ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5580
EURO
10,1687
ALTIN
499,45
BIST
1.361
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
34°C
İstanbul
34°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Sıcak
35°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Fuat Yılmazer     Kıymeti tam bilinmemiş ilim adamlarımızdan Prof. Dr. Doğan Aydal’ın maden ve petrollerle ilgili olan eserlerini kitaplığımdan çıkardım. Önceden okuduğum ve altını çizdiğim bölümlere tekrar bakmaya başladım.     Yıllar önce idi. Doğan Aydal hocanın kitaplarını okumaya başlamıştım. Okuma sırasında kendisiyle görüşmem gerektiği kanısına varmım, e posta adresinden mesaj...
Atilla Çilingir        1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.        Özellikle son dönemde Türk tarafının adada anlaşmaya odaklı girişimlerinin Rumlar tarafından her defasında ret edilmesinin yol açtığı çözümsüzlük, Türkiye’nin çözüm adına Kıbrıs’ta bir 60 yıl daha Rum tarafını...
Halim Kaya Kelime anlamıyla mutluluk manasına gelen “Kut”; Türkler de devleti yönetme görevinin Gök Tanrı tarafından bir aileye verilmesidir. Türkler Kut alan kişi etrafında toplanarak birliği oluşturur, milletin bağımsızlığına giden yolu açtıkları gibi kurulan devletin cihanşümul olmasını da bu sayede sağlarlar. Türkler “Kut” aldığına inanmadığı insan etrafında toplanıp savaşmazlar. Bu...
Değerli okuyucularım hatırlayacaksınız, 9 Temmuz 2021 tarihinde Zülfi Livaneli’nin Halk TV’de eski başbakanlardan Bülent Ecevit’e yönelik ağır tenkidleri üzerine hem devreye giren MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli, Bülent Ecevit ile ilgili övgülerle dolu bir beyanatta bulunmuştu. Biz de –bir MHP’li olarak- bu övgülere katılmadığımızı ifade etmiş ve ülkemizin değişik...

Özcan Yeniçeri’ye saldırma girişimini kınıyor, ancak bir yere de not ediyoruz

Özcan Yeniçeri’ye saldırma girişimini kınıyor, ancak bir yere de not ediyoruz

Olcay Kılavuz: “Türkiye ve Türk adından rahatsız olanların Anayasa’ya aykırı bir biçimde devlet içinde devlet yaratma çabalarına karşı nasıl pozisyon alacaklarını merak ediyoruz. Ancak Meclis kürsüsünden dile getirilen bu ifadeleri Başbakan’ın da kullanması sebebiyle kamuoyunun gözünü boyamaya yönelik birkaç söz dışında maalesef bir adım atılmayacağını düşünüyoruz.”

Hükümetin “açılım” adını vererek başlattığı ihanet süreci çerçevesinde yaşananlara her geçen gün yenileri eklenmektedir.  Habur’da teröristleri karşılama rezaletiyle başlayan, bizzat dönemin İçişleri Bakanı tarafından dile getirilen ihanet senaryosu bölüm bölüm sahneye konulmaktadır.Başta İmralı canisi olmak üzere terör örgütü yandaşları adeta barış elçisi gibi sunulmuştur.Günümüze kadar bu gelişmeler yaşanırken Hakkâri Yüksekova’da terör örgütü yandaşlarının şehir merkezinde saldırı düzenlemesi ve Diyarbakır Lice’de askerlerimizin kaçırılarak daha sonra sanki bir lütufmuş gibi serbest bırakılması rezaletin son perdesi olmuştur.

Hakkâri Yüksekova’da yaşanan olaylarda terör örgütü yandaşları şehrin ortasında polisimize ve askerimize kurşun yağdıracak kadar cesaretlenmiştir. Yüksekova’da yaşanan gelişmeler sınırlarımızda güvenliğin olmadığını Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin adeta terör örgütünün kirli emellerine teslim edildiği açıkça görülmektedir.Bölgede yaşayan vatandaşlarımız yalnız bırakılmakta, devletin güvencesi yerine terör örgütüne mecbur kalmaktadırlar. Terör örgütü militanları hükümetten cesaret alarak güpegündüz vazifesini yapmakta olan güvenlik görevlilerimize hastanede saldıracak kadar ileriye gitmiştir. Bölgedeki güvenlik güçlerimiz devlet görevlilerinin acizlik içindeki tutumları nedeniyle yalnız kalmaktadır.

Diyarbakır Lice’de gerçekleşen olaylar Türk Milletini derinden sarsacak hadiselerdir. Eli kanlı katiller açılımdan aldıkları cesaret ile otobüsleri durdurmuş araçları yakmış terör örgütü propagandası yapmıştır. Bundan daha vahimi teröristler 4 askerimizi kaçırmış ertesi günü sabah serbest bırakarak bir nevi Yüksekova olaylarına cevap vermiştir.Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı ise askerlerimizin sağ salim yurdumuza döndürülmesi, terör örgütüne gereken cevabın verilmesi için uğraşmak yerine yalnızca temenniyle yetinmiştir. Ne acıdır ki Başbakan Türk’ün derdi söz konusu olduğunda tabiri caizse üç maymunu oynamaktadır. Açıkçası başta Başbakan olmak üzere hükümet temsilcilerinin bu vurdumduymaz ve sorumsuzluk içindeki tavrı bizleri şaşırtmamıştır. Şanlı tarihimizin gerçeklerini siyaset malzemesi yapmak uğruna çarpıtan, Türk ırkı yoktur diyen zihniyetleri içinde barındıran, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış topraklara değişik adlar verme cesaretini kendinde bulan bir de bu başarıymış gibi bir büyükşehrimizin belediye başkan adaylığıyla ödüllendirilen zihniyetlerin buluştuğu çatıdan yükselen bu sesler bizleri asla şaşırtmamıştır. Başbakan’da bu ifadelerin son destekçisi olmuş herkesin de malumu olacağı üzere ülkemizi bölünme sathına sokmuştur.

Hakkâri Yüksekova’da ve Diyarbakır Lice’deki bölücü faaliyetler maalesef Gazi Meclisimize de taşınmıştır. Son günlerde bölgede yaşanan olaylar ve oluşan ortama paralel olarak haddini hududunu bilmeyen,dağdaki eli kanlı canilerin uzantıları tarafından da aynı ortam TBMM’de yaratılmak istenmiştir. Bu kişiler Meclis kürsüsünden açık açık meydan okuyarak kendilerince ülkemizin çeşitli bölgelerine farklı isimler verme küstahlığında bulunmuştur. Burada can alıcı olan adeta Türkiye Cumhuriyeti’nin hafızası olan Meclis tutanaklarına bu ifadelerin geçmesi sağlanarak, bölücü isteklere meşruiyet kazandırma çabasıdır. Bu sözlere karşı iktidar ve ana muhalefet partisi cılız tepkiler dışında sessiz kalmış, gerekli tavrı yalnızca siyasal alandaki izdüşümümüz olan Milliyetçi Hareket Partisi göstermiştir.Liderimiz Devlet Bahçeli Bey’de bütçe görüşmelerine katılmayarak gerekli tepkiyi göstermiş, anlayana uyarısını yapmıştır. Türk Milliyetçilerinin bu tavrına karşılık olarak tıpkı Hakkâri Yüksekova’da polisimize kurşun yağdıranlar misali bazıları rahatsız olmuş ve aynı şekilde MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’ye saldırma girişiminde bulunmuştur. Yapılan bu alçakça saldırıyı kınadığımızı, ancak bir yere de not ettiğimizi belirtmek istiyoruz. İktidarın Meclis’te yaşanan bu rezalete ne tepki vereceğini, Türkiye ve Türk adından rahatsız olanların Anayasa’ya aykırı bir biçimde devlet içinde devlet yaratma çabalarına karşı nasıl pozisyon alacaklarını merak ediyoruz. Ancak Meclis kürsüsünden dile getirilen bu ifadeleri Başbakan’ın da kullanması sebebiyle kamuoyunun gözünü boyamaya yönelik birkaç söz dışında maalesef bir adım atılmayacağını düşünüyoruz.

Yaşanan bu süreç içerisinde son kale Ülkücü Hareket kalmıştır. Siyasi tabloya bakacak olursak Meclis’te ve toplum genelinde bölücü odaklar bir tarafta vatanperverler diğer taraftadır. Buradan hükümeti yaşanan olaylar karşısında dik durmaya girdikleri ihanet yolundan bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz. Türk Milliyetçileri olarak atılacak olan adımların tarafımızca takip edildiğini, milli birlik ve kardeşliğimizin bozulmasına karşı atılacak her adımın da karşısında olacağımızı kamuoyuna beyan ediyoruz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.