ÇOCUK SESLERİ

Ahmet URFALI

Haysiyetin varsa istifa et

Bu haber 09 Mart 2014 - 16:18 'de eklendi ve 660 kez görüntülendi.

HaberRes_33938

ERDOĞAN’ın kullandığı “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısının da artık bir anlamının kalmadığını vurgulayan MHP Lideri Bahçeli, “Yol tek yöne düşmüştür, o da Yüce Divan’dır. Önünde iki çıkış vardır, ya yolsuzluk ve rüşveti kabullenip Yüce Divan’a gidecek ya da bunu inkar edecek. Artık yapacağın bir şey kalmadı, haysiyetin varsa istifa et. Yoksa direnebildiğin kadar diren, bu milli irade, 51 ile gelmişsen, 51 ile seni gönderir” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Ankara Mamak İlçe Belediye Başkan Adayı Ali Rıza Çalkan’ın seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Açılış sonrası bir konuşma yapan Bahçeli, Ankara’nın son yasa değişikliğiyle mülki sınırlarının bütünüyle Büyükşehir Belediyesine dahil edildiğini ve hizmet alanınıngenişlediğini söyledi.

Bu alanda ayrım yapmadan herkesi kucaklayabilecek bir anlayışla yönetecek belediye başkan adayına ihtiyaç olduğunu belirten Bahçeli, bu özelliklerin MHP’nin adayı Mevlüt Karakaya’da bulunduğunu söyledi. MHP’nin Mamak’ta ve büyükşehirde el ele vererek, “önce ülkem, sonra partim” diyerek hiç kimseyi ayırmadan çalışacağını anlattı.

Bu seçimlerin geçmiş dönemlerde yapılanlardan çok daha farklı anlamı olduğunu ifade eden Bahçeli, üç önemli seçimin ardı ardına yaşanacağını hatırlattı.

 

 

SANDIK ÇAĞRISI

Bahçeli, şunları söyledi: “Bu üç siyasi olay milli irade tarafından doğru algılanırsa Türkiye’nin kaderi değişecek demektir. Türkiye’nin siyasi ikliminin yeniden şekilleneceği demektir. Bunun daha açık ifadesi bu seçimlerde sonuç AKP’den kurtulma demektir. Bu şuurla hareket etmeliyiz. Önce sandığa gideceksiniz, oylarınızı kullanacaksınız. Sandığa gitmek demokratik bir hak ve görevdir. 18 yaşına gelmiş her vatandaşımız mutlaka sandığa gitmelidir. Sandığa gitmekle kalınmamalı, gelişen olayları iyi değerlendirmeli, Türkiye’nin geleceğiülkenin toprak bütünlüğünün korunması, bütün imkanlardan herkesin adil yararlanması için bir karara varmalı ve sandığa yansıtmalıdır. Sandığın korunması oyların hileli hale gelmemesi, güvenlik içerisinde herkesinrahatlık içinde oylarını kullanılması gerekmektedir.”

Emeklerinin boşa gitmemesi için sandık görevlilerinden mutlaka sandıklara sahip çıkmasını da isteyen Bahçeli, “Yıllardı hakkımızı gasp eden, davamızı sömürenlere ‘artık yeter’ diyeceksiniz. Sandığa sahip çıkacaksınız,davanıza gölge düşürenleri affetmeyeceksiniz. Hepinizi böyle bir dönemde göreve çağırıyoruz, Türkiye’de ne olup bittiğini anlamalı ve anlatmalıyız. Mamak’ı sizden istiyorum, artık yeter diyeceksiniz, davanızı kimseye peşkeşçektirmeyeceksiniz. Türkiye’de artık MHP’ye ihtiyaç vardır, yolsuzluğun kökünü kazımak, vatanın birliğini korumakiçin” diye konuştu.

 

ALTINDAĞ’DA SEÇİM OFİSİ AÇTI

Bahçeli, daha sonra Altındağ’a bağlı Karapürçekler Mahallesi’ne geçerek, burada da seçim ofisinin açılışını yaptı. 30 Mart’ın yeni bir siyasi sürecin başlangıcı olduğunu da ifade eden Bahçeli, AKP’nin 11 yıldan bu yana iktidar olmasına karşın kendilerine verilen milli irade desteğini anlayamadığını vurguladı.

AKP’nin kendini milletin üstünde görmeye başladığını belirten Bahçeli, “Millet iradesini alarak ülkeyi yönetmeye talip olanlar, bu imkanla güç alanını genişletmek ve bazı hedeflere ulaşma hedefi gütmekteler. İşte bu andanitibaren Recep Tayyip Erdoğan kontrolden çıkmıştır. Bu güç kendisini farklılaştırmış, yoldan çıkarmıştır. Şu an Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ülkeye verebileceği hiçbir hizmet kalmamıştır. Siyasi hayatı bitmektedir” dedi.

“Öyle bir gençlik geliyor ki bu gençler 2023 yılında Türkiye’yi yöneten gençlerdir, bu gençlerimiz çok zekidir, bazı olayları çok iyi anlamaktır” diyen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir ayakkabı kutusu meselesi gündeme geldi. Ayakkabı alsanız kutusunu ne yapacaksınız ama hiçbirinizin aklına 4,5 milyon doların ayakkabı kutusunakonulması gelir mi? Bir genel müdür böyle yapıyor. Gençler bu partiye bunun üzerine ‘ayakkabı kutusu partisi’ dedi. Baba oğlun konuşmasının sonunda bir isim daha koydular, ‘aileyi kalkındırma partisi.’ Böyle bir süreci yaşıyoruz, yolsuzlukla rüşvet çok önemlidir. Ülkede gerekli tedbirler alınmazsa toplumu, devleti çökertir. Bunlar ‘komplodur’ diyor telefon konuşmalarından sonra ‘montaj’ diyor. Biz mitinglerde montajın ne olduğunu görüyoruz. Esas montaj orada. Biz ilçe ilçe dolaşıyoruz, gel sen de dolaş Recep Tayyip Erdoğan, şuradaki saf temiz bir kalabalık. Bunun hesabının sorulması lazım. Bir şeyden başlamak lazım. 30 Mart’taki seçimde hepimizin birinci görevi, kendi inandığımız kadrolarla seçimi kazanmaya çalışmaktır.”

 

Başbakan Erdoğan’ın “Partim birinci parti olmazsa siyaseti bırakırım” dediğini aktaran Bahçeli, “Yüzde 51’in, bir puan aşağısına düştüğünde ‘bu millet bana git diyor’ diyebiliyorsan sana helal olsun. Bu seçimlerde yüzde 51 ile gelenler, yüzde 51 ile gidecektir” dedi. MHP’nin Ankara’daki tüm adayları ile seçimlere tek başına katılacağınıve hiç kimseyle açık veya gizli ittifak yapmayacaklarını söyleyen Bahçeli, “Hiç kimsenin iktidarı için belediye başkanlığı için, bu güzide dava insanları kimsenin siyasi hambalı olmayacaktır. Hiç kimsenin taşeronu olmayacaktır. MHP 45 yıldır var olan bir siyasi parti olarak ‘sıra bendedir’ diyerek bu görevlere taliptir” ifadelerini kullandı.

 

”SAYIN BAŞBAKAN BİR GÜN BU 116 GÜNÜ BİR ANLAT”

Bahçeli, daha sonra partisince Keçiören ilçesinde düzenlenen mitinge de katıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir ara seçimle milletvekili seçildiğini hatırlatan Bahçeli, şöyle konuştu: “116 gün sonra, AKP’nin milletvekili olmayan birisi milletvekili yapılıyor. Arkasında da Türkiye’nin başbakanlık makamına getiriliyor. Buradaki ilişki nedir? Sayın Baykal bu desteği CHP olarak Recep Tayyip Erdoğan’a niye veriyor? Böyle bir karanlık ortamdan gelerek, Türkiye’nin başbakanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan hayatıyla ilgili her şeyi anlatmıştır. Simit yediklerini, altı yırtık ayakkabıyla gezdiklerini, nerelerde hangi şartlarda çalıştıklarına şahit oluyorsunuz, hakkında yazılmış 12-13 kitap var burada alayı var. Her şey var, bu 116 gün yok, Sayın Başbakan bir gün bu 116 günü bir anlat.” Başbakan Erdoğan’ın yasama, yargı, yürütme ve medya üzerinde hakimiyetkurduğunu vurgulayan Bahçeli, “Konuşmalardan rahatsız olan Başbakan’ın bir ‘Alo’ demesi yeter olmuştur” ifadesini kullandı.

 

 

”17 ARALIK 2013 TÜRKİYE İÇİN BİR KARA GÜNDÜR”

Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yapısını değiştirmek gibi gizli bir gündemi bulunduğunu ve bunu yavaş yavaş hayata geçirdiğini vurgulayan Bahçeli, bunun kabul edilemez olduğunu ve MHP’nin referandum öncesinde söylediklerinde haklı çıktığını söyledi.

“11 yıllık AKP iktidarında açlık, asayişsizlik Türkiye’nin manzarası haline gelmiştir” diyen Bahçeli, şunları söyledi:”Hangi partiden olursak olalım 17 Aralık 2013 Türkiye için bir kara gündür, AKP içinse bir yüz karasıdır. Çünkü 17 Aralık 2013 günü bir savcı, yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 41 kişinin tutuklanmasını istedi. Tutuklananlar arasında belediye başkanları, 4 bakan çocuğu bir de İran’dan gelmiş ne olduğu belirsiz 29 yaşında bir uşak var. Bunlardan 41 tanesi tutuklanıyor.

Gerekçe, kamu ihalesine fesat karıştırma, imar üzerinde yolsuzluk, rüşvet. Bir banka genel müdürünün evinde ayakkabı kutusunda 4,5 milyon dolar var. 17 Aralık’taki olayın kapsamı budur. Bu AKP’nin milletin karşısındasöyledikleriyle çelişir. Bu yolsuzluk ve rüşvettir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan üzerine gitseydi, bir başbakan olarak daima kalabilirdi ama bunu reddetti. Dedi ki ‘bunlar komplodur.’ Savcının iddianamesini reddetti. Dört bakan çocuğunun adı geçiyor, bu gerçekler varken sen nasıl komplo dersin. Dört tane kuvvetin kendisini koruyacağını zannetti. Yolsuzluk ve rüşvet iktidarları korumaz, devirir. Türkiye 82 günden beri bunu konuşuyor. Türkiye’de yolsuzluk ve rüşvet toplumsal bir hastalıktır bu hastalık kalıcı olursa toplumu çürütür, devleti çökertir. Bunla mutlaka mücadele edilmesi lazımdır.”

Başbakan Erdoğan’ın devletin imkanlarını kullanarak büyük mitingler düzenlediğini ve yaşananların üzerini örtemeye çalıştığını belirten Bahçeli, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan artık sen siyasi ömrünün tükenmekte olduğunun farkına var. Sana birilerinin dur demesi lazım. AKP’de dur diyecek cesaretli adam yok mudur acaba” diye konuştu.

Katıldığı bir televizyon programında neyle beslendiği sorulan Erdoğan’ın “bal, kaymak” cevabı verdiğini ifade eden Bahçeli, “Sayın Başbakan 17 Aralık’tan sonra anlaşıldı ki yetimin, öksüzün, yoksulun, açın, herkesin hakkını yiye yiye ülkenin balı ve kaymağını yemişsin” görüşünü savundu.

 

 

“YOL TEK YÖNE DÜŞMÜŞTÜR, O DA YÜCE DİVAN’DIR”

Erdoğan’ın kullandığı “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısının da artık bir anlamının kalmadığını vurgulayan Bahçeli, “Yol tek yöne düşmüştür, o da Yüce Divan’dır. Önünde iki çıkış vardır, ya yolsuzluk ve rüşveti kabullenip Yüce Divan’a gidecek ya da bunu inkar edecek. Artık yapacağın bir şey kalmadı, haysiyetin varsa istifa et. Yoksa direnebildiğin kadar diren, bu milli irade 51 ile gelmişsen, 51 ile seni gönderir” dedi. 10 milyon civarında genç nüfusun sandığa gideceğini hatırlatan ve

gençlere seslenen Bahçeli, şunları kaydetti: “Sokaklar cazibeniz olmasın, sokaklar karanlıktır, kirlidir, sokaklarkanlıdır. Kim sizi sokağa davet ediyorsa milletimizin düşmanıdır. Ama gençler olarak demokratik hakkınızı kullanabilirsiniz. Ama sakın ola şiddete yönelmeyiniz. Sizin düşünmeniz için söylüyorum, taşları bırakın sandığa gidin, çarşaf gibi bir liste var, hangisi iradenize uygunsa vurun yumruğunuzu oraya. Pusulada üç hilal özel bir yerde, oy pusulasının en sonu. En sonunda üç hilal var. Bunu gönül gözüyle okuduğunuzda ‘en son umudum sensin’ diyor, vatandaşların en son umudu milliyetçi harekettir ve milliyetçi hareket son sözünü söylememiştir. Bunu başarabilmek için sandığa gideceksiniz, en son umudumuz milliyetçi hareket diyeceksiniz.”

 

”BU, NASIL BİR AK PARTİ’DİR. HER TARAFI KAPKARA OLMUŞ”

Yenimahalle ilçesinde de vatandaşlara hitap eden Bahçeli, 30 Mart’ta yapılaçak seçimlerin yeni bir anlam kazandığını belirterek, bu seçimlerde sadece belediye başkanı ve belediye meclis üyelerinin seçilmeyeceğini, siyasetin geleceğinin şekillenmesi için de bir başlangıç olacağını söyledi. Türkiye’nin 11 yıldır Adalet ve Kalkınma Partisi’nce yönetildiğini dile getiren Bahçeli, “Yoksulluk, yolsuzluk, yozlaşma ve yabancılaşma bu iktidar döneminin önemli işaretleridir. Öte yandan açlık, asayişsizlik, ahlaksızlık ve adaletsizlik bugünkü iktidarın genel görünümüdür” diye konuştu.

Bahçeli, özellikle büyük şehirlerde baş gösteren asayişsizliği insanların huzurunu kaçırdığını ifade etti. Devlet Bahçeli, 76 milyonluk Türkiye’de nüfusun yüzde 59’unun yoksulluk sınırının altında yaşadığını dile getirerek, gelir dağılımındaki adaletsizliğin önemli bir kesimi yolsuzluğa doğru ittiğini vurguladı. Daha sıralanabilir pek çok sorun bulunduğunu, memurların durumunun iyi olmadığını, işsizliğin arttığını aktaran Bahçeli, 17 Aralık’tan beri yolsuzluk ve rüşvetin konuşulduğunu söyledi. Bahçeli, “Bir parti varki milletimizin en dar zamanında, önemli kriz ve bunalım yaşadığı bir ortamda kurulmuş ve kısa zamanda da milletimizin teveccühüyle tek başına iktidar olmuş. Arkasından da adını Adalet ve Kalkınma Partisi olarak kurmuş. ‘AKP’ denmesi gerekirken Sayın Başbakan çıkmış, ‘Bize AKP demeyiniz, AK Parti deyiniz’ diyen bir anlayışın iktidarında manzara bu. Bu, nasıl bir AK Parti’dir. Her tarafı kapkara olmuş” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın milletin huzuruna çıkacak hali bulunmadığını belirten Bahçeli, 17 Aralık’tan sonra 82 gün geçtiğini, bu sürede Erdoğan’ın, işsizlikten, açın, kimsesizin, yetimin, esnafın, iş adamının, işçinin, çiftçinin veya emeklinin derdine ilişkin konuşması bulunmadığını savundu. Bahçeli, “Var yok yolsuzlukla rüşvetin üzerini örtmek” dedi. Bahçeli, Başbakan’ın hakkında çıkan kasetin montaj olup olmadığını araştırabilecek TÜBİTAK’daki 7 kişinin görevinden uzaklaştırıldığını belirterek, bir bakanın da çıkıp “Ben gazetelerde okudum, Twitter’da duydum. Yüzde yüz montajdır” dediğini dile getirdi. “Sayın bakan, sen ses mühendisi misin?” diyenBahçeli, bunun montaj olduğu tespit edilmişse TÜBİTAK’daki 7 kişinin niye görevinden alındığını sordu.

 

 

”AKP SİYASETTEN SİLİNECEK DURUMA GELDİ”

Bahçeli, Türkiye’nin en büyük meselesinin rüşvet ve yolsuzluk olayı olduğunu ifade ederek, “17 Aralık Türkiye için artık bir kara gündür. 17 Aralık Türkiye için AKP iktidarının yüz karasıdır. AKP’ye oy vermiş kardeşlerim, sizesesleniyorum. Bu iktidarın vebaline katlanmayın, bu iktidarın hırsızlığına ortak olmayın, bu iktidarın yolsuzluk ve rüşvetine sizlerde kapılmayın” diye konuştu.

İnsanların, yaşananlardan sonra Adalet ve Kalkınma Partisinin adını değiştirdiğini söyleyen Bahçeli, partinin “Ayakkabı Kutusu Partisi”, “Aileyi Kalkındırma Partisi” ve “Aldatma ve Kandırma Partisi” olarak adlandırıldığını öne sürdü.

