YAŞAMA İZ BIRAKANLAR…

Atilla ÇİLİNGİR

Türk’üm demeye utanıyorlar

Bu haber 28 Ekim 2013 - 17:51 'de eklendi ve 1.695 kez görüntülendi.

HaberRes_31393

Olcay Kılavuz Osmaniye Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen Cumhuriyet Şöleni’ne katılan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, “Türk’üm demekten utananlar, doğruyum demekten çekinenler, çalışkanım demeye yüzü olmayanlar, andımızı kaldırmışlardır. AKP, Türk’e ait olan tüm değerlere düşman olduğu son derece açık bir şekilde görülmektedir.” dedi.

ÜLKÜ Ocakları’nın, Türkiye’nin her yerinde faaliyetlerine büyük bir inanç ve disiplin içerisinde devam ettiğini vurgulayan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, “Dün neyi savunuyorsak, bugünde aynı noktadayız; hiçbir zaman eğilmedik ve eğilmeyeceğiz.” dedi.

Osmaniye Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programa Genel Başkan Olcay Kılavuz’un yanı sıra MHP Osmaniye İl Başkanı Fahri Kuyulu, Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, İl Ocak Yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaşımız katıldı. Kılavuz’u Ülkü Evleri’nde kalan kız öğrencilerçiçeklerle karşıladı.

 

HİÇBİR ŞEY BİZİ YILDIRAMAZ

Osmaniye Ülkü Ocakları Başkanı Fatih Eroğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Fatih Eroğlu’nun konuşmasınıtamamlamasının ardından konuşmalarını yapmak üzere Ülkü Ocakları Genel Başkan Olcay Kılavuz kürsüye geldi.

Başkan Kılavuz şunları söyledi:

“Bu programın düzenlenmesinde emeği geçen çok kıymetli ocak başkanım Fatih Eroğlu’ya, değerli yönetimineve bütün ülküdaşlarımıza tebriklerimi sunuyorum.

İlk ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran’ın ve saygıdeğer Genel Başkanımızın memleketinde sizlerle bir aradabulunmaktan dolayı son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim.

Ülkü Ocakları, Türkiye’nin her yerinde faaliyetlerine büyük bir inanç ve disiplin içerisinde devam etmektedir.

Dünden bugüne sevdamız da kavgamız da yüce Türk milleti için olmuştur.

Ülkemizin ve milletimizin varlığına kast eden her türlü fikir ve odaklar, karşılarında G‰vur Dağları gibi dik ve sağlam bir şekilde duran ülkücüleri bulmuştur.

Ülkücü hareketin varlığı karşısında, ihanet geçit bulamamış, çakallar saklanacak delik aramıştır.

Zulümler, işkenceler ve darağaçları gücümüzden hiçbir şey eksiltememiştir.

Ödetilen bedeller bizleri asla yıldıramamış, aksine daha da bilenmemize neden olmuştur. Dün neyi savunuyorsak, bugünde aynı noktadayız; hiçbir zaman eğilmedik ve eğilmeyeceğiz.

Doğru bildiğimiz yoldan geri adım atmadık ve bundan sonra da atmayacağız. Bizler bu millete kara sevdayla bağlı, yiğit Anadolu çocuklarıyız.

Bizim kitabımızda gaflete, delalete, hıyanete, fitneye ve dedikoduya asla yer yoktur.

Dost-düşman iyi bilsin ki; mazlumun karşısında Yunus, zalimin karşısında Yavuz olan bir iradeyi taşıyoruz.

Türk milleti var oldukça Ülkü Ocakları var olacaktır, Ülkü Ocakları var oldukça da hiçbir kirli plan uygulanamayacaktır.

BÖLÜCÜLERLE AYNI ZİHNİYET İÇERİSİNDELER

Türk’üm demekten utananlar, doğruyum demekten çekinenler, çalışkanım demeye yüzü olmayanlar, andımızı kaldırmışlardır.

Bölücülerle aynı zihniyeti paylaşmanın adı ne zamandan beri demokrasi ve özgürlük olmuştur?

Başbakan Erdoğan, utanmadan, arlanmadan bu paketten şehitlerimizin ve ailelerinin de razı olduğunu söyleyebilmiştir.

Türklüğün bekası için şehit olanların, Türklüğün kaldırılmasına razı olmasını beklemek hangi akıl ve mantıkla izah edilebilir?

Bu sözler, teröristlerin talepleri gerçekleşmesin diye canını ortaya koyan yiğitlere yapılabilecek en büyük hakaret değil midir?

 

AKP Hükümeti’nin Türk’e ait olan tüm değerlere düşman olduğu son derece açık bir şekilde görülmektedir.

Türk’üm demenin suç haline geldiği, Milliyetçiliğin ayaklar altına alındığı, Habur’da teröristlerin milli kahraman gibi karşılandığı,

Türk bayrağı açmak provokatörlük sayılırken, Örgüt paçavralarının askeri araçlara asıldığı, bölücülerin kimlik kontrolü yaptığı, vergi toplayıp, mahkeme kurduğu, cani başının ve meclisteki uzantılarının küstahça devleti tehdit ettiği, bu yıkım sürecine tepkisiz kalmak, büyük bir vebaldir.

KİMLİKSİZ VE KİŞİLİKSİZ BİR GENÇLİK İSTEMİYORUZ

Ülküdaşlarımız, yüce dinimizin gerektirdiği güzel hasletlerle donanmalı, şahsiyetli, güvenilen, itibar gören, ahlakı ve dürüstlüğüyle kendinden söz ettiren bireyler olmalıdır.

Her ülkücü Türk tarihini ve kültürünü bütün detaylarıyla öğrenmeli, muhterem ecdadımıza layık olabilmek için kendini hazırlamalıdır.

Kimliksiz ve kişiliksiz bir gençlik modeli görmek isteyen ihanet odaklarının hevesi, ülkücü gençlerin tertemiz varlıkları ve gösterdikleri kararlı duruş karşısında kursaklarında kalmalıdır.

O yüzden boş işlerle vakit kaybedemeyiz, dünyevi hırslara kapılamayız, menfaat peşinde koşamayız, bizler binlerce yıllık büyük bir ülkünün sahipleriyiz.

Her ülkücü bir meşale gibi, bulunduğu ortamı aydınlatmalı, vatandaşlarımızı bilinçlendirmelidir.

Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ” Cesaret, fedak‰rlık ve atılganlık olmayan hiçbir dava başarıya ulaşamaz ” sözünü akıllardan çıkarmamalıyız.

Peygamber Efendimizin ” iki günü eşit olan ziyandadır ” hadisine uygun şekilde hem kendimizin hem de ülkemizin felahı için ter dökmeliyiz.

Zafer ” inananlarındır. Kınayanların kınamasına aldırmadan ” yolumuza devam etmeliyiz.

Cenabı-ı Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum. Varlığımız Türk varlığına armağan olsun.

Ne Mutlu Türk’üm diyene!”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments