Asker Selâmı!

HARUN KILIÇ

Türkiye Batı’ya Meydan Okuyor

Bu haber 29 Eylül 2019 - 17:21 'de eklendi ve 223 kez görüntülendi.

“Türkiye Batı’ya Meydan Okuyor”

Kenan EROĞLU

            Yaklaşık 100 yıldır uygulanan bir eğitim sistemimiz var.

            Devlet-i Aliyye’nin eğitim sistemi yanlış ve yetersiz diyerek kökten değiştirdiğimiz yeni sistemimiz de insanımızı çalışkan, devletine ve milletine bağlı, milli değerlerini koruyan bireyler haline getiremediği gibi, bizi batı karşısında güçlü ve ilerlemiş bir ülke de yapamadı.

Bu yeni eğitim sistemimiz de ne yazık ki insanımızı kendinden emin hale de getiremedi.

Cumhuriyet öncesinden başlayan batılılaşma ve batılı gibi olma özenti ve çalışmaları, Cumhuriyetle birlikte ise devlet politikası olarak topyekün, resmen ve tamamen batılı olma yolu tutuldu.

Batı klasikleri ve Yunan klasikleri tercüme edilerek kütüphanelere dolduruldu fakat tahsil görmüşlerimiz bu klasikleri okudukça batı karşısında daha da ezik hale geldiler.

Bu eğitim sistemimiz insanımızı batı karşısında şaşkın, kendi değerlerinin gücüne inanmayan, biraz nihilist, biraz boş vermiş, biraz vurdumduymaz, biraz menfaatçi, biraz inançsız hale getirdi.

            Bütün bunlara rağmen, özel sektörümüzle birlikte ülkemiz gelişiyor.

            Bazıları görmese de, bazıları inanmak istemese de Türkiye toparlanıyor.

Stratejistlerin ifadelerine ve tesbitlerine göre;     

            “Türkiye bu gün batıya meydan okuyor,

            Batının tüm dengesini sarsıyor.

            Türkiye batının algoritmasını bozuyor.

            Batı Türkiye karşısında yeni pozisyonlar alma yolları arıyor.

            Türkiye, ipek yolunun yeniden canlandırılması ile birlikte bir üretim üssü olabilir. Türkiye’nin önü açık.

            İpek yolunun canlandırılması ile üretim merkezi olarak kabul edilen Çin’in üretimleri karadan Avrupa’ya daha kısa yoldan ulaşacak.

            İpek yolu ile ticaret daha da kolaylaşacak deniliyor.”

            ……

            Bu gün Türkiye’nin cari açığı 55 milyar dolar. Bu açık enerjiden geliyor.

            Kendimize ve ülkemize güvenmeli, daha çok çalışmalıyız.

2016 da Pi Kamuoyu Araştırma Şirketi bir anket yaptı. “Ülken için savaşır mısın” sorusuna; Japonlar %18, Avrupa %20-30 civarı, biz de evet diyenlerin oranı 15 Temmuz öncesinde  %78, şimdi ise bu % 90 ları buluyor.

Türk aklının bireysel zekâ, mizah ve üretici kapasitesi çok yüksek.

            Nüfus genç ve dinamik.

            Bu yüzden sosyal medya üzerinden gençlere operasyon çekiliyor.

Bu yüzden, Vatandaş ile devletin bağı kopartılmaya çalışılıyor.

            Bu yüzden insanları devlet, millet, devlet büyükleri, Türk büyükleri, milli ve dini değerler aleyhinde konuşturuyorlar. Algı oluşturuyorlar.

            …..

            Batı’yı ve onun haçlı ordularını kaç kere yendik, kaç meydan muharebesi kaybettiler, kaç ülke kaybettiler. Her seferinde üçü beşi bir araya gelerek üzerimize gelip bizi Anadolu’dan atmaya çalıştılar.

            Meydan savaşlarında, savaş meydanlarında başarılı olamayan batı, bizi içerden çökertmenin yollarını aradı ve yine yüzyıllar süren çabaları sonucunda bizi kendilerine özenmeye, kendilerine benzemeye yönelttiler.

            Cumhuriyetle birlikte devlet politikası haline getirilen batılılaşma, batı gibi olma idealleri bizi batı özentili yaparken ne yazık ki bu gün bizi bir yere getiremedi.

            Biz kendimiz olamadık, kendimizden kendi değerlerimizden uzaklaştıkça batı karşısında daha ezik, daha çok aşağılık duygusu taşımaya başladık.

            Şunu unutmamalıyız ki, Ne batı o yenilgilerini unutur, ne de bizim bir daha eski halimize gelmemizi ister.

            Biz de ne zaferlerimizi, ne batı karşısındaki gücümüzü, ne batının bizi çökertmek için kendine benzetmeye çalıştığını, ne de batı karşısında yenilgilerimizi asla ve asla unutmamalıyız.

            ……

            “Türkiye batıyı 3 kez çökertti. (Em. Tümamiral Cem Gürdeniz)

            1-Kavimler göçünü başlattı. 470 de Batı Roma battı.

            2-İstanbul’un fethi 1453 doğu roma çöktü. İkinci kavimler göçü oldu.

            3- Türkiye S-400 alarak batıya bir kez daha meydan okudu.

            Unutmamalıdır ki;

            Türkiye hiçbir emperyal devlet tarafından kurulmamış ve kurtarılmamıştır.

            Kurduğumuz devlet ve imparatorluklar tamamen kendi çabalarımızla meydana gelmiştir.

            Şimdi bir ”mavi Vatan” konusu ortaya çıktı.

            Konu zaten vardı da biz yeni fark ettik.

            “Mavi Vatan” tezi 2006 da ortaya atıldı.”

            …..

            “Fahri Korutürk zamanında (1958) Türk Deniz Kuvvetleri sadece Marmara donanmasıydı.

            “Mavi Vatan” Türkiye’nin yeniden ortaya çıkma çabasıdır.

            Her şeye rağmen iç savaş tuzağına düşmemiş bir Türkiye var.

            Her şeye rağmen, Türkiye imparatorluk geleneğini koruyan bir devlet.

            Her şeye rağmen fedai çıkarabilen bir devletiz.

            Türkiye 2019’un ilk aylarında, 103 gemi ile 7 gün süren ve Cumhuriyet tarihinin en büyük tatbikatı olan “Mavi Vatan” tatbikatını başarı ile yaptı.

            Bu gün; 103 Parça gemiyi bir tatbikatta yöneten bir Türkiye var.”

            …..

            Bölgede İsrail karşıtı 3 ülke var. Türkiye, İran ve Rusya.

            Bölgede Türk düşmanı olan ve Düşmanlık yapan 3 ülke var.

Suudi Arabistan, Mısır ve B. Arap Emirlikleri.

            Bu üç ülke üzerinde bizim aleyhimize Tramp merkezli baskı var.

            Türk aleyhtarlığı batıda aranır, hâlbuki Türk aleyhtarlığının en yaygın olduğu ülkeler; Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Cumhuriyetleri yöneticileridir.

            İslam dünyasında yüzyıllardır gelenek ve tecrübeleri olan kayda değer devlet yok, halk var.

            ….

            ….

            Akdeniz’de bulunan Hidrokarbon yatağı Türkiye’nin 572 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede.

            Akdeniz’de 100 trilyon dolarlık doğalgaz ve petrol olduğu söyleniyor.

            Almanya Rusya ile ilişki kurmak istiyor.

            Kıbrıs’ta çift taraflı devlet olsun isteniyor.

            Kıbrıs’ta İngiltere Türkiye’nin yanındayım diyor.

            İngiltere bunu babası hayrına söylemiyor her halde.

            ABD Kıbrıs’ı işgal etme teşebbüsünde bulunma ihtimalinden söz ediliyor.

            Bize düşen birlik ve beraberlik içinde olmaktır.

            “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” prensibini kendisine düstur ederek içine kapanan Türkiye, Milli Mücadele döneminden bu yana hiç bu kadar kuşatılmamıştı.

            Bizim sen ben kavgasında geçirecek zamanımız yok, bunu anlamalı ve ona göre davranmalıyız.

Kenan Eroğlu
Kenan Eroğluknn.eroglu@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments