Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası

ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
18,4962
EURO
17,7515
ALTIN
968,84
BIST
3.265,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
27°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C

AHMED YESEVÎ VE TÜRK AŞÎRET YAPISINA GİRİŞ II

AHMED YESEVÎ VE TÜRK AŞÎRET YAPISINA GİRİŞ II
21.04.2016
0
A+
A-

         Ali BADEMCİ

alibademci@gmail.com

 

Ne yazık ki  Araplar ve hatta Farslar  iki buçuk asırdan fazla  dağdan inen  ve gerçekte  nur özelliği taşıyan  bu  muazzam sosyolojik hareketin hâlâ farkına varmış değillerdir. Farslar’ın  İran yaylalalrına inen  kültür ve medeniyet yüklü  bir ırkı “Çoban”  ve daha sonraları da  Araplar’ın “Etrak-ı Biidrak” diye  aşağılayıcı  sıfatlarla anmasının gerçek bir gerilik ve medeniyetsizlik olduğunu  ileri İslâm tarihi  ortaya koymuştur. Türkler’in İslami devrinin o iki dev  şahaseri  Arap veya Farslar’dan, hatta  İslâm’dan alınan ilhamla değil  bir tarihi birikimin ürünü olduğunu  ne yazık ki bizler dahi tam olarak anlayabilmiş değiliz. Halbuki Kaşgârlı eserini  Türkçe ve Türklüğün Arap ve Farslar’a  üstünlüğünü  ispat için ortaya koymuştur.

 

 

 

Türk tarih sosyolojisi  iyice incelendiği zaman   kültür elementlerinin ne derece sağlam oturduğunu ve yekpare bir parça oluştuğunu yakından görürüz. Turan coğrafyasında Türklüğün  teşekkülü ve gelişimi incelenmeden  Türkistan ve özellikle İslâmi dönemi izahta güçlük çekeriz. Olayların  serüveni bizi kuru  tarih masallarının dışına çıkarmaz. Hadise tarihçiliği modern sosyolojinin  gelişmesi ile artık  nesilleri ve ilim adamlarını tatmin etmediği gibi  çok inandırıcı da olmuyor! Hoca Ahmed Yesevi  bir avuç konar göçerleri ile Türkistan’ın  Oğuz yurdunu  ne için ve nasıl mekân tuttu? Kırık dökük olduğu sanılan ve çoğu zaman aydınlar tarafından hor görülen  İslâmi ideolojiler ile  Türk aşiret kültürünün teması nasıl  oldu da bir erimeye uğramadı? Bunun tam aksine Türkistan’da aşîret sloganları,   bir hakikat olan  ilâhî buyruklar karşısında kendini korumak bir yana  muazzam bir tekamül devrine nasıl  girdi? Yüksek İslâmi kültür,  zayıf ve temelsiz olduğu sanılan, hatta teolojinin  ilkel ve proto seviyelere kadar  indirdiği bir kültürü ortadan kaldırmak yerine  âdeta ona nasıl  teslim oldu? Türkler’in  İslâma intisabından sonra   İslâm tarih ve kültürünün gerçek saadet  devrine  girdiğini  tarih doğrulamaktadır; bu galibiyetin oturduğu sosyolojik hayat  bizi elbette  bu sırrı  araştırmaya sevk etmelidir. Sosyolojik tarih  olaylar tarihine  anlam kazandırmıştır, bu sebeble X. asırdan itibaren Türklük biliminin  inkişafındaki  sırları  gözler önüne sermeden  Ahmed Yesevi’yi hakkıyle  ortaya koyamayız!

 

Yerli yersiz  Türk  tarih sosyolojisine yapıştırılan   şu “Göçebelik” işinden başlamalıyız. Eberhard  Çin kaynaklarına dayanarak “Proto Türkler”in hiç de anladığımız manada  göçebe olmadığını kuvvetli delillerle  ortaya koymuştur (Çin Tarihi, s.17). Türkler’in daha ilk “Taş Devri”nde  “Buğday” ve “Darı” ziraatı yaptıklarından eminiz. Hatta insan  ve toplum hayatında  büyükbaş hayvan besleme gibi  ikinci  evrimde  Türkler’in  bu tarafa yöneldiği  at-sığır besledikleri, bu işi  mübadeleye dayanan  ticari iş haline getirdiklerini  bilmekteyiz. Elbette küçükbaş hayvancılığı  insan hayatının zati  ihtiyaçlarını  karşılamak için  avcılıktan sonra  buldukları bir yaşama  şeklidir. At besleme ve yetiştirmenin  Shensi ve Kansu’da Proto-Türkler zamanından itibaren  dünyaya yayıldığı hususunda  âlim ve ilimlerin tam bir fikir birliği bulunmakta ve tarih olarak M.Ö.3000’li yıllar işaret edilmektedir. Bu husus o zamanın dünya sosyolojisinde  insanlığın önderi Asya kültüründe, Proto-Türkler’e  komşu Moğol, Kora, Tibet, Liao ve Tao gibi  Çin olduğu düşünülen  kültürlerin  çok ileri bir merhalesini ifâde etmektedir. Elbette Shensi ve Kansu  Türkler’in ilk vatanları değil belki kenar veya uç noktasıdır. Çünkü bugün Hunlar’in  sanılığı gibi Uzakdoğu’dan  geldikleri görüşleri yerine Göktürkler gibi  bir Ötüken kavmi olduğu ve  Hun-Göktürk  devamlılığının da bununla ilgili bulunduğu  geçen asırda A.Hermann tarafından ispatlanmıştır (Ögel,Türk Kültür Tarihine Giriş, I/s.153). Türkistan ötesi  Turan coğrafyasında  Türk ırkının batıya doğru iki ileri bir geri hareketlerini de milât asırlarındaki kuraklılık veya kıtlıkla  izah etmekden çoktan vezgeçilmiştir. Türk ırkına hareket veya aksiyon kazandıran  baştan beri  sahip oldukları  at kültürü  ve sonra kullanılmaya başlayan  “Atlı Arabalar”dır.  O zamanın dünyasında  “Atlı Arabalar” mutlak surette   devrin  büyük bir icadı  hatta uçağıdır. İşte Türkler’in hareket kabiliyeti  “At”a dayalı  tamamen ekonomik bir yönlendirici olan sanayi hayvancılığıdır. Hâlâ sanayide  gücün “Beygir”le ifâde edilmesinin sebebi işte budur. Öyle ki  Türk kültür ve inanç  hayatında, ilâhi varlıklara   küçük baş hayvanları yoksullar kurban ederken,   zenginler ve asillerin at kurban etmelerinden de Türkler’de    büyükbaş hayvan yetiştirmenin  önemini anlayabiliyoruz. Bu güçlü hayvanların ziraatte kullanılması da çok ileri bir toplumsal merhaledir.

 

Elbette “At”ın önemini vurgulamadan Türk göçebeliği ve aşiret sosyolojisini îzaha  kavuşturamayacağımız gibi, Türkler’in  hareketliliğini Hunlar’da  açık gördüğümüz doğu-batı serüvenini de anlamlandıramayız. Türk ırkını batıya çeken mıknatıs  kesinlikle  zamanın  Türk kültür ve medeniyetidir. İlk Müslüman olan Türkler’in Kudadgubilik, Divan-ı Lügat-it Türk gibi  ilmi eserleri ortaya koyacak hafıza, kapasite ve  ileri kültürün   İslâmiyet’ten önce nasıl teşekkül ettiğini hiç düşünebildik mi? Hâfızası olmayan bir âlim ilmini nasıl ortaya koyar? Kafasında bir şey bulunmayan düşünür olur mu? Ne yazık ki  Araplar ve hatta Farslar  iki buçuk asırdan fazla  dağdan inen  ve gerçekte  nur özelliği taşıyan  bu  muazzam sosyolojik hareketin hâlâ farkına varmış değillerdir. Farslar’ın  İran yaylalalrına inen  kültür ve medeniyet yüklü  bir ırkı “Çoban”  ve daha sonraları da  Araplar’ın “Etrak-ı Biidrak” diye  aşağılayıcı  sıfatlarla anmasının gerçek bir gerilik ve medeniyetsizlik olduğunu  ileri İslâm tarihi  ortaya koymuştur. Türkler’in İslami devrinin o iki dev  şahaseri  Arap veya Farslar’dan, hatta  İslâm’dan alınan ilhamla değil  bir tarihi birikimin ürünü olduğunu  ne yazık ki bizler dahi tam olarak anlayabilmiş değiliz. Halbuki Kaşgârlı eserini  Türkçe ve Türklüğün Arap ve Farslar’a  üstünlüğünü  ispat için ortaya koymuştur. Aşağılanan ve bizim de  hâlâ kıymetini bilmediğimiz sözkonusu iki eser  elbette “Bengütaşlar”daki felsefe ve  inancı tamamlıyordu. Bugün bunları birlikte inceleyebilmiş miyiz? Sonradan “Barbarlık” gibi gülünç ifâdelerle anılan  Türk sosyal hayatına anlam kazandıracak  çalışmalar yapabilmiş miyiz? İşte esas mesele budur! Türk sosyolojisinde  “Göçebelik”i  tam olarak anlamadıktan sonra  İslâmi Türk İdeolojisini de  açığa çıkaramayız.  O sebeble bu yıl boyunca  Hoca Ahmed Yesevi’yi incelerken üstad Köprülü’nün bıraktığı yerden başlamalıyız. İşte o zaman  bugüne kadar topluma indiremediğimiz  ve anlatamadığımız  Ahmed Yesevi’yi belki gerçek makamına taşıyabileceğiz.Önümüzdeki yazıda  inşallah  Türk göçebeliğini  böyle bir yazı boyutuna sığdırmaya çalışacağız.

 

Muhabbetle.

 

Dizinin ilk yazısını okumak için resmin üzerine tıklayınız..

yesevi

Escort Kayseri Escort Ardahan Escort Balıkesir Escort Nevşehir Escort Muş Escort Tunceli Escort Niğde Escort Şırnak Escort Giresun Escort Çanakkale Escort Manisa Escort Afyonkarahisar Escort Tekirdağ Escort Kars Escort Ankara Escort Polatlı Escort Mamak Escort Çankaya Escort Haymana Escort Sincan Escort Keçiören Escort Pursaklar Escort Etimesgut Escort Aydın Escort Kırklareli Escort Trabzon Escort Ordu Escort Konya Escort Siirt Escort Kahramanmaraş Escort Artvin Escort Kilis Escort Yalova Escort Batman Escort Van Escort Eskişehir Escort Antalya Escort Muratpaşa Escort Kemer Escort Kaş Escort Alanya Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Kumluca Escort Tokat Escort Bayburt Escort İstanbul Escort Sancaktepe Escort Bağcılar Escort Kayaşehir Escort Mecidiyeköy Escort Fulya Escort Beşiktaş Escort Zeytinburnu Escort Kartal Escort Tuzla Escort Küçükçekmece Escort Üsküdar Escort Merter Escort Güngören Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Çatalca Escort Esenler Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Maltepe Escort Şerifali Escort Çekmeköy Escort Kağıthane Escort Beylikdüzü Escort Başakşehir Escort Kurtköy Escort Beykoz Escort Ataşehir Escort Sultanbeyli Escort Esenyurt Escort Fatih Escort Eyüpsultan Escort Avcılar Escort Büyükçekmece Escort Beyoğlu Escort Nişantaşı Escort Pendik Escort Bahçelievler Escort Ümraniye Escort Şişli Escort Kocaeli Escort İzmit Escort Gebze Escort Karaman Escort Ağrı Escort Rize Escort Adana Escort Seyhan Escort Çukurova Escort Amasya Escort Erzincan Escort Kastamonu Escort Malatya Escort Yozgat Escort Mersin Escort Anamur Escort Yenişehir Escort Akdeniz Escort Erdemli Escort Mezitli Escort Silifke Escort Edirne Escort Çorum Escort Gaziantep Escort Şehitkamil Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Isparta Escort Karabük Escort Düzce Escort Gümüşhane Escort Kırıkkale Escort Bartın Escort Burdur Escort Uşak Escort Adıyaman Escort Muğla Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Milas Escort Datça Escort Fethiye Escort Bodrum Escort Samsun Escort İlkadım Escort Atakum Escort Aksaray Escort Bilecik Escort Şanlıurfa Escort Zonguldak Escort Osmaniye Escort Sakarya Escort Bingöl Escort Kütahya Escort Elazığ Escort Bursa Escort İzmir Escort Konak Escort Çeşme Escort Gaziemir Escort Buca Escort Bayraklı Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Balçova Escort Bornova Escort Bergama Escort Çiğli Escort Bolu Escort Bitlis Escort Diyarbakır Escort Sivas Escort Iğdır Escort Denizli Escort Sinop Escort Erzurum Escort Kırşehir Escort Çankırı Escort Mardin Escort Hatay Escort Hakkari
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.