ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,3624
EURO
9,9356
ALTIN
488,31
BIST
1.400
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Salı Sıcak
36°C
Çarşamba Sıcak
35°C
Perşembe Sıcak
35°C
Cuma Sıcak
35°C
Fuat Yılmazer     Türklerde toprak namustur inancı hâkim bir inançtır. Son yıllarda ona uymayan davranışlar sergilense de bu inanç Türk insanının genlerinde olan ve hiç unutulmayacak bir imandır. Toprak vatandır, vatan İstiklal ve istikbalinizin özgürce haykırıldığı yerdir. Toprak vatandır, vatan namustur. Namus inancı, Türkün özünde sökülüp atılamayacak kadar yerleşiktir. Türkün...
Asena Kınacı Moral Caddede, sokakta, kahvehanede, iş yerinde, her yerde bildiğini de bilmediğini de, üzerine vazife olanı da olmayanı da sürekli, boş ve gereksiz konuşanlar için Türkçemizde bir cümle icat etmişiz. Herkes ve her şey hakkında bilerek- bilmeyerek, anlamlı-anlamsız konuşanlar için söylenen “Ağzı olan konuşuyor.” cümlesi  “halk felsefesi(!)”ne ait güzel...
Kenan EROĞLU             Diyarbakır’daki Müze evden               Şişlideki Müze eve selâm!               Büyük düşünürümüz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önceki paylaşımlarda da belirttiğim gibi; Ziya Gökalp Milli Mücadeleden sonra Diyarbakır’a dönmüş ve “Küçük Mecmua”yı çıkarmaya karar vermişti. Fakat çaresizlik içerisinde kitaplarını satmak mecburiyeti ile karşı karşıya kalmış ve işin en ilginç tarafı...
MHP Lideri Devlet Bahçeli Türkgün gazetesine verdiği röportajda ezber bozdu. Suriyeli göçmenler konusunda yapılması gerekenleri sıraladı. Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, ”Ülkemizde 500.000’e yakın Afgan mülteci olduğu tahmin ediliyor. Elbette önümüzdeki riskli ve tehlikeli süreçte göç dalgasının sınırlarımıza iyice dayanacağı, ülkemizi zorlayacağı görülüyor. Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır,...

MHP’li Günal, TRT=Tayyip Recep Televizyonu!

MHP’li Günal, TRT=Tayyip Recep Televizyonu!

MHP’li Günal, TRT=Tayyip Recep Televizyonu!
14950_1

TBMM Genel Kurulu’nda TBMM TV ve TRT yayınları hakkında verilmiş olan Grup Önerisi

ile ilgili MHP Grubu adına söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet GÜNAL;

AKP Hükümetinin muhalefetin sesini kıstığını ve TBMM görüşmelerinin TBMM TV’den

yayınlanmasına sınırlama getirilmesinin siyasi bir karar olduğunu söyledi. Kürtçe yayın

için TRT 6 frekansının tahsis edildiğini belirten Günal, TBMM yayınları için frekans olmadığı

bahanesinin inandırıcı olmadığını söyledi. TRT’nin ilgili bakan Bülent Arınç’ın ve AKP’nin

resmi yayın organı haline geldiğini ifade eden Günal, artık TRT’nin adının Tayyip Recep

Televizyonu haline geldiğini belirtti. Günal ayrıca, Meclis yayınlarının özel televizyonlar

tarafından yapılmasını önererek, TBMM TV’ye muhtaç olunmadığını ve ihaleyle yayın hakkının

devredilebileceğini söyledi.

Günal’ın konuşmasının özeti şöyle:

AKP Muhalefetin Sesini Kısıyor!

TRT’den sorumlu Başbakan Yardımcısı da, Genel Müdür de her konuşmada ve her sorulan soruda

aynı cevabı veriyor. Diyorlar ki; “1995’te protokol yapılmış, biz de ona göre yapıyoruz. Onun için de

protokole uydurduk.” Soruyorum: 2002 yılından 2011 yılına kadar yani sınırlama gelinceye kadar

TBMM TV’nin yayınlarını hangi mevzuata göre yaptınız? Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığıyla

TRT Genel Müdürlüğü o zaman o protokole uymadı mı? Ne oldu da birden bunlar değişti? 2008

yılında TRT Kanunu çıkarken de, soru önergesi ile gensoru il de bunları konuştuk. Bunun siyasi bir

sonucu olduğunu, siyasi bir karar olduğunu hepimiz biliyoruz.

2011 yılı seçimlerinin hemen ertesinde muhalefet olarak sesimiz kesildi. TRT Kanunu’nun 21’inci

maddesinde “TBMM faaliyetlerinin hangi ölçüde yansıtılacağı hususu TBMM Başkanlığı ile Türkiye

Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünce hazırlanacak protokolle belirlenir.” diyor. Peki,

bunun üstüne neden protokolü yeniden hazırlamadınız? Neden eski protokole göre devam ettiniz?

O protokolün içerisinde bunları niye belirlemediniz? Çünkü o anda bir sorun yoktu. Ne zaman sorun

oldu? Başbakan “Niye bunları bu kadar konuşturuyorsunuz? Keselim bunu.” dedi. Çünkü verilen

cevaplara bakınca protokolü kastederek diyor ki Başbakan “Bunlar bu anlaşmayı bilmiş olsalardı bizim

niyetimizi görürlerdi. Biz geldiğimizde esneme olsun dedik, baktık ki tamamen şov manzarası arz

ediyor.” Yani neden kapattırdığını söylüyor. Sonra da diyor ki; “Bizim iktidarımızdan önceki protokol

uygulamaya konulmuştur.” El insaf! AKP iktidarı döneminde TRT Kanunu çıktı, TBMM Başkanlığı

yönetmelik çıkarılması kararı aldı.

Kürtçe Televizyona Frekans Var, Meclise Yok!

Bu siyasi karar çok komik gerekçelerle dolu. TRT Genel Müdürüne TRT 6’nın kanunu

çıkarken “Neden bunları bize daha fazla imkân tanıyarak yapmıyorsunuz?” diye sorduk, dedi

ki: “Bizim karasal frekansımız sınırlı.” Ne oldu da TRT 6’ya frekans buldunuz, nereden buldunuz?

Demek ki siyaseten lazım olunca, pazarlık yapılınca bulunabiliyor! Diğer gerekçe nedir? TRT Genel

Müdürü “Spor yayınları da buradan yapılıyor.” diyor. Sanki önceki dönemde spor yayını yoktu, sanki

2011’e kadar TRT 3 spor yayını vermiyordu, anlaşmalar yoktu, seçimden sonra çıktı.

Geçtiğimiz yasama yılı kapanmadan TBMM Genel Kurulu’nda Onuncu 5 Yıllık Kalkınma Planı’nı

görüştük. Özellikle de millet duymasın, izlemesin diye TBMM TV’nin yayında olmadığı pazartesi günü

görüşüldü. Kalkınma planı önemli değil mi? Bunun habercilikle ne alakası var? Bunun protokolle

ne alakası var? Hangi kanunun, hangi yönetmeliğin, hangi maddesine göre bunu yapıyorsunuz?

Ekonomik ve sosyal göstergelerden, planın içeriğinden utanıyor musunuz? Hamdolsun (!),

vatandaşımızın hiçbirinin ne plandan ne göstergelerden ne önümüzdeki beş yıldaki hedeflerden,

sorunlardan haberi olmadı.

TRT AKP’nin ve Arınç’ın Yayın Organı mı?

Soru önergelerine verilen cevaplarda örnekler verilmiş: “Filanca ülkede yayın var, şurada yok.”

Ama o ülkelerde özgür basın var, bir tanesi senatonun toplantılarını sürekli olarak yayınlıyor. Bizim

ülkemizde tek parti basını var ve eğer itiraz ederseniz hemen kapatma cezaları, vergi cezaları, dolaylı

olarak birtakım tehditler, şantajlar devreye giriyor. Bu protokole göre partilerin grup toplantılarını

yayınlamaktan TRT’yi men ederseniz, yapılan sözleşmelere, protokole bunu değiştirecek hüküm

koymazsanız bunda art niyet olduğu açıktır. Artık aleni olarak muhalefetin sesinin kısıldığı çok net bir

şekilde görülmektedir.

TRT’nin bu adaletsizliğini Bülent Arınç dahi itiraf etmek zorunda kaldı. TRT, AKP’nin aday tanıtım

toplantılarının tamamını canlı yayında veriyor. Başbakan’ın TBMM TV’yi kapatma gerekçesi “Mecliste

şov yapılıyor.” idi. Asıl şovu kim yapıyor? Bülent Arınç espri yapıyor, bir yere gitmiş toplantıya,

bakmış TRT temsilcisini göremeyince demiş ki. “Ya, bizim Millî Gazete’de herkes gelirdi, TRT de

Millî Gazete’ye benzedi.” demiş. Artık gömlek çıkarınca geriye doğru herhâlde çakmak farz oldu,

sürekli olarak görevli vakanüvis gibi peşinden gezip, onun görüntülerini çekip, basın müşaviri gibi

yayınlamasını bekliyorlar.

Meclis Oturumlarını Özel Televizyonlara İhale Edelim!

Kimse kimseyi kandırmasın. Bu gerekçeler hiçbirimize inandırıcı gelmiyor. TRT’ye muhtaç değiliz, bu

protokole de muhtaç değiliz. Teşkilat Kanunu’nda yapılan değişikliğin aynısını bir maddeyle yapalım;

Meclis Başkanlığı gelsin ihale açsın. Nasıl ki spor yayınları için ihaleler geliyor, anlaşmalar yapılıyor,

verelim onlar yayınlasın, böylece kim yayınladı, kim yayınlamadı uğraşmayalım. Zaten TRT iktidarın

borazanı hâline gelmiş, muhalefeti yok sayıyor. Haber programlarında, tartışma programlarında, canlı

yayında muhalefeti yayınladıkları sürelerine bakıyoruz yok denecek kadar az. Bu işin neresinden

tutarsanız tutun, TRT kanallarının çok bariz bir şekilde bir yanlı yayın yaptığı ortada!

Hiç olmazsa kanunlarla ilgili, yasamayla ilgili yapılan çalışmaları muhalefetin görüşünü de kamuoyuna yansıtacak şekilde düzenleyelim. Yapmıyorsanız Meclis TV yayın hakkını özel bir televizyona ihaleyle devretsin, şeffaf bir şekilde bu yayınları yapsın. TRT Kanunu değiştiğinde “TRT”, “AKRT” hâline geldi demiştik bugün “Tayyip Recep Televizyonu” haline geldi. Muhalefete yer yok, sadece Tayyip Bey’in görüntülerini, programlarını izliyoruz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.