DOLAR
8,4977
EURO
10,2552
ALTIN
495,58
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Gök Gürültülü
22°C
Pazartesi Gök Gürültülü
22°C
    “ Sakın Gözüme Gözükme Bayramda da Evime Gelme!” Kadir KESKİN Hafta sonları pansiyon öğrencileri, pansiyon müdür yardımcısının izniyle ailelerinin yanına giderler. Biz de yemeklerin israf olmaması için pansiyonda kalan öğrenci sayısına göre yemek çıkarırız. Bir hafta sonu lisemizin birinci sınıfında okuyan ve okul pansiyonunda kalan dört öğrenci, Pansiyon Müdür Yardımcısı...
KAYGILARDAN ÂZÂDE MEVSİMLERDE BAYRAM Kemal ÇOPUROĞLU Şimdi her istenildiğinde alınan Ve daha eskimeden çöpe atılan  Ayakkabı, pantolon, gömlek değil; Kadri kıymeti bilinen Ve Yıllarca giyilen Bayramlıklara sarılmadan uyuyamayan, Uyuyunca da Bir bayram rüyâsı gören: Gönençli, Kıvançlı Ve Mutlu çocukların bayramıydı bizim bayramlarımız… Bizi mutlu kılan; Belki içten bir kucaklanış, Ve...
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...

Kutlu Altay Kocaova’nın kaleminden Bozkırın Savaşçısı

Kutlu Altay Kocaova’nın kaleminden Bozkırın Savaşçısı

28.09.2019 i’tibâriyle yayınlanan ilk romanım olan Bozkırın Savaşçısı’nın üçüncü baskısı, Karakum Yayınları tarafından yayınlandı. Şimdi bakıyorum da, Kasım 2009’da yazmaya başlamışım. Yâni on yıl evvel… Bir buçuk yılda da bitirmişim.
Bozkırın Savaşçısı, Türklerin kendi aralarında dökülen kanı anlatan bir eser. Ama bunun birlikte, oradan oraya savrulan, hayâtına bir amaç katmak isteyenlerin ve bunu yapmaya çalışırken de, mücâdele edenlerin hikâyesi.
Eser, ilk olarak 2015 yılında Güneş Yayınları (adı sonradan Aygan olarak değişti) tarafından yayınlandı. Yâni romanı yazdıktan sonra 3,5 yıl beklemek zorunda kaldım. İlk kez yayınlanana kadar birçok yayınevi, yayınlamak için teklif gönderdi. Bu sürede bu yayınevlerinin iç yüzünü de görme fırsatı elde ettim. Yâni bu romanın ilk yayınlanışı üzerinden 4,5 yıl; yazımının tamamlanması üzerinden yaklaşık sekiz yıl, yazmaya başlamamın üzerinden ise yaklaşık on yıl geçmiş. Hikâyeyi oluşturmanın üzerinden ise en aşağı on beş yıl. İlk ne zaman kurgulamaya başladığımı ise ben bile hatırlamıyorum.

Bu eser, yıllarca benim zihnimde yaşadı. Yâni ilk satırdan  i’tibâren anlattığım her şey, benim zihnimde yaşadı. İnsanların yatağa girip, uykuya dalana kadar geçen bir süre vardır. Bu süre herkes için değişir. İşte, bu sürede ben “Bozkırın Savaşçısı”nı yaşattım. Yıllar boyunca bu şekilde geçti ve en sonunda bunu yazıya dökmeye başladım ve sonuç ortaya çıktı.
Romanı yazmaya başladığımda bir üçleme hayâl ediyordum. Türklerin iç kavgasını, kendi içlerinde dökülen kanı anlattığım üç roman. Birinin tamâmen kurgu, birinin büyük ölçüde gerçek (öyle ki, bâzı diyaloglar bile), birinin de kurgu ve gerçeğin bir arada olduğu üç roman. Üçü de farklı konuları ele alacaktı. Hayâlimi gerçekleştirdim. Bozkırın Savaşçısı, Türkistan’dan Hindistan’a Uzun Yolculuk ve Bozkırın İsyânı… Türk’ün döktüğü Türk kanını anlatmayı başarabildiğimi, oradan oraya savrulan hayâtlarını aktardığımı düşünüyorum.
Umarım, bu düşüncelerime okuyucular da katılır. Çünkü her kitâbın iki yazarı vardır. Biri yazarın kendisi, diğeri de okuyucu. Çünkü okuyucu, her romanı yazarından bağımsız olarak, farklı bir şekilde de yorumlar ve anlar.
İyi okumalar…
Kutlu Altay Kocaova

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.