DOLAR
8,7847
EURO
10,4281
ALTIN
501,16
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
26°C
İstanbul
26°C
Gök Gürültülü
Salı Gök Gürültülü
25°C
Çarşamba Gök Gürültülü
28°C
Perşembe Gök Gürültülü
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C
TARİH TEKKERÜR EDER Mİ? Fuat YILMAZER Tarih tekerrürden ibarettir sözünün doğru olduğuna inanmıyorum. Tarih tekerrür etmez ama aynı veya benzer hataları tekrarlarsan aynı veya benzer olaylarla karşılaşmak tabidir. Bu tarihin tekerrürü değil, hataların tekrarı ile aynı veya benzer sonuca varmanın karşılığıdır. Hataların tekrarlanmaması için bilinçlenmek, bilinçli olarak hafızayı taze tutmak...
ZİYA GÖKALP MÜZESİ Kenan EROĞLU Ünlü düşünürümüz Ziya Gökalp konusuna devam ediyorum.  Bu gün Ziya Gökalp’in büyük damadı  Ali Nüzhet Göksel’in  “ZİYAGÖKALP MÜZESİ” açılışı nedeniyle 1956 tarihinde  ulusal ölçekte yayın yapan  “VATAN” gazetesine yayınlanan açıklamasını yorumsuz olarak aktarmak istiyorum.          “ Dün (23 Mart 1956) Ziya Gökalp’ın doğumunun 80. yıldönümü idi. Bu vesile ile Diyarbakır’daki evi...
SECCEDEN SEHPAYA ELMA VE BIÇAK Asena Kınacı MORAL Ş. Adnan Şenel tarafından yazılan “Secdeden Sehpaya Elma ve Bıçak”*, “ismiyle müsemma” diyebileceğimiz bir roman: Yüreği imanlı alnı secdede bir gençliğin sehpalarda, işkencelerde, falakalarda, Filistin askılarında umutlarının ellerinden alınışını anlatmış ve adına da yakışmış. Ak alınlarıyla secdeden sehpaya gidenleri en güzel anlatan...
YUNUS EMRE’YLE HASBİHAL – 13 Ahmet URFALI      Yunus, şairden çok bir filozof ve ahlâkçı idi. Düşüncelerini tasavvufa dayanarak savunmaktadır. Onda tasavvuf kaos içindeki bir toplumda kozmoza varan bir yoldur.                                                   İ.Hakkı Baltacıoğlu 37. Aşk uluları söyledi aşktan kuruldu bu yurt Gönül kardeşliğinin ışığı alınlarda şavklandı Yıldızlardan sağılan sevgiyi çoğaltıp bengisuyla Kırbalar...

MEHMET ALİ ÖZ

MEHMET ALİ ÖZ
19.04.2017
0
A+
A-

Ali BADEMCİ

           alibademci@gmail.com

 

 

Şu “Atatürkçüyüm” diyenlere de  nisbet olsun; yıllarca konuştular konuştular da bir türlü itlerin ağzını kapatamadılar; üstelik ayarı kaçırarak   onu  sevimsiz hâle  getirdiler. Dolayısiyle bir taraftan düşmanlar diğer tarafından  dost görünen  bilgisiz ve çapsız insanlar Türk insanının Atatürk’ü tanımasını   engellediler! Meskûkat uzmanı değerli dostum Murat Bardakçı, M. Ali Öz’ün Büyük Atatürk hakkında doğru bilinenleri en az yüz yıl geriye taşıdığı  ve Atatürk Şeceresi’ni anlamlandırdığı fikrindedir. Nasıl, elbette arşiv belgeleri  ile..

 

MEHMET ALİ ÖZ

 

Dostumuz,  din adamı  menşeyli M. Ali Öz yıllardan beri  Atatürk çalışır; ilk meyvesini  2014 yılında aldık  ve üst üste birkaç baskı yapan “Osmanlı Arşiv Belgelerine Göre Gâzi Mustafa Kemâl  Atatürk’ün  Soy Kötüğü”  adıyle elimize kadar ulaştı. Şahsen bu çalışmayı birkaç sefer okudum ve tetkik ettim. Şimdi ikinci kitabı daha güzel bir dizayn ve baskı ile “Atürk’ün Âilesi”  adı ile “Asi Kitap” yayınları arasında çıktı. 540 sayfa ile hacimli bir kitap; bir saat önce  okumayı bitirdim; kanaatlerimi yazacağım.

M.Ali Öz   İmam-Hatip Okulu mezunu, 19 yıl Diyanet görevlisi olarak çalışmış fakat Sağlık Bakanlığı’ndan 9 yıl hizmet ettikten sonra emekli olmuştur. Bu arada sanıyorum yüksel tahsil yapma imkânını da bulmuştur; fakat bundan da önemlisi, lâf olsun diye değil  adamakıllı Arapça ve İngilizce bilmesidir. Bugün bizim arşivlerde  her babayiğit  düzgün belge okuyamaz, adam gibi tercüme edemez, hele hele  istilâhların  ve çeşitli şekilde yazılan  metinlerin  yorumlamasını yapamaz! Okullarımızda elbette  eski harfleri okuyan ve okutan, güya Arapça bilen  sayısız dostlamız bulunmaktadır; fakat bunlardan  sağlam netice alamazsınız; elbette batı dilleri için aynı şeyi söyleyememem!

Şahsen  çocukluğumdan beri  Arap dili, alfabesi ve Osmanlı harflerine aşinalığım olmasına rağmen  1968-1974 arasında  meskûkat tetkikinde  çok eziyet çekenlerdenim! Basmacılar arşivini incelerken  Farsça-Tacikçe-Çağatayca-Özbekçe-Kırgızca-Urduca arasında  bir hayli bocaladım! Osmanlıca gibi bütün bu şark dil ve lehçelerine hâkim  ölçü ne yazık ki bulamadım! İşte M.Ali Öz’in değeri burada; birkaç ay önce  sıkıntılı  biraz belge gönderdim, fevkalade bir çalışma ile isteğime cevap verdi; belge zamanının sosyal şartlarına göre  yorumlar da getirmişti ki bu durum bizim için en önemli taraftı! Şahsi kanaatime göre Sayın Öz’ün başlangıcından itibaren  okuyamayacağı hiçbir Osmanlı belgesi yoktur! Keşke yerinde olabilseydim!

M.Ali Öz’ün yeni kitabı eskinin tekrarı değil, konular da farklı! Daha geniş ve kapsamlı arşiv belgeleri ve kaynakça kullanılmış! Ben kitabın mizanpajını beğenmedim, inşallah yeni baskılar daha al-benili olur!

Mustafa Kemal’i  bir din adamının kaleminden okumak  her bakımdan  mutlululuk  vericidir, çünkü  o büyük insan daha  nice araştırmalara lâyıktır! Yeni nesillerin onu tam ve eksiksiz tanıması ayrıca önemli  bir husustur. Çünkü bu konuda hâlâ düzgün yayın  olması bir yana,  “Nutuk”dan başka eli yüzü düzgün eser de bulmak imkânı yoktur da son yıllarda onun da dili ile oynayarak  tanınmaz hâle getirdiler.

Bir yandan Mustafa Kemal’i tanıyacağım diye  tanınmaz hâle  getirenler, diğer taraftan şu veya bu sebeplerle düşmanlık edenler ayrı bir meseledir! Bu konuda özellikle  düşmanlık yapanlar tarafından öyle haksız  ve iftira dolu şeyler ortaya  konulmuştur ki, işte böyle karanlık ve maksatlı yılların  ardından  M.Ali Öz delâletiyle Türk insanının   âbide şahsiyeti tanıması, üstelik  böyle bir  hakikat yolcusunun  bir din adamı olması  gerçekten önemlidir. Çünkü  yıllardan beri  dini bütün insanlar   o tüccarlar tarafından  iğfal edilmişlerdir.

Şu “Atatürkçüyüm” diyenlere de  nisbet olsun; yıllarca konuştular konuştular da bir türlü itlerin ağzını kapatamadılar; üstelik ayarı kaçırarak   onu  sevimsiz hâle  getirdiler. Dolayısiyle bir taraftan düşmanlar diğer tarafından  dost görünen  bilgisiz ve çapsız insanlar Türk insanının Atatürk’ü tanımasını   engellediler! Meskûkat uzmanı değerli dostum Murat Bardakçı, M.Ali Öz’ün Büyük Atatürk hakkında doğru bilinenleri en az yüz yıl geriye taşıdığı  ve Atatürk Şeceresi’ni anlamlandırdığı fikrindedir. Nasıl, elbette arşiv belgeleri  ile!

Mehmet Ali Öz dostumu, kardeşimi, binlerce dafa kutluyorum! Gerçekten ömrünü verdiği bir dâvâyı çok ileri merhaleye taşımıştır! Hem de bu konuda kalem oynatan  âlimelere ve akademisyenlere rağmen! Tekrar kutluyoruz efendim  Allah kendinden razı olsun!

Hoşçakalın.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.