YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

MHP’YE  YATAY ATIŞLAR

Bu haber 22 Şubat 2015 - 9:07 'de eklendi ve 587 kez görüntülendi.

Ali BADEMCİ

 

 

 

Epeyce zamandır kurtulmuştuk ve rahattık; biz ülkücüyüz ve MHP’liyiz kardeşim; âlim ve allâme fetvâlarına da karnımız doktur. O hatayı bir kere yaptık; rahmetli Galip Erdem’in tavsiyelerini daha akılcı bulmuş ve Türkeş Bey’in  israrlı çağrılarına “Hele arkadaşlarımız içeriden çıksın da ondan sonra siyaset kararını verelim.” şeklinde cevap vermiştik. Günah çıkarmıyor; doğruyu söylüyorum; ben de böyle düşünenlerdenim. Bu sebeble başta geçim meselesi olmak üzere  ufak tefek engellere rağmen  MÇP ve  devir MHP hareketinde  ne yazık ki yer almadık. ”Her ne kadar abilerimiz rey vermiyor” dedilerse de  arslanlar gibi reyimizi verdik! Böyle bir durum başta ANAP’ın ekmeğine yağ sürerek  tertemiz bir sürü kabiliyetin kullanılması ile sonuçlandı. Sonradan  çok az insan  bu hareketin  Türkeş Bey’e karşı  bir gönülsüzlük  olduğunu anlayabildi.

Zaman   rahmetliyi haklı çıkardı ve 1980 öncesi onun  etrafında bulunup da   partinin nimetini yiyen birçok asilzâde ANAP’a koştu ve hattâ vekil seçilenler de oldu. Herşeye rağmen muhterem zevâta  1999 seçimlerinde yine yer ve koltuk verildi, fakat kısa süre sonra durum yine karıştı. Hâlâ  haklı veya haksız tartışılıyor; o zamanı yaşamayanlar da  iki ara bir derede  kalmanın  ızdırabını çekiyor.  İkinci handikabı  Özal kıyağı ile Türkiye’ye gelen  kaçak  ülkücü arkadaşlar oluşturdu. Böylece cephe biraz daha genişledi; BBP zaten bir ayrı bir ülkücü partiydi; lâkin hemen hemen MHP dışında  iki parti daha  oluştu. Şimdi  bunların bir gurubu  AKP içinde! İlle de isim mi verelim; herkes kendini bilir! Türkeş Bey  1980’den önce bunlara çok imkân vermiş ve yanından ayırmamıştır. Gerçi, “Biz para getirmeseydik parti kıpırdayamazdı.” diyorlardı ama  birçok pis işlere de bulaştılar!  Hiç kıvırmaya gerek yok, işin doğrusu budur; kabul edersiniz veya etmezsiniz bu çok ayrı bir meseledir.

Peki buna karşılık  bugünkü MHP ne yaptı ? Arslanlar gibi  Türkeş Bey’in etrafında  durdu; kuvvetli de zayıf da olsa  siperlerini muhafaza etti. Evet bunların başında da Devlet Bahçeli gelir; benim babamın oğlu değil; sandalyelerin havada uçuştuğu  meşhur “Kurultay”dan sonra da, işte bugüne kadar evimden dışarı çıkmadım ve hiçbir partinin kapısını bilmem! Ama ülkücüyüm ve köküne kadar MHP’liyim, neye kızıyorsunuz? Lafa geldi mi “Biz ülkücüyken  bunların esâmesi okunmazdı.” diye,  muhbir paçavranın sahibinin TV’sinde  gerdan kıvırmasını biliyorsunuz! İki rekât namaz kılarak dindarlık gösterisi ile   sarı renklere de bürünüyorsunuz? Allah aşkına kimi suçluyorsunuz, yine kim çıkarıyor sizi! Akıllı adam bugünkü MHP’de gerçekten yer bulamıyorsa  köşesinde oturmaya devam etsin; ihânete varan işlere bulaşmanın ne âlemi var ?

Eminiz ki  allâmelik gösterisinde bulunanlar yıllarca bomboş MHP’de  bekçilik yapsalardı, şimdi kimsenin selâmını da almazlardı. Geçen günlerde de yazdım; MHP teşkilâtlarında ülkücülerin  uğrak yerlerinde  genel olarak aşırı söylemlerde bulunan; kıravatlı, pardösülü, kirli sakallı amcalar ve amcaoğulları var! Bunlara dikkat ediyor musunuz? 1980’den önce onu bunu hedef gösterirlerdi de bir bakardınız  hedef tahtadan silinmiş! Bunlara dikkat edin; ana muhalefet lideri  kendi çevrelerinde  isim ve  cisimleri ile  böyle adamlar yakalamış da,bangır bangır bağırıyor! Bakıyorum da  MHP’de  pazara çıkan çatlak sesler de sanki bunlardan!

Ülkücü küfür etmez; öte beriye küfredip  insanları tahrik edenler var! Bunlardan uzak durdukça Allah’a yakın olursunuz! Oyuna gelmenin hiç anlamı yoktur; bu seçimlerden yüz akı ile çıkmak  şarttır! Tenkid ve tepkilerinizi  makul ortamlarda ve ölçülerde ifâde edeceksiniz! Bağırmanın, çağırmanın ve hâdise çıkarmanın  hiç anlamı yoktur! Elbette bu siyasi bir harekettir ve beğenmedikleriniz olacaktır! Partinin ve Ocaklar’ın  şikâyet kutularına yazacaksınız ve böylece görevinizi yapmış olacaksınız! “İlgilenmiyorlar ve duymuyorlar” diye bir şey olamaz! Mutlaka dinlemek  zorundadırlar ! Bir kere şu cami kapılarında  söylenenlere hiç inanmayın; vallâhi rakı sofraları  ve ağırlama ziyafetleri de çok tehlikeli! Size bir şey veren mutlaka karşılığını isteyecektir! Çok denenmiş ve denemelerde  aleyhimize sonuçlar alındığına şahid olmuşuzdur! Aman, aman kendimizi kullandırmayalım!

Sakın “Amma da atıyor adam” demeyin; bizim aklımız bu kadarına eriyor. Geçen gün kazaya uğrayan  “MHP’nin Resmi Nasıl Büyür?” başlıklı yazım için  mûzip bir ülkücü bana yazıyor, ”Çini mürekkebi ile mi yoksa karakelemle mi büyür.” diye aklı sıra  yazı ile dalga geçiyor! Orasını artık sizler bilirsiniz; yazının sonu,”İşinize gelmezse bu yazıyı çöpe atın” cümlesi ile bitiyordu! Ne yapalım yine öyle yaparsınız !

 

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.