YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

MHP BÜYÜK KURULTAYI

Bu haber 20 Mart 2015 - 7:43 'de eklendi ve 529 kez görüntülendi.

Ali BADEMCİ

 

MHP 11.Büyük Kurultayı 21 Mart Nevruz günü Ankara Arena’da yapılacak; tam 75 gün sonra da 7 Haziran’da 25. Dönem Milletvekili seçimleri için sandığa gideceğiz. MHP Kurultayı’na Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin olgunluk dönemi ve kararlı kişiliği damgasını vuracaktır. Bahçeli’nin vereceği mesajlar elbette Türkiye siyasetinde derin akisler yapacaktır. Partide Genel Başkanlık tartışması yok, ciddi anlamda ikinci bir aday çıkacağı da öngörülmüyor. Bu bakımdan Sayın Bahçeli’nin ülkücülere ve partililere mesajları çok büyük önem taşımaktadır. Kurultayın dikkatle takip edileceği tahmin ediliyor. Delegasyon hazır ve kararlı, Bahçeli’nin de olanca kuvvetli bir sayı ile seçilmek istediği açıkça görülüyor. Çünkü parti içinde ona karşı devlet operasyonlarının zamanında alınan tedbirler ve ülkücülerin aklıselimi ile aşıldığı açıkça gözlemlenmiştir. İç – dış güçler MHP’nin iktidar anahtarı olduğunu çok iyi bilmektedir; MHP’nin 10 puan artışı AKP’nin 20 puan düşmesi anlamındadır. Onun için Anadolu’nun her yanına “Bu adamla bu iş yürümez” teranelerini yaydılar. Fakat bir takım yakın ve uzak işbirlikçiler buldularsa da başarılı olamadılar.  Şimdi Bahçeli tartışılmayan bir liderdir.

Bahçeli’nin kongre konuşması, kurultaya sunacağı liste çok büyük önem taşımaktadır. Onun siyasi kariyeri kesinlikle bu Kurultay’a bağlıdır. Bize kalırsa Atatürk ve Cumhuriyet vurgusunu biraz daha kalın çizgilerle ortaya koymalı, ülke meselelerini ve ayrışan Türkiye fotoğrafını gözler önüne sermelidir. Ülkenin bölünemeyeceği Türk ve Kürd’ün öz kardeş olduğunu, birbirine etle kemik gibi kaynaştığını, Türkiye’de milliyet meselesi bulunmadığını, Aleviliğin Türk düşüncesinin mavi rengi olduğunu haykırmalıdır.

Bahçeli, Rahmetli Türkeş’in “Fundamantalizm” görüşlerini açmalı; ileri bir sosyal oluşum olarak millet olduğumuz için “Milliyetçi”, Müslüman olduğumuz için  “İslâmcı”, Ümmet olduğumuz için “Ümmetçi”, Osmanlı’nın çekirdeği bulunduğumuz için de “Osmanlıcı” olmak zorunda bulunduğumuzu cesaretle ortaya koymalı ve bu görüşlerden kesinlikle imtina edilmeyeceğini ilân etmelidir. Köktendinci olmadığımızı ve olamayacağımızı, “Siyasi Ümmet” fikrinin kabulünün mümkün bulunmadığını, sapkın Arap görüleri ile milletin aldatılıp evvelâ Müslüman ülkelere düşman edildiğini ve bu sebeble İslâmi dış siyasetin iflâs ettiğini ortaya koymalıdır.

Tuhaf karşılanabilecek ümmet tarifine Atatürk’ün  “nutuk”unda  genişçe örneklendirildiği  çizgi üzerinde, zamanımıza uyarlaması yapılması bu konuda elbette Gökalp’in sosyolojik görüşleri de  kullanılmadır. MHP ancak bu görüşlerle CHP’den ayrılabilir ve ortaya gerçek bir düşünce koyabilir. Elbette Atsız Bey’in ifâde ettiği gibi milletimiz gibi olmak zorundayız ve bunun hududu olmamalıdır. Böyle bir çıkışla sahte İslâmcılığın perdesi indirilmiş olur. Hem Müslümanlar ile kanlı-kinli olacaksın hem de İslâmcı geçineceksin, böyle şey olur mu?

MHP ilişkileri dondurulan İslam ülkeleri gibi açık bir Türk Dünyası tarifi de yapmalıdır. Maalesef ilişkilerimiz yeterli değildir; Hükümet Uygurlar’a sahip çıkamamış Özbekler’i çok incitmiştir. Halbuki Özbekisten Türk kültürünün ifâde edildiği Türkiye’den sonra gelen en önemli ülkedir. Göstermelik Kırgız muhabbeti ile Türk Dünyası’na nüfuz edilemez; hâlâ Türkmenler Rusya Federasyonu  uydusudur; bunun kabahati onların mıdır? Pek akıllı olan Kazak lider Nazarbayev anlaşılamamıştır bunun mes’ulü Hükümet değil midir? Kıçı belli Emirler’e kul olunurken neden Türk Dünyası’na sırt çevrilmiştir? Kırım hakkında görüş nedir ifâde eden oldu mu? Tatar ve Başkurt Özerk Bölgeleri’nde Türkçe yasaklanmış Hükümet’den bilen var mı?

Diğer meseleler kadar alarm zilleri çalan ekonomide ortaya konan pembe tabloların geniş izahı yapılması bekleniyor. Tarım tamamen iflâs etmiş, ülkenin dereleri bile yabancılara peşkeş çekilmiştir. Bal gibi popülist ekonomik politikalar uygulanmaktadır; kim diyor bunlar göstermelik iş yapmıyor diye! Her şeyleri ucuz kahramanlık, bütün işleri göstermeliktir. Bugün Doğu Anadolu boşaltılmıştır; halbuki Anadolu için bütün savaşlar bu bölge içinde yapılmıştır; yemyeşil bölge uluslararası hayallere terkedilmiştir.

Dış siyaset tamamen iflâs etmiştir; Türkiye dünyaya entegre olmuş geleneksel Cumhuriyet politikaları yerine, geçen asırda Türk siyaset hayatında nihayet bulmuş sözde İslâmcı ütopik görüşlere stratejik adı altında teslim edilmiştir. Bir ülkenin bu kadar kısa zamanda içinin bu kadar boşaltılması mümkün değildir! İşler hiç de iyi gitmiyor; medya tam bir mütareke basını, her şey tam bir tartışmaya açılmıştır; ülkenin gizli hiçbir şeyi kalmamıştır. Böyle tarafında kimse olmayan bir lider ülke nasıl olunur mu?

MHP Kurultayı şu konularda kararını vermeli ve millete ilân etmelidir:

(1)   Nasıl bir İslâm? Bu işler artık “Sentez-Gurur-Şuur” gibi  uzantısı yapılamamış  görüşlerle ifade edilemez! Ülkücüler bilhassa bu konuda sağlam fikirlere sahip değildir. Yukarıda kısaca açıkladık; neden İslâm’dan ve İslâmcı olmaktan korkuyoruz? ”Ümmet” ifadesini ne için yadırgamaktayız? İran kendi bünyesine göre bir tarif yapmış da, ne kaybetmiştir? Yazık ki milliyetçiler “Mollalar” kadar da olamamıştır! Bu işler lafla olmaz!

(2)    Hani eski ve heyecan yaratan “Dış Türkler!” Hâlbuki bu görüşler Türkeş Bey ve MHP’nin malıdır, neden bu kadar sahipsiz?

(3)   Atatürk ve Cumhuriyet; bu konuda MHP’nin belli bir söylemi var; sizce yeterli mi? Atatürk devri dış siyasetini mumla aramaktayız! Bu konuda yeni öğrendiklerimiz oldu; ama ilerleme puanı sıfırdır.

(4)   Devletin varlığı ve ekonominin sosyal disiplinler ile  “Eflatunvari”  izahının sahibi da milliyetçilerdir! Neden bu görüşleri terk ettik! Hâlbuki “devlet-ebed-müddet” demekteydik! Şimdi devletin konumu nerededir? Onun için milli bir ekonomik politika yoktur ve gündelik borç para yemekte, saraylar yaptırmalıyız!

(5)   Şu uçan balon “Kürd” işinde de kararımızı vermeliyiz! Kararsız ve görüş ortaya koyamadığımız için bu konuda milliyetçiler düşman görülüyor! Böyle şey olmaz; PKK ve uluslararası şebekeler var diye 1000 yıldan beri kaynaştığımız insanlar dan vaz mı geçeceğiz! Elbette top- tüfek ile olmuyor! Halbuki birleştirci görüşlerimiz ve müşterek dünyamız var: İslâm!

Hülâsa olarak artık kuru ve anlamsız beyanları terketmeliyiz! Millet realizm ve pratik söylemler istemektedir. Herkes popülizmin farkındadır ve istismarı azdırdığını biliyor! MHP Kurultayı’ndan karamsarlık değil kural ve reçete bekliyoruz. İşte tarihe geçmenin yolu budur; hayır getirsin!

Muhabbetle efendim.

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.