EKMEĞE DAİR

Efendi Barutçu

Siz nasıl bir rekabet anlayışına sahipsiniz ki MHP’li iş adamlarını MİT’e fişletiyorsunuz?

Bu biyografi 16 Aralık 2013 - 5:06 'de eklendi ve 804 kez görüntülendi.

Sinan Oğan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada internetteki arama motorlarına, AKP, kaçakçılık, gümrük, terör, PKK kelimelerini farklı kombinasyonlarla yazdığınızda çok sayıda sonuç çıktığını, bunun dikkat çekici bir durum olduğunu söyledi. AKP iktidarı döneminde kaçakçılığın ayyuka çıktığını, iktidarın kaçakçılık ile özdeşleştiğini, kaçakçılıktan da en fazla terör örgütünün nemalandığını ileri sürdü.

yazir81579b325

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada, Türkiye’de sınırların yolgeçen hanına döndüğünü kaçakçılığın organize atlı şebekelerce yapılır hale geldiğini de ileri sürerek, “Kaçakçılık öyle organize hale gelmiş, PKK terör örgütü kaçakçılığı o derece ilerletmiş ki sınıra boru döşemiş, yanına da bir rafineri koymuş. Bu yıl bu iş bayağı verimli hale gelmiş zeytinyağının da borusunu döşemişler. Memlekette sayenizde boruyu döşeyen döşeyene. Zeytinyağının kaçakçılığını yapmak için sınıra boru döşemişler” dedi.

Oğan’ın konuşması şu şekilde:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun, hâlihazırda görüşülmekte olan 2014 yılı bütçesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, onuruyla, şerefiyle, fedakârlıkla görevini ifa etmiş olan, şehit Gümrük ve Tekel Bakanımızı Gün Sazak Bey’i rahmetle ve minnetle anıyorum.

Değerli arkadaşlar, Gümrük Bakanlığıyla ilgili, Rekabet Kurumuyla ilgili konuşmama başlamadan önce, burada daha önce dile getirdiğim birkaç hususu yeniden dile getirmek istiyorum.

Hatırlarsanız, Iğdır Üniversitesiyle ilgili birtakım yolsuzluk dosyalarını burada gündeme getirmiş ve dosyayı da olduğu gibi Millî Eğitim Bakanımıza vermiştim. Hem savcıları göreve çağırmıştım hem de milletimize bu durumu burada açıkça ifade etmiştim ama öyle anlaşılıyor ki bu yolsuzlukların, verdiğimiz dosyaların hiçbir kıymetiharbiyesi yok, bugüne kadar da herhangi bir işlem yapılmış değil. O zaman, ister istemez bizim aklımıza şu soru geliyor: Eğer belgesiyle, ispatıyla, dosyasıyla verdiğimiz yolsuzluk dosyasının üzerine gitmiyorsanız o zaman, siz de bu yolsuzluğun ortağısınız. Başka da bir açıklama kalmıyor.

Bir diğer husus: Iğdır’da yapılan birçok ihaleyi nedense hep AKP iktidarıyla beraber yürüyenler ve özellikle de AKP İl Başkanının şirketi alıyor. Bununla ilgili de dosyaları ilgili yerlere verdik. Özellikle de İl Özel İdaresinde yapılan bütün ihaleler, neredeyse bütün ihaleler AKP’nin Iğdır İl Başkanı Cabbar Baştemur’a veriliyor. İsmini de buradan ifade ediyorum, sayın grup başkan vekilleri herhâlde bunun gerekçesini buradan açıklarlar diye bekliyorum.

Sayın Bakanımızın bu nezaketine teşekkür ediyorum. Sayın Bakanım, keşke aynı nezaketi bomboş olan AK PARTİ sıralarındaki boş koltukları doldurmak için gelecek olan arkadaşlarınız da gösterseydi ama saysak herhâlde 20 tane burada…

Değerli arkadaşlar, biraz önce bir arama motoruna “Gümrük Bakanlığı” ve “yolsuzluk” kelimelerini yazdım, 278 bin sonuç çıktı. Sayın Bakanım, bilgisayar önünüzdeyse siz de yazabilirsiniz. “Gümrük” ve “rüşvet” kelimelerini yazdım, 245 bin sonuç çıktı. “Gümrük” ve “kaçakçılık” kelimelerini yazdım, 656 bin sonuç çıktı. Sadece “kaçakçılık” kelimesine 718 bin sonuç çıktı. “Kaçakçılık” ve “terör” kelimelerini yazdım, 1 milyon 460 bin sonuç çıktı. “Kaçakçılık” ve “PKK” kelimelerini yazdım, 1 milyon 130 bin sonuç çıktı. “Kaçakçılık” ve “AKP” kelimelerini yazdım, 567 bin sonuç çıktı. Siz “AKP”den pek hoşlanmıyorsunuz, “AK PARTİ” diyorsunuz.

“Kaçakçılık” ve “AK PARTİ” kelimelerini yazdım, 1 milyon 140 bin sonuç çıktı.

Nihayetinde, “AKP” ve “PKK” kelimelerini yazdım, 5 milyon 260 bin sonuç çıktı. Yine, siz “AKP”den pek hoşlanmıyorsunuz, bir de “AK PARTİ” ve “PKK”yı yan yana yazalım dedim, 10 milyon 100 bin sonuç çıktı.

Aslında bu rakamlar her şeyi ortaya koyuyor arkadaşlar.

On beş dakika burada aslında konuşmamıza gerek yok. “AKP” ve “PKK”, “AK PARTİ” ve “PKK”, “AKP” ve “kaçakçılık” kelimeleri özdeş hâle gelmiş. Bunun için Sayıştay raporuna falan da gerek yok. Nasılsa Sayıştay raporunu siz artık buraya getirmiyorsunuz, sağ olsun Sayıştay da raporları kuşa çevirerek zaten gönderiyor, buna gerek yok. Bir arama motoruna bunları yazarsanız o kadar ayyuka çıkmış ki, arama motorlarından herhangi birine bunları yazdığınızda kaçakçılığın Türkiye’de ayyuka çıktığını, kaçakçılığın iktidarınızla âdeta özdeşleştiğini, kaçakçılıktan en çok terörün nemalandığını, terör örgütü PKK’yla da isminizin âdeta birbiriyle yapışık, siyam ikizleri gibi olduğu gün gibi ortaya çıkıyor. O sebeple vatandaşlarımız da “AKP, PKK, kaçakçılık” kelimelerini yazdıklarında bu sonuçları net bir şekilde görebileceklerdir.

Biraz konunun özeline inecek olursak Gümrük Bakanlığı ve Rekabet Kurumu. Rekabet anlayışınızın sakat olduğunu en başından ifade edeyim. Siz nasıl bir rekabet anlayışına sahipsiniz ki MHP’li iş adamlarını MİT’e fişletiyorsunuz. İş adamı sizden olunca, mücahitken müteahhit olunca iyi, MHP’li olunca, millî ve manevi değerlerine sahip olunca gidin MİT’e fişletin. Basında çıkan haberleri buradan çıkıp yalanlayabildiniz mi? Yalanlayamadınız. Siz eğer rekabeti böyle, buradan anlıyorsanız vay bizim iş adamlarımızın hâline.,

Tabii, bölücülüğünüz o kadar tescillenmiş ki bu arada onu da ifade edeyim. İş adamlarına ayrı bir baskı yapıyorsunuz, başında “Türk” kelimesi olduğu için sendikalarımıza ayrı bir baskı yapıyorsunuz, Gümrük Bakanlığındaki bizim, Türk milletinin sendikası olan sendikalarımız ve o sendikalarımıza üye olan insanlarımız sizin baskınız altında. Aynısı Rekabet Kurumu için de geçerlidir.

Rekabet Kurumunun amacı şöyle ifade ediliyor Kanun’un 20’inci maddesinde: “Mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişiminin teminini sağlamak.” Şimdi,Türkiye’de eskiden küçük esnaf vardı. Eskiden, hakikaten, hepimizin bire bir tanıdığı, mahallemizde, yolumuzun üzerinde, gerektiğinde veresiye yazdırabildiğimiz, gerektiğinde anahtarımızı teslim ettiğimiz, mahallemizin hakikaten de her şeyi olan küçük esnaf vardı ama siz, rekabet ortamını sağlamak bir tarafa dursun, yabancı şirketleri o kadar çok Türkiye’nin içine soktunuz ki, siz her boş bulduğunuz yere o kadar çok AVM yaptınız ki bugün küçük esnaf neredeyse siftah yapmadan tezgâhını akşam kapatmak zorunda kalıyor; tabii, o küçük esnaf o mahallede kaldıysa.

Sayın Başkan Nurettin Kaldırımcı Beyefendi web sayfasında -Rekabet Kurumu Başkanı- diyor ki: “Bir suşi ustasının yetişebilmesi için en az yirmi seneye ihtiyacı var.” Eğer yanlış bilmiyorsam suşi Japon mutfağının bir yemeği. Oysa Sayın Başkanın endişe etmesi gereken konu bir suşi ustasının yetişmesi değil, bir kuru fasulye, bir pilav, aklınıza ne gelirse, bir karnıyarık, Türk mutfağından bizim bölgenin taş köftesi, bunları pişirecek usta, bunları servis edecek lokantaları düşünün siz. Her yere AVM dikiyorsunuz, bugün maalesef bunları servis edecek lokantamız kalmadı çünkü mantar gibi AVM, mantar gibi “fast food”lar her yeri sarmış durumda.

Siz, özel teşebbüse devletin malını peşkeş çekmezseniz, siz vatandaşın elindeki araziyi TOKİ adına alıp ondan sonra yandaşınıza, mücahitken müteahhit yaptığınız yandaşınıza bunları peşkeş çekmezseniz özel teşebbüs de bunu yapmaz. Özel teşebbüs elbette yapacak. Peki, elin yabancı sermayesi özel teşebbüs de benim bakkalım özel teşebbüs değil mi? Elin yabancı firmaları özel teşebbüs de bizim mahallenin, bizim köyün insanı özel teşebbüs değil mi? Size göre değil.

Peki, madem rekabet, bu medyadaki durum nedir? Gidip TMSF olarak el konuluyor bazı medya organlarına. Peki, niye el konuluyor? AKP propagandası devlet eliyle yapılsın diye mi? El koyuyorsunuz, en az iki sene, üç sene oradan propagandanızı yapıyorsunuz, milletin alın teriyle kazandığı helal vergisinden siz AKP propagandası yapıyorsunuz, ondan sonra da onu bir başka yandaşınıza peşkeş çekiyorsunuz. Peki, Rekabet Kurumu ne yapıyor, armut mu topluyor, bostan mı gözlüyor! Buradan Rekabet Kurumuna soruyorum: TMSF’deki AKP propagandası yapan televizyon ve medya yayın organlarına niye müdahale etmiyorsunuz? Tabii, arada bir ceza kesiyorsunuz -buradan merak ediyorum- bu cezaları niye tahsil edemiyorsunuz? Tahsil ederseniz yandaşlarınıza sıkıntı mı çıkar?

Tabii, Türk TELEKOM konusuna hiç girmiyorum. Türk TELEKOM konusunda yedi senedir süren husus hâlâ devam ediyor. Fiber optik kablolarında Türk TELEKOM’un tekel konumu hâlâ devam ediyor.

Başka bir garip durum, devlet memurlarının denetlenmesi, onlara “Mobbing” uygulanması, onların her birinin yanına bir kamera dikilmesi de ayrı bir garabet. Elbette ki MOBESE’lerle, dinlemeyle, vesaireyle vatandaşı paranoyak ettiniz, bir devlet memurları kalmıştı, şimdi her devlet memurunun başına bir kamera dikerek onlara da “Mobbing” uyguluyorsunuz.

Ülkemizde, maalesef, her şeyin kaçağı var. Kaçakçılık iktidarınıza öyle bir sirayet etmiş ki Sayıştay raporuna dahi kaçakçılık uygulaması yapıyorsunuz, milletin denetiminden kaçırıyorsunuz. Yani, bir nevi siz de kaçakçısınız Sayın AKP Hükûmeti ve ilgili bakanları. Sayıştay raporlarında… Sayın Başbakanın Rifat Babası götürüyor. Sayıştay raporlarında bunu gizlemeye çalıştınız ama beceremediniz, o bir şekilde yansıdı. Öte taraftan Sayın Davutoğlu’nun Mesut Ağabeysi de götürüyor gümrüklerden. Onu da gizlemeye çalışıyorsunuz. Hem gümrüklerden hem limanlardan bir taraftan Rifat Babanız, bir taraftan Mesut Ağabeyiniz götürüyor. Kimin parasını götürüyor? Türk milletinin parasını götürüyor, Türk milletinin, yetimin hakkını yiyor.

Değerli milletvekilleri, tabii, iş öyle bir noktaya gelmiş ki, öyle bir noktaya gelmiş ki, sınırlarımız öyle bir yolgeçen hanına dönmüş ki, artık bin, 2 bin atlı birden hücum ediyor sınırımıza. Atlılar bir araya geliyor ve kaçakçılık artık organize atlı şebekesiyle yapılıyor ve maalesef ki hem askerimizin hem polisimizin o manada elini kolunu bağladığınız için, aman sürecinize zarar gelmesin diye endişe ettiğiniz için bunlar da bu şekilde, artık sınırımıza atlı organize birlikler hücum ediyor.

Meselenin daha vahim boyutları var aslında. Karaköy’deki gümrük binasında hayali ihracat, yolsuzluk, rüşvetle ilgili dosyaların olduğu bina gündüz vakti, gece vakti hiç fark etmiyor soyuluyor. Yani biz, çok şeyin soyulduğunu biliyorduk. Ne bileyim buzdolabı çalarlardı, işte, kıymetli eşya ne varsa onların çalındığını biliyorduk ama Gümrük Bakanlığının binasının soyulduğuna da sizin iktidarınız döneminde şahit olduk. Artık kaçakçılık, vurgun, hırsızlık, yolsuzluk o boyutlara gelmiş ki Bakanlığınızın binasını koruyamıyorsunuz. Yahu Bakanlığının binasını koruyamayan devletin sınırını nasıl korur? Elbette koruyamaz.

Geçen sene burada ifade etmiştim. Kaçakçılık öyle organize hâle gelmiş ki, özellikle PKK terör örgütü kaçakçılığı o derece ilerletmiş ki sınıra boru döşemiş, yanına da bir rafineri koymuştu. Şimdi bu sene bakıyoruz bu iş bayağı verimli hâle gelmiş, zeytinyağının da kaçak borusunu döşemişler. Memlekete sayenizde boruyu döşeyen döşeyene!.. Zeytinyağının kaçakçılığını yapmak için evet, sınıra boru döşemişler, basında var,  herhâlde Sayın Bakanımız da gazeteleri takip ediyordur. Geçen sene burada yaptığımız konuşmada petrol için kaçak boru döşendiğini, yanına da rafineri yapıldığını ifade etmiştik. Bilmiyorum Sayın Bakan, üzerine gittiniz mi; yoksa o rafineri bugünlerde modernize mi ediliyor bunun da cevabını doğrusu merak ediyoruz. Tabii, burada bir hususu da ifade etmek lazım. Sizin üst yönetim olarak tuzunuz kuru, keyfiniz yerinde ama gümrük kapılarında, gümrük muhafaza memurlarının silahla yirmi dört saat nöbet tutan, zaman zaman hayatını tehlikeye sokan gümrük muhafaza memurlarının durumunun da içler acısı olduğunu ifade etmek lazım ve bir an önce gümrük muhafaza memurlarının emniyet hizmetleri sınıfına dâhil edilmesi veyahut da gümrük muhafaza hizmetleri sınıf ihdasıyla kolluk kuvvetlerine tanınan bütün hak ve yetkilerle donatılması da  gerekmektedir. Türkiye’de her şeyin kaçağı var. Kaçak işçiden tutun, kaçak sigaraya; kaçak sigaradan tutun kaçak çaya kadar her konu kaçak noktaya gelmiş.

Her konu kaçak noktaya gelmiş. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Konfederasyonu Genel Başkanı: -ki kendisi akildir, hatırlatalım- yüzde 27 oranında kaçak ekonomi olduğunu söylüyor. Hani sizden birisi bunu çok yalanlama şansınız yok.

Tabii, onlar için doğru. Akil olunca onların sözü geçerli. Acaba Palandöken akil raporunda bu yüzde 27 kayıp ekonominin teröre aktığını ve bunun müsebbibinin de Hükûmet olduğunu, Hükûmetin bunu önlemekle aslında terörü de önleyeceğini yazdı mı? Bilmiyoruz.

Türkiye’de, sigara kaçakçılığının ekonomiye zararı 5 milyar, içki 6 milyar, akaryakıt 10 milyar. O kadar çok kaçakçılık yapılıyor ki şimdi, küçükbaş ve büyükbaş hayvanın da kaçakçılığı yapılıyor. Vallahi sizi tebrik etmek lazım. Hayvan kaçak giriyor, saman ithal ediliyor. Bakın, hayvan kaçak giriyor, ona vereceğimiz saman ithal ediliyor. E, bir tek çiftçi yerli. Bari oldu olası çiftçiyi de ithal edin. Çiftçiyi de bari ithal edin. Yani, biraz daha ileriye götürelim, E, hükûmeti de ithal edin dışarıdan bir kısmı kaçak zaten. Dolayısıyla da artık her şey kaçak. Elektrik de kaçak bu arada, özellikle Güneydoğu’daki kaçak elektriğin önüne bir türlü geçemediniz, yüzde 80 dolayında kaçak elektrik var ve hâlâ bunun önlemini alamadınız ve maalesef ki bunun faturasını, helaliyle faturasını aydan aya düzenli ödeyen vatandaşımız çekmeye devam ediyor. Ee burada her şey kaçak. Sınırdan boruyu döşüyorlar, kaçak. Elektrik kaçak, küçük hayvan kaçak, büyükbaş hayvan kaçak, saman ithal. Ya siz ne işe yarıyorsunuz, Sayın Bakan? E ondan sonra kendi binanızı da koruyamıyorsunuz. O da çalıntı.

Tabii daha önemlisi var: Çay. Geçen sene dedim ki Rize Ticaret Odasının raporu var. Allah’tan herhangi bir baskıya uğramadı. Bu sene bir rapor daha hazırlamışlar. Sizin de Sayın Başbakanın da hemşehrisi Rize Ticaret Odasına göre, kaçakçılık Türkiye’de çayı bitirecek. Hatta bazı iddialara göre, sizden olan üst düzey bazı kimselerin, Rize’deki çay fabrikalarına kaçak çayı getirilerek, orada karıştırılarak vatandaşa satılıyor. Yani kaçakçılık o boyutta ki Sayın Bakan, sizin kendi hemşehriniz Rize’deki ticaret borsasının raporlarında bu gün yüzüne çıkarılmış. Hani biz desek belki inanmazsınız ama herhâlde, zannediyorum, kendi hemşehrinize, kendi hemşerinizin raporuna da artık inanırsınız diye ümit ediyorum.

Değerli arkadaşlar, her şey kaçak da sınır kapılarında, özellikle de Iğdır dışındaki sınır kapılarında her şey rahat rahat geçiyor da madem bu ülkede eşitlik var, madem kaçakçılık bu kadar serbest, madem benzin, mazot her şey geçiyor, peki, ben sormak istiyorum. Iğdırlı vatandaşlar bana sorduğu için ben de size sormak durumundayım. Hemen 50 kilometre ilerimizdeki Gürbulak’tan tankerlerle mazot geçiyor, sesiniz çıkmıyor; biraz ilerisinde Habur’dan geçiyor, her yerden geçiyor. Ya Iğdır’da cetveli almışsınız elinize, her geçen aracın deposunu santimetreyle ölçüyorsunuz. Benim vatandaşlarım başka bir ülkenin kanuna mı tabi? Iğdır’daki vatandaşlara bu cezayı niye veriyorsunuz? Merak ediyorum. Herhâlde size oy vermediğinden olsa gerek ama emin olunuz ki, yerel seçimlerde de genel seçimlerde olduğu gibi Iğdırlı vatandaş size bunun hesabını soracaktır Sayın Bakan ve Sayın AKP iktidarı.

Her şeyiniz kaçak. Göreceksiniz Iğdır’da da kaçak duruma düşeceksiniz.

Bu vesileyle, Bakanlığımızın bütçesinin her şeye rağmen, her türlüğü kaçakçılığa rağmen, hayırlara vesile olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Kanımızla, canımızla, varlığımızla Azerbaycan’ın yanındayız

MHP Lideri Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde; Ermenistan’ın bugün sabah saatlerinde dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın askeri birlik ve mevzilerine, sivil yerleşim birimlerine gerçekleştirdiği saldırılar düşmancadır, yeni bir kanlı sayfanın açılması demektir.Tovuz Bölgesi’nde artan gerilimler sıcak çatışmaya dönüşmüş, zulüm ve terör yöntemlerinin kimin tarafından kullanıldığı da iyice netleşmiştir.Emperyalizmin maşası Ermenistan’ın işgal ettiği Türk topraklarına yerleşme ve yuvalanma emelleri, Karabağ meselesinin adil ve hakkaniyetli şekilde çözüm hedeflerini sekteye uğratmıştır.Bozgunculuk yapan, uzlaşmaya kapalı duran, barışa yüzünü dönen, sivil ve masumların kanını döken ülke Ermenistan’dır.Artık her şey meydandadır.G…

MHP Lideri Devlet Bahçeli’den 19 Eylül #GazilerGünü mesajı

MHP Lideri Bahçeli “Gazilik ölüme meydan okuyan, korkuya savaş açan inanmış bir yüreğin kıvancıdır. Gazilerimizin her zaman, her şart altında yanlarında olacağız. Aziz şehitlerimizin emanetlerine azimle, imanla sahip çıkacağız” dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli 19 Eylül Gaziler Günü münasebetiyle bir mesaj yayınladı. MHP Lideri Bahçeli mesajında“Gazilik ölüme meydan okuyan, korkuya savaş açan inanmış bir yüreğin kıvancıdır. Gazilerimizin her zaman, her şart altında yanlarında olacağız. Aziz şehitlerimizin emanetlerine azimle, imanla sahip çıkacağız” dedi. MHP Lideri Bahçeli’nin mesajı şu şekilde: Toprağı sulayan, toprağa vatan ruhu aşılayan şehitlerimizin kanları, gazilerimizin emsalsiz fedakârlık…

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Türk Tabipler Birliği, korona kadar tehlikelidir ve acilen kapatılmalıdır

MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Türk Tabipler Birliği isimli ihanet olşumunun siyah kurdele takma teşebbüsü zehirli ve zillet bir komplodur” dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ülkemizin yeni tip Koronavirüs salgınıyla mücadelesini kösteklemek isteyen, vatandaşlarımızla birlikte sağlık çalışanlarımızı telaş ve paniğe sürüklemek amacı taşıyan kötü niyetli bir kampanya devamlı mesafe almaktadır. Bunu görüyoruz, karanlık emel sahiplerini biliyoruz” dedi. Bahçeli, “Türk Tabipler Birliği isimli ihanet oluşumu sözde artan vakalara, hayatını kaybeden insanlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza dikkat çekmek maksadıyla tüm sağlık kurumlarında siyah kurdele takacakmış! Siyah kurdele takınca ne olacak? KOVİD-19 hastalığından tedavi gören in…

MHP Bursa İl Başkanı Kalkancı 11 Eylül Bursa’nın Kurtuluşu için mesaj yayınladı

Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanı M.Cihangir KALKANCI, 11 Eylül 1922 Bursa'nın Düşman İşgalinden kurtuluşu yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayınladı. 1326 yılında Orhan Gazi'nin fethiyle adeta altın günlerini yaşamaya başlayan Bursamız, tarihin kendine yüklediği misyon gereği her zaman barışın, huzurun, hürriyetin şehri olmuştur. Ta ki Birinci Dünya Savaşına kadar. Birinci Dünya savaşı sonrasında İtilaf Devletleri ile birlikte hareket eden Yunanistan 1920 yılında önce İzmir ve çevresini, ardından 2 Temmuz 1920 tarihinde Mustafakemalpaşa ve Karacabey'i işgal etti. 6 Temmuz'da ise Gemlik İngilizler tarafından işgal edildi. 8 Temmuz 1920'de de barışın ve huzurun kenti Bursa, Yunan askerleri tarafından işgal edildi. 30 Ağustos'ta Başkomutan…

MHP Lideri Devlet Bahçeli Cumhur İttifakı’nın 2023’deki Cumhurbaşkanı adayını açıkladı

MHP Lideri Bahçeli, Yunanistan'la yaşanan Doğu Akdeniz gerilimine ve erken seçim tartışmalarına ilişkin bir açıklama yayımladı: "Yunanistan’ın neredeyse kumsallarımıza kadar hak iddiasında bulunması çok bariz bir savaş dilidir" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Ancak Türkiye’nin varlığı, bağımsızlığı ve onurlu geleceği asla haczedilemeyecektir" dedi. MHP Lideri Bahçeli ayrıca Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri 2023 yılının Haziran ayında yapılacağını belirterek, "Cumhur İttifakı’nın 2023 yılında cumhurbaşkanı adayı bellidir, o muhterem isim de Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır" ifadelerine yer verdi. MHP Lideri Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları; Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanan tehlikeli cephele…

İşten çıkarma yasağı 2 ay daha uzatıldı

Resmi gazetede yer alan Cumhurbaşkanı kararına göre, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işverenin işten çıkarma yasağı 17 Eylül 2020’den itibaren iki ay daha uzatılmış oldu. 17 Ağustos’ta 1 ay uzatılmıştı İş Kanunu'na 16 Nisan 2020 tarihinde eklenen geçici madde ile iş veya hizmet sözleşmelerinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilemesi yasaklandı. İşverene, çalışanı 3 aylığına ücretsiz izne ayırma imkanı veren geçici maddede, Cumhurbaşkanına da bu süreleri, 30 Haziran 2021'e kadar her defasında en az üçer aylık sürelerle uzatma yetkisi verildi. Bu madde uyarınca, 17 …

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