ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,7750
EURO
55,1850
ALTIN
6.711,76
BIST
14.176,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
30°C
İstanbul
30°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Çok Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

CUMHURİYET

30 Ekim 2018 10:46
509
A+
A-

Her demokrasi cumhuriyet; her cumhuriyet de demokrasi değildir.

Ali BADEMCİ

      alibademci@gmail.com

 

Bir rejim olarak “Cumhuriyet”i Fransız İhtilali meşhur etti ve  toplumsal düzeye taşıdı. Öncesi elbette “Monarşi”dir; ilk Cumhuriyet Fransa’da 1792-1795 arasında kuruldu

 

 

 

CUMHURİYET

 

“Cumhuriyet” deyimi dünya düşünce tarihinin en eski istılahlârından biridir. Eski Yunan’dan itibaren  var,  o günden beri de tartışılmış ve hâlâ  tartışıyoruz. Tartışma derken elbette siyasi yönünden bahsetmiyoruz, önemli olan düşünsel yani felsefî yönüdür. Bizim aydınlar bu tartışmalardan çok nemalanmış değil, kuru gürültü ile işi götürüyoruz. Geçen asrın Alman bilim insanlarından  Hannah Arendt (1906-1976) diyor ki,”Cumhuriyet insanlar tarafından yönetilen bir rejim değil, kamusal özgürlüğü yaşatmak, yasa ve kurumlara dayalı bir örgütlenme modelidir. Anayasa ise kamusal tartışmalarla sınırları ve içeriği sürekli müzakere edilen politik bir tartışma ve çekişme alanıdır.” (Tercüme: Devrim Sezer, Siyaset Felsefesi Tarihi, Doğu-Batı, İstanbul 2013, s.632-633). Bu önemli tesbitten ne anlıyoruz, siz biraz düşünedurun!

 

“Cumhuriyet” deyimi Türkçemize Arapça “Cumhur” kelimesinden geçmiştir; ki halk, ahali, büyük kalabalık anlamına geliyor. Fakat “Cumhuriyet” genel olarak  millet-halk-ulus egemenliğine dayanan bir devlet biçimi olarak tarif edilegelmiştir. Tabiî olarak sistem toplum temeline dayandırıldığı için işin içine demokrasi, yani  halk idaresi ve seçimler gelmektedir. Yani  yetki halk ve onun işareti olan seçimlerle verilmektedir Fransızlar “La Republique”, İngilizler “The Republic” diyor, kullanım şekilleri elbette  Latince “Res Publica” olup, kamuya ait olan, kamu malı anlamına gelir. “Cumhuriyet kelimesi eski Yunan’da “Ta Koinonia” şeklinde, başlangıçta şehir hazinesi, kamu fonu anlamında kullanılırken, daha sonraları “ortak menfaat” anlamında kullanılmıştır.(Akademi müfredatı)

 

Bakınız Siyaset tarihçimiz, hocam Fahir Armaoğlu ne diyor: ”XVI. yüzyılda eserlerinde cumhuriyeti bugünkü kullanımı dışında kullanarak devleti kastetmişlerdir. Machiavelli 1537’de yayımladığı “Hükümdar” adlı eserinde cumhuriyeti, devlet başkanının seçimle işbaşına geldiği ve hükümdarlığın asla veraset yoluyla geçmediği bir sistem olarak tanımlamıştır. Rousseau ve Kant cumhuriyetçi devlet, yürütme fonksiyonunu keyfi değil, kanuna uygun olarak yapan devlet olarak tanımlarken, Montesquieu “Kanunların Ruhu” adlı eserinde, sosyal, siyasal ve dinî kurumları, mutlakiyetçi monarşinin prestijini sarsacak şekilde tahlile tabi tutmuştur. Montesquieu mutlak monarşi yerine meşruti monarşiyi savunmuştur. Rousseau ise “İçtimai Mukavele” adlı eserinde, insanlar için bir doğa hâli mevcut olmuş olduğunu ve bu hâlin insanlar için bir mutluluk ve erdem hâli olduğunu söyleyerek, üyeleri arasında siyasal eşitliğin bulunduğu bir toplumun, yani demokrasinin savunmasını yapmıştır.(Fahir Armaoğlu,19. Yüzyıl Siyasi Tarihi,  Ankara, 1997, s. 34-35.)

 

Bir rejim olarak “Cumghuriyet”i Framsız İhtilali meşhur etti ve  toplumsal düzeye taşıdı. Öncesi elbette “Monarsi”dir; ilk Cumhuriyet Fransa’da 1792-1795 arasında kuruldu.( Ergün Aybars, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1, İzmir, 1984, s. 19.) Cumhuriyetin çeşitleri bundan sonra ortaya çıktı, bugün çok çeşitli 18. Mart Üniversitesi, Atatürk İlke ve İnkılapları Bölümü Okutmanı) ders kitabında şunları yazar:”Bir devlet biçimi olan cumhuriyetin çeşitlerini saptayabilmek için her şeyden önce seçimin kimler tarafından yapıldığı önemlidir. Eğer egemenlik hakkını kullananları, toplumun çok küçük bir kesimi belirliyor ise “oligarşik cumhuriyetten”; egemenlik hakkını kullananları halkın çoğunluğu belirliyor ise “halka dayalı cumhuriyetten” söz edilebilir. Gerçek bir cumhuriyet için seçimin çok geniş halk katılımı ile yapılması gerekli; fakat yeterli değildir. Eğer halk seçimi özgür bir biçimde yapabiliyorsa, o toplumda temsil edilen belli başlı düşünce akımlarının yandaşları siyasi partiler kurup halkın karşısına çıkabiliyorlarsa, o zaman demokrasinin de içinde bulunduğu bir cumhuriyet söz konusudur; ama bir cumhuriyette yurttaşlar belli kişilere oy vermek zorunda iseler, siyasal çoğunluk yoksa veya seçimlere yansımıyorsa demokrasinin niteliklerini taşımayan bir cumhuriyet vardır.”(http: //turkoloji.cu.edu.tr /ATATURK/arastirmalar /sakire_polat_ cum huriyet_olgusunun_gelisimi.pdf..).

 

Önemli bir isim Ahmet Mumcu’ya da bakalım:”Bunun yanında halk ile hükümdarın, egemenliği belli ölçülerde paylaştığı “meşruti monarşiler” vardır. Bu tür rejimde halk hükümdarın egemenlik hakkına saygı duymakta ama kendi dilediği siyasi partiyi ülkeyi yönetmek için özgürce seçebilmektedir. Her türlü insan hakkı güvencesi ve siyasal katılım olanakları sağlanmıştır. İngiltere ve Belçika’daki monarşiler tam anlamıyla birer demokrasi sayılabilir; ama cumhuriyet değildirler; Çünkü hükümdar egemenliğinin sahibi olarak, kurumsal da sayılsa “son sözü” söylemek yetkisine sahiptir. Kısaca: Cumhuriyet, en genel anlamda egemenliği kullananların seçimle belirlendiği bir sistemdir. Monarşide ise egemenlik bir hanedan üyesine aittir. Ama demokratik olmayan cumhuriyetler olduğu gibi demokratik monarşiler de vardır.Yani her demokrasi cumhuriyet; her cumhuriyet de demokrasi değildir.” (Ahmet Mumcu, Atatürk İlke ve İnkılâp Tarihi Eskişehir, 1997. 2, s. 474-477.)

Hadi düşünmeye ve üretmeye!

Hoşçakalın.

 

Yazarın Diğer Yazıları
22 Ocak 2020 10:54
18 Ocak 2020 10:01
14 Ocak 2020 17:20
27 Mayıs 2019 00:23
21 Mayıs 2019 16:51
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi Escortmadsalads.comhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabet girişjojobet girişjojobetchild pornpusulabetmatbetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetchild pornkavbetjojobetjojobetjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabetchild pornjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetholiganbetgrandpashabetholiganbetholiganbetjojobetjojobetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetjojobetholiganbetjojobetjojobetholiganbetcasinoroyalbahiscomromabetbetbey girişradissonbetgrandpashabet girişmatadorbetmatbetimajbetpusulabetbetciosahabetvdcasinojojobetbahiscasinograndpashabetgrandpashabet girişcasinomilyon girişteosbetjojobet girişholiganbet girişcasinomilyonjojobet girişjojobetbetciopusulabet güncel giriştaraftarium24child pornmatadorbetonwinjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetwbahisbetciocandycasino girişcandycasinocasibombetistmatadorbetmatadorbetjojobetcasibom110casibom.comcasibom