YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

“BALGAT’TAKİ SOĞUK YÜZLÜ ADAM”

Bu haber 04 Mart 2015 - 8:44 'de eklendi ve 651 kez görüntülendi.

Ali Bademci

 

 

 

Seçimler geldi ya, âlimlerin tetikçileri; ahkâm kesmeye başladılar. Başka konuşacak yerleri olmayan bu zavallılar ancak sosyal medyada kendilerini gösteriyorlar. Tabiî ki genç arkadaşlara söylenecek bir şey yok; “İtaat Terbiyesi” aldıkları için davranışlarına da çok fazla şey söylemenin anlamı yoktur. Fakat “Balgat ta ki soğuk duygusuz yüzlü adam gitmezse hemen bir parti kurulmalı.”  ifâdesi çok yanlıştır, ülkücü terbiyeye yakışmaz. Elbette parti kurulabilir, ama bunun için başkalarını suçlamanın, hele hele terbiye dışına çıkmanın hiçbir manası ve haklı gerekçesi olamaz. Kendinizi bugünkü MHP yönetiminden, hatta “Soğuk” dediğiniz Genel Başkan’dan akıllı bulabilirsiniz; lâkin o beğenmediğiniz adam son seçimlerde sekiz milyon ülkücü rey almıştır. O zaman da böyle ve aynı sebeplerle ayrılıkçılık yapanlar oldu; netice değişti mi? Tabiî ki hayır! Şimdi ne oluyor yine!

Geçenlerde iki sefer yazdım; aykırı görüştekiler gibi şahsen ve yıllarca “âlim çömezliği” yaptım. Birçoğunu da sever sayar ve pek saygı gösterim. Lâkin Türkeş Bey cezaevinden çıktığı zaman yaptığı siyaset dâvetlerine icabet edilmemesini de hatalı bulduğumu o zaman da söyledim; çünkü içeride bulunan arkadaşlar da bu görüşe karşıydılar. Bu sebeble zaten tabiatım siyasete müsait olmadığı için iki tarafa da uymayarak evime çekildim. Âlim cephesi benim bu durumumu yakından bilirler; bu arada yaptığım çalışmaları da önce alanlarına müdahale gibi gördükleri halde, ellerinden bu zahmet etmek gelmediği için vazgeçtiler. Şimdi bir uzantı olarak hizip şeklinde devam eden bu hareket yukarıda bahsedildiği şekilde ve mide bulandıracak bir tarzda tezahür etmektedir.

Ülkemiz derin bir imtihandan geçiyor; partiler ve parti liderleri de bu hengâmenin en önündedir. Özellikle muhalefette başarılı olunmaması durumunda elbette çok hareketlenmeler olacaktır. Kimse bindiği dalı kesecek kadar akılsız değildir. Geçmişteki akıllı adam hatalarını düşünürsek nasıl oyuna gelindiği ortadadır; buna karşılık Türkeş Bey’in bir talimatı ile rütbesini atarak çağrıya uyan Sayın Bahçeli’nin hiç mi doğru hareketi yoktur? Gerçekten 1999 seçimlerinde alınan güzel sonuçlar sürdürülememiştir; bu işte iç muhalefetin hiç mi vebali yoktur? Açık açık yazıp söylediler; “Barajı aşmasınlar da boylarının ölçüsünü alıp çekilip gitsinler” diye; bu ihanet değil de nedir? Ne oldu, 2002’de AKP iktidara geldi ve her türlü muzurluğun temeli sağlamlaştırıldı; mesela “İkiz Yasalar” adlı ihanet belgesi bu dönemde kanunlaştı ve bal gibi Lozan delindi. 1999-2002 arasında ne olmuş; Devlet Bahçeli, Ecevit’e karşı çok saygılı imiş, Apo asılmamış! Apo’nun neden asılmadığını kurtlar ve kuşlar bile biliyor, Ecevit karşısında hürmetkâr olmanın ne gibi bir mahsuru var?

MHP’yi koalisyon iktidarında başarısız kılan ve sevimsiz yapan sebeb bellidir; su’i-istimal ve Bayındırlık Bakanlığı yolsuzluk iddiaları! O eski bakan milletvekili olabilir; lâkin kadrosunun MHP’de kökleşmesine Bahçeli engel olmuştur. İşte o dönemin İller Bankası Genel Müdürü her seçimde aday oluyor da listeye dahi giremiyor! Elbette bugünkü parti yönetimi ve Genel Başkan’ın da hataları vardır. Bunları gençlerden büyüklere kadar herkes biliyor! Onun hırsız, cumhuriyet, Atatürk düşmanı olmamasının hiç mi ehemmiyeti yoktur! Böyle bir şey diyebilir misiniz? Türkiye bu özellikleri için onun şahsına epeyce rey veriyor; ülkücülüğün dalgalanması ise maalesef sürüyor! Yarın adaylar açıklandığı zaman yine bu gürültü sesleri duyulacak!

Ömrümüz böyle mi geçecek! Ne olur biraz itaatkâr, sabırlı ve açık olsak! Neyi kaybederiz; öyle kapıları kapatıp kendimiz çalıp kendimiz oynamakla her şey yoluna girecek mi? Yeni bir parti elbette kurulabilir; fakat “Beğenmeyen gitsin kursun”  diyen de yok!

Hiçbir partide MHP ve ülkücüler kadar kafası karışık ve çalıp-oynayan bu kadar çok değildir. Kimimiz kabadayılığa özenir, adımız “Mafya”ya çıkar; kimi zaman Atsızcı olur “Turan”dan aşağı inmeyiz; kimi zaman “Yaşar Kemal-Aziz Nesin-Nazım Hikmet”  gibi solcu oluruz, kimi zaman da Necip Fazıl’in “Sakarya”sının mesajını görmemezlikten gelerek  “Atatürk” düşmanı oluveririz. İşte onun için de, adam olamıyoruz.

Sağlıcakla kalın.

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.