GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

BİR ZAMANLAR KIBRIS…

Atilla ÇİLİNGİR

HATAY İNSANI VE AKP

Bu haber 26 Şubat 2015 - 10:24 'de eklendi ve 646 kez görüntülendi.

Ali BADEMCİ

 

 

Hatay iki Kurtuluş Savaşı geçirmiştir; biri Fransızlar’dan kurtulmak, ikincisi ise Bağımsız Hatay Cumhuriyeti’nin anavatan Türkiye ile birleşme kararıdır. Bu sebeble Hatay’da  milliyetçiliğin daha önde olduğunu ve kültür seviyesinin de birçok ilimize göre daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bizim ortaokul ve lise yıllarında  dershâne falan yoktu; fakat Antakya Lisesi çok başarılı öğrenci yetiştirdiği için Türkiye genelinde hep ilk sıralarda olurdu. Sonunda liseler çoğalıp da  dershâneler de icâd olunca  adı sanı duyulmaz oldu. 1960’lı yıllardan evvel Alevî çocuklarından çok okuyan olmazdı ve  ekonomik durumları da çok iyi değildi. Türkmenler de o derece fakir olduğu için  çocuklarını  ortaokula gönderemez  ve genellikle  yatılı okulları  ve öğretmenliği tercih ederlerdi. Türkmenler’den ilkokulu  herkes okurdu; lâkin sonrasında  üç alternatif vardı:Düziçi Yatılı İlköğtermen Okulu, Şam Medresesi Hocalık eğitimi ve Çobanlık! Ortaokula ancak bürokrat ve memur çocukları giderdi. Antakya Lisesi’nin kalitesi Lozan’da  150’lilik adı verilen  bazı yetişkin  münevverlerin  sınırdışı edilmesi dolayısiyle  birçoğu  Antakya ve Haleb’e yerleşmiş, bunlar  o zaman “Sultani” adı verilen liselerde  ders vermişlerdir.  Bunlardan  Filozof Ebuziya  Haleb, Refik Halid ise Antakya’da yaşamışlardır. Sanıyorum mahalli kültür hayatı bunlardan pek etkilenmişlerdir. Bizim hocalarımızın hocaları hep bunlar olması lâzım; çünkü  gerçekten onlar çok kültürlü birer aydındı. Bir zamanlar  böyle bir çalışma yapmıştım ve “Antakya Sultanisi” mezunlarını  yazmıştım; şimdi o yazıyı bulamıyorum. Meselâ Cemil Meriç bunlardandı; bizim hocaların okul arkadaşları!

Bizim çocukluğumuzda Antakya merkezde katiyyen İslâmcı bulamanız mümkün değildi; herkes ölümüne Cumhuriyetçi ve Atatürkçü idi. İster CHP’li ister DP-AP’li olsun  tek görüş hâkimdi. Onun için dağ köylerinin dışında  Erbakan’a rey veren bulamanız  imkânı yoktu. Yayladağı’nda  bir köy hariç  diğer köy ve beldelerde adamakıllı CHP’li ve Milliyetçi-
İslâmcı vardı. Altınözü’nün dağa nazır köyleri de böyleydi; gericilik Türkiye toprağı olan, Hassa ve İskenderun köylerinde başladı. Narlıca taraflarında karargâh kuran  kâfir Şerif Hüseyin’den  ne gibi esinti kalmışsa,  ufak tefek Cumhuriyet aleyhtarı bulabilirdiniz ki, bunların da Atatürk’ten kuyruk acısı vardı. Bu yöreleri bugün AKP’nin yoğun oy aldığı yerleri  işaretleyerek  rahatlıkla bulabiliriz.

1960’dan sonra köyden şehre akın başlayınca  Türkmen ve Alevî çocukları da ortaokullara akın etti.1970’lere doğru sağ ve sol diye guruplar vardı ama  bunlar içinde   numunelik bir “İslâmcı” göstermek imkânı yoktur. Alevî köyleri şehre yakın olduğu ve onların sosyal hayatında imamlık ile çobanlık olmadığı için elbette  okuyanlar içinde sayı üstünlüğü onlara aittir. Aslında kimse  Alevîlik   ve Sünnîlik diye bir şey bilmezdi. Okul çıkışı kavgaları daha ziyade bölgecilik yüzünden olurdu. Bu zamanda ülkücülük özellikle gençler arasında pek ilgi gördü, hafif solcu Alevîler ise  hiçbir şekilde aşırılığa kaçmadan  CHP’de  yerlerini korumalarına karşılık  DP-AP çizgisi de  bunların arasında  sağlam bir yuvaydı. 1980’lere yaklaşırken Türkmenler’den CHP’li ve AP’li olanlarin çocukları  hep ülkücü olmuşlardı. Bu tercihde DP’li olup da AP’yi istemeyen  âilelerin çocukları ile   belki de CHP’li olanların çocuklarının tamamı  ülkücü olmuştu. Hatay’da ülkücülüğün izâhı  bu kadar kolaydır da “Alidibocular”ın işi biraz karışıktır.

1980’lerden çok sonra  Antakya içinde hiç prim yapmayan  “Diboculuk” elbette “cennetten yer satma” ve “mezhep argümanları” kullanılarak tırnakları yer tutmaya başladı. Dağ köylerinde mutassıp sünnî insanlar, bir zamanlar  Cumhuriyet’e kafa tutan ve bu sebeble âileden kuyruk acısı olan “Şam Kaçkınları”nın torunları  eski defterleri karıştırarak  güzelim Hatay’daki birlik ve beraberliği bozdular. Refah ve Fazilet partisinde pek dikiş tutturamayan  “Alidibo” işte bu zamanda ortaya çıktı ve bakanlığı döneminde  propagandaya  yönelik yatırımlara  öncelik vererek AKP’yi yarattı. Biz çocukken “Dibo”ailesinden  Uzunçarşı’da  “Çökelekçlik” yapan  bir zat “Hocaefendi” idi ama öyle siyaset filan bilmez; muska yazar, müridlerine  şefaat ederdi de ihalelere katiyyen karışmazdı.

Hatay’da mahalli seçimler demokratların ve cumhuriyetçilerin zaferi ile sonuçlandı. Artık “Alidibo” yok! İşte Genel seçimler de geldi çattı! Acaba AKP eski hâlini muhafaza edebilecek mi? İnsanlar uyanıyor en azından MHP eski hâline gelmeli, CHP kendini muhafaza etmeli, AKP hiç vekil çıkarmamalıdır! Çünkü AKP’nin yanlış anlayışlarının en fazla zararını Hatay çekiyor.

 

Muhabbetle

 

DAVET

Yazarımız Ali Bademci GEBZE’de

gebze afis

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.