ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
46,6928
EURO
53,4961
ALTIN
6.190,87
BIST
14.455,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
27°C
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

ANADOLU: GÜNEŞİN DOĞDUĞU YER

30 Ocak 2021 15:30
663
A+
A-

ANADOLU: GÜNEŞİN DOĞDUĞU YER

Ahmet URFALI

                                                                                      ‘’Bu ülke, Allah’ın gurbet diyarıdır.’’

                                                                                                                         Osman Turan

      Anadolu, tarihi kayıtlarda Anatolia, Küçük Asya, Diyar-ı Rum adlarıyla anılmıştır. ‘’Güneşin doğduğu yer’’ anlamına gelen Anadolu, günümüzde Türkiye’nin Asya’da kalan bölümü için kullanılmaktadır. Diğer taraftan efsanelerde; Kırmızı Ebe’nin fetih askerlerine ayran ikram edip; ‘’Doldurun yavrularım.’’ diyerek seslenmesi ve onların da , ‘’Ana dolu, ana dolu’’ cevabından Anadolu’nun doğduğu anlatılır. Efsanelerin çözümünde kültürel kodlardan şifreler bulunmaktadır. Anadolu, gerçek anlamda anaların yurdudur. 

   Anadolu, tarih boyunca büyük medeniyetlerin kuruluş merkezi olmuştur. Anadolu’da yirmi civarında devlet kurulup yıkılmıştır. Doğudan batıya, batıdan doğuya bütün geçişler Anadolu üzerinden yapılmış, böylece kültürler arası etkileşimlerin buluşma noktası bu kutsal topraklar olmuştur. Anadolu’nun atalarımız tarafından fethi, tarihin en büyük hadiselerinden biridir. Zira, yüksek kültürlerin yer aldığı bir coğrafyayı Türk vatanı yapmak özgüvene dayanan daha büyük bir kültüre sahip olmakla mümkün hâle gelmiştir. Zaferler kılıçla kazanılır, ama zaferlerin kalıcılığı kültürel üstünlük, yüksek ahlâki anlayış, ebed-müddet ülkü düşüncesi ve Hak ölçüsünde adalet kurma isteğiyle sağlanır.

    Anadolu, sanatın bütün alanlarında en çok işlenen konulardan biri olmuştur. Türk sanatı, resimden mimariye, edebiyattan müziğe kadar kutsal Anadolu’yu ele almıştır.

   Milli edebiyat akımının etkisiyle oluşan Memleket edebiyatı yazı ve şiirleriyle Anadolu’yu konu olarak seçmiştir. 

    Mehmet Emin Yurdakul, Anadolu başlık şiirinde;

‘’Ey mübarek Anadolu toprağı!

Hani senin bahtiyarlık hukukun.

Hür düşüncen, millî duygun, kanunun?

Hani senin yeni ruhlu çocuğun.

Sevgin, neşen, çalgın, türkün, oyunun? ‘’ diyerek hayıflanır. Ve şiirini,

‘’ Yazık, sana ağlamayan şiire;

Yazık, sana titremeyen vicdana;

Yazık, sana uzanmayan ellere;

Yazık, seni kurtarmayan insana!..’’ dörtlüğüyle tamamlar. Onun dizelerinde Anadolu yoksulluğun yaşandığı bir yerin adıdır.

   Şükûfe Nihal’in Anadolu’ya bakışı Mehmet Emin Yurdakul’un düşüncesine yakındır:

‘’İrili ufaklı bir yığın toprak!

Ne bir yeşil fidan ne bir gölge var;

Kızgın bir güneşten sanki yanacak:

Etrafta susamış, kurak ovalar…

Bunlar köy, dediler; şüpheyle baktım;

Toprak yığınına daha uzaktım;’’

   Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın şiirinde Anadolu tarihe yönelişi ifade eder:

‘’Oradadır asıl Türk’ün oymağı, 

Cevahirdir bütün taşı, toprağı, 

Gümüş akar, çiçek kokar ırmağı, 

Defineler yatağıdır o eller!’’

  Ceyhun Atıf Kansu, geçmişle an’ı aynı yerde buluşturur:

‘’ Anadolu’nun kapısı, gökyüzüne

Ve bereketin kardeş ovasına açılan

Selçuklu atlarıyla

Yaşama umuduna bir halkın.

Yüzlerce yıl sonra bir gün geçersen

Bak bakalım ne kalmış o şevkten?

Muş ovasında toprak evlerde

O sağlam buğdayın sevinci var mı

Bak bakalım doyuyorlar mı?’’

Atilla İlhan’ın dilinde Anadolu bir övünç destanıdır:

‘’ Türkiye, Türkiye, ay’lı yıldız’lı Türkiye,

     sen Mehmed’sin omuzların Anadolu yaylası,

Aladağlar, Toros’lar dev gibi gövden,

Sen şehid oğlu, şehid babası,

sana selam olsun dünya’dan, hürriyet’ten…’’

 Nüzhet Erman, Anadolu’yu çilelerle yoğrulmuş bir kadın olarak görür:

‘’ Kimi avrat — kimi kaşık düşmanı

Kimi bacım der — anam der

 Kadınlar taşır yükünü Anadolu’nun

Anadolu’nun kahrını kadınlar çeker’’

  Fazıl Hüsnü Dağlarca, Anadolu’yu yeni destanlara hazırlar:

‘’ Güneşe uçarken kuşların bir sessizlik

Bir su olduğunu

Burada

Ovaların özgürlük adına yücelmiş

Dağ olduğunu

Duyuyor musunuz

Anadolu’nun yarınlara dönük olduğunu

Burada

Eski çağlardan yeni çağlara yaşamanın 

Sevmek olduğunu.’’

  Halit Fahri Ozansoy, Anadolu’nun uyuyan ruhuna ninniler söyler:

‘’Gölgeler içinde ağaçlar yorgun 

Her tarafta yetim bir tevekkül var.

Sanki fısıldıyor Anadolu’nun

Uyuyan ruhuna ninniler rüzgâr.’’

  Abdurrahim Karakoç’un şiirinde Anadolu sevgisi doruklara çıkar:

‘’Sen bizim dağları bilmezsin gülüm, 

Hele boz dumanlar çekilsin de gör 

Her haftası bayram, her günü düğün; 

Hele yaylalara çıkılsın da gör. 

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde; 

Kağnılar yollarda yoncalar dizde…

Saydıklarım damla değil denizde, 

Hele bir ekinler ekilsin de gör.’’

    Bizim de yüreğimiz Anadolu sevdalısıdır:                     

‘’Bozkırda her sabah güneş

Kavruk insanlarımın ümidiyle doğar

Sabah rüzgârı alır en güzel dilekleri

Bindirir ak buluttan ipeksi kanadına 

Yürekten yüreğe gezdirir

Yeşilsiz köylerden geçer

Ümitleri memleket çocuklarının

Her sabah öper kutsallığını 

Anadolu toprağının

Bozkır tutkusudur

Kınalı kekliklerin yanık türküsü

Bir çeşme başında kaçamak bakış

Gönülden gönüle akar

Karışır suyuna Kızılırmak’ın

Ferhat’ça alır başını

Dolaşır Anadolu’yu

Bir uçtan bir uca

Tutuşur en kara vicdan

Yanar en katı taş

Mevlana dergâhıdır kapımız

Güzelliklere dostluklara

Fakirlik girer de evimize

Kötülüğün soluğunu

Duymamıştır duvarlarımız

Gönlümüz Anadolu yaylası gibi

Geniş ve sevecen’’

    Osman Turan ; ‘’ “Ebediliğe inanmayanlar, ebedi eserler ortaya koyamazlar. Ebediliğe inanmış ve ebedi yaşama azmetmiş, her eserini ve her müessesini bu ölçü ile vücuda getirmiş olan Türklerin ebedilik ülküsünden abideleştirilen bir Anadolu doğdu. Anadolu’da Türkmenler yabancı ne varsa asırlarca süpürerek, bu topraklar üzerinde kendi beldelerini, idaresini, sanatını yaratarak anavatanı kurdular. ‘’Coğrafya vatan olmuştur.’’ sözleriyle Anadolu destanını anıtlaştırır.

   Anadolu hakkında yazılanlar, bu kadarla sınırlı kalmayacak, yeni sözler söylenecek, yeni eserler üretilecektir. Anadolu, Türk milleti tarafından güzelleştirilmeye devam edilecektir.

Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2026 20:13
6 Nisan 2025 12:18
1 Ocak 2025 09:39
9 Eylül 2024 07:54
Yorumlar

  1. Ali dedi ki:

    İlelebet bu milletin yurdu olacaktır inşallah

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetgrandpashaslotograndpashabetritzbetgrandpashabetmecidiyeköy escortgrandpashabetgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabet girişCasibomkargabetcasibomholiganbetroyalbet girişbetpuancasibomjojobetgrandpashabetteosbetgrandpashabethttps://saraydesign.co.uk/casibomholiganbetmarsbahisbettiltbahiscomjojobetjojobet girişMarsbahisMarsbahisholiganbetdeneme bonusugrandpashabetjojobet güncel girişBetofficedeneme bonusudeneme bonusuromabetdeneme bonusu veren sitelertipobetroyalbetjojobetjojobetjojobetgrandpashabetpalacebetpusulabetmatbetmarsbahisgrandpashabettambetbetbeysonbahiscasibomholiganbetcratosroyalbetgrandpashabetmeritkinggrandpashabetcratosroyalbetcasibomgrandpashabetholiganbetteosbetbahiscasino1winbetgitromabetromabetgrandpashabetmarsbahisgameofbetpalacebetteosbetbahiscasino1wingameofbetbetgitromabetbettiltskorbet girişskorbetbetgitpusulabetsekabetholiganbetromabetgalabetİmajbetperabet girişslotbarjojobetjojobet girişjojobet girişJojobetJojobetjojobetgrandpashabetjojobetjojobet