ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
17,2462
EURO
17,6091
ALTIN
968,88
BIST
2.420,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
27°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C

Sen Bir Yiğit Adamdın SELÇUK DURUAKAN

Sen Bir Yiğit Adamdın SELÇUK DURUAKAN
19.03.2020
0
A+
A-

Sen Bir Yiğit Adamdın

SELÇUK DURUAKAN

Ahmet B.Karabacak            

Ülkücü gençliğin yeni yeni toparlandığı günlerde lider vasıflı bir genç herkesin dikkatini çekiyordu. Selçuk Duruakan, hem İstanbul Belediyesinde çalışıyor, hem de yaşıtlarına, olgunluğuyla öncülük yapıyordu. Güçlü, kuvvetli, sportmen yapılı, tekvandocu vasfıyla da arkadaşlarını himaye ediyordu. Bizim İstanbul Küçüksu’da kurduğumuz spor kampında bir ay süre ile arkadaşlarına spor çalışması yaptırdı, tekvando öğretti.

Şahsı için hiçbir talebi olmadan, eğilmeden, Türk Milliyetçiliği yolundan sapmadan mücadelenin hemen her yerinde yer aldı.   Sıkça ya yayınevine, bazen bizim eve gelir, dertleşirdik. Emekli olduktan sonra daha çok temasımız oldu. Bazen yalnız, bazen çok sevdiği iki sevimli kızı ile bize gelirlerdi.

Bir belediye seçiminde, o zamanki MHP ilçe başkanı ile eve geldiler, benim Fatih bölgesinden başkan adayı olmamı istediler. Bunu, elbet Selçuk, ilçe yönetimine kabul ettirdiği belli idi. “Ben, dedim, belediye işinden ne anlarım?  Başka birini bulalım “diye işin içinden, onları da kırmadan sıyrıldım. Bir süre sonra genel seçimlerde, gene İlçe Başkanı ile geldiler; bu kere milletvekili adayı olmamı istediler.  “Seni hiç yormayacağız, bütün Fatih bölgesini afişlerle süsleyeceğiz” diye ısrar ettiler. Gene onları kırmadan, reddettim.  Selçuk üzüldü, fakat hiç kırılmadı. Gene sık sık ya eve geldi, ya da telefonla aradı. O bir hatır adamı idi.

Son zamanlarda küçük kızı için bir sahil bölgesine gitmesi gerekti. Geldi, “ağabey, kızım için İstanbul’dan ayrılacağım, gene sizi en azından telefonla ararım” dedi, vedalaştık.

Bir süre önce yayınladığım “Üç Hilâlin Kahramanları” kitabımda şunları yazmışım:

“Soruyorlar; senin kahramanlık ölçün nedir? Elbet devlet ve tarih alanındaki ölçüleri bu kitap içinde bir kenara bırakıyorum. Onların tartışılması ayrı bir konu. Ben, içinde yaşadığım fikrî ve ideolojik olduğuna inandığım bir harekette tanıdığım, kendi ölçülerim içinde değerlendirdiğim kişileri yazıyorum… Benim kahramanım beraber yola çıktığı arkadaşlarını, başka yönlere saparak üzmemiştir. Benim kahramanım, siyasî veya maddî menfaat karşılığında kendini küçültmemiştir. Benim kahramanım, içinde bulunduğu harekete yanlış işler yaparak zarar vermemiştir…” 

Bu satırları, diğer arkadaşları ile beraber sanki SEÇUK DURUAKAN için yazmışım. Vefatını öğrenince elbette çok üzüldüm.  Ama onun vatanı için, dinimiz için mücadele ettiğine ben şâhidim. Mekânın cennet olsun sevgili yiğit kardeşim…    

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bettilt giriş