DOLAR
8,7540
EURO
10,3892
ALTIN
496,61
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
25°C
Pazartesi Gök Gürültülü
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C
Kurallar çiğnenmek için değil uyulmak içindir Toplumlar huzur içinde yaşadıkları zaman mutlu olurlar. Mutlu olunması toplumdaki olumsuz söz, davranış ve eylemlerin hiç olmaması veya az olması sonucunu getirir. İnsan bireydir ama toplumda yaşamaya elverişli sosyal bir varlıktır. Birey yalnız yaşadığı zaman değil insanlar arasında yaşadığı sürece mutlu olan canlıdır. Yaratan...
Bosnalı Bir Kahraman          İ S M E T  H O C A Ahmet  B.KARABACAK         Kısa bir süre önce Bosna Kasabı denen bir cani Avrupa mahkemesi tarafından ömür boyu hapse mahkûm edildi. Bu hüküm yüzlerce masum kişiyi  ne geri getirir, ne de acıları  yok eder. Binlerce Bosnalı kadının ve kızın tecavüze...
Bir meselden çıkan ibret! Harun KILIÇ Adamın biri gitmiş Nasreddin Hoca’ya “Yahu hocam bizim ev pek dar, sığamıyoruz bir türlü, ama büyük eve de paramız yetmiyor, ne yapayım?” diye sormuş. Hoca bu abuk soru karşısında ne desin, kafasını karıştırmış biraz, düşünür gibi yapmış sonra da “Senin tavukların vardı değil mi?”...
Yumurta tavuk, tavuk yumurta hikâyesi Fuat YILMAZER Yaptıklarının farkındalar mı bilemem ama ülkemiz çok sıkıntılı döneme giriyor. İktidar bloğu da, muhalefet bloğu da sevgisizlik, ayrışma, kutuplaştırma politikalarını bilerek isteyerek sürdürüyor. Halk ekonomik anlamda perişan, sosyal ve siyasal anlamda hoşnutsuz, iktidar buna çözüm yolu üretmek, çare bulmak için çalışmak yerine futboldaki...

NEVZAT KÖSOĞLU VE “ŞEHİT ENVER PAŞA”

NEVZAT KÖSOĞLU VE “ŞEHİT ENVER PAŞA”
12.10.2013
0
A+
A-

Ali BEDEMCİ

                Dünkü yazımda tanıdığım ve eserleriyle iyi bildiğim ağabeyimiz Nevzat Kösoğlu’nun bir portresini çizmeye çalışmıştım. Bugünkü gazetelerde onunla yıllarca beraberliği olmuş ve onun yolunu terkederek “görüşlerim değişti” diyenlerin kuru ve sıradan ifâdelerle kaleme alınmış bir yazılarını okudum. Gerçi o ve benzer insanlar hiçbir zaman Kösoğlu’nun fikirlerinde olmadıkları halde sâdece zaman icabı öyle görünmüşlerdir. Çünkü Tanrı katına göçen ağabeyimiz son nefesine kadar tıpkı MHP dâvâsı mahkemelerindeki gibi erkek ve dik duruşunu muhafaza ederek bir ülkücü dâvâ adamı olarak bizlerle vedâlaşmıştır. Vedâlaşmıştır, diyorum çünkü Türk Ocakları’nın davetlisi olarak birkaç ay önce Adana’ya gelmiş ve gerçekten “sanki vedâlaşarak” bizleri de son defa irşâd etmişlerdi. Adana’da bizlerle beraber olduğu iki gün sonunda  dönmüş olduğu Ankara’da da bir veya iki defa telefonla görüşmüştük. Zâten sonrası malum rahatsızlık yüzünden hastahaneye kaldırılmış ve orada da ruhunu teslim etmiştir. Millet ve devlet töreni ile ölümsüz kişiliğine uygun uğurlanması bizleri ziyâdesiyle memnun ettiği gibi Sayın Bahçeli’nin elindeki kürekle ebedi istirahatgâhına toprak atarak helâlleşmiş olması başımızı göğe kaldırmıştır.

Ali BADEMCİ

Ali BADEMCİ

Nevzat Abi için yazı yazanlar çok ilgi çekicidir ki kitaplarının çoğunu sayarken onun şahsiyetini ayân-beyân aksettiren “Şehit Enver Paşa” eserine önem atfetmiyorlar ki hiç bahsini bile etmiyorlar. Fikrini almak için bir bilene sordum ve “Acaba kasıt olmayabilir mi?” dedim ama kesinlikle kasıt olduğunu ifade etti. Bana göre de öyledir. Gerçekte rahmetli önemli ve hacimli kitabı ile ülkede öyle bir ikilem yarattı ki, adetâ, ”Mustafa Kemâl’i sevmeyenler Enver Paşa’cı, Enver Paşa’yı sevmeyenler ise onun fikirleri üzerinden Mustafa Kemâl’i” vurur oldular.

Ülkücülükte Kösoğlu’nu  örnek alan biri olarak şahsen “Şehit Enver Paşa”nın hazırlanışının her safhasını biliyorum. Bu sebeple ısrarla bu eseri hazırlarken Ağabey’in  Paşa’yı yaşadığını kesinlikle ifâde edebilirim. Ayrıca eserin muhtelif yerlerine lafzen veya satır aralarında onu “Ülkücü” diye nitelendirdiğini biliyorum. İyice incelenirse bu hususları  açıkça sizler de tesbit edersiniz.

Tarihle uğraşanlar ve bir kısım kalem erbabı  rahmetliyi kıskandıkları için hiç okumadan eseri tenkid etmişlerdir. Bilemiyorlar ki, tarih yazabilecek insan,  en azından eğitim yolu ile yetiştirilebildiği halde  öyle yorum ve değerlendirme yapacak, olaylardan ders alarak ideologya üretecek insan yetiştirmek pek zor bir iştir. Aynı konuda 1500 sayfa neşriyat yapmış ve bu işe 20’li yaşlardan beri  45 yıl kadar ömrünü vermiş birisi olarak bizim  kitaplarımızın “Şehit Enver Paşa” kadar hizmet ettiğini söyleyemem. Bir yayın yanlışlığı olarak o kitap  tarih eseri olarak sunulmuştur. Çünkü bu kitap bir tarih eseri değil  başlıbaşına ülkücülük hikâyesi ve “ideologya örgüsü”dür. Okuyuculardan da zaman zaman böyle değerlendirmeler yayınevi ve bizlere kadar ulaşmıştır. Kitaplarımdan  yapmış oluğu alıntılarda da en ufak hatâ veyâ eksiklik olmamıştır. Yardımlarım için kitabının önsözündeki teşekkürlerini ölünceye kadar başımda  taşıyacağım. Ben sözkonusu önsözde “Enver Paşa’yı  Ali Bademci’in ülkücü kişiliğinden öğrenmek” gibi tavsiyelerini okududuğum zaman gözlerim dolmuştur. Ama, benden doküman talebinde bulundukları zaman daha kitabım yayınlanmadan,  telefonda, çalışmalarımı emrine gönderdiğimi, çünkü kendilerinin bizim ağabeyimiz olduğunu  beyân ettiğim zaman sanıyorum ki karşılık olarak tıpkı benim gözlerimin dolması gibi duygulandıklarını hissettim. Mekanı cennet olsun.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.