DOLAR
8,2993
EURO
10,1192
ALTIN
490,09
BIST
1.453
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...
ZİYA GÖKALPLE İLGİLİ ANILAR  Kenan EROĞLU               Büyük mütefekkirimiz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önce de belirttim. Ziya Gökalp gibi büyük bir düşünürümüzü ne yazık ki yeteri kadar tanıyamıyoruz. Onun vefatından sonra 20 yılı geçkin bir süre kendisinin neredeyse unutulmaya terk edildiğini, hatta ders kitabı olarak yazdığı bazı eserlerinin basılmak...

İHTİLÂLCİNİN SONU

İHTİLÂLCİNİN SONU

Bir ihtilâlci daha  günâhları  ve yaptıkları kendine kâr kalacak şekilde 98 yaşında bu dünyadan göçtü. Bizler 12 Eylül günü kendimizi zindanlarda ve işkence odalarında bulmuştuk. Bu cehennemin 105 gününü  “12 Eylül İşkencesi’nde Ülkücü Bir Gazeteci’nin Dramı”adıyle  beş liralık küçük kitapçıkta tenkid ve özeleştirler ile birlikte  yazmıştık. Bu kitap bizimle beraber  içeri giren şarlatanlara ait olsaydı inanın  yüzbin traj yapardı, fakat bizimki ilk baskıda  ve utanılacak rakamlarda duruyor. Halbuki evvelki sene  Çukurova Kitap Fuarı’nda bir tıp öğrencisi “Ben milliyetçiliği ve ülkücülüğü dolmuşta okuyup bitirdiğim bu kitapçıkta öğrendim.” demişti. İşte ağlanacak halimiz,  “Kenan Evren ölmüş Devlet Töreni  ile gömülecek! ” Bundan bana ne kardeşim, camiam darmadağın olmuş, insanlarım okumuyor, donanımlı kişi yetişmiyor, önü açılan köktendincilik almış başını gidiyor, bana ne ölmüşse! Herkes kendi derdine yanar, biz de öyle!

Evren denen adam içeriyi ülkücülerle doldurmuştu; bu insanların içeriden çıkması yıllar sürdü. Üstelik “Siyaset mi yapalım, içerdekileri mi düşünelim” diye basit  ve kulağa hoş gelen bir mesele yüzünden “Âlimler” ve biz “Çömezleri” hareketi kadük ettik de farkında değiliz. Bu sonuç cezaevlerinde  işkence görmekten  daha fazla ülkücülüğe zarar verdi! Sonrası ve şimdi de adam beğenmez olduk ve  dışarıdan fetvâ veriyoruz! Bu eleştirileri içeride yapsak  belki faydası olacak, fakat hep dışarıda ve ille de dışarıda  “Alimlik” gösterisi yapıyoruz!

Bir çoklarına göre 12 Eylül haklıdır,  sokaklardan kan akıyordu da , demokratik yollardan önüne geçilmedi de, gibi bir sürü ifadeler var!  Demokratik yollarla önlenemeycek şey var mıdır? Önlenmek istemedi ve kendi beyanları ile  birçok insanın kanına girilerek  ortam olgunlaştırıldı  ve sokak cinayetlerinin  sorumluluğu   sağ-sol diye nitelenen  ülke  gençlerinin üzerine atıldı. İhtilâlci denen haydutlar  böyle bir yol izlerken  işkence odalarında  hesap verenler kısa sürede birbirine düşürüldüklerini anladılar ve özeleştiri yaptılar. İşte milliyetçi sol böyle ortaya çıktı!  “Milliyetçi Sağ- Milliyetçi Sol” kan kaybını telâfi edebildiler mi, aslâ,  bugün siyasette sol yok!   Peki Sağ ! Elimizde ve gözlerimiz önünde  böyle %15’lik küçük bir gurup var; giden vuruyor gelen vuruyor; içten darbeleniyor dıştan bombalanıyor, âdeta “Şamar Oğlanı”na dönmüş! Birbirinden ne fark var ?

İhtilâl bal gibi  dinî gurupları ve düşünceleri iktidara taşıdı; işte 13 yıllık siyaset ortada değil mi? Humeyni’nin Velâyet-i Fakih’nden ne farkı var! İran rejimi bundan temiz ve net! Çünkü orada  Hilâfet veya İmamet   takiyye ile  bir guruba verilmiş iken biz de Osmanlı geleneğinde olduğu gibi Halife de Padişah da tek adamdır! Humeyni, bile aşılmış da,  Fars İdeologu Ali Şeriati ve Muntazari’nin görüşlerini taşıyan kitaplar teşvik ediliyor! Halbuki rejimi rahatsız ettikleri için bu kişiler Savak tarafından öldürülmüştür!  Bu adamlar da İran’da  çoğunluk Türkleri devreden çıkarmışlardı; bizim düzen de  böyle değil mi? Ülkeyi tarikat müridleri ve ideolojsi yönetiyor, bu ihtilâlin sonucu değil mi?

Ah Kenan Evren  mezarında rahat mısın bilmiyoruz ama biz kendimizden vazgeçtik de şu ülkenin hâline bakın! Geçen senelerde   “Referandum” yaparak  milleti aldattılar, birçok budala da gitti “Evet” dedi.  Evren’i dâvâ edip de para ve intikam alacakmışız gibi  yalanlarla     bizi bölmediler mi? İşte bu adamın canını Allah aldı, itibarı yok, cenazeyi kaldırmak için  kanun arıyorlar, belki yeni yasa  da çıkarırlar! Beis yok bu da bir “Takiyye” oluversin! Şahsen ne mahkemeye müracaat ettim, ne müdahil oldum, onu Allah’a havale ettim, bugünden itibaren kabir azabı başlamıştır, arkasından dua edecek müslüman da olmayacaktır. Çünkü  hep milletin duyguları ile alay etti ve Tanrı emirleri ile gelenekleri bile birbirine karıştırdı !

Evren’in ilk ürünü Özal’dı, ikinci ürünüm de  Tayyib Beğ! Dini bütün oldukları kabul edilmiş, acaba Evren’i kurtarabilirler mi? Evren’in üzerinde  zindanlarda çürüyen 5000 ülkücünün  vebâli vardır; alacağımız kul hakkıdır, vezgeçmemiz de mümkün değildir! Çünkü hiçbirimiz hakkımızdan vazgeçmeyiz! Ya sol, bir o kadar da onlardan koyacaksın!

Yıllarca damgalı olarak işsiz güçsüz kaldık; çocuklarımızın karınlarını doyuramadığımız için  doğru dürüst eğitim de yaptıramadık! Hâlâ sıkıntı çekiyoruz, amcalar sırtımızdan inmiş değil, belli ki devlet nezdinde   sakınca devam ediyor.  Ülkede ideolojik gurup kalmadı; bir tarafta sakıncalılar, diğer tarafta  birbiri ile rekabet eden  tarikatçılar! Güzel değil mi? Var mı başka ihtilal yapmak isteyen ! Muhabbetle.

 

Ali BADEMCİ

alibademci@gmail.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.