YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

Aslolan nedir?

Bu haber 07 Ekim 2014 - 13:34 'de eklendi ve 808 kez görüntülendi.


 
   BERAET-i zimmet asıldır…
   Yani temize çıkmak için berat etmek gerekiyor…
   Yoksa hırsız, hırsız olarak kalır; keza ipsiz, yalancı, talancı ve rüşvetçi damgası yiyen herkes zimmetlediği bu suçlardan aklanmamışsa, yani yargılanmaktan kaçmışsa beraet etmiş sayılmaz.
    İsnat edilen suçun faili olarak anılır…
    Siyasette beraet-i zimmetin önemi, diğer birçok koşulun önündedir!
    Kısacası beraet etmemiş biri, mevki ve makamı ne olursa olsun bireyin nazarında şaibelidir.
    Toplumun önüne çıkabilmek için siyasetçinin beraeti zimmetlemesi lazım; suçu değil!
    …………………………..
    Bizim siyasal hayatımız beraet-i zimmete önem vermeyen tiplerle dolu. Kırk yılda bir, biri çıkacak da hakkındaki suçlamalardan kurtulmak üzere yargıya sevkini isteyecek…
    Siyasetin kirli olması toplumun kirli olmasından mı kaynaklanıyor, yoksa toplumun kirli olması yüzünden mi siyaset kirli…
    Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan sorusu gibi…
    Ben yanıt veremiyorum; zira yanıt, derin bir sosyolojik araştırma yapılmasını gerektiriyor.
    ………………………….
    Kısacası “Yeni Türkiye’de” de beraet-i zimmet bir türlü asıl olamadı. Her türlü suçu işlemiş olanlar onun da önüne geçti!
    * * *
    ADAM izin almadan sahili kapatıyor…
    Bir diğeri kimseye sormadan ve sahiplerine haber vermeden devremülk  dedikleri yazlıkları yıkıyor yerine kaçak olarak beş yıldızlı lüks otel yapıyor…  
     Adamın inşaatına 70 metre yükseklik veriyorlar; o, gökdelenlerini 90 metreye yükseltiyor…
     Yeşille mavinin kucaklaştığı koy, sit alanı ama sallayan kim… 
     Uyanık yurttaş bahçeli 8-10 lüks villa yaparak siyaset ağalarına satıyor; onlar da inşaat izni olmayan villaları kapışıyorlar…
     “Nasıl olsa bize kimse dokunamaz” kafasındalar…
     Atatürk Orman Çiftliğinin ortasına binlerce ağacı keserek yerleşke adını verdikleri kaşâneyi konduranlar da izin mizin almayı düşünmemiş… 
     Sanki Türkiye bir milletin değil, bunların baba toprağı!
     -Üçüncü köprüyü yapacağım…
     -Yap, ne istersen yap da ağaçlara dokunma… 
     -Dokunmadan olmaz, hem ülkede Gül ve Erdoğan adına kurulu 16 orman var…
     -Ne demek bu?
     -Şu demek, ağaç keseriz ama dikeriz de…
     -Yasal mı yaptığınız?
     -Değilse o zaman da yasaya uydururuz…
     Kafaya dikkat!
     ……………………….
     Dışarıdan bakan da Türkiye’de yasa olmadığını düşünebilir…
     Yasa yerine, beraeti zimmetleyememiş olanların sözü geçerse siz ne düşünürsünüz…. 
       * * *
     GÜNEY Doğu’da çatışmaların büyüme olasılığı var…
     Komutanlarımızın söylediklerine göre hazırız ve keyfimizi kaçırcak her silahlı kalkışmayı olduğu yerde boğmaya kararlıyız…
     Bakmayın siz PKK’yı tamamen tenkil edemediğimize, bu örgütün koruyucu kalkanı var; üstelik himaye altında ama ISİD’i koalisyon güçleriyle el ele verirsek temizleyebileceğiz…
     Bu oluşumdan biraz da rahatsızız. İster istemez PKK ile aynı saflara düşeceğiz. IŞİD’in üzerine PKK ile gitmemiz söz konusu olabilir, dünyaya rezil olmak da var; “PKK ile TSK aynı cephede” diye tiye alırlarsa bizi… 
     Ah ahhh, korkunun ecele faydası yok!

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.