Irak’ta Kasım ayında yapılması planlanan genel nüfus sayımı öncesinde Kerkük’e dışarıdan usulsüz nüfus kaydırma girişimlerine karşı Irak Türkmen Cephesi (ITC) ayağa kalktı. 1957 nüfus sayımı esas alınmadıkça hiçbir demografik oldubitti meşru sayılamaz.
Bin yıllık ata yadigârı, hoyratların, türkülerin ve feryatların şehri Gazi Kerkük; varlığına ve kimliğine kasteden yeni bir demografik kumpasla karşı karşıya. Irak hükümetinin Kasım ayı içinde ülke genelinde gerçekleştirmeyi planladığı genel nüfus sayımı öncesinde, Kerkük’ün tarihî Türk kimliğini silmek ve Türkmenleri kendi öz yurtlarında azınlığa düşürmek isteyen odaklar sinsi planlarını yeniden devreye soktu.
Bölge kaynaklarının aktardığı bilgilere göre; Kerkük Valiliği makamının yıl sonuna kadar Türkmen idaresinde kalacağı teyit edilmiş olmasına rağmen, sayım günlerinde şehre dışarıdan yüz binlerce usulsüz seçmen ve sahte nüfus kaydı yığılması yönünde yoğun bir baskı kurulmaktadır. Irak Türkmen Cephesi (ITC) ve sivil toplum kuruluşları, Kerkük’ün geleceğini ipotek altına alacak bu girişime karşı millî bir direniş hattı oluşturmuştur.
Kerkük’ün demografik yapısı üzerindeki tartışmalar yeni değildir. Şehrin etnik ve nüfus dengesini tahrif etmeyen son hilesiz ve tarafsız resmî kayıt, 1957 Irak Genel Nüfus Sayımı’dır. O tarihte yapılan sayımda Kerkük şehir merkezinin kahir ekseriyetinin Türk olduğu ve şehrin tapusunun Türklere ait bulunduğu tescil edilmiştir.
Ancak 1957 sonrasında önce Baas rejiminin yürüttüğü acımasız “Araplaştırma” politikaları, ardından 2003 Amerikan işgalini fırsat bilen ayrılıkçı grupların yürüttüğü “Kürtleştirme” hamleleriyle yüz binlerce insan şehre taşınmış, tapu ve nüfus daireleri yakılarak Türkmen hafızası yok edilmek istenmiştir.
Bugün 1957 kayıtları ve tarihî tapu senetleri esas alınmadan yapılacak bir nüfus sayımı; işgallerle ve sürgünlerle oluşturulan yapay demografiyi meşrulaştırmaktan başka bir amaca hizmet etmeyecektir.
Kerkük meselesi, yalnızca Irak’ın bir iç meselesi değildir. Türkiye ile Irak arasında Basra Körfezi’nden Ovaköy sınır kapısına kadar uzanacak olan devasa Kalkınma Yolu Projesi’nin ana güzergâhı Türkmeneli coğrafyasından geçmektedir:
Kerkük’te huzur ve adalet tesis edilmeden, Türkmenlerin can, mal ve idari hakları güvenceye alınmadan bu stratejik koridorun güvenliğini sağlamak imkânsızdır.
Kerkük’ün etnik çatışma sahasına çekilmesi, bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyen küresel emperyalist güçlerin ve terör odaklarının ekmeğine yağ sürecektir.
Türkmenler, Irak’ın toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının en sadık teminatıdır. Türkmen varlığının zayıflatılması, Irak’ın parçalanma senaryolarını yeniden canlandıracaktır.
Lider Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi, “Kerkük sevdası bizim namus borcumuz, Türkmeneli davası millî haysiyet davamızdır.”
Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti devleti; sınırın hemen ötesindeki soydaşlarının haklarının hileli nüfus oyunlarıyla gasbedilmesine asla seyirci kalmayacaktır. Irak makamları, usulsüz seçmen kayıtlarını derhal iptal etmeli, 1957 sayımını temel almalı ve Kerkük’ün ortak idare ruhunu korumalıdır.
Kerkük Kalesi’nde dalgalanan gök mavisi Türkmeneli bayrağı, ay yıldızlı al bayrağımızın ikiz kardeşidir. Kerkük Türktür, Türkmeneli ebediyen Türk yurdudur!