyle çık. Ama hala siz tam 91 gün olmuş iftira diyorsunuz. 91 günde herkesi hain ilan ediyorsunuz. 91 gün içerisinde herkese alçak diyorsunuz. Herkese Haşhaşi diyorsunuz. Paralel devlet diyorsunuz. Kendiniz masum ama herkes hain ve suçlu. Bu nasıl bir Türkiye. Bunun böyle olacağını biliyorsun da niye savcı kıyımı yapıyorsun. Bu böyleyse niye 8 bin polis kardeşimizi kış günü darmadağın ediyorsun. Bu böyleyse 28 valiyi yerinden niye oynatıyorsun. Bu böyleyse HSYK’nın yasa değişikliğini acilen niye çıkardın, önünü ayıklamak kendini korumak için torba yasalar icat ediyorsun” dedi.

Bahçeli, şunları söyledi:

“Bu olay da çok büyük şaşırtıcı bir olay. Burayı iyi anlamak lazım. 17 Aralık saat 6.30 ile 7.30 buçuk arasında 41 kişinin tutuklanmasına sebep olan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, saat 8 sıralarında Sayın Başbakan’ın bilgisine sunuluyor. Başbakan’da bir panik başlıyor, devletin ilgili kurumlarını arayacağı yerde oğlu Bilal’i arıyor. Bilal ile beraber bir muhabbet başlıyor. ‘Oğlum paraları sıfırla. Ne olup, ne olmayacağı belli değil. Şunu şuraya, bunu buraya, şunu şöyle yap’ diye bir konuşma var. Bu konuşmayı artık, halk duymaya başlayınca, bizim genç kardeşlerimiz geleceğimizin teminatı olan o özel insanlar, 2023’ün lider ülkesinin yöneticisi olacak olan o değerli kardeşlerim diyor ki, ‘Bu iş karma karışık hale geldi. Ayakkabı kutusundan çıktı, aileye doğru geliyor. Şimdi, acaba bu partiye ne diyebilir? Bir milyar dolar yazmayla adamın kolu yorulur, bu ne paradır’ diyor. Arkasından da ‘Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yeni ismi Aileyi Kalkındırma Partisi’ olarak ifade ediyor. Bakalım gelecekte bu zeka dolu, kabiliyet dolu insanlarımız, Türk siyasi hayatının tarihini daha hangi isimleri düşürerek, bu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin geleceğini şekillendireceklerdir. Onu da zaman gösterecektir.”

ERDOĞAN İNANDIRICILIĞI VE GÜVENİNİ KAYBETMİŞ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın inandırıcılığını kaybettiğini öne sürdü. Erdoğan’ın Türk seyasetinde kara bir günün başlangıcı olduğunu söyleyen Bahçeli şöyle konuştu:

“Bugünkü iktidar artık ülkeyi yönetemiyor. Recep Tayyip Erdoğan inandırıcılığını kaybetmiş. Recep Tayyip Erdoğan artık güvenini de kaybetmiş. Dolayısıyla Başbakan olarak görevini sürdürmesi imkan dahilinde görünmüyor. Yolsuzluk ve rüşveti komplo veya montaj olmayıp yargı süreci ile her şeyin ortaya çıkmasına fırsat vermez ise Çankaya yokuşunda zaten bu yükü taşıyamaz. Cumhurbaşkanı olma rüyası, hayali ortadan kalkar. Artık Recep Tayyip Erdoğan Türk siyasetinde kara bir günün başlatıcısı olmuştur. Ak Parti kazandibi gibi kararmış şimdi sadece kendisini kurtarırken AKP’yi yakmaya çalışıyor. Dikkatli olmak lazım bunu yaparken. Recep Tayyip Erdoğan’ın artık siyaset ömrü tükenmiştir. Ama bu tükenişi demokrasi içerisinde gerçekleştirmemiz lazım. Demokrasi içerisinde gerçekleştirmenin yolu seçimdir. Seçim ise sandıktır. Öyleyse hep beraber sandığa koşa koşa gitmeliyiz ve Recep Tayyip Erdoğan’ı en geç 2015 12 Haziran’a kadar görevden alabilecek bir milli iradeyi şekillendirmemiz lazım.”

‘RECEP TAYYİP ERDOĞAN ARTIK SEN BİTTİN’

Başbakan Erdoğan’ın her yerde yüzde 51’le geldiğini söylediğini ifade eden Devlet Bahçeli, “Yüzde 51’ile geldiğini sakız gibi her yerde çiğneyerek söylüyor. Ama şimdi 12 Haziran’a kadar, o güne de kalmaz da o güne kadar kaldığını farz edelim. Bu milli irade diyor ki, özelikle AKP’li kardeşlerim diyorlar ki, ‘Artık yeter. 51’le geldin. 51 ile gideceksin.’ İşte o gün yaklaşıyor. Bunun başlangıcı 30 Mart’tır. 30 Mart’ta bu görevi yerine getirmeliyiz. Aksi takdirde Türkiye çok karışacak. Türkiye’de sosyal ve siyasi hareketlilik hepimizi ürkütebilecek bir boyuta gelebilir. Bunu yakın çevremizde görüyoruz. İşaretlerini görüyoruz. Bunun provokatörlüğünü ajite edenin de Recep Tayyip Erdoğan olduğunun farkındayız. Yolsuzluk ve rüşveti gündemden düşürmek kendisini tartışmadan uzaklaştırmak için kardeş kavgasını başlatılmasına kadar bir gayretin içerisinde olduğunu artık hissediyoruz. Bu oyuna düşmemeliyiz. O sebepten dolayı sokak değil, sandık çıkış yolumuz olsun.  Dizi filmlerde bazen hafif bir gerilim olduğu zaman kullanılan bir ifade var. Bir arkadaşımız diğerine söylüyor ‘artık sen bittin’ diyor. Hatırlıyor musunuz bu dizi filmleri? Evet, vatandaşlarım ‘Recep Tayyip Erdoğan artık sen bittin'” diye konuştu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye konuşması sonunda bir partili tarafından kara kalemle yapılan ilkokul ve şimdiki halinin çerçeveli fotoğrafı verildi. Bahçeli mitingden sonra Eskişehir’den Kocaeli’ne hareket etti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments