DOLAR
8,2747
EURO
10,0747
ALTIN
488,70
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
19°C
İstanbul
19°C
Açık
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...
ZİYA GÖKALPLE İLGİLİ ANILAR  Kenan EROĞLU               Büyük mütefekkirimiz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önce de belirttim. Ziya Gökalp gibi büyük bir düşünürümüzü ne yazık ki yeteri kadar tanıyamıyoruz. Onun vefatından sonra 20 yılı geçkin bir süre kendisinin neredeyse unutulmaya terk edildiğini, hatta ders kitabı olarak yazdığı bazı eserlerinin basılmak...

Yarına güvenin

Yarına güvenin
25.04.2015
0
A+
A-

Ergun KAFTANCI

 

 EYYY dönemi sürüyor…
Tayyip Bey, şu ya da bu nedenle birine, bir kuruluşa, Esed’e, Sisi’ye ve daha nice kızdığı insana lâf yetiştirirken besleyip büyüttüğü öfkesini gizlemek için muhatabına “Eyyy” diye seslenme alışkanlığından kurtulamadı…

“Eyyy” muhteremin ağzında kamuflaj malzemesi…

Öfkesine çektiği örtü…
En son Avrupa Birliği‘ne soykırımı konusunda karşılık verirken de “Eyy” diyerek girdi lafa:
-Eyyy Avrupa Birliği askeri arşivimizi de açmaya hazırız…
AB’den ne cevap verildi bilmiyoruz…
İster misiniz onlar da Tayyip Bey’i taklit etmiş olsun:
-Eyyy Tayyip Erdoğan, aç da görelim…
……………………………..
-Eyyy Kılıçdaroğlu, parayı nereden bulacaksın parayı…
-Eyyy Erdoğan, ben hesap uzmanıyım; ülkede hesap kitap bilen 10 adam varsa biri de benim, parayı bulurum…
-Eyyy CHP’nin genel müdürü, vaatlerinin birini bile yerine getiremezsin
-Eyyy saray düşkünü muhterem, parayı yutan sarayın var ya, oraya yaptırdığın harcamaları keseceğiz, böylece israfı önleyeceğiz, al sana para.
-Eyyy Kılıçdaroğlu, gülerim sana, kah kah kah…
-Eyyy Erdoğan, bana güleceğine kılıktan kılığa soktuğun Davudoğlu’na gül…
Modaya uyuyor ve “Eyyy millet” diyorum “Dikkatli ol, 7 haziranda oy’una sahip çık, fosil haline gelen AKP’den de ülkeyi kurtar…”

   Gelecek kuşağın huzurunu sağlamak için posa haline gelmiş iktidarı yolcu etmek hepimizin boynuna borçtur eyyy millet!
* * *

 ADI önemli değil; Ahmet, ya da Mehmet…

Ali ya da Veli..

Tertemiz, pırıl pırıl bir Türk çocuğu…

Onu tanıyın, iyi bakın, çünkü onun şahsında milli duygu ve düşüncelerle büyüyen, toplumun değerlerini sahiplenen, geleceğimizi emanet edeceğimiz bir kuşağı göreceksiniz…

Yer Eskişehir…

Ahmet ya da Mehmet, Ali ya da Veli, arkadaşıyla caddede yürürken 23 Nisan dolayısıyla bir mağazanın astığı büyük ebattaki şanlı bayrağımız rüzgârla dalgalanıp yüzüne değiyor…

Duruyor, kararlı adımlarla bayrağa yürüyor, ucunu tutuyor ve  üç defa öpüp başına koyuyor. Küçük olmasaydı, yani boyu yetişseydi mutlaka tamamını öpecek ve ona sıkı sıkıya sarılacaktı…

Sonra dönüyor, üç adım ötede bekleyen kız arkadaşının yanına gidiyor…

El ele yola devam ediyorlar…

Değerli okurlar; üç gündür sosyal medyada gezinen bu görüntü seyredenleri ağlatıyor ama arkamızdan gelen kuşağa güven beslememize de vesile oluyor…

Göndere Türk Bayrağı diyerek yıldızsız bayrak çekenlerin iktidar olduğu bir dönemdeyiz. Başımızda, teröristlerle kol kola giren bir irade var. Bu irade bayrağımızın indirilip yerine paçavralar çekilmesine karşı durmayan ve ses çıkarmayan bir iradedir. Bu irade herhalde şimdi, adı Ahmet ya da Mehmet, Ali ya da Veli olan bu çocuğumuzdan önemli bir ders almış olmalıdır.

Çocuklarımızı milli duygu ve düşüncelerle yetiştiren anaları, babaları ve öğretmenleri saygıyla selâmlıyor, şükranlarımı sunuyorum

* * *

MERKEZ Bankası Başkanı’nı karşısına alan, faiz indirimi yapması için zorlayan, hatta daha ileri giderek indirime yanaşmayan düşüncelere sahip olanları – İçinde ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan dahi var- hainlikle suçlayan Tayyip Bey’e ciddi bir yanıt da uluslararası şöhreti “Dr. Kıyamet” olan yatırım uzmanı Marc Faber’den geldi…

 Faber, Başçı‘nın izlediği para politikasının doğru olduğunu söyledi…

Demek ki Tayyip Bey, para politikası gibi önemli bir konuda tıntın, yani bilgi sahibi değil…

Olsaydı kuşkusuz doğru yol izleyen Merkez Bankası başkanı ile PPK’daki uzmanları, faizi indirmediler diye hem de alenen hainlikle suçlamazdı…

* * *

   MİLLETİMİZ devletin olanaklarını kendisi için kullanan, ailesini ön plana çıkararak önemli noktalara yerleştiren, yakınlarını, hısım ve akrabalarını iktidar olmanın nimetlerine kavuşturan cumhurbaşkanı görmedi…

Atatürk‘ten başlayarak Abdullah Gül‘e kadar biri bile, devletin gücünü kendisi, ailesi, yakınları, düşünce ortakları için kullanmaya kalkmadı.

Ulu Önder Atatürk, üzerindeki malın ve mülkün milletine intikal etmesi için vasiyette bulundu. Hatta vefatından çok önce de hepsini devletine terketti; Atatürk Orman Çiftliği bunlardan biridir.

Bu gelenek ve titizlik devam ettiriliyor mu?

Ne yanıt vereceğimi bilemiyorum…

En iyisi, durumu siz değerlendirin!

* * *
 EĞİTİM de neredeyse tamamen muhafazakâr demokrat (!) anlayışın eline geçti. Bakırköy’deki bir okulun müdürü –adını mahfuz tutuyorum- 23 Nisan dolayısıyla bale gösterisi yapmaya hazırlanan çocuklara “Kültürümüzde bale yok” diyerek engel oldu…

İlçe Eğitim Müdürü de müdüre destek çıktı; kültürümüzde balenin olmadığını o da tescile kalktı…

Tüküreyim bunların kültür anlayışına…

Çocuklara fes giydiren, türbanla sarmalayıp gösteri yaptıran zihniyete tükürmekten öte ayılmaları için, ruhsal restorasyon da yapmak lâzım…

Hem de ivedi!!!

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.