BAŞBAKAN’A DAİR

Bu haber 28 Ekim 2013 - 16:16 'de eklendi ve 2.211 kez görüntülendi.

 

Sayın Başbakanımızı, özellikle son seçim döneminde yıllardan beri  peşlerinden gidenler bile tanıyamaz hâle gelmiştir. ”Milli Görüş Mektebi”nin hacı ve hocaları ile yayın organı “Milli Gazete“ bile milliyetsizlik politikasına isyân ediyor. Para işlerinden anlamadığım için hükümetin ekonomik icraatını eleştiremiyeceğim gibi çevremizde hırsız bulunmadığı için  yüksek perdeden kimilerin sui-istimal peşinde olduklarını da şahsen bilemem. O işlerden anlamak için biraz istihbarat kafalı  veya polisiye zekaya sâhip olmak lâzım. Sonra şu kimliksizlik politikasının yanında  “sui-istimal” ve “hırsızlık” gibi kötü huylar bile solda sıfır kalmaz mı? 

Ali BADEMCİ

Ali BADEMCİ

 

Sayın Başbakan,  ülkemizde yanılmıyorsam  32 etnik unsur yaşadığını belirtmişti. Ve sık sık  bunların ayrı ayrı hakları olduğunu belirterek “Çözüm Süreci” içinde bunların da değerlendireceğini hem kendileri hem de yardımcıları açıklamışlardır. Şöyle bu tartışmalara baktım da 32 rakamını bulabilecek  ne ciddi bir yazıya ne de araştırmaya ne yazık ki rastlamadım. Hep sallama materyaller.. Biraz da “İslâm’da kavmiyetçilik yoktur” gibi eskimiş   yazılara haşiyeler ve cemaatın bayatlamış yorumları… Bunları yıllardan beri tartışa tartışa ikrâh ettik.. Şükür ki aynı camide aynı kabe yönüne namaza durduğumuz “Akislâmcı İdeoloji” sahipleri  ucu bucağı belli olmayan bölücü akımlara,  aşağı yukarı kucaklarını açarken, oyunu aldıkları %40’a sırt çevirmişlerdir.

 

İnternete düşen “Türkiyedeki Etnik Unsurlar” tartışmalarına göre;  sıkı durun ki; ülkemizde  tam-tamına  86 etnik unsur varmış. Şundan emin olunuz ki bu ayrıştırmacılık işine ne kadar samimi yaklaşılırsa yaklaşılsın kesinle işin ilim safhası dışarıda yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir.. Baskın Oran’ın bile bir ABD davetinden sonra meşhur raporları icâd ettiği hususları basınımızda çok ciddi kalemler tarafından ifâde edilmiştir. O zamandan beri de bolluk içinde yaşayıp güya ilmi çalışmalarına yenilerini eklemektedir. Aklını öteden beri Türklük’le bozan Prof. Baskın Oran; çok enteresandır ki “Andımız” yazarı ve Mustafa Kemal Paşa’nın yakın çalışma arkadaşı, kendisi de bir “Gazi” olan Dr. Reşid Galib’in  torunu Feyhan Hanım ile evli olmasıdır. Gerçi Milliyet Gazetesi 13.10.2013 tarihli Pazar ekinde Feyhan Hanım’ın  yayımlanan röportajında eşinin görüşlerini paylaşıyor ama   bu işte “dedesinin kemiklerini sızlatır” diye çok da istekli görünmüyor. Şimdilerde, geçmişin hızlı solcusu Oran, Ali Bayramoğlu vasıtası ile cemaatle de temas halinde.. Allah hayırlı etsin.!

 

Şu rakam işindeki kepazeliğe bakın ki etnik unsur olarak gösterilen 86 guruptan 67’si Türk menşeyli.. Bu hususu tartışmaya gerek yok.. Mevcut  kaynaklar da aynı çünkü.. Bakın sanki “Türk” adı hiç etnoloji ifâde etmiyormuş gibi onu oluşturan güya etnikunsurlara: Avşar,  Yörük,  Manav,  Türkmen TahtacıKosovalıMakedonyalı, BulgaristanlıBatı TrakyalıRodoslu, Oniki Adalı, Giritli, Dobrucalı,  Adakaleli, Gacal, MuhacirÇepniCeritAhıskalı,BüğdüzBayatYazırEymürKarabölükAlkaevliİğdirYüreğir,DodurgaUlayundluğDöğerÇavuldurBeğdiliAbdalSıraçNalcıTeberBarakŞamlıTorbeşBayındırKınıkOrtakçıAmuca,BedrettinliKaramanlıKarakeçiliSarıkeçiliTorlakKızılbaşPeçenekÇıtakKıbrıslıAzeriKırım Tatarı, ÖzbekNogayKumukUygurKırgız, Kazan Tatarı, KarapapakKırımçak, KaraçayBalkar.” 

Komedyayı görüyor musunuz? Peki 67’nin üstü unsurlar kim miş? Ülkemizde 2 Boşnak, 2 Arnavut, 3 Kürt, 7 Yezidi, 5 Gürcü, 3 Çerkez, 4 Çingene, 2 Zaza, 2 Yahudi 1’er de Pomak-Arap-Laz-Hemşinli-Ermeni-Rum-NasturiKeldaniBahaiAfrika kökenli TürklerLeh-Malakan-Dürzi” gurup unsur yaşarmış.. Demek ki ne kadar cahil kalmışız! Şu  mantık bile kendi içinde ne kadar düzmece  değil mi? Bir kere 67 Türk etnistesi  %90’a tekâbül ediyor.. Kaldı ki Allah için  iktidardan yüz bulan ve Kürtler’in ancak %10’u kadarını geçmeyen militandan başka sizden  talepte bulunan var mı? Sonra ne zaman hangi tarihte bu anasırın kendini ifâde hakkı elinden alınmış? Şimdi tablo ortada 32 veya 87.. Ne olacak her vilâyeti ayrı ayrı etnik idâreye mi kavuşturacaksınız? Veya İsviçre kantonları gibi mi yapmak istiyoruz? Yoksa milâtan önceki asırlara gönüp şehir devletleri mi ihyâ etmek niyetindeyiz? Yoksa  yoksa… Böyle bir şey yok ta oyalama mı yapıyorsunuz? Herhalde en akla yakın olanı bu ki biz daha önce de böyle şeyler gördük de yanlış hesap milletden döndü? Peki hesapları bozmak için ne yapmalıyız?

 

Akparti  2002’den beri iktidarda. Özellikle ilk ve ikinci seçimlerinde birçok ülkücünün reyini almıştır. 2002 seçimlerinde o kadar çok ülkücü  buraya akmıştır ki bu sebeble MHP barajın altında kalmıştır. Bununla da kalmamış Doğruyol, Anap ve Büyük Birlik partileri de adata iktidar tarafından yutulmuştur. 2007 seçimlerinde gerçi MHP birtakım ülkücü oyları yuvaya döndürmeyi başarmışsa da sağdaki partilerin tamamı Akparti hegamonyası altına girmiştir. 2011 seçimlerinde de ülkücüler cematin elinden sökülüp alınamamış ve hatta bir önceki seçimlere göre %1,28 gibi bir gerileme de olmuştur.

MHP 1999 seçimlerindeki performansın üzerine çıkmak zorundadır. Bugüne kadar başaramadığı Doğruyol ve Anavatan  partilerinin 99’da aldığı  %25,32 gibi oranın  en yarısını aynı seçim  oy oranları olan %17,97’nin üstüne koymak mecburiyetindedir. Ve %30’u yakalamalı  üstüne de  çıkmalıdır. Bunun birinci şartı ülkücülerin tamamını yuvada toplamak ise, nihai şartı  Cumhuriyetçi-Atatürkçü-Milliyetçi olduklarından zerre kadar şüphe bulunmayan Doğruyol ve Anap’ın oylarını MHP’ye celbetmektir. Seçim sathı mailine girildiği şu günlerde artık fayda getirmeyen içe dönük tartışmalardan vazgeçilerek hedefe doğru gidilmelidir. Camiayı ve tabanı gerecek  ihraç ve fesih gibi  işleri  mümkünse idâre etmek, değil de puan kazandıracaksa  behamahal yapmak gereklidir. Ondan sonra ileri hedeflerden başka yöne de ilgi gösterilmemelidir. Kalın sağlıcakla.

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments