YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

Türkçe ve Fransız Devrimi

Bu haber 25 Aralık 2014 - 13:12 'de eklendi ve 600 kez görüntülendi.

Ergun Kaftancı

KONUŞURKEN ve yazarken Türkçe sözcüklerin yerine yabancı dillere ait sözcükleri kullananlara çok kızıyorum…
   Türkçeyi mi bilmiyorlar, yoksa züppelik olsun diye mi Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca  ve Almanca dillerine sığınıyorlar kestiremiyorum…
   Televizyon reklamlarına bakın; yapımcılar nedense Türkçe sözcükleri kullanmaktan kaçıyor. İngilizce yazılımı“İnnovation” olan ve “Yenileşim” anlamına gelen sözcük, önemli bir firmanın reklamlarında yer almaya başladı.
    Çok ayıp!
    Özümüzden kopukluğa örnek mi istiyorsunuz, işte yabancı sözcüklerle çıfıt çarşısına çevrilen Türkçemiz…
    Fransızca olan ve “İmage” diye yazılıp imaj diye okunan sözcüğün yerine “İmge”yi bulduğumuza göre öteki yığınla yabancı sözcüğün yerine de bize ait sözcükleri bulup koyabiliriz…
    Bu konuda çalışma yapılıyor mu?
    Yapılıyorsa iyi; yapılmıyorsa…
    Çok yazık!
…………………………
    Kullandığımız “İnternet” sözcüğünün İngilizce açılımı “İnternational Network”. Bu sözcüğün yerine “Genel Ağ” desek fena mı olur!?
    Çok kullandığımız bir yabancı sözcük de “Hijyen”; anlamı sağlık ve temizlik. Bu iki Türkçe sözcüğün yerine Fransızca’dan dilimize soktuğumuz ve yazılışı “Hygiene” olan sözcüğü kullanmamız dilimize hiç yakışmıyor. 
    Fair play dürüst oyun demek, fast food ise hazır yemek; activité etkinlik anlamında Fransızca bir sözcük…Bunları kullanıyoruz diye göğsümüze madalya mı takıyorlar!?
    Tertemiz ayrıntı sözcüğü dururken detay demek özenti değil mi?
    Otoyol sözcüğü yerine Almanca’dan araklanan otoban sözcüğünü kullanıyoruz; gar ya da tren istasyonu yerine “Bahnhof” diyenler de var… Unutmayalım, dil yozlaşırsa toplum da yozlaşır. 
    Sonraaaa…
    Dilimiz tamamen kaybolur; bir toplum dilini kaybetti mi millet olma vasfını da kaybeder…
      Birbirleriyle vedalaşan gençlerin, özellikle kızların “Allahaısmarladık” ya da “Gülegüle” sözcüklerinin yerine“Bay bay” demeleri inanın canımı çok sıkıyor. 
    Vaktiyle dilci geçinen öküzün biri “Halkın çok kullandığı sözcüklerin dilde yeri oluşmuş demektir”diyerek bu yozlaşmaya meşruiyet kazandırmaya kalkmıştı da benden ağzının payını alıp yerine oturmuştu..
    Bir daha böyle abuk lâflar etmemişti…  
    Türk Milleti bütün değerleri gibi, diline de sahip çıkmak zorundadır. Tertemiz ve zengin bir dil olan Türkçeyi, yeni sözcüklerimizle daha da zenginleştirmeliyiz. Ana yurdumuz Orta Asya’da hâlâ kullanılan Türkçe sözcükleri mutlaka sahiplenmeliyiz; Orta Asya Türkçesini de Rusça’nın etkisinden kesinlikle kurtarmalıyız. 
    Türk Dünyası’nın dili Anadolu Türkçesi olmalı. Bunu sağlarken yabancı sözcükleri boşamak, Rusça sözcüklerden temizlenecek ana yurt Türkçemiz ile nikâh tazelemek zorundayız…
      * * *
        MANZARA iyi değil…
      Tayyip Bey ve partisi halkın tepkisini ve giderek büyüyen öfkesini daha fazla büyütmekten kaçınmalı.
     Keza emniyet ve yargı da buna dikkat etmeli…
     İnsan, bu öfkenin sonunu düşünmek bile istemiyor ama aklına da dünyada bir kere yaşanan ve eşi olmayanFransız Devrimi‘nin gelmesine engel olamıyor.  
     Kral Louis ile kraliçe Marie Antoniette‘i ortadan kaldıran Fransız halk hareketi, unutulacak bir kalkışma değil ki, belleklerde durmuyor olsun…

     Ya Fransız Devrimi’ne benzer bir hareket olursa…

     Allah muhafaza…

     Milletin öfkesini büyütenler kaçacak delik arar herhalde…

     Çözüm süreci diye kürtçülüğe teslim olan siyasal irade yeni demokrasi diye ortaya getirdiği ballı baklava tepsisini, sadece kürt yurttaşların önüne değil topyekûn bütün yurttaşların önüne koymak zorundadır.

     Aksi halde milletin çoğunluğu, çözüm sürecini filan da tanımaz.

     Felâket de asıl o zaman yaşanır…

     Kalın kafalarımıza bunu sokmalıyız!!!

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.