YAŞAMA İZ BIRAKANLAR…

Atilla ÇİLİNGİR

HARAÇ MEZAT TÜRKİYE Mİ?

Bu haber 03 Eylül 2013 - 14:04 'de eklendi ve 2.232 kez görüntülendi.

HARAÇ MEZAT TÜRKİYE Mİ?

Ali Bademci

 

Aman da Türkiye’nin ne sosyal meseleleri varmış da hiçbir “Cumhuriyet Hükümeti” bunu bilmezmiş veyâ milletin düşmanıymış gibi farkında değilmiş! İnanın  insanın içi kararıyor.. Öyle anlaşılıyor ki geçen ve evvelki asrın “Hasta Adam” diye nitelenen Osmanlı İmparatorluğu meğer daha yerinde duruyormuş da haberimiz yokmuş. Öyle ya bu kadar sosyal, siyasal, inanç, dil, milliyet gibi problemler, zamanını doldurarak geçmişte kalan imparatorluklarda ancak bulunabilir. Halbûki dünya gidişatına uygun olarak Rusya, Almanya-Macaristan, Osmanlı ve sömürge imparatorlukları olan İngiliz – Fransız – İtalyan – İspanyol gibi idareler yerini “milli devlet”e bırakmıştır.

ulkucu kadro ali bademciBir “Milli” devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti bir asrı idrak etmeye yaklaşırken gerçekte ülkede bir milliyetler meselesi var mıdır? Türkiye’nin de bir parçası olduğu Türk coğrafyasının ve mücavir toprakları  yıllardır yabancı arkeloglar santim santim karıştırıp, Mezopotamya Sümerleri’nden Anadolu Etrüskleri’ne kadar  geçen asırda tanımadığımız  milliyetlerde “Türk Dili ve Türk Etnomimi”nin izlerini tesbit ettikleri halde ”Osmanlı”nın hayasızı  Rum ideologları gibi, “Mezopotamya Kürtler’in Kadim Vatanıdır“ diye  rüyâ gören  marksist ırkçıların  hezayanlarına  gülmekten başka ilim ve idrak sâhibi insanların yapacakları bir şey yoktur. Hele hele  Anadolu topraklarına Selçuklular’dan beri, Türkler’le ortak olduklarını  iddia edenler, bırakın Malazgirt’i, Sarıkamış’da, Ziya Yergök’ün hatıralarını okuyarak  Türk’den başka kimlerin  olduğunu söylemeleri gereklidir. Hatta Selâhiddin Eyyübi’nin kendisi ne olursa olsun ordusunun  kimlerden meydana geldiğini; Urfalı Mateos’un “Vekayiiname” de yazdığına göre Sultan Alparslan’ı Semarkand’da  kimin, ne için hançerlediğini  bilmesi lâzımdır. Esâsında bu coğrafyada  siyâsî emelleri olmadığı için  geçmişteki siyâsî cinâyetlerle de,  siyasi ilgileri bulunmayan insanların bugünkü Kuzey Irak’da Celâleddin Mengüberdi’yi ve daha sonra Emir Timur’un oğlu Ömer Şeyh’i basit maddî mülâhazalarla  öldürüldüklerini  bilmeleri lâzımdır! Çığırtkanlık bizim ciddi ilim adamlarımızı da sindirmiş görülüyor ki bu adamların Malazgirt’dan, Cihân Harbi’ne oradan da Kurtuluş Savaşı’na kadar  ehemmiyetlerinin yalandan ibaret olduğunu bile bile  mahcub bir eda ile  ve sesiz bir tonda inanmıya inanmıya anlatıyorlar.

 

İnanır mısınız? Biz yüzde yüz  hakikat olmasına rağmen  İdris-i Bitlis’i  aseâletinde olanlar alınırlar diye böyle şeyleri yazmanın faydasına inanmayanlardanız. Ama Allah aşkına yeteri biliyorsanız yeter yahu! Hanım vekil dün devletimizi tehdit ediyor ve “50 Milyon karşınızdayız” diyor. Allah seni   kahretsin nankör Marksist.. Sana bugünkü imkânı verenler  senin velinimetindir. Birbirimizi sevmeye, kucaklaşmaya, memleketin gelir ve giderini hakça paylaşmaya, aynı cemiyeti temsile, kız alıp vermeye, aynı kıbleye durmaya evet.. Fakat en azından kemmiyyet ile sizden büyükleri tehdid gibi terbiyesizliğe hayır! Bir vatandaş olarak bu işin iplerinin kendilerinin elinde olmayışından ötürü yine yanılacakları için  üzgünüm.. Tıpkı 1915 Ermenileri gibi..

 

Şu bizim “Ak-İslâmcılar”ın halletmeye çalıştıkları ve şahsen çok rahatsız olduğum konulardan birisi de şu ”Âlevilik” meselesidir. Bir kere buradaki en büyük çarpıklık, evvelkinin az çok etnolojik bir mesele olmasına karşılık – eğer mesele ise- bu meselenin inanç ve dinî bir hâdise olduğudur. Bazı aklı evveller bazen bilerek veya bilmeyerek  bu iki işi birmiş gibi göstermek, dolayısiyle cepheyi genişletmek gibi “Şark Kurnazlığı” yapmaya çalışıyorlar, ki bereket tertemiz Müslüman ve Türk olan Alevi – Bektaşi – Kızılbaş kardeşlerimiz işin farkına vararak Türklük yanında ve içinde ağırlıklarını koymuşlardır. Birincilerin Alevî veya Bektaşi, yahud Kızılbaş olmak hoşlarına gidiyorsa evvela “Türklüğü” kabul etmeleri lâzımdır. Çünkü Bu dini inanç sistemi İslâmi olduğu kadar Türklüğün, hatta eski Türk inanç sisteminin ta kendisi olduğunu iyice biliyoruz. Zamanımız oryantalistlarinden Mirceae Eliade ve İrene Milikof  saha çalışmaları ile Bektaşi – Alevi – Kızılbaş olmak için kesinlikle “Türklüğü” en azından kabullenmek gerekli olduğu  sonucuna varmışlardır. Hatta Türkiye’de uzun yıllar kalarak gelinimiz olmuş bulunan Rus asıllı Fransız Oryantalist Melikof köyden büyük, şehirden küçük yerleşim  biriminde oturan Kızılbaş Türkmenlere “Kürt” denildiği de tesbit ettiğini yazdıklarından öğreniyoruz. Oryantalistlerin tamamı, Mikaylovskiy, Haruzin, Potapov, Alekseev,Paul Roux, V. Jochelson,V. Bogoras aynı fikirde oldukları gibi sistemin büyük ölçüde “Şamanizm” devâmı görüldüğü literatürel bilgi hâlini almıştır. Abdülkadir İnan, Bahaettin Ögel, Hikmet Tanyu, Osman Turan, İbrahim Kafesoğlu’nun çalışmalarında da oryantalistlere ilâve ve saha çalışması mahsulü doğrulayıcı bilgiler mevcuttur. Kaldı ki geçen gün bir yazımda aktarmasını yaptığım kültür tarihimizin en kıdemli Alevisi Hallâc-ı Mansur bir şiirindeki;

Ne Arabî’yem, ne Farsî ‘yem, ne Hindû’yem

                Beyzalî’yem, Galacî’yem,Türkî’yem.”,

 

Haykırışta dini motifin başını Türklüğün çektiği ap-açık görülmüyor mu? İşte bu sebeplerle bölücüler Âlevilik’de ekmek olmadığını anlamışlardır. İnşaallah milliyetçiler de biraz daha akıllı olursa  daha iyi olacak..

 

Allahaşkına başka ne var? Sanki Türkiye Cumhuriyeti haraç-mezata çıkmış gibi aklı eren de ermeyen de, türbanlı da başı açık olan da âlim olmuş ahkâm kesiyor. Biliniz bunların evvela kendi kafalarında rejim ve milletin kutsalları ile hesaplaşmaları var? İşte, dedeleri “İzmir Suikasdında” asılmış, efendim kimlik problemi vs. Ney bunlar.. Lanet olsun bu meselelerden ötürü maraz çıkaranlara. Türklük bir ırktan ziyade muhteşem bir kültürün ve seciyenin adıdır. Bölüne bölüne nereye gideceksiniz? Devletimiz ve hükümetimizin,  belki bana ve sana göre, belki gafil davranışları vardır ama “Hain” olduklarını düşünmek iyine böleceklerin işine yarar. Aklınızı başınıza alın. Bu ülkede Türk Milliyetine bir avuç dış güç oyuncağının yarım avucundan fazla inananı yoktur. Efendim yok Arnavut, Arap, Çingene, Laz, Kaz, Gürcü, Boşnak, Çerkez, Çeçen vs. Böyle bir şey olmadığı  satılığa çıkarılmış bu modası geçmiş ırkçılık ve kabilecilik kokulu  işlerin taliblisi de yoktur.. Bunu da “Başka Akiller”ce tesbit ettirin..

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments