Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümünü idrak ettiğimiz 29 Ekim’de; Türk dünyasının liderleri ve dışişleri heyetleri TDT 13. Zirvesi için Ankara’da buluştu. Atatürk’ün “Türk birliği bir gün hakikat olacaktır” ülküsü, başkentte çifte bayramla taçlanıyor.
29 Ekim 1923’te Ankara bozkırında yakılan bağımsızlık meşalesi, tam 103 yıldır Türk milletinin yolunu aydınlatıyor. Ancak bu 29 Ekim, tarihimize altın harflerle geçecek müstesna bir tevafuka ve tarihî bir şahlanışa sahne oluyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümü vatan sathında ve dış temsilciliklerimizde coşkuyla kutlanırken; Türk dünyasının devlet ve hükümet başkanları ile diplomatik heyetleri, Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi vesilesiyle başkent Ankara’da bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde bugün toplanan TDT Dışişleri Bakanları Konseyi, başkent Ankara’yı yalnızca Türkiye’nin değil, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan büyük Türk medeniyet coğrafyasının da kalbi konumuna yükseltti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in 10. yılı kutlamalarının hemen ertesinde, 1933 yılında Türk milletinin istikbal ufkunu çizerken tarihe şu muazzam kaydı düşmüştü:
“Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur… Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Orada dilleri bir, inançları bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür… İnanç bir köprüdür… Tarih bir köprüdür…”
Atatürk’ün işaret ettiği o manevi köprüler; Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan Türk cumhuriyetlerinin 35 yıllık egemenlik mücadelesiyle çelikleşmiş, Karabağ Zaferi’yle şahlanmış ve bugün kurumsal bir ittifak olan Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında birleşmiştir. Cumhuriyetimizin 103. yılında Ankara semalarında dalgalanan ay yıldızlı al bayrak ile kardeş cumhuriyetlerin bayraklarının yan yana gelmesi, işte bu tarihî ülkünün gerçekleştiğinin en somut kanıtıdır.
Zirvenin resmî temasının “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” olarak belirlenmesi, Kırım’dan Türkistan’a yankılanan Gaspıralı İsmail Bey mirasının 21. yüzyıl jeopolitiğindeki ana omurgasını teşkil etmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dönem başkanlığını kardeş Azerbaycan’dan devralacağı bu tarihî zirvede; ortak Türk alfabesi, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru, Zengezur bağlantısı, Türk Yatırım Fonu ve uzay araştırmaları gibi stratejik başlıklar karara bağlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin 103 yıllık kurumsal birikimi, güçlü ordusu ve savunma sanayii atılımları, kardeş cumhuriyetlerin zengin yer altı kaynakları ve beşeri sermayesiyle bütünleşerek küresel güç dengelerinde bağımsız bir kutup oluşturmaktadır.
Cumhuriyet, Türk milliyetçiliğinin hürriyet ve bağımsızlık aşkıyla kurduğu en büyük eserdir. Bu eserin 103. yaşında, Türk dünyasıyla tek bir çatı altında kucaklaşması; ayrılıkların, yapay sınırların ve asırlık hüzünlerin geride kaldığını ilan etmektedir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Türk dünyasının bağımsızlığı yolunda can veren tüm şehitlerimizi ve fikir önderlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu, Türk birliği ebedî olsun!