Bahçeli, AKP”nin siyasetten artık silinecek duruma geldiğine değinerek, şöyle devam etti: “Güzel bir devlet geleneğine sahibiz. Onun için söylüyorum, Allah vere de bu montaj olsun. Bir başbakan düşünün ki şu aziz milletin, şu devletin başındaki insan 1 milyar doları çocuğuyla nasıl sağa sola saklayacağını düşünüyor. ‘Oğlum bunları evde sıfırlar’ diyorsa bununla başbakan olmaz, bununla ülke yönetilemez. O zaman Sayın Başbakanın ya yolsuzlukların üzerine gidecek, kökünü kazıyacak, nereye dayanıyorsa dayansın sonucunu alacak, evladı da bu işin içerisindeyse, kendisi de bu işin içerisindeyse bunun mutlaka yargı yoluyla cezasına da katlanması lazımdır. Bunun cezasının yolu, ‘artık birlikte yürüyelim biz yolları’ şarkısı değil. Bazen Ankara’da görürsüzünüz, bir levha var, mavi ve beyaz üzerinde yazı var. ‘Tek yön’ der. Tek yön nereye gidiyor diye baktığınızda, AKP olarak düşündüğünüz vakit, artık tek yönleri kalmış. O da yüce divandır.” Bahçeli, 30 Mart seçimlerinde AK Parti’ye bir ders verilmesi gerektiğini dile getirerek demokrasi içerisindeki çözümün seçimler olduğunu ifade etti.

MHP’nin seçimlere çok kararlı ve iddialı bir şekilde girdiklerini vurgulayan Bahçeli, hiç kimseyi ayırt etmeden kucaklayacak, herkesin barış ve huzur içinde yaşayacağı bir anlayışı Ankara’ya getirme döneminin geldiğinisöyledi.

Bahçeli, MHP’nin hiçbir partiyle ittifakı bulunmadığını da belirterek, “Hiçbir partiyle açık kapalı bir ilişkimiz yoktur. Hiçbir partinin hamalı değiliz, hiçbir partiyi sırtımızda taşımaya da mecbur değiliz. Bugün seçim var, yarın seçim biter ama hayat devam eder. Herkes ayağını denk alsın. Yörük sırtında kimseye kurban kestirmeyiz. MHP’yi kimse istismar edemez, MHP’nin temizliğini, saflığını kimse istismar edemez” ifadesini kullandı.

 

”NÜFUSUN YÜZDE 59’U YOKSUL”

Bahçeli, Kazan ilçesinde de partisinin seçim bürosu açılışında yaptığı konuşmada, iktidarın ülkenin sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını, Türkiye’nin açlık, ahlaksızlık, asayişsizlik, adaletsizlik, işsizlik sorunlarıyla karşıkarşıya kaldığını belirtti.

TÜİK verilerine göre, nüfusun yüzde 59’unun yoksul olduğunu, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını ifade eden Bahçeli, bunun temel sebebinin gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğuna işaret etti. Gazetecilerin Başbakan Erdoğan’a “630 milyon dolar bir havuzda toplayan iş adamlarından bahsediliyor. Siz bu iş adamları için ne düşünüyorsunuz” diye sorduklarını dile getiren Bahçeli, “İstikrarlı iş adamlarıdır, havuza girseler dahi ıslanmazlar’ diyor. Havuzda su yok ki ıslansınlar Sayın Başbakan. Havuzda 630 milyon dolar Amerikan parası var. Yani koyun yününden yapılmış döşek gibi. Adam orada ıslanır mı? Bir de milletle alay ediyorlar. İnsanı en fazla üzen de burası. Sen bu milletin yüzde 51 desteğiyle geldin. Şimdi bu milleti niye hafife alıyorsun” diye konuştu.

Ülkenin etnik unsurlarla bölündüğünü belirten Bahçeli, şöyle devam etti: “Şimdi Kürt kardeşlerimizi temsil etme hakkına sahip olmayan, hiç alakası olmayan bölücü terör, bu hükümet tarafından kale alınıyor, siyasallaştırılıyor, cesaretlendiriliyor, ondan sonra da ‘Kürt sorununu çözeceğim’ diye Türkiye’yi bölünmenin eşiğine getiriyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu çok tehlikeli bir gidiştir. Bunda çok dikkatli olmak lazım. MHP olarak her yerde ifade ediyoruz, bu kardeşliğimiz bozulmasın. MHP olduğu sürece kardeş kavgasına ülkeyi sokmayız. İşte bu sebepten dolayı önümüzdeki günler çok büyük önem arz ediyor. Bu iktidar tükenmiştir, Recep Tayyip Erdoğan bitmiştir, siyasal ömrü tükenmiştir. Bu iktidar değişmelidir ancak bu iktidar 30 Mart’ta değişmez.

30 Mart’ta bu iktidarın değişim izi belirlenir. İktidar uyarılır, genel seçimlerde de Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Allah’ın izniyle yüzde 51 ile de gider. Mehter Marşıyla geldi, İzmir Marşıyla gidecek. Ya Yüce Divan’a gidecek yayurtdışına gidecek başka kurtuluşu yok.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments