BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

MHP-CHP ÜZERİNE

Bu haber 16 Nisan 2014 - 13:14 'de eklendi ve 576 kez görüntülendi.

Seçmenler Mahalli Seçimler’de  CHP ve MHP’nin işbirliğini bir şuura atfetti. İtiraf etmek lâzım ki çok ciddi ölçülerde bir yakınlaşma oldu. Genel Merkezler seviyesinde bir anlaşmaya kimse ihtimal vermek istemez. Çünkü böyle birr durum parti olmanın tüzel kişiliği ile bağdaşmaz. Bu bir görüş komplo teorisi olmaktan öteye gitmez.Onun için böyle birşeyi konuşmak bile abesle iştigaldir kanaatindeyiz. O zaman böyle bir yakınlaşma tamamen taban hareketi midir, dersek belki doğruya yaklaşmış oluruz. Yine de  görünen işbirliğinin sebeblerini şöyle sıralayabiliriz:

1)Mahalli Seçimler’de sayın Kılıçtaroğlu  başta Ankara olmak üzere ülkücü adaylara yönelmiştir. Görünürde parti organları bu eğilimi benimsemezken bizzat kendilerinin israrı olduğu kanaati kamu oyunda hakimdir. Seçim kazanılan Hatay’da da durum aynıdır.

2)Her iki parti tabanının da AKP karşıtlığının çok yüksek sevilerde olması. Özellikle yolsuzluklar ile ilgili olarak  tabanda meydana gelen  AKP’den kurulma arzusu ve Tayyip Bey’in müteharrik veya gergin tavırları.

3)MHP’liler’in Türk Milliyetçiliği, CHP’lilerin Atatürkçülük olarak  gördükleri Cumhuriyet kazanımlarının AKP tarafından hiçe sayılması, hatta “Ayaklar”ın altına alınması gibi amiyane tabirlerle öne çıkarılması.

4)AKP’nin dini istismar politikalarına karşılık CHP ve MHP’in öteden beri bilinen laiklik anlayışının hiçe sayılması.

5)Başını alıp giden “Bölücülük”iddiaları ile ilgili olarak CHP’nin “Ulusalcı”denen kanadı ile MHP’nin bir bütün olarak bu politikalara şiddetle karşı olması.

6)Hükümetin ABD yanlısı dış politikaları. Suriye ve Mısır ile Libya Olayları’nda  yeteri kadar siyaset üretememesi  ve devletin geleneksel politikalarını alt-üst ederek kayaya oturması.

 

Bu sebebleri esasında biraz daha çoğaltabiliriz.Fakat böyle bir işbirliğini hazırlayan sebebler ne olursa olsun birlikte hareket etme gibi “Milli” bir anlayış Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde daha çok ehemmiyet arzetmektedir. İki partinin aldığı oy oranı AKP ile üç aşağı beş yukarı denktir. Bu sebeble Cumhurbaşkanını halk seçeceği için bu nisbetler çok önemlidir. Blok teşekkül ettiğini düşünsek  iki blokunda çekeceği başka oy kaynakları vardır. AKP BDP’ye güveniyor; lakin bu partinin tabanın demokrat, yöneticilerin ise “Sol” menşeyli oldukları unutulmamalıdır. Gerçi işin içinde İmralı fonksiyonu vardır ama  o adamın da sözlerin tutulup tutulmaması noktasında şiddetli rahatsızlıkları olduğu bilinmektedir. Yeni bir taviz veya düzenleme ise AKP’in blok sayılabilecek oylarını dağıtmaktan başka işe yaramaz. Velhasıl Cumhurbaşkanlığı seçimi şimdilik  bilinmiyenli bir denklemi hatırlatıyor.

Hepsinin ötesinde henüz Cumhurbaşkanlığı adayları ortaya çıkmış değildir. Bir veya birkaç AKP’linin dışında çıkacak aday her nekadar belirleyici ve dağıtıcı olsa da, MHP ve CHP’nin açık veya gizli bir ittifakla çıkaracağı adayın AKP’den oy koparamıyacağını kimse iddia edemez ! Buna karşılık şu hali ile Tayyib Bey’in kendi adaylığı için MHP ve CHP’den bir oy koparamıyacağı âşikardır.

Kamu oyunun ehemmiyetle beklediği husus Cumhurbaşkanı’nın %50’nin üzerinde bir oyla seçilmesidir. İkinci turda seçilecek bir Cumhurbaşkanı’nın makamda rahat etmesi mümkün görülmüyor. Böyle bir  makam uzun sürecek tartışmalara sebep olacaktır. Bu safhada millet Makam yetkilerinin Tayyib Bey şahsında genişletilmesinden de yana değildir. Çünkü bu yetki kullanımının tam bir tek adamlığa dönüşeceği ve yeni 17 Aralıklar’ı gündeme getireceği şimdiden bellidir

Şunu anlıyoruz ki;Cumhurbaşkanlığı seçimi  mutlaka kriz görüntüleri ile geçecektir. Millet bunalım istemiyor. Bu sebeble ikltidarın çıkaracağı aday kim olursa olsun  bu bunalım sebebleri gözardı edilmeyecek, belki de millet en akıllı kararı verecektir.

 

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments