TÜRKİYE SİYASETİ ÜZERİNE V

Bu haber 27 Mayıs 2019 - 0:23 'de eklendi ve 744 kez görüntülendi.

     Ali BADEMCİ

       alibademci@gmail.com

2019 Mahalli Seçimleri Türkiye siyasetinde  derin değişiklikler oluşturdu. İktidar partisi büyük şehirlerde seçim kaybını hazmedemedi ve YSK. İstanbul seçimlerinin yenilenmesine karar verdi. Amatör sayılabilecek genç bir politikacı İstanbul’da iktidarın Meclis Başkanlığı, başbakanlık, bakanlık yapmış süper adayını  altetti. Elbette iktidarın hazımsızlığı İstanbul’un öneminden kaynaklanıyordu! Öyle  ya Türkiye nüfusunun %18,5’ğunu barındıran bu metropol aynı zamanda  ekonominin %34’ünü  elinde tutan,  siyasi partiler açısından önemli bir rant merkeziydi. İşte hazımsızlık ve iktidar telaşı bu sebeplerden kaynaklanıyordu.

TÜRKİYE SİYASETİ ÜZERİNE V

15 Temmuz Olayı’ndan sonra Türkiye siyasetinde çok şeyler değişti. 2002’den beri her seçimden birinci parti olarak çıkmayı başaran AKP devlet olmayı  öğrenmek zorunda kaldı. Aradan 14 yıl geçmesine rağmen  maalesef devlete tam olarak nüfuz edememişlerdi. İşin ilginç yanı  onlara  hayat tanımayan ve iktidarı ellerinden almak isteyen  Güçde  kendileri ile aynı gelenekten geliyordu, belki birçok AKP yöneticisi ile Tarikat birliktelikleri vardı! Netice olarak, ispata gerek kalmayacak derecede açık bir biçimde  Gülen Cemaati de  AKP de din tabanlı siyaset yapıyordu, ki varlık sebebleri de bu idi!

15 Temmuz kalkışmasına karşı, menfur olaydan tam 22 gün sonra, 7 Ağustos 2016 günü İstanbul Yanikapı’da  bir miting yapıldı. O zamanki  gazete haberlerine  göre  miting alanında  5 milyon kişi toplanmıştı! 25 milyon kişilik alan şehir merkezi ara sokaklar ve Kennedy Caddesi’nin Eminönü ve Zeytinburnu istikametlerine doğru yayılmıştı. Bu infial din eksenli siyasete toplumun tepkisini açıkça gösteriyordu! Gerek kalkışma gerekse  sözkonusu   mitingten  benzer çiğiler üzerinde hareket eden AKP ne kadar ders aldı, bunu elbette zaman gösterecektir. Fakat şartlar ne olursa olsun Devlet Başkanı’nın  adam akıllı ders aldığı düşünülebilir. Lakin aynı görülerden nemalanan  iki  cephenin de o kadar müşterek tarafları vardır ki hemen hemen  birbirlerinden ayırt etmek mümkün  değildir. O sebeble AKP içi ne kadar temizlenirse temizlensin iştirakleri parçalamak mümkün olmamaktadır. İlginçtir ki deşifre olanlar kısa zamanda toparlanmakta  ve parti içinde hakim duruma gelmek için  gayret sarf etmektedir. Acaba çok zeki olan  Tayyip Bey bu işi ne kadar biliyor?

Tayyip Erdoğan alışılmış Cumhurbaşkanı olmakla yetinmedi, partili  cumhurbaşkanlığını getirdi ve hangi kategoride olursa olsun yarıdan bir fazla oy almak kaydı ile  yarı başkanlık sistemini referandumdan geçirerek müesseseleştirdi. Partili Cumhurbaşkanlığı aynı zamanda devletin bütün müesseseleri ile  partileşmesi demekti! Salt çoğunluk esası ise artık  başka bir parti veya partilerle işbirliği yapılmadan  hiçbir seçimin kazanılmayacağını ortaya koyuyor, böylece  biraz da Koalisyon  düzenini hatırlatıyordu; bu ise ülkede Cepheleşme  demekti! 2018 Genel Seçimleri ittifaklara giren  küçük partilere yaradı! 24 Haziran’da yapılan Cumhur ve Millet adıyle iki ittifakla girildi. AKP+MHP ve CHP+İyi Parti! Kamu oyu yoklamalarına göre MHP ve İyi Parti %10 barajını aşamıyordu,  fakat ittifak dolayısiyle  baraj sözkonusu olmayacağı için, MHP  %11.10 ile  kıt-kanaat barajı aşarken, İyi Parti  %9.96 ile barajın altında kaldı. MHP 49, İyi Parti 43 vekil çıkardı. İttifaklar anlamında Cumhur  344, Millet ittifakı ise  192 sayısına ulaşabilmiş, HDP hem barajı hem de MHP’yi  geçmişti!

Açıkça   belli oluyordu ki  MHP’yi AKP ile işbirliği kurtarmıştı. O sebeble Devlet Bahçeli bütün beyanlarında  kayıtsız şartsız  bu parti iktidarının yanında oluyor, üstelik bu olayı kendi camiasına  “beka” meselesi olarak   empoze ediyordu! Aslına bakarsanız  “beka” meselesinin AKP’yi desteklemekle hiçbir ilgisi yoktu! 2019 Mahalli seçimlerinde   MHP biraz daha ölçüyü kaçırdı ve özellikle üç  büyük şehirde  aday çıkarmayarak AKP’yi desteklediğini ilan etti! Bahçeli de Erdoğan da MHP’nin elinde bulunan  üç büyükşehri muhafaza edemeyeceğini biliyordu! Özellikle Adana’da  sui’istimal hadiseleri ayyuka çıkmış, Mersin’de   Adana gibi hareket etmeyen Başkan aday tesbitlerinde tasfiye edilmişti! O sebeble  Adana ve Mersin’de  seçim feci şekilde kaybedilirken, Manisa’da durumu dürüstlük kurtardı! Sanıyoruz ki hala MHP Genel merkez yöneticileri işin farkında değildir.

2019 Mahalli Seçimleri Türkiye siyasetinde  derin değişiklikler oluşturdu. İktidar partisi büyük şehirlerde seçim kaybını hazmedemedi ve YSK İstanbul seçimlerinin yenilenmesine karar verdi. Amatör sayılabilecek genç bir politikacı İstanbul’da iktidarın Meclis Başkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık yapmış süper adayını  alt etti. Ebette iktidarın hazımsızlığı  İstanbul’un öneminden kaynaklanıyordu! Öyle ya Türkiye nüfusunun %18,5’ğunu barından bu metropol aynı zamanda  ekonominin %34’ünü  elinde tutan,  siyasi partiler açısından önemli bir rant merkeziydi. İşte hazımsızlık ve  iktidar telaşı bu sebeplerden kaynaklanıyordu. (Devam Edecek)

Hoşçakalın.

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments