GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

BİR ZAMANLAR KIBRIS…

Atilla ÇİLİNGİR

Kadın haksız mı!?

Bu haber 20 Ağustos 2014 - 14:27 'de eklendi ve 760 kez görüntülendi.

    MERTEL neden Türkiye’yi dinleme ihtiyacı duyduklarını açıkladı:
    -Çünkü Erdoğan ve iktidarı, IŞİD adındaki terör çetesine her türlü desteği veriyor. Bu vampir gruba kapılarını açıyor ve çeteye, Almanya’yı da hedef gösteriyor…
     Mertel‘in yerinde siz olsaydınız ne yapardınız!?
     Cinayet şebekesine kol kanat geren ve sizin de hedef alınmanıza olanak tanıyan siyasal yapıya alkış mı tutardınız, yoksa onu sürekli dinleyerek, hatta gözetleyerek kontrolünüz altında tutmaya mı çalışırdınız? 
     …………………………
     Demokrasi rejiminde affı mümkün olmayan birinci suç terördür…
     Terör, sistemin en büyük düşmanıdır…
     Bağışlanamaz…
     Erdoğan ve AKP gibi iradelere benzeyen siyasal yapıların terörle kol kola girmesi de mutlaka halk tarafından, ama öyle ama böyle cezalandırılır.
     Bizim cahil kalabalık ise sünepeliğinden, sadre şifa hiçbir şey yapamaz!
     Türkiye’yi dinledi diye bayan Mertel‘e kızmak, teröre destek veren ülke olmaktan bizi kurtarmıyor. Aksine, tescilli marka haline gelmemize yol açıyor!
NOT: Bizimkinin, terör destekçisi ilan ettiği Esad’tan geri kalır yanı var mı!?
     * * *
     BİR liderin, diktaya gidişini gösteren tavırlardan biri de etrafındaki değerli insanları harcamasıdır…
     Onlardan kurtulmalı ki attığı adımların önünde engel kalmasın, dikta karşıtı sesler yükselmesin ve  bütün güç, kolayca elinde toplansın…
     12 yıldan beri ülkenin ve milletin kaderiyle oynayan, müesses nizamı allak bullak ederek demokrasiden koparan AKP iktidarı döneminde, kendinde dünya liderliği vehmeden diktatörlüğe yatık mizac sahibi muhterem, en yakınındaki arkadaşlarını bile harcamaktan perva etmedi…
     En son, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile oynamaya kalktı; başardı da. AKP’nin kurucularından olan Gül‘ü hem devlet, hem parti mekanizmasından uzak tutan kararlar aldı… 
     Siyasette ayak oyunu olmaz derler; nasıl olmaz, işte sonuncusu…
     Gül küstü ama belli etmiyor; fakat yakında AKP’de çalkantılar başlar, Erdoğan nadim olur mu bilemem; kendiliğinden nadim olmazsa başkaları tarafından nedamet getirtilir!
     Erdoğan’ın dışladığı eski arkadaşları arasına Bülent Arınç da girmek üzere, İdris Naim Şahin daha önce şutlandı, keza Ertuğrul Yalçınbayır ile Dengir Mir Mehmet Fırat da dayanamadı bıraktılar…
     Ertuğrul Günay ve İdris Bal ile istifa eden diğer vekiller yakın arkadaşlarından değil ama partiye hizmetleri geçmiş isimler, onlar da dışlanıverdi. 

     Hakan Şükür en yakınındaydı, o da diktaya gitmeye kalkıştığını görünce lideri kaderine terk etti…  
     Yakın günlerde, adı resmiyet kazanmamış bir başkanlık sisteminin uygulanması da söz konusu…
     Erdoğan tek adamlığını anayasaya ve yasalara rağmen aleniyete dökecek; bunun sinyalllerini çoktan beri veriyor. O zaman bakalım etrafından daha başka kimleri harcayacak…
     Yeni dönemde, tek adamlığına laf etmeyecek bakalım hangi etfal tipleri etrafına  toplayacak göreceğiz.
     Nasıl olsa cahil kalabalık arasından o tipler fazlasıyla vardır! 
     * * *
     SİYASET nedir?
     Çok değişik tarifi var…
     Bir cümleyle de anlatılabilir, yüzlerce cümleyle de…
     Ben farklı bakıyorum siyasete, tek cümleyle; siyaset, toplumda yer eden düşüncelerin, fikirlerin, çıkarların, çatışması değil, bunların uzlaşı haline gelmesi demektir…
     Eğer siyaseti böyle değerlendirir ve yorumlarsanız toplumların kargaşadan uzaklaşmasına önemli ölçüde katkıda bulunmuş olursunuz…
     Uzlaşma ararken ortaya beşeri ahlâkla birlikte hür irade de çıkar…
     O zaman bunların üzerinden yürürsünüz. 
     Bu yürüyüş de sizi ister istemez etik bir atmosferde başkalarıyla kucaklaşmaya götürür…
     Özetle bu işlemin adı “Siyaset” tir…
     ………………………….
     Neden siyasete değindim onu da söyleyim; Türkiye kritik günlerden geçiyor. Bu geçişin yara almadan
olması lâzım. Hem iktidara, hem muhalefete görevler düşüyor; ikisinin de homojen yapılarını muhafaza etmesi gerekiyor. MHP bu hassasiyeti gösteriyor ama gerek AKP’de, gerek CHP’de, hatta BBP’de iç çekişme yoğunluk kazanma sürecinde…
      Siyasetçi evinde iz’an ve idrak içerisinde değilse dışarıda da ortak düşünce, fikir ve çıkar zemininde buluşamaz. Herkes bir tarafa çekiştirirse o ülkede siyaset ne hale gelir düşünün..
     Siyaset lastik gibi elastik değil ki, çek çekebildiğin ve istediğin yere kadar…
     Evet, CHP kaynıyor…
     AKP ise kaynamanın arefesinde…
      Siyaset denizi köpürmez de ne olur!?

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.