betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,7629
EURO
10,3054
ALTIN
493,74
BIST
1.401
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Az Bulutlu
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
22°C

KALEM ASMAK

Ancak ne anlatırsanız anlatın, ne yazarsanız yazın, ne söylerseniz söyleyin, etkiniz anlaşılmak istendiğiniz kadar olduğuna göre; hele hele gözündeki mertekten haberi olmayan, makamın şehveti ile her söylediğinin ilahi name olduğunu sananlar söz sahibi ise bazen de bir müddet kalem asmak gerekebilir.

KALEM ASMAK

Gazi KARABULUT

Gönüller neye muhtaç?

Cemiyet neye aç?

İnsanlık neyi arıyor?

Rivayet odur ki Allah (c.c) nefse “Sen kimsin, ben kimim?” diye sorduğunda o da “Sen sensin, ben de benim.” diye cevap vermiştir.

İnsanlık yaratıldığı günden beri, toplumları yönlendirenler; zamana göre bazı kavramları öne atmışlar ve o kavramlar çerçevesinde yeni sistemler, ideolojiler ve pazarlar oluşturmuşlardır. Çağımızda ise “küreselleşme” rüzgarı ile başlayan kavram fırtınası, cemiyeti ikinci plana itip bireyi ön plana çıkaran ve egoizm pompalayan bir anlayışı hâkim unsur olarak sunmuşlardır.

Ferdiyetçi yaklaşımın, bireysel başarının, kişisel gelişimin her biri olmazsa olmazlar olarak inşa edilmiş ve bizim inançlarımızdan, kültürümüzden, değerlerimizden getirdiğimiz pek çok ulvi anlayış rafa kaldırılmıştır.

Maalesef bu durum söylemle kalmamış ve eyleme dönüşmüş, birazcık farklılık sergileyenler, “ben olmasaydım” ile başlayan kocaman kocaman cümleler kurmaya başlamışlardır.

“Fert”, anlayışı “diğergamlık fedakârlık, vefa” gibi duyguları ötelerken, bu anlayışların yerine üstelik de bir akademik kavrama büründürülen “bireysellik” egoizmini inşa etmiştir.

Bu yeni inşa süreci geçmişten günümüze taşınan pek çok anlayışı “yükselme, daha da yükselme, kariyer yapma, kariyer için başkalarını alt etme” gibi “ene”yi putlaştıran “makam şehvetine” esir olunan  bir durumu ortaya çıkarmıştır.  Üzülerek görüyoruz ki her bireysellik, beraberinde kişisel gücü arttırmış ve güç de beraberinde totalitarizmi getirmiştir.

Birkaç defa ifade edildiği gibi bu da karşımıza şu meşhur hikâyeyi hatırlatıyor:

“Ormanlar kralı aslan, tilki ile kurdu yanına çağırıp “Gelin beraber av yapalım. Size av nasıl yapılır, onu öğreteyim” demiş. Tabi krala itiraz etmeleri mümkün olmayan bu iki hayvan aslanla birlikte ava çıkmışlar. Aslan bütün hünerini kullanarak bir saat içinde bir geyik, bir keçi bir de tavşan avlamış. Avları getirip meydana serdikten sonra kurda seslenmiş:

— Kurt kardeş, hadi bakalım şu avları bir güzel taksim et.

Kurt avların üzerinde şöyle bir gezdirdikten sonra taksimatını açıklamış:

— Sayın kralım, siz en büyüğümüzsünüz. Haliyle geyik sizin hakkınız. Eh, ben de tilkiden büyük olduğuma göre keçi bana düşer. Tilki de tavşanla idare etsin.

Taksimata sinirlenen aslan bir pençe atarak kurdu yere serer. Sonra tilkiye döner:

—Hadi bakalım tilki, sen avı paylaştır.

Tilki biraz düşünüp pay edişini anlatır:

— Sayın kralım: Şu geyik sabah kahvaltınız, keçi öğle yemeğiniz, tavşan da ikindi sofranız olur.

Aslan şaşırıp böyle güzel taksim yapmayı kimden öğrendiğini sorar:

Tilki cevap verir:

— Şu yerde upuzun yatan kurttan öğrendim.”

Ah Vefa…

Ah gözyaşları ile büyütülen büyük sevda…

Yıkılası benlik!

Aklın dumura uğradığı, yakından uzağa, sevgisizliğin işlendiği, kan, kin, gözyaşı ve nefretin feraseti ortadan kaldırdığı çağımızda tek çıkış kapısı, Rızay-ı İlahi doğrultusunda bir hayatın inşası olsa gerek.

O zaman devlet hayatında, bürokraside, meslek hayatında, cemiyette kısacası toplumun her alanında “ben olmasaydım” yerine vazifeyi ifa edip bir muvaffakiyet söz konusu ise bu, “Kaderinizi  belirleme  gücünü  benden  başkasında  aramaya  kalkmayın.” diyen Rabbimizin lütfu olduğunu bilerek mütevaziliği korumak ve yine “ad, san, şöhret” hastalığına tutulmadan “O (c.c) istediği için oldu” teslimiyeti ile durmayı bilmek gerekir.

Ancak ne anlatırsanız anlatın, ne yazarsanız yazın, ne söylerseniz söyleyin, etkiniz anlaşılmak istendiğiniz kadar olduğuna göre; hele hele gözündeki mertekten haberi olmayan, makamın şehveti ile her söylediğinin ilahi name olduğunu sananlar söz sahibi ise bazen de bir müddet kalem asmak gerekebilir.

Ve tek bir sevdaya gönül vererek yaşamak:

O(C.C.) razı olsun yeter.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal