ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5655
EURO
10,1249
ALTIN
497,14
BIST
1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
33°C
İstanbul
33°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Sıcak
35°C
Atilla Çilingir        1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.        Özellikle son dönemde Türk tarafının adada anlaşmaya odaklı girişimlerinin Rumlar tarafından her defasında ret edilmesinin yol açtığı çözümsüzlük, Türkiye’nin çözüm adına Kıbrıs’ta bir 60 yıl daha Rum tarafını...
Halim Kaya Kelime anlamıyla mutluluk manasına gelen “Kut”; Türkler de devleti yönetme görevinin Gök Tanrı tarafından bir aileye verilmesidir. Türkler Kut alan kişi etrafında toplanarak birliği oluşturur, milletin bağımsızlığına giden yolu açtıkları gibi kurulan devletin cihanşümul olmasını da bu sayede sağlarlar. Türkler “Kut” aldığına inanmadığı insan etrafında toplanıp savaşmazlar. Bu...
Değerli okuyucularım hatırlayacaksınız, 9 Temmuz 2021 tarihinde Zülfi Livaneli’nin Halk TV’de eski başbakanlardan Bülent Ecevit’e yönelik ağır tenkidleri üzerine hem devreye giren MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli, Bülent Ecevit ile ilgili övgülerle dolu bir beyanatta bulunmuştu. Biz de –bir MHP’li olarak- bu övgülere katılmadığımızı ifade etmiş ve ülkemizin değişik...
Fuat Yılmazer 15 Temmuz 1974 Kıbrıs’ta ihtilal oldu. EOKA cı Nikos Sampson Rum Milli Muhafızları ile beraber Makarios’a karşı darbe yaptı. Amacı Adayı Yunanistan’a ilhak etmekti. Bu durum Garanti Antlaşmasında imzaları bulunan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ın anlaşmasına uymuyordu. Zaten 1963-1967 de Rumlar Kıbrıs Türküne jenosit uygulamıştı. Dünya da Rumların yaptığı...

‘Açılım yasa tasarısının 12 Eylül’ün geçici 15. maddesinden farkı yok’

‘Açılım yasa tasarısının 12 Eylül’ün geçici 15. maddesinden farkı yok’
02.07.2014
0
A+
A-

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, “AKP hükümetinin kaldırmakla övündüğü 1982 anayasasının darbecileri, işkencecileri, zalimleri hukuktan koruyan geçici 15. maddesiyle, PKK yasasında AKP yöneticileri için getirilen hukuki koruma zırhının benzerliği dikkat çekicidir” dedi.

 

Çetin, yaptığı açıklamada, AKP’nin kurulduğu günden bu yana ne dışarıda dost bir ülke bıraktığını, ne de içeride insanların kardeşliğini koruyabildiğini kaydetti. “Tıpkı 12 Eylül Anayasasına kendilerinin yargılanmayacaklarına dair hükümler koyan darbeciler gibi, Tayyip Erdoğan da çıkardığı yasalara rağmen büyük Türk milletinin birliğine karşı işlediği suçların hesabını verecektir” diyen Çetin, 12 Eylül Anayasasının geçici 15. maddesinde “Her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz” denmesine rağmen Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanmaktan kurtulamadığını belirtti. TBMM’ye getirilmek üzere olan yasa tasarısında da “Bu kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz” denildiğini vurgulayan Çetin, şunları ifade etti:

HaberRes_36249

“AKP hükümetinin kaldırmakla övündüğü 1982 anayasasının darbecileri, işkencecileri, zalimleri hukuktan koruyan geçici 15. maddesiyle, PKK yasasında AKP yöneticileri için getirilen hukuki koruma zırhının benzerliği dikkat çekicidir. Nasıl ki 12 Eylülcüleri çıkardıkları yasalar koruyamadıysa, ihanet projelerinin sahibi Tayyip Erdoğan ve açılımcılarını da giydikleri yasal zırhlar koruyamayacak ve bir gün mutlaka büyük Türk milletine karşı işledikleri suçlarının hesabını adalet önünde vereceklerdir. Tayyip Erdoğan’ın baş mimarlığını yaptığı açılım ihanetini devlet projesi haline dönüştürmek için bütün gücüyle asıldığı anlaşılmaktadır.

 

PKK yasasını çıkarmak için Meclis’i Ramazan ayında dahi üç hafta boyunca çalıştırmayı göze alan Erdoğan, kendisini Çankaya köşküne çıkaracak basamakları Kürtçülüğe verdiği tavizlerle döşemektedir. Türkiye’de etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden siyasete fırsat veren AKP zihniyeti, bugüne kadar yasaların izin vermediği ayrıştırıcı ve ötekileştirici etnik adlandırmaların önünü açmıştır. Bu coğrafyada tarihin hiçbir döneminde kullanılmayan Kürdistan gibi adlandırmalar bölücüler tarafından kullanılır hale gelmiştir. Yargıtay Başsavcılığı’nın “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’ adıyla kurulan bölücü bir partiye izin vermesi ise bu çözülme sürecinde sonun başlangıcı gibidir.”

 

-“TÜRKİYE’NİN AYRIŞMAYA DEĞİL, BİRLEŞMEYE İHTİYACI VAR”-

 

“Milli ve üniter temeller üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti”nin, Türk milletinin binlerce yıllık tecrübesinin sonucu olduğuna dikkat çeken Çetin, şunları ekledi:

“AKP’nin algılayamadığı ise ortak irade ve aklın sonucu kurulan devletimizin milletiyle bölünmez bütünlüğü ve birlikte yaşama ülküsünün her şeyden önemli olduğu gerçeğidir. Türkiye’de başta hükümetlerin, cumhurbaşkanlarının ve partilerin görevi bu ortak gayeyi yaşatmak ve millet olma özelliklerimizi geliştirmektir. Cumhurbaşkanlığına adaylığını açıkladığı halde başbakanlık makamını bırakmak gibi bir demokratik erdeme sahip olmayan Tayyip Erdoğan’ın kafasında tasarladığı yeni sistemin Esat’ın Suriyesi’nden, Saddam’ın Irak’ın ne farkı vardır?

 

Tayyip Erdoğan hem Cumhurbaşkanı, hem başbakan, hakim, savcı, merkez bankası başkanı ve tapu müdürü dahil bütün makamların tek sahibi olmak hevesindedir. Türkiye’nin parçalanmışlığa ve ayrışmaya değil, asgari müştereklerde birleşmeye ihtiyacı vardır.

 

Zaten Türkiye modeli farklı etnik kimlikleri ve mezhepleri bir potada eriterek ortak üst kimlikte buluşturan modern yapısıyla Ortadoğu ülkelerinden ayrışmakta, hem içerden hem dışarıdan bütün oyunlara rağmen bu yüzden yıkılmamaktadır. Bir zamanlar mazlum milletlerin ilham kaynağı olmuş Türk devletini yeniden eski gücü ve saygınlığına kavuşturacak, milletimizi yeniden ortak kimliğimiz etrafında kaynaştıracak olan ise milli ve bağımsızlık bilincine sahip zihniyetin temsilcisi MHP’dir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.