Siz nasıl bir rekabet anlayışına sahipsiniz ki MHP’li iş adamlarını MİT’e fişletiyorsunuz?

Bu biyografi 16 Aralık 2013 - 5:06 'de eklendi ve 820 kez görüntülendi.

Sinan Oğan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada internetteki arama motorlarına, AKP, kaçakçılık, gümrük, terör, PKK kelimelerini farklı kombinasyonlarla yazdığınızda çok sayıda sonuç çıktığını, bunun dikkat çekici bir durum olduğunu söyledi. AKP iktidarı döneminde kaçakçılığın ayyuka çıktığını, iktidarın kaçakçılık ile özdeşleştiğini, kaçakçılıktan da en fazla terör örgütünün nemalandığını ileri sürdü.

yazir81579b325

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada, Türkiye’de sınırların yolgeçen hanına döndüğünü kaçakçılığın organize atlı şebekelerce yapılır hale geldiğini de ileri sürerek, “Kaçakçılık öyle organize hale gelmiş, PKK terör örgütü kaçakçılığı o derece ilerletmiş ki sınıra boru döşemiş, yanına da bir rafineri koymuş. Bu yıl bu iş bayağı verimli hale gelmiş zeytinyağının da borusunu döşemişler. Memlekette sayenizde boruyu döşeyen döşeyene. Zeytinyağının kaçakçılığını yapmak için sınıra boru döşemişler” dedi.

Oğan’ın konuşması şu şekilde:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumunun, hâlihazırda görüşülmekte olan 2014 yılı bütçesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, onuruyla, şerefiyle, fedakârlıkla görevini ifa etmiş olan, şehit Gümrük ve Tekel Bakanımızı Gün Sazak Bey’i rahmetle ve minnetle anıyorum.

Değerli arkadaşlar, Gümrük Bakanlığıyla ilgili, Rekabet Kurumuyla ilgili konuşmama başlamadan önce, burada daha önce dile getirdiğim birkaç hususu yeniden dile getirmek istiyorum.

Hatırlarsanız, Iğdır Üniversitesiyle ilgili birtakım yolsuzluk dosyalarını burada gündeme getirmiş ve dosyayı da olduğu gibi Millî Eğitim Bakanımıza vermiştim. Hem savcıları göreve çağırmıştım hem de milletimize bu durumu burada açıkça ifade etmiştim ama öyle anlaşılıyor ki bu yolsuzlukların, verdiğimiz dosyaların hiçbir kıymetiharbiyesi yok, bugüne kadar da herhangi bir işlem yapılmış değil. O zaman, ister istemez bizim aklımıza şu soru geliyor: Eğer belgesiyle, ispatıyla, dosyasıyla verdiğimiz yolsuzluk dosyasının üzerine gitmiyorsanız o zaman, siz de bu yolsuzluğun ortağısınız. Başka da bir açıklama kalmıyor.

Bir diğer husus: Iğdır’da yapılan birçok ihaleyi nedense hep AKP iktidarıyla beraber yürüyenler ve özellikle de AKP İl Başkanının şirketi alıyor. Bununla ilgili de dosyaları ilgili yerlere verdik. Özellikle de İl Özel İdaresinde yapılan bütün ihaleler, neredeyse bütün ihaleler AKP’nin Iğdır İl Başkanı Cabbar Baştemur’a veriliyor. İsmini de buradan ifade ediyorum, sayın grup başkan vekilleri herhâlde bunun gerekçesini buradan açıklarlar diye bekliyorum.

Sayın Bakanımızın bu nezaketine teşekkür ediyorum. Sayın Bakanım, keşke aynı nezaketi bomboş olan AK PARTİ sıralarındaki boş koltukları doldurmak için gelecek olan arkadaşlarınız da gösterseydi ama saysak herhâlde 20 tane burada…

Değerli arkadaşlar, biraz önce bir arama motoruna “Gümrük Bakanlığı” ve “yolsuzluk” kelimelerini yazdım, 278 bin sonuç çıktı. Sayın Bakanım, bilgisayar önünüzdeyse siz de yazabilirsiniz. “Gümrük” ve “rüşvet” kelimelerini yazdım, 245 bin sonuç çıktı. “Gümrük” ve “kaçakçılık” kelimelerini yazdım, 656 bin sonuç çıktı. Sadece “kaçakçılık” kelimesine 718 bin sonuç çıktı. “Kaçakçılık” ve “terör” kelimelerini yazdım, 1 milyon 460 bin sonuç çıktı. “Kaçakçılık” ve “PKK” kelimelerini yazdım, 1 milyon 130 bin sonuç çıktı. “Kaçakçılık” ve “AKP” kelimelerini yazdım, 567 bin sonuç çıktı. Siz “AKP”den pek hoşlanmıyorsunuz, “AK PARTİ” diyorsunuz.

“Kaçakçılık” ve “AK PARTİ” kelimelerini yazdım, 1 milyon 140 bin sonuç çıktı.

Nihayetinde, “AKP” ve “PKK” kelimelerini yazdım, 5 milyon 260 bin sonuç çıktı. Yine, siz “AKP”den pek hoşlanmıyorsunuz, bir de “AK PARTİ” ve “PKK”yı yan yana yazalım dedim, 10 milyon 100 bin sonuç çıktı.

Aslında bu rakamlar her şeyi ortaya koyuyor arkadaşlar.

On beş dakika burada aslında konuşmamıza gerek yok. “AKP” ve “PKK”, “AK PARTİ” ve “PKK”, “AKP” ve “kaçakçılık” kelimeleri özdeş hâle gelmiş. Bunun için Sayıştay raporuna falan da gerek yok. Nasılsa Sayıştay raporunu siz artık buraya getirmiyorsunuz, sağ olsun Sayıştay da raporları kuşa çevirerek zaten gönderiyor, buna gerek yok. Bir arama motoruna bunları yazarsanız o kadar ayyuka çıkmış ki, arama motorlarından herhangi birine bunları yazdığınızda kaçakçılığın Türkiye’de ayyuka çıktığını, kaçakçılığın iktidarınızla âdeta özdeşleştiğini, kaçakçılıktan en çok terörün nemalandığını, terör örgütü PKK’yla da isminizin âdeta birbiriyle yapışık, siyam ikizleri gibi olduğu gün gibi ortaya çıkıyor. O sebeple vatandaşlarımız da “AKP, PKK, kaçakçılık” kelimelerini yazdıklarında bu sonuçları net bir şekilde görebileceklerdir.

Biraz konunun özeline inecek olursak Gümrük Bakanlığı ve Rekabet Kurumu. Rekabet anlayışınızın sakat olduğunu en başından ifade edeyim. Siz nasıl bir rekabet anlayışına sahipsiniz ki MHP’li iş adamlarını MİT’e fişletiyorsunuz. İş adamı sizden olunca, mücahitken müteahhit olunca iyi, MHP’li olunca, millî ve manevi değerlerine sahip olunca gidin MİT’e fişletin. Basında çıkan haberleri buradan çıkıp yalanlayabildiniz mi? Yalanlayamadınız. Siz eğer rekabeti böyle, buradan anlıyorsanız vay bizim iş adamlarımızın hâline.,

Tabii, bölücülüğünüz o kadar tescillenmiş ki bu arada onu da ifade edeyim. İş adamlarına ayrı bir baskı yapıyorsunuz, başında “Türk” kelimesi olduğu için sendikalarımıza ayrı bir baskı yapıyorsunuz, Gümrük Bakanlığındaki bizim, Türk milletinin sendikası olan sendikalarımız ve o sendikalarımıza üye olan insanlarımız sizin baskınız altında. Aynısı Rekabet Kurumu için de geçerlidir.

Rekabet Kurumunun amacı şöyle ifade ediliyor Kanun’un 20’inci maddesinde: “Mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişiminin teminini sağlamak.” Şimdi,Türkiye’de eskiden küçük esnaf vardı. Eskiden, hakikaten, hepimizin bire bir tanıdığı, mahallemizde, yolumuzun üzerinde, gerektiğinde veresiye yazdırabildiğimiz, gerektiğinde anahtarımızı teslim ettiğimiz, mahallemizin hakikaten de her şeyi olan küçük esnaf vardı ama siz, rekabet ortamını sağlamak bir tarafa dursun, yabancı şirketleri o kadar çok Türkiye’nin içine soktunuz ki, siz her boş bulduğunuz yere o kadar çok AVM yaptınız ki bugün küçük esnaf neredeyse siftah yapmadan tezgâhını akşam kapatmak zorunda kalıyor; tabii, o küçük esnaf o mahallede kaldıysa.

Sayın Başkan Nurettin Kaldırımcı Beyefendi web sayfasında -Rekabet Kurumu Başkanı- diyor ki: “Bir suşi ustasının yetişebilmesi için en az yirmi seneye ihtiyacı var.” Eğer yanlış bilmiyorsam suşi Japon mutfağının bir yemeği. Oysa Sayın Başkanın endişe etmesi gereken konu bir suşi ustasının yetişmesi değil, bir kuru fasulye, bir pilav, aklınıza ne gelirse, bir karnıyarık, Türk mutfağından bizim bölgenin taş köftesi, bunları pişirecek usta, bunları servis edecek lokantaları düşünün siz. Her yere AVM dikiyorsunuz, bugün maalesef bunları servis edecek lokantamız kalmadı çünkü mantar gibi AVM, mantar gibi “fast food”lar her yeri sarmış durumda.

Siz, özel teşebbüse devletin malını peşkeş çekmezseniz, siz vatandaşın elindeki araziyi TOKİ adına alıp ondan sonra yandaşınıza, mücahitken müteahhit yaptığınız yandaşınıza bunları peşkeş çekmezseniz özel teşebbüs de bunu yapmaz. Özel teşebbüs elbette yapacak. Peki, elin yabancı sermayesi özel teşebbüs de benim bakkalım özel teşebbüs değil mi? Elin yabancı firmaları özel teşebbüs de bizim mahallenin, bizim köyün insanı özel teşebbüs değil mi? Size göre değil.

Peki, madem rekabet, bu medyadaki durum nedir? Gidip TMSF olarak el konuluyor bazı medya organlarına. Peki, niye el konuluyor? AKP propagandası devlet eliyle yapılsın diye mi? El koyuyorsunuz, en az iki sene, üç sene oradan propagandanızı yapıyorsunuz, milletin alın teriyle kazandığı helal vergisinden siz AKP propagandası yapıyorsunuz, ondan sonra da onu bir başka yandaşınıza peşkeş çekiyorsunuz. Peki, Rekabet Kurumu ne yapıyor, armut mu topluyor, bostan mı gözlüyor! Buradan Rekabet Kurumuna soruyorum: TMSF’deki AKP propagandası yapan televizyon ve medya yayın organlarına niye müdahale etmiyorsunuz? Tabii, arada bir ceza kesiyorsunuz -buradan merak ediyorum- bu cezaları niye tahsil edemiyorsunuz? Tahsil ederseniz yandaşlarınıza sıkıntı mı çıkar?

Tabii, Türk TELEKOM konusuna hiç girmiyorum. Türk TELEKOM konusunda yedi senedir süren husus hâlâ devam ediyor. Fiber optik kablolarında Türk TELEKOM’un tekel konumu hâlâ devam ediyor.

Başka bir garip durum, devlet memurlarının denetlenmesi, onlara “Mobbing” uygulanması, onların her birinin yanına bir kamera dikilmesi de ayrı bir garabet. Elbette ki MOBESE’lerle, dinlemeyle, vesaireyle vatandaşı paranoyak ettiniz, bir devlet memurları kalmıştı, şimdi her devlet memurunun başına bir kamera dikerek onlara da “Mobbing” uyguluyorsunuz.

Ülkemizde, maalesef, her şeyin kaçağı var. Kaçakçılık iktidarınıza öyle bir sirayet etmiş ki Sayıştay raporuna dahi kaçakçılık uygulaması yapıyorsunuz, milletin denetiminden kaçırıyorsunuz. Yani, bir nevi siz de kaçakçısınız Sayın AKP Hükûmeti ve ilgili bakanları. Sayıştay raporlarında… Sayın Başbakanın Rifat Babası götürüyor. Sayıştay raporlarında bunu gizlemeye çalıştınız ama beceremediniz, o bir şekilde yansıdı. Öte taraftan Sayın Davutoğlu’nun Mesut Ağabeysi de götürüyor gümrüklerden. Onu da gizlemeye çalışıyorsunuz. Hem gümrüklerden hem limanlardan bir taraftan Rifat Babanız, bir taraftan Mesut Ağabeyiniz götürüyor. Kimin parasını götürüyor? Türk milletinin parasını götürüyor, Türk milletinin, yetimin hakkını yiyor.

Değerli milletvekilleri, tabii, iş öyle bir noktaya gelmiş ki, öyle bir noktaya gelmiş ki, sınırlarımız öyle bir yolgeçen hanına dönmüş ki, artık bin, 2 bin atlı birden hücum ediyor sınırımıza. Atlılar bir araya geliyor ve kaçakçılık artık organize atlı şebekesiyle yapılıyor ve maalesef ki hem askerimizin hem polisimizin o manada elini kolunu bağladığınız için, aman sürecinize zarar gelmesin diye endişe ettiğiniz için bunlar da bu şekilde, artık sınırımıza atlı organize birlikler hücum ediyor.

Meselenin daha vahim boyutları var aslında. Karaköy’deki gümrük binasında hayali ihracat, yolsuzluk, rüşvetle ilgili dosyaların olduğu bina gündüz vakti, gece vakti hiç fark etmiyor soyuluyor. Yani biz, çok şeyin soyulduğunu biliyorduk. Ne bileyim buzdolabı çalarlardı, işte, kıymetli eşya ne varsa onların çalındığını biliyorduk ama Gümrük Bakanlığının binasının soyulduğuna da sizin iktidarınız döneminde şahit olduk. Artık kaçakçılık, vurgun, hırsızlık, yolsuzluk o boyutlara gelmiş ki Bakanlığınızın binasını koruyamıyorsunuz. Yahu Bakanlığının binasını koruyamayan devletin sınırını nasıl korur? Elbette koruyamaz.

Geçen sene burada ifade etmiştim. Kaçakçılık öyle organize hâle gelmiş ki, özellikle PKK terör örgütü kaçakçılığı o derece ilerletmiş ki sınıra boru döşemiş, yanına da bir rafineri koymuştu. Şimdi bu sene bakıyoruz bu iş bayağı verimli hâle gelmiş, zeytinyağının da kaçak borusunu döşemişler. Memlekete sayenizde boruyu döşeyen döşeyene!.. Zeytinyağının kaçakçılığını yapmak için evet, sınıra boru döşemişler, basında var,  herhâlde Sayın Bakanımız da gazeteleri takip ediyordur. Geçen sene burada yaptığımız konuşmada petrol için kaçak boru döşendiğini, yanına da rafineri yapıldığını ifade etmiştik. Bilmiyorum Sayın Bakan, üzerine gittiniz mi; yoksa o rafineri bugünlerde modernize mi ediliyor bunun da cevabını doğrusu merak ediyoruz. Tabii, burada bir hususu da ifade etmek lazım. Sizin üst yönetim olarak tuzunuz kuru, keyfiniz yerinde ama gümrük kapılarında, gümrük muhafaza memurlarının silahla yirmi dört saat nöbet tutan, zaman zaman hayatını tehlikeye sokan gümrük muhafaza memurlarının durumunun da içler acısı olduğunu ifade etmek lazım ve bir an önce gümrük muhafaza memurlarının emniyet hizmetleri sınıfına dâhil edilmesi veyahut da gümrük muhafaza hizmetleri sınıf ihdasıyla kolluk kuvvetlerine tanınan bütün hak ve yetkilerle donatılması da  gerekmektedir. Türkiye’de her şeyin kaçağı var. Kaçak işçiden tutun, kaçak sigaraya; kaçak sigaradan tutun kaçak çaya kadar her konu kaçak noktaya gelmiş.

Her konu kaçak noktaya gelmiş. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Konfederasyonu Genel Başkanı: -ki kendisi akildir, hatırlatalım- yüzde 27 oranında kaçak ekonomi olduğunu söylüyor. Hani sizden birisi bunu çok yalanlama şansınız yok.

Tabii, onlar için doğru. Akil olunca onların sözü geçerli. Acaba Palandöken akil raporunda bu yüzde 27 kayıp ekonominin teröre aktığını ve bunun müsebbibinin de Hükûmet olduğunu, Hükûmetin bunu önlemekle aslında terörü de önleyeceğini yazdı mı? Bilmiyoruz.

Türkiye’de, sigara kaçakçılığının ekonomiye zararı 5 milyar, içki 6 milyar, akaryakıt 10 milyar. O kadar çok kaçakçılık yapılıyor ki şimdi, küçükbaş ve büyükbaş hayvanın da kaçakçılığı yapılıyor. Vallahi sizi tebrik etmek lazım. Hayvan kaçak giriyor, saman ithal ediliyor. Bakın, hayvan kaçak giriyor, ona vereceğimiz saman ithal ediliyor. E, bir tek çiftçi yerli. Bari oldu olası çiftçiyi de ithal edin. Çiftçiyi de bari ithal edin. Yani, biraz daha ileriye götürelim, E, hükûmeti de ithal edin dışarıdan bir kısmı kaçak zaten. Dolayısıyla da artık her şey kaçak. Elektrik de kaçak bu arada, özellikle Güneydoğu’daki kaçak elektriğin önüne bir türlü geçemediniz, yüzde 80 dolayında kaçak elektrik var ve hâlâ bunun önlemini alamadınız ve maalesef ki bunun faturasını, helaliyle faturasını aydan aya düzenli ödeyen vatandaşımız çekmeye devam ediyor. Ee burada her şey kaçak. Sınırdan boruyu döşüyorlar, kaçak. Elektrik kaçak, küçük hayvan kaçak, büyükbaş hayvan kaçak, saman ithal. Ya siz ne işe yarıyorsunuz, Sayın Bakan? E ondan sonra kendi binanızı da koruyamıyorsunuz. O da çalıntı.

Tabii daha önemlisi var: Çay. Geçen sene dedim ki Rize Ticaret Odasının raporu var. Allah’tan herhangi bir baskıya uğramadı. Bu sene bir rapor daha hazırlamışlar. Sizin de Sayın Başbakanın da hemşehrisi Rize Ticaret Odasına göre, kaçakçılık Türkiye’de çayı bitirecek. Hatta bazı iddialara göre, sizden olan üst düzey bazı kimselerin, Rize’deki çay fabrikalarına kaçak çayı getirilerek, orada karıştırılarak vatandaşa satılıyor. Yani kaçakçılık o boyutta ki Sayın Bakan, sizin kendi hemşehriniz Rize’deki ticaret borsasının raporlarında bu gün yüzüne çıkarılmış. Hani biz desek belki inanmazsınız ama herhâlde, zannediyorum, kendi hemşehrinize, kendi hemşerinizin raporuna da artık inanırsınız diye ümit ediyorum.

Değerli arkadaşlar, her şey kaçak da sınır kapılarında, özellikle de Iğdır dışındaki sınır kapılarında her şey rahat rahat geçiyor da madem bu ülkede eşitlik var, madem kaçakçılık bu kadar serbest, madem benzin, mazot her şey geçiyor, peki, ben sormak istiyorum. Iğdırlı vatandaşlar bana sorduğu için ben de size sormak durumundayım. Hemen 50 kilometre ilerimizdeki Gürbulak’tan tankerlerle mazot geçiyor, sesiniz çıkmıyor; biraz ilerisinde Habur’dan geçiyor, her yerden geçiyor. Ya Iğdır’da cetveli almışsınız elinize, her geçen aracın deposunu santimetreyle ölçüyorsunuz. Benim vatandaşlarım başka bir ülkenin kanuna mı tabi? Iğdır’daki vatandaşlara bu cezayı niye veriyorsunuz? Merak ediyorum. Herhâlde size oy vermediğinden olsa gerek ama emin olunuz ki, yerel seçimlerde de genel seçimlerde olduğu gibi Iğdırlı vatandaş size bunun hesabını soracaktır Sayın Bakan ve Sayın AKP iktidarı.

Her şeyiniz kaçak. Göreceksiniz Iğdır’da da kaçak duruma düşeceksiniz.

Bu vesileyle, Bakanlığımızın bütçesinin her şeye rağmen, her türlüğü kaçakçılığa rağmen, hayırlara vesile olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

MHP Lideri Bahçeli Koronavirüs aşısı oldu

Aşı yaptırdığı görüntüleri resmî Twitter hesabı üzerinden paylaşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, ''Tüm halkımızı da aşı olmaya davet ediyorum.' ifadelerini kullandı. MHP Lideri Devlet Bahçeli, ''Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’nın daveti üzerine, başarıyla devam eden aşı programımız dahilinde ben de covid-19 virüsü aşımı yaptırdım. İnşallah bu salgından el birliği ile çok yakın zamanda kurtulacağımızı ümit ediyor, tüm halkımızı da aşı olmaya davet ediyorum.'' dedi. …

MHP Lideri Bahçeli ‘Cumhur İttifakı sonuna kadar yaşayacaktır’

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, resmi Twitter hesabı üzerinden yalan haber yapan TV programları ve sözde yazarlara sert tepki gösterdi. Bahçeli, HDP’nin kapatılmasıyla ilgili görüşümüz berraktır ve öncelikle bir hukuk meselesidir. İnanıyorum ki, hukuk kendi mecrasında en makul ve milli vicdana muvafık çözüm yolunu bulacak ve adalet tesis edilecektir. MHP’ye düşen bir sorumluluk olursa da gereği seve seve yapılacaktır. Cumhur İttifakı hususunda fitne çıkarmak için tahkimat yapanlara da diyorum ki, rahat olun, huysuzluğu bırakın, hırçınlıktan dönün, samanlıkta olmayan iğneyi aramaktan vazgeçin. Cumhur İttifakı sonuna kadar yaşayacaktır.'' ifadelerini kullandı. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde; ''Ne ibret…

MHP’den HDP’nin Kapatılması için ilk hamle.! Feti Yıldız açıkladı

Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız başkanlığında HDP'yle ilgili bir dosyanın hazırlandığını belirtilirken, öncelikle Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili iddianame üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HDP hakkında kapatma davası açmasının bekleneceğini ifade edildi. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NIN ADIMI BEKLENECEK "Bir süredir HDP'nin kapatılmasını gündeme getiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 11 Ocak tarihli yazılı açıklamasında, 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bilhassa 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili hazırlanan ve hukuken açık ihbar niteliği taşıyan iddianameyi temel alarak HDP hakkında acil ihtiyaç olan kapatma davasını süratle açabilecektir. Şay…

MHP Lideri Devlet Bahçeli ‘HDP kapatılsın’

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, “6-8 Ekim olaylarıyla ilgili hazırlanan iddianame ve HDP’nin kapatılmasıyla” ilgili yazılı basın açıklamasında bulundu. Bahçeli, açıklamasında şunları kaydeti:"Milli birlik ve toplumsal huzurumuzu baltalamak, mazisi asırlara dayanan kardeşlik bağlarımızı budamak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü dinamitlemek isteyen meşum odakların melun oyunları gizlenemeyecek ölçüde ortadadır. İbretlik gerçekleri, ihanete çanak tutan kişi ya da kesimleri görmezden gelmek artık mümkün değildir. Geldiğimiz bu aşamada mızrağın çuvala sığması imkânsızdır. Türkiye’nin, terörün hunhar eylemlerine boyun eğmesini dayatan, asıl manasından koparılmış demokrasi ve öz…

MHP Lideri Devlet Bahçeli: CHP’nin, İP’in, HDP’nin provoke ettiği protestoları bir sokak hareketine dönüştürme ısrarları ateşle oynamaktır

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin,“Ülke Gündeminde Öne Çıkan Konu ve Sorun Başlıklarıyla” ilgiliyaptıkları yazılı basın açıklaması. Türkiye’yi çok tehlikeli bir tartışma ve kamplaşma girdabına sürüklemek maksadıyla el ovuşturan, hava koklayan, fırsat kollayan menhus emeller ve karanlık çevreler son günlerde tahrik kampanyalarına hız vermişlerdir. Ülkemizin sinir uçlarını tahriş ve tahrip etmek niyetiyle müsait ortam yoklayan mihrakların iç barış ve toplumsal huzurumuzu kirli bir senaryo çerçevesinde bozma teşebbüsleri ne gözlerden ne de dikkatlerden kaçmıştır. Kaos failleriyle kargaşa figüranları son kozlarını oynamak için tekrar nifak sahnesine çıkmışlardır. Bu kapsamda tezahür eden vahim gerçekler tüm çarpıcılığıyla ortadad…

MHP Lideri Bahçeli’den yeniyıl mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından 2020 yılı değerlendirmesinde ve 2021 yılı temennilerini dile getirdi. Sosyal medya hesabından yapmış olduğu mesaj; Pek çok badirenin yaşandığı, yine birçok sarsıcı ve sorunlu olayın vasat bulduğu, aynı şekilde her insanımızın şikâyet ve sitemine sahne olan 2020 yılı bugün itibariyle son buluyor. Takvim yapraklarından kopan yıllara (hafızalardan çıkmayacak) bir yenisi daha ekleniyor. 2020 yılının muhasebesi elbette kapsamlı yapılacaktır. Bugünün tarihi yazıldığında 2020’nin ağırlığı, acılığı ve insanlık mizanına yaptığı menfi baskısı tüm çarpıcılığıyla gözler önüne serilecektir. Geride kalan 365 günlük sürede neredeyse yaşanmadık bir şey de kalmamıştır. Kıtal…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ

mahmutbey araç kiralamabaşakşehir evden eve nakliyat