betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,6790
EURO
10,1809
ALTIN
491,77
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C

SANCILI KURULTAY

SANCILI KURULTAY
12.04.2016
0
A+
A-

Ali BADEMCİ   

alibademci@gmail.com

 

Bugünkü MHP’nin Anayasa’nın sadece dibacesi için bu konuda AKP’nin yanında olduğunu biliyoruz! Elbette siyaseten Bahçeli Başkanlık sistemine karşı çıkıyor ama  Anayasa’yı onaylamak ve referanduma gitmekle Tayyib Bey’in arzularını kabullenmek arasında ne fark vardır? Elbette Cumhurbaşkanı çok akıllı bir insandır, AKP+MHP birlikteliğinin  yakalayacağı rüzgarla  %85’e bile  tırmanacağını biliyor! Harekete Bahçeli ile devam etmek gibi bir alternatif henüz ortadan kalkmış değil! O zaman Bahçeli devlet başkanının nezdinde en önemli kişilik  olmuyor mu? Peki iki partili muhayyel  Başkanlık sisteminde MHP tabelâ partisi olacak da, Bahçeli’nin  konumu  ne olacaktır? Onun elinden  siyasetten başka bir şey gelmez! Bazıları gibi akademiye de dönmez!

 

 

 

Kasım 2015’den beri MHP’nin varlığı ile  yokluğu ayırd edilemiyor; bu sebeble yer yer dağılmalar bulunmaktadır. Fikren de çözülmeler gözlemleniyor, hiç yok iken meseleyi  güya Atsız-Türkeş’e indirgeyenler ve siyasetin gerekliliğine  inanmayanlar, üniversitelerde kulüpler oluşturmuş; belki de haklı sebeplerle ocak-bucak tanımıyorlar. Kim ne derse desin  Alperenler  küçük bir gurup da olsa şuurlu gençler olarak ülkücülüğün dışında değildir. MHP siyaseti dökülüyor ve beceriksizliklerine Ocağı da bulaştırıyorlar ve böylece o adı da  en azından küçültüyorlar. Parti içi muhalefet  kasıtlı ve yan desteklerle birlikte önce Devlet Bahçeli’ye yüklendiler ama şimdilerde çevresine döndüler. Muhalefette yer almak  ve muhtemel Genel Başkan seçilmek için  ceketini alan  kendini partinin dışına atıyor ama, “Acaba Bahçeli benim için ne düşünüyor” demekten de kendini alamıyor! Bakıyorsunuz da Kasım seçimlerinde  Bahçeli’nin yanından ayrılmayan ve akıl üstüne akıl verip de listelerinde  adlarını görmeyenler yerlerini bulmuş ve yeni patronlarından icazet  bekliyorlar.  Şöyle bakıyoruz da  hakikatten ikbal peşinde olmayan çok az kişi,  tefekküre ehemmiyet veriyor da şartlar ne olursa olsun  “Ülkücü Duruş” sergiliyor!

 

Bildiğimiz üzere MHP’de Olağanüstü Kurultay isteği 547 üst kurul delegesinin isteği ile mahkemelik olmuştu. Geçtiğimiz Cuma günü  Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi kararını açıklayarak  Kurultay yapılması için üç kişilik  bir “Çağrı Heyeti” görevlendirdi. Bunlar “Kayyım” değildir ve hiçbir şekilde  Genel Başkan ve yönetimin görevlerini devralmayacaklardır. Yapacakları iş  üst kurul delegelerinin  arzusu olan  “Kurultay” toplamak ve sağlıklı kararlar almasını sağlamaktır; böyle bir  “Kongre”de  Divan teşekkül eder etmez de  görevleri bitecektir. Şimdi hukukçular ikiye ayrılmış durumdadır; ilk gurupta olanlar daha evvelki Olağan Genel Kurul’da  alınmış olan 2018 Kurultay kararını  yeni mahkeme kararının ortadan kaldıramayacağı, üstelik partilerin bir şirket durumunda  olmadığı göz önüne alınırsa 12. Sulh Hukuk Mahkemesi kararının Yargıtay safhasını  beklemek zorunluluğu olduğu kanaatindedir ki MHP Genel Merkezi de böyle düşünmektedir.  Mahkemenin görevlendirdiği “Çağrı Heyeti” ise aldığı vazifeyi yerine getirmek için kollarını sıvamış durumdadır. Biz baştan beri Genel Başkan’ın  kurultay kapısını aralamadan  hiçbir şey yapılamayacağını ifâde etmiştik; işte şimdi yeniden başa döndük  ve tamamen gıyapta restleşme sürecine girdik! Öyle ya ceketini alan arkadaş bir daha partiye dönmüyor ve bunca zaman başlarında tuttuğu ölümden dönen  insana  herşeyden evvel  nezaket gereği  “Geçmiş Olsun” demiyor!

 

Çok  kaliteli ve düzeyli açık oturumlar yapılıyor; hakikatten meseleyi tam bir ülkücü gibi  izah edenler var! Yeniçağ Gazetesi’nin  öteden beri Bahçeli’ye tavrı biliniyor ve  hemen kurultay  istiyor! Fakat bu gazete yazarı  Arslan Bulut dün geceki Haber Türk programında tam olarak ülkücü duruşu sergilemiştir. Allah var programa katılan diğer zevat aday olarak ortaya çıkan arkadaşları Sayın Bahçeli’nin suçlamalarını tam bir vehim olarak nitelendirmiştir! Meral Akşener’in “Paralelciliği” ile dakikalarca alay edilmiş ve diğer arkadaşların da ülkücülüğüne toz kondurulamayacağı Bulut tarafından adam gibi vurgulanmıştır. Keşke bu tartışmayı herkes izleyebilseydi, ne kadar güzel olurdu!

 

Benzer programlarda ifâde edilen  bir görüş var: MHP devlet partisidir; Cevdet Sunay-Demirel-Özal-Tansu ve son olarak da  Tayyib Erdoğan’ın yanında! Kamu oyu bunu “Kuyruk partisi” olarak nitelendiriyor; şimdi en azından  ülkücüler geniş halk kitlelerine  hitap eder duruma gelince! Demek ki biz çocuk iken  bu husus göze batmıyordu! Hadi geçmişi bırakalım, doğrudur veya yanlıştır, tarihe havale edelim!  12 Haziran sonuçları  ortaya koymuştur ki  MHP varsa  iktidar kitle partisi olamıyor ve tek başına seçim kazanamıyor! Dolayısiyle ülkücüler ne kadar küçülürse  iktidar partisi misli ile büyüyüyor! Yani şimdi bunun adı  dernekçilik mi particilik mi? Elbette her ülkücün görevi devletinin yanında olmaktır! Siyaseten devlet nezdinde  ona düşman olanlar hariç bütün partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurları değil midir? Biz devleti AKP olarak görürsek MHP’ye ne gerek var?

 

Bugünkü MHP’nin Anayasa’nın sadece dibacesi için  bu konuda AKP’nin yanında olduğunu biliyoruz! Elbette siyaseten Bahçeli Başkanlık sistemine karşı çıkıyor ama  Anayasa’yı onaylamak ve referanduma gitmekle  Tayyib Bey’in arzularını kabullenmek arasında ne fark vardır? Elbette Cumhurbaşkanı çok akıllı bir insandır, AKP+MHP birlikteliğinin  yakalayacağı rüzgarla  %85’e bile  tırmanacağını biliyor! Harekete Bahçeli ile devam etmek gibi bir alternatif henüz ortadan kalkmış değil! O zaman Bahçeli devlet başkanının nezdinde  en önemli kişilik  olmuyor mu? Peki iki partili muhayyel Başkanlık sisteminde MHP tabelâ partisi olacak da, Bahçeli’nin  konumu  ne olacaktır? Onun elinden  siyasetten başka bir şey gelmez! Bazıları gibi akademiye de dönmez!

 

İşte Kurultay’ın getirecekleri ve götürücekleri! Ülkücü her aklı erenin ifâde ettiği gibi  Devlet ve Millet partisi olma  noktasında  tercihini yapmak zorundadır! 12 Eylül bize ispat etmiştir ki  siyaseten Devlet’in yanında olmak   camiaya çok pahalıya olmuştur. Yoksa gönül olarak her ülkücü devletin yanında canını vermektedir, vermeye de devam edecektir.

 

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal