ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
46,6255
EURO
53,1127
ALTIN
6.130,13
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazartesi Açık
32°C
Salı Açık
31°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
32°C
Perşembe Açık
31°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

ANAYURTTA KABİLE GERÇEĞİ

20 Haziran 2016 16:37
1.587
A+
A-

    Ali BADEMCİ

alibademci@gmail.com

    SMS:0542.311.1564

 

Barthold hâlâ, büyük ve aşılması zor bir Rus tarihçisidir. Gumilev ve Kuznetsov’un çalışmaları ve Türk kültür tarihine yaklaşımları hemen hemen B. Ögel ile aynı üsluptadır. Bizde ham ve yetersiz kalan  yeni çalışmalardır; bunu da bugünkü akademi kafası ile zor çözeriz. Şahsen Rus kaynaklarının temeline kader incelenmesi ve bizi uyutan siyasi söylemlerden vazgeçilmesi gerekiyor. Çin kaynaklarını tetkik eden âlimlerimizin de biraz daha  sinologluktan uzaklaşarak olayları   tarihçi gibi görmeleri ve Eberhard’in yolunda gitmelerini ısrarla   savunuyoruz.

 

 İşin kolayını bulmuşuz; Çarlar gitmiş de Türkistan’a hâkim olan Bolşevikler   Türk kabile ve kavimlerini “Millet”e tahvil etmişler! Allahaşkına bu kadar sıradan görüşün yıllarca nasıl arkasından  gittiğimizi,  şimdi geriye baktığımız zaman şaşırıyor ve ne söyleyeceğimizi bilemiyoruz! Sanki  şimdiki adlarla devlet olan Türk boyları  eskiden yokmuş gibi! Hattâ lehçeler bile gökten zembille  inmiştir! Elbette gerek Çarlık ve gerekse  Bolşevikler döneminde  Türkistan’da hakim olan  Ruslar  başta kültür olmak üzere birçok şeyi tahrib ettiler! Bugün bu devletlerin idare mekanizmalarında her şeyden evvel Rusça’yı sökmek mümkün değildir. Milât öncesi asırlarından beri esasında Çinliler’in yaptığı iş de böyleydi! Sonradan adına “Kültür Emperyalizmi” denildi ama  gerçekte bu  iş bir “Etnik  Savaş”dı. Dikkatlice bakarsanız çok değişen bir şey yok! Her emperyal zihniyet böyle bir şeyi yapmak zorundaydı; bu  şartlar altında Ruslar’ın  yaptığı  haddin çok altındadır. Düşünebiliyor musunuz, “Olima”  bugünkü Türkistan’da bir hanım ismidir ve ilk bakışta Rus fonetiğini andırmaktadır; halbuki aslı Arapça “Âlime”in  Fars veya Türk fonetiğine uyarlanmış,  elmadan gelen “Âlıma”dır. Bugün  beş Türk cumhuriyetinin uluslararası bilgisayar alt yapısı tamamen Rusça’dır; önemli olan   istilâh ve isimler ile  devlet idaresinde bu durumdan kurtulmaktadır. Nasıl olsa  Türkistan’da  lehçe farklılıkları rağmen Türk kavimleri birbiri hatta Batı Türkçesi konuşan  bizlerle kolay anlaşabilmektedir ve bu durum  bizler için sadece  birkaç günümüzü alır. Türkçe değişmemiştir ve Doğu-batı Türkçesi yüzyıllar öncesi gibi ayaktadır. Bu işin kabile etnisitesi ile de çok ilgisi yoktur; çünkü Doğu lehçelerinde bizlerin çok az anlayabileceği Türkçe Türkmenistan Türkçesidir; Kazak-Kırgız-Özbek ve Uygur Türkçesine daha aşinayız!

 

XVIII. yüzyıldan itibaren batıda ilk Türkoloji ve Türk tarih çalışmaları Fransa’da başladı; ancak Türk yazıtlarını Danimarka’lı Thomsen tam olarak olmasa bile büyük ölçüde çözdü. Halbuki bu çalışmalar batıdan çok daha önce Rus devlet bünyesinde Radloff tarafından başlamıştı! Radlof elbette  önceki  Çin kaynaklarından  faydalanmıştı! Yazıtlar,   kurucusu bir Türk olan  Çin Tang Hanedanı dönemine aitti; dolayısiyle o zamanın yazılı kaynakları taranarak ancak Yazıtlar bugünkü hâle getirilebildi! Rus dönemini iyice tetkik edersek  Çinliler’den farklı bir yol izlemediklerini görürüz; hatta bugünkü Uygurlar’ın durumunu göz önüne alırsak, Ruslar’ı daha ehven görmek  mümkündür. Bugün nasıl Çin yazılı kaynaklarını hesaba almadan  eski Türkler hakkında   tarih yazamıyorsak, Rus döneminin üstüne çizgi çekerek son 200 yıllık Türkistan tarihini de  açıklığa kavuşturamayız.  Elbette Türkler devasa Asya coğrafyasında tarih yaratmışlar, ancak Yazıtlar’a kadar pek az yazılı kaynak bırakmışlardır. Bunları da ancak Bizans-Gürcü ve Ermeni tarihçilerden öğreniyoruz. Yazıtları izleyen Kaşgarlı Divanı ve Hacib’in Kudadgubilik’i  Türklüğün  şaheserleşme devri ürünlüleridir.

 

Bugün Rusça bilmeden ve sayısız çalışmaları tetkik etmeden   adam akıllı bir Türkistan tarihi vücuda getiremeyiz. Çin-Rus-Ermeni-Gürcü ve batının kilise kayıtları,  Türkler’de belki de lüzumundan fazla bir kavim ve kabilecik duvarı olduğunu ispatlamaktadır. Bunu ne Çinliler ne de Ruslar icad etmemiştir. Özellikle Ötüken’de Göktürkler devri sayısız kabilelerin ortaya çıktığını görüyoruz; ki, bu durumdan Çinliler de Kaşgarlı da  ısrarla bahsetmektedir. Düşünebiliyor musunuz ki Türkler İslâmi devre adım atarken Türgişler bile Kara ve Sarı diye önce kısma sonra da kendi aralarında yüzlerce kabilelere ayrılıyorlardı! Aynı devir Tölesler için de bu durumu ortaya koyabildiğimiz gibi, Karluklar’ı tâkib eden Karahanlılar’ın bile onlardan ayrılan  çok tarafları bulunmaktadır.

 

Ruslar’ın Türkistan Türklüğünü kabilelere ayırdığı ve sonra da yuttuğu  palavradan başka birşey değildir. Bir kere Türklüğün yutulmadığı meydandadır ve tarihin değişik dönemlerinde Çinliler’in denediği bu yol şartlar ne olursa olsun  başarıya ulaşmamıştır. Fransız âlimlerinin yaptığı tarih ve dil çalışmaları  artık eskimiştir ve yanlışlıklar bir bir  ortaya çıkmaktadır. Satır aralarında mahsurlu tarafları anlayabilir ve ayıklayabilirsek şu anda en muteber çalışmaları Ruslar’ın yaptığı sonucuna varırız. Barthold hâlâ, büyük ve aşılması zor bir Rus tarihçisidir. Gumilev ve Kuznetsov’ın çalışmaları ve Türk kültür tarihine yaklaşımları  hemen hemen B. Ögel ile aynı üsluptadır. Bizde ham ve yetersiz kalan  yeni çalışmalardır; bunu da bugünkü akademi kafası ile zor çözeriz. Şahsen Rus kaynaklarının temeline kader incelenmesi ve bizi uyutan siyasi söylemlerden vazgeçilmesi gerekiyor. Çin kaynaklarını tetkik eden âlimlerimizin de biraz daha sinologluktan uzaklaşarak olayları   tarihçi gibi görmeleri ve Eberhard’in yolunda gitmelerini ısrarla   savunuyoruz.

 

Muhabbetle.

Yazarın Diğer Yazıları
22 Ocak 2020 10:54
18 Ocak 2020 10:01
14 Ocak 2020 17:20
27 Mayıs 2019 00:23
21 Mayıs 2019 16:51
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetritzbetgrandpashabetmecidiyeköy escortgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabet girişCasibomdeneme bonusu veren sitelertaraftarium24justin tvmatbetjustin tvjustin tvmatadorbetmatadorbetzenbetbetsatsuperbetinkingroyalroyalbet girişsuperbetinbetpuanslot sitelerideneme bonusu mobilcasibomjojobetgrandpashabetteosbetgrandpashabethttps://saraydesign.co.uk/pusulabetmatbetjojobetholiganbetcasibomcasibomjojobet girişHoliganbetHoliganbetjojobetdeneme bonusuavrupabettimebetjojobetjojobetholiganbetdeneme bonusudeneme bonusupasacasinodeneme bonusu veren sitelerkingroyaltipobetroyalbetgrandpashabetgrandpashabetjojobetpradabetromabetholiganbetsekabetmatbetpusulabetholiganbetmarsbahisjojobetgrandpashabetpusulabetmatbetteosbet1winbetgit1winteosbetradissonbet1wincratosroyalbetjojobetbetsalvadorpalacebetteosbet1win1winholiganbetjojobetjojobetcratosroyalbetgrandpashabetholiganbetjojobetbetsalvadorpalacebetteosbetholiganbetbetkare girişbetkarecasibomcasibomholiganbetgrandpashabetcasibom güncelgalabet girişBetpasBetpasjojobet