DOLAR
8,2425
EURO
10,0226
ALTIN
486,26
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Cumartesi Gök Gürültülü
24°C
Pazar Parçalı Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
20°C
YUNUS EMRE’YLE HASBİHAL-7    Ahmet URFALI        Yunus bana buğday gerek demişse, bu insanın önce karnının doyması, yani yaşaması gerektiğinin vurgulanmasıdır, bu dünyanın hakkını vermenin kaçınılmaz olduğudur, çünkü himmetle ulaşılan yüce değerlerin taşıyıcısı biyolojik varlığımızdır. Buğdayı aldıktan sonra da himmeti istemesi buğdaya takılıp kalmadığını, dünyaya bağlanmadığını, maddeyi aşmaya hazır olduğunu gösteriyor.   ...
EMİNE IŞINSU ABLAMIZA VEDA Efendi BARUTÇU 6 Mayıs 2021 Perşembe günü ahiret yurduna yolcu ettiğimiz sanatçı, edebiyatçı, yazar Emine Işınsu Öksüz’ün 1970’li yılların Ülkücü Türk Milliyetçisi gençliğinin fikrî şahsiyetinin oluşmasında büyük bir payı vardır. Her biri bir başka güzellikte ölümsüz eserleri ve -o tarihlerdeki yazar kadrosuyla -fikrî seviyesine günümüzde bile...
Dostlar Yaşlı  Öküzün Durumuna  Düşmeyelim Kadir KESKİN              Bir köylünün bir yaşlı öküzü varmış. Biri ölünce yanına ikinci bir öküzü alıp çift sürme imkânı olmadığı için öküzünü köyün sürüsüne koymuş. Sürü de genç danalar olduğu için hep yaşlı öküzü dövmüşler, onu süsmüşler ve hep horlamışlar. Yaşlı öküz, bunu kaderi kabul edip...
KOMANDO RECEP Halim Kaya Ülkücü Hareketin tarihi mücadelesini anlatan kitapların yazılmasını destekleyen ve mümkün oldukça da alıp okuyan, sekiz bin civarı kitabıyla azımsanmayacak bir kütüphanesi olan sıradan bir vatandaş olarak ben bu kitabı önce almak istemedim, fakat daha sonra ne hikmetse içime almak isteği doğdu. Almak istemememin ilk sebebi bana...

Şehitlikte Hüzünlü Anneler Günü

Şehitlikte Hüzünlü Anneler Günü
11.05.2014
0
A+
A-

sehitlikte_huzunlu_anneler_gunu_h28194

Edirnekapı Şehitliği’ndeki evlatlarını ziyarete gelen anneler, Anneler Günü’nü buruk geçirdi.

Oğullarının mezarları başında gözyaşı dökerek Kuran-ı Kerim okuyan anneler, yürekleri burktu.
Anneler Günü tüm Türkiye’de mutlu ve sevinçli geçerken, evlatlarını şehit vermiş birçok anne ise Anneler Günü’nü buruk geçiriyor. Şehit oğullarını ziyarete gelen anneler, evlatlarının yanı başında uzun süre gözyaşı döktü. Kimi oğlunun mezarını temizlerken, kimi ise mezarının yanı başında Kur’an-ı Kerim okudu. Oğullarının mezarı başında dua eden anneler, bir Anneler Günü’nü daha evlatlarından ayrı geçirmenin burukluğunu yaşadı.

 

Şehidi olmadığını ancak şehitlikte yatan herkesin kendi oğlu gibi olduğunu belirten Seniha Çakar, “Hepsi benim şehidim. Ben onlar için geldim. Benim evladım yok ama siz hepiniz benim evladımsınız. Biz böyle biliyoruz. Onlar bizim için uğraşıyor, bizim için şehit oldular. Ben onlar için nasıl bir dua okumayıp da, gözyaşı dökemem. Ben evde de okuyorum, ağlıyorum. Allah rahmet eylesin. Zaten nur içinde selametle yatıyorlar. Memleketimize, dünyamıza Allah iyilik sağlık versin. Gözyaşı vermesin, anneler ağlamasın. Cümlemizi Allah bağışlasın ve sağlık selamet versin. Şurası alem-i cihan olsa, billur taşlardan olsa istemem. Yeter ki Allah imanımızı bize versin” dedi.
Oğlunun mezarını pırıl pırıl yapmak için uğraşan bir anne de, “Anneler Günümüz bizim yok. Üzgünlükle ve ağlamayla geçiyor. Sabah kalktım, askerden gelen oğlumun valizini açtım. Kotlarını, kıyafetlerini kokladım. Kendilerinin yerine sabaha kadar onları kıyafetlerini kokladım. Bizim Anneler Günümüz de böyle geçiyor. Anneler Günü’nde yavrumuzun kokusunu alıyoruz ama bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Nuray Yaygın ise, “4 tane daha çocuğum var ama hepsinin yeri ayrı. Mehmet’im yok, babası yok. Oğlumu özlüyorum. Biz onu 20 yaşına kadar nelerle büyüttük. Ancak Allah’ın takdiri yapacak bir şey yok. Mertebesini biliyoruz ama yine de anneler olarak kalbimizdeler. Hep hastayız, hep yastayız” diye konuştu
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.