GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

“AKP’nin yeni Türkiyesi’nde sınav yerine torpil var”

Bu haber 18 Aralık 2014 - 12:59 'de eklendi ve 578 kez görüntülendi.

MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, “AKP’nin yeni Türkiyesi’nde sınavın yerini torpil, adaletin yerini kayırma almıştır, diploma yerine ise, parti üyeliği aranır hale gelmiştir” dedi.

HaberRes_39403.jpg.pagespeed.ce.XCpLwNDobB

MHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu’nda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) ile üniversitelerin bütçelerinin görüşülmesi sırasında söz aldılar.

Yakalarına, “17-25 Aralık Yolsuzluğa, Rüşvete Hayır-Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası” yazan kokartlar takan MHP milletvekilleri, kokardın büyütülmüş bir halini ise MHP sıralarının önüne yapıştırdılar.

MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu yaptığı konuşmada, hükümetin çevre konularına yaklaşımını ve ÇED raporlarına ilişkin yönetmelik değişikliğini eleştirdi. Tanrıkulu, Bakanlığın çevre denetiminin temel taşı olan yönetmeliğin değişiklikle işlevsizleştirildiğini savundu.

Yaşanabilir Çevre ve Marka Şehirler adı altında zorlama bir kavram yaratıldığını ve bu tanımın içinin doldurulamadığını da söyleyen Tanrıkulu, kentsel dönüşüm konusunda da iktidarın aklına sadece İstanbul’un geldiğini, özellikle deprem açısından riskli diğer kentlerin ve kentlere ilişkin gerekli düzenlemelerin gözardı edildiğini ileri sürdü.

Çevre mühendislerinin atama sorunlarını da gündeme getiren Tanrıkulu, “Yıllardır çevre mühendisleri atama bekliyor. Ama ne hazindir ki adında çevre bulunan Bakanlık, çevre mühendisine ihtiyaç duymuyor” dedi.

 

“KPSS’YE GİRİP DE ATANAMAYAN GENÇLERİN ÇIĞLIĞINI SAYIN BAŞBAKAN DUYABİLİYOR MUYDU?”

MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu da eğitime ayrılan bütçenin az olduğunu savundu. Topcu, şöyle konuştu:

“Sayın Başbakan 2015 bütçesinde şu ifadeyi kullandı; ‘Hiçbir cevher insandan daha kıymetli değildir’. Sayın Başbakan’a bu cümlenin karşısında sorulacak o kadar çok soru var ki. O zaman, neden belli bir sistematik, sürdürülebilir eğitim politikası uygulanmadı on iki yılda? Neden 5 tane farklı programları uygulayan Milli Eğitim Bakanı geldi?

Ve gençler arasındaki işsizlik hala yüzde 20’lerde, üniversite mezunlarında yüzde 25’lere doğru yükseldi. Ve özellikle de KPSS’ye girip de atanamayan gençlerin çığlığını acaba cevheri değerlendirme olarak bahseden Sayın Başbakan duyabiliyor muydu? Özellikle, bakanların, üst düzey bürokratların ve yöneticilerin akrabalarının ve yakınlarının sınavsız atandığı böyle bir durumda acaba nasıl cevap verebilecekti?”

Milli eğitim’deki en önemli problemlerden birinin de müdür atamaları olduğunu belirten Topcu, “Okul müdürleri yerlerinden edilmiş ve nitelikleri memurun değil iktidarın çıkarına göre yandaş sendika üyesi olan isimler müdür olarak atanmıştı. İşte, AKP’nin yeni Türkiyesi’nde sınavın yerini torpil, adaletin yerini kayırma almıştır, diploma yerine ise, parti üyeliği aranır hale gelmiştir” diye konuştu.

Kürtçe eğitim veren okullar bulunduğunu, bunun anayasa aykırı bir durum olduğunu ifade eden Topcu, “Bu nasıl bir garabettir? Bir bebek katiliyle yapılan pazarlıkların sonucu olarak kimse görmüyor, kimse konuşmuyor, kimse de duymuyor. Hali bu iktidarın” dedi.

AK Parti’nin ahlaka format attığını söyleyen Topcu, okullarda ahlaki değerler dersi verilmesine değindi. Topcu, şunları söyledi: “Bu dersler verilirken özellikle hırsızlık kavramlarının, çalma, çırpma, günah gibi kavramların özellikle güncel örneklerle desteklenmesi gereğini de buradan vurguluyoruz.

Değerler eğitimi dersinin anaokulundan itibaren verilmesi, bu dersin içinin doldurulması ve iyi yetişmiş hocalar tarafından yapılması gerekiyor. Bizim teklifimizde iktidara teşekkür ediyoruz. Özellikle konulardan bir tanesinin de 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvetle mücadele haftasının örnek olay olarak bu değerler eğitimi dersine konmasını da biz teklif etmek istiyoruz.”

 

-KÜRSÜYE, “17-25 ARALIK YOLSUZLUĞA, RÜŞVETE HAYIR” KARTI YAPIŞTIRILDI

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık ise konuşmasına başlamadan önce kürsüye üzerinde “17-25 Aralık Yolsuzluğa, Rüşvete Hayır-Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası” yazan bir kart yapıştırdı. Işık, “Bugün 1. yılını dolduran ve 9 günlük bir süreyi kapsayan 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvetle mücadele haftasında, iktidar partisi yöneticisi, yakını ve yandaşı olmaktan başka diğer vatandaşlarımızdan hiçbir farkı bulunmayanların, aradan geçen 365 güne rağmen hiçbir hesabı vermeden, bugün hiçbir şey olmamış gibi ellerini kollarını sallayarak bu ülkede dolaşıyor olmalarından dolayı duyduğum üzüntüyü belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

AK Parti iktidarı döneminde üniversite sayılarının arttığını, ancak akademik personel sayısının aynı ölçüde yükseltilemediğini söyleyen Işık, bu dönemde YÖK ve üniversite yönetimlerinin, personel, öğrenci ve öğretim üyelerinin yanı sıra ülkenin sorunlarıyla ilgili hiçbir görüş belirtemediklerini kamuoyuyla paylaşamadıklarını belirtti.

 

EKRANA BANT KOYDULAR

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Işık’ın konuşmasından sonra yerinden söz alarak, Meclis TV’nin yayını sırasında, Işık’ın kürsüye yapıştırdığı skartın izleyici tarafından görülmesini engellemek için daha önce kısa süre duran ekrandaki bandı, konuşma boyunca kaldırmadığını ileri sürdü. Halaçoğlu bu duruma tepki gösterdi.

 

-“BİRİLERİ ‘OH KURTULDUK’ DEMESİNLER”

MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut ise konuşmasında hükümetin eğitim politikalarını eleştirdi.

Bir ülkenin kurumlarında kurallar ve kanunlar doğrultusunda işlem yapılması gerektiğini belirten Bulut, “17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarını savcı takipsizlik kararı vermiş olsa da Türk milleti bu iddiaların peşini bırakmayacak takibat sonuna kadar devam edecektir. Birileri ‘oh kurtulduk’ demesinler. Zaman çok çabuk geçiyor. Anlamlar, alanlar, verilenler, verenler,taşıyanlar, taşıtanlar, dinleyenler, konuşanlar tarih huzurunda mutlaka hesap verecektir” değerlendirmesinde bulundu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.