
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Ankara’daki patlamaların teröre karşı zaafiyetin sonucu yaşandığını söyledi. Vural, “Ankara’daki patlamaların yine iktidarın terör zaafiyetlerinin sonucu yaşandığını” belirterek, seçmenin bu zaafiyet ve medyaya yapılan baskıların hesabını sandıkta sorması gerektiğini kaydetti.
Almanya’da birçok kentte vatandaşlarla buluşan Vural, Köln Başkonsolosluğu avlusundaki seçim alanını ziyaret etti. Ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Vural, çarpıcı açıklamalar yaptı. Vural daha sonra ise Köln Türk Kültür Ocağı’nda vatandaşlarla buluştu.
7 Haziran seçimlerinde birçok kentte, küçük oylarla milletvekilliğinin bir partiden diğer partiye gidip geldiğini belirten Vural, “Hatta yurtdışından gelen oylar milletvekilliğinin saat başı şu partiden bu partiye geçmesine neden oldu. 7 Haziran seçimleri yurtdışında kullanılan oyların milletvekili tayininde çok önemli olduğunu ortaya koymuştur. İnşallah daha yüksek bir katılım bekliyoruz. Yurtdışındaki Türklerin oylarıyla Türkiye’nin gidişatı konusunda mesaj vermesi çok daha önemli. Bütün vatandaşlarımızın sandığa giderek oyunu, bu hakkı kullanmalarını istiyorum. Çünkü onların vereceği istikamet siyasi partiler açısından da yol gösterici oluyor. Ülkemizin, burada bulunan vatandaşların iradesine ihtiyacı var.” dedi.
“Vahşet, yani gerçekten tarifi imkansız.Güzel ülkem huzura, güvenliğe layıktır.” diyen Vural, “Maalesef Türkiye terör örgütlerine gösterdiği zafiyet, istihbarat zaafiyeti, tüm bunlar maalesef ciddi bir güvenlik zaafiyeti olduğunu da ortaya koyuyor. Sınırlarımız kevgire döndü. Terör örgütlerinin hesaplaşma alanı haline dönmeye başladı. Terör örgütlerinin terörle amaçlarına ulaşabilecekleri konusunda cesaretlendirildi.” dedi.
GÜÇ MEDENİYETİNİ HAKİM KILMAK İSTİYORLAR
“Basın özgürlüğü, halkın haber edinme özgürlüğü, vatandaşın kendi hür serbest düşünceleriyle karar vermesini sağlayacak bir zemindir.” diye konuşan Vural şöyle devam etti: “Bunu ortadan kaldırmak isteyenler, güç medeniyetini hakim kılmak isteyenlerdir. Biz medeniyetimizin gücüne sahip çıkmalıyız. O medeniyetimiz ki; demokrasi, insan hakları, adalet ve hürriyetle mücehhez kılınmıştır. Bu baskı, tehdit, korkutma, sindirmeyle bizi yönetmek istiyorlar. Buna isyan ediyorum. Bizim demokrasimiz bunu hak etmiyor.”
“İvedilikle yapılması gereken en önemli şeylerden biri gücü, silahı eline alanın bizim geleceğimize hakim olamayacağını, bizi yönetemeyeceğini, yönlendiremeyeceğini haykırmak olmalıdır.” diye devam eden Vural şunları kaydetti: “Bugün bu yapılanlar aynı zamanda, halkın gözlerini kapatmak, kulaklarını sağır ederek, kendilerinin beyaz asasıyla toplumu yönlendirmek istemeleridir. Gerçekten bunlar kabul edilemez.
Gazetelerimiz basılıyor, gazetecilerimiz dövülüyor, medya grupları hedef alınıyor, susturuluyor, sindiriliyor. Terör örgütleri silahla, bombayla insanlarımızın geleceğini karartmaya çalışıyor. Silahı elinde olan, gücü elinde olan vatandaşımıza, milletimize zulmediyor. Bunu kabullenmemiz mümkün değildir.”
1 KASIM’DA, 7 HAZİRAN’DAKİ MESAJ GÜÇLENEREK VERİLECEKTİR
Vatandaşların aslında 7 Haziran’da kararını verdiğini belirten Vural, “1 Kasım’da ise bunun güçlenerek verileceğine inanıyorum.” ifadesini kullandı.
“Türkiye’de gerçekten demokrasi, hak, hukuk ve adaletin hakim olabileceği, huzur içerisinde, Türkiye’de geleceğini şiddete, teröre, güç medeniyetine teslim etmeyecek bir irade oluşacağına inanıyorum.” diye konuşan Vural, “Vatandaşlarımızın 1 Kasım’da demokrasiye, haberleşme özgürlüğüne sahip çıkmalarına, terörün kendi geleceklerini tayin edemeyeceğine ilişkin güçlü bir mesaj vermeleri gerekiyor.” dedi.