YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

Masala devam…

Bu haber 15 Eylül 2014 - 1:13 'de eklendi ve 666 kez görüntülendi.

PARLAMENTER demokrasinin yasama usulünde “Torba Yasa” uygulaması galiba ilk kez bizde görülüyor. 
   İlklere imza atmaya bayılan bir siyasal anlayışın icadı olan “Torba Yasa” biçimi, yangından mal kaçırmak gibi telâkki de edilebilir…
   Torbada kaç konu varsa ayrı yasa halinde ele alınamaz mıydı?
   İlle de “Torba Yasa” oluşturmak insanın aklına “Yasama, halkın dikkatinden neyi kaçırmak istiyor”sorusunu getiriyor…
   Bir, üç, beş, on bilemediniz on dört- on beş değişik konuya şekil verecek yeni hükümlerin yer aldığı “Torba Yasa” toplumun değişik katmanlarında yeni farklılıkların doğmasına yol açacaktır…
   Nitekim açmaya da başladı…
   Recep Tayyip Erdoğan tarafından hiçbir inceleme yapılmadan onaylanan yasa, mesela maden işçilerine işsizliğin kapısını açtı…
   Dört bin maden işçisi kafadan işsiz kaldı…
   22 maden kapandı, işletenler madencilik işine havlu attı…
   Kıdem tazminatları sıfırlandı; işçiler çaresizliğe terk edildi…
   Bitmedi, bunlar olunca kömürün fiyatı da yüzde 40 oranında pahalandı…
   …………………………..
   Taşeronluk sistemine gelince; Çalışma Bakanı’nın da ifade ettiği gibi yasa taşeronu, sistemi daha vahşi biçimde kullanma olanağına kavuşturdu. Taşeron, işçinin sırtında Damokles‘in kılıcı haline dönüştü.
   Bakan da söyledi; işçiler eskisi gibi, taşeronların kölesi olmaktan kurtulamayacak.
   İş çevreleri de taşeronluktan yararlanarak kolayca servet sahibi olacak!
   …………………………..
   “Torba Yasa” 35 bin işsiz öğretmene okulun kapılarını açarken 45 binden fazla öğretmen adayının da işsiz kalmasını sağladı ve hepsini, geçinmeleri için pazarlarda limon, sokaklarda simit satmaya mahkûm etti…
   Nasıl bir yasa kümesinin kaşla göz arasında çıkarılıp şimşek hızıyla onaylandığını görün!
   * * *
   VAN‘dan yola çıkan işçilerin yolunu polis kesti. Engelleyici malûm malzeme, yani biber gazı, plastik mermi, tazyikli su kullanılarak yürüyüş engellendi…
   İşçiler, değişik konulardaki şikâyetlerini Ankara’ya başka yolla duyuramadıkları için Başkent’e yürümeye karar vermişti; nihayet hazırlıklar yapıldı ama yürüyüş başladığı yerde bitti.
   Beri yanda HES istemeyen yüzlerce köylü yürümek ve kararı protesto etmek istedi; onlar da jandarma ve polisin engellemesine takıldı… 
   Keza, mermer ocağı kurulmasını istemeyen, ocağın ekolojik dengeyi bozacağını haykıran köylüler de yola düştü. İki adım sonra onlar da güvenlik güçleri tarafından engellendi…
   Öğretmenlerin protesto gösterileri bitmiyor…
   Memurların, çalışma koşullarından ve maaşların azlığından yakınmaları sürüyor… 
   Gezi için yapılan protesto gösterilerine küçük çapta katılan Beşiktaş’ın Çarşı grubuna mensup gençler, devleti yıkmakla suçlanmalarına itiraz halindeler. Sıradan bir protesto gösterisine katılmanın bu kadar ağır bir suç isnadıyla yargıya götürülmesinin ise demokrasiyle, özgürlüklerle ve hukukun üstünlüğüyle bağdaşmadığını haykırıyorlar.
   Kısacası Türkiye, altından zor kalkılacak kaotik bir süreci yaşamakta…
   Sokaklarımız ve alanlarımız, çeşitli nedenlerle halkımız tarafından şikâyetlerin seslendirildiği alanlar haline geldi. Ama bu alanlarda insanlar, demokratik haklarını kullanamıyor, isteklerini sıralama olanağına kavuşamıyor, seslerini duyuramıyorlar. Çünkü iktidarın polis gücü, “Hak aramak, düşünce açıklamak ve toplanıp yürümek suçtur, yurttaşın böyle bir hakkı yoktur” diyerek anayasaya uymayan çarpık bir anlayışın uygulayıcısı olmaktan kurtulamıyor.
   Ancak bu alanların şiddet kullanan teröristler tarafından işgal edilmesine de aynı iktidar “Aman açılım bozulmasın, çözüm sürecine bir şey olmasın” diyerek engel olmuyor…
    ………………………….
    Yeni Türkiye…
    Veeee…
    Ne idüğü belirsiz açılımlarla sağlanan Yeni Demokrasi… 
    Afyon etkisinde iki slogan…
    Bu ve benzeri sloganlarla günümüzü piç ediyorlar, ülkenin elden çıkması sürecini sürdürüyorlar!
    Yaşananlar gayet açık; hakkın dikkate alınmadığı ve hukukun geçerli olmadığı bir yapılanmaya “Yeni” diyerek cahil kalabalığı kandırıyorlar. 
    İnsanları kendilerine güldürmek, ya da sövdürmek isteyenler “Yeni demokrasi, yeni Türkiye” masalını anlatmaya devam edebilir!
    * * *  
    “TORBA Yasa” vergi ödemelerine ve cezalarına bazı yenilikler getiriyor…
    Ayrıntısına girmeyeceğim…
    Maliye Bakanı cezalarda af yok dedi ama, mesela trafik cezaları affa sokuldu. Konulan limiti aşmayan cezalar tahsil edilmeyecek. 
    Verilen karar, yurttaşı rahatlatacak düzeyde değil. Vergi tahsilatında sorunlar yaşayan ve parasız kalan devlet, ufak cezaları silerek göz boyarken diğerlerini mükellefin perişan ekonomik durumuna bakmaksızın yeniden yapılandırarak son kuruşuna kadar alacak…
    Cari açığı uçsuz bucaksız hale gelen ve dış ticaret dengesi bozuk ekonomik yapıda, devlet ve özel sektör borçları gırtlağa dayandığı ve sıcak para girişi de kesildiği için, borsa düştü, enflasyon tırmandı.
    Yabancı kaynaklar bu gelişmeyi “Türkiye’nin dengesi bozuldu” diye yorumladı; yanlış değil, dengemiz bozuldu, toparlanamıyoruz…
    Bu gibi durumda iç istikrazın yolu ya para basmaktan, ya vergi tahsilatını hızlandırmaktan geçer…
    Şimdilik vergi tahsilatına hız vereceğimiz anlaşılıyor… 

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.