betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
9,6155
EURO
11,1969
ALTIN
554,22
BIST
1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Sağanak Yağışlı
16°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Az Bulutlu
16°C

BİLİM TARİHÇİSİ FUAT SEZGİN

BİLİM TARİHÇİSİ FUAT SEZGİN
28.09.2021
0
A+
A-

Halim Kaya

Bilim Tarihi Sohbetleri-Söyleşi” Fuat Sezgin Hoca ile Sefer Turan’ın yapmış olduğu söyleşiden deşifre edilerek kitaplaştırılmış bir kitap. İslam Bilimler Tarihinin İzinde Bir Hayat, Kendimizi Tanımak, İslam’ın Bilimler Tarihindeki Yaratıcı Yeri üst balığında üç bölümde farklı alt başlıklara ayrılmış, Dizin ve Albüm bölümlerini ihtiva eden 224 sayfandan oluşmuştur. 

 24 Ekim 1924 tarihinde Bitlis’te doğan Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdi. Arap Dili ve Edebiyat üzerine doktora yaptı. “Buhari’nin kaynakları” adlı doktora tezinde “Buhari’nin”  bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı. Bu Hadislerin sıhhati-Sahihliği ve uydurma olmaları gibi tartışmalara da doğrudan verilmiş bir cevap olmaktadır. Hadislerin sözlü kaynaklardan tespit edilerek yazıya aktarılmasının her ne kadar sahihliğini etkilemese de yazılı kaynaklardan alınarak derlenmiş olması daha güven duyulacak bir metottur. Ne demişler söz uçar yazı kalır.

Fuat Sezgin, İslam Araştırmaları Enstitüsünde doçentken Zeki Velidi Togan ile birlikte çalıştı. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra üniversiteden uzaklaştırılan 147’likler diye bilinen akademisyenler arasınaydı. Almanya Frankfurt Üniversitesinde misafir doçent olarak dersler verdi. Almanya’ya giderken yanında elbiselerinden hariç birkaç önemli yazmanın fişleri vardı; 20-25 bin not, iki valiz dolusu not götürmüştü. 1965 yılında aynı üniversitede Profesör oldu.

Gülhane’de kurulan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesinin girişine bir ziyaret defteri konulmuş, ziyaretçilerin düşüncelerini yazmaları istenmişti. Burayı ziyaret eden bir öğrenci “Müzeye girerken kendimi küçük biri olarak görüyordum, Müzeden çıkarken büyük bir insan olarak çıktım(S:10)  demesi hocayı çok mutlu etmiş ve hoca “bu müthiş bir şey” diyerek mutluluğunu dile getirmiştir. “Milletime Borcum var” sözü dilinden düşmeyen ve her zaman her ortamda ifade ettiği bir husustur. Çünkü milletin kendini küçük görmesi, kendine olan güvensizliği hocayı rahatsız ediyordu.  Kendi eseri olan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesinin milletin gençleri üzerindeki olumlu tesiri onu tabi ki de mutlu ediyordu. 

Bir gün “Hoca kaç dil biliyorsunuz? Kayıtlarda 27 dil bildiğiniz yazılı” diye soran Sefer Turan!a “Mübalağa etmişler” demekle yetinir. Katar Kraliçesi Şeyha Mouza’ya “Hocam Hellmut Ritter bana her yıl bir dil öğreneceksiniz demişti.”  diyerek ne kadar dil bildiği konusunda bir işaret vermiştir. İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Enstitüsünden Alman Şarkiyatçı Hellmut Ritter’den ders almıştı.

Fuat sezgin Hocanın yazdığı eserler, Arap Kültür Tarihi,  17. Ciltlik (8820 sayfa) GAS, Geschichte des Arabischen Schrifttums (İslam Bilim Tarihi) hal Türkçeye çevirme ve yayınlama çalışmaları devam ediyor. İlkini Almanya’da açtığı İslam Bilim adamlarının bilimsel Buluş ve Keşiflerinin maketlerinden oluşan müzenin ikincisini Türkiye’de Gülhane’de açtığı İslam Bilim ve teknoloji Tarihi Müzesi,  5. Ciltlik Wissenchaft und Technik im Islam  (İslam’da Bilim ve Teknik) Türkçe olarak yayınlandı. “Prof. Dr. Fuad Sezgin, geride bizzat kendisinin telif ettiği veya bir şekilde yine kendisinin değişik katkıları ile basılmış yüzlerce cilde varan kitap bırakmıştır.” (Fuad Sezgin’in GAS Adlı Eseri: Tahlil ve Tanıtım- İbrahim Barca Dr. Öğr. Üyesi, Bitlis Eren Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları-BitlisTürkiye)

Batı’ya karşı duyulan aşağılık duygusundan kurtulmamız gerektiğinin üstünde duran Fuat Sezgin çalışarak büyük neticelere ulaşacağımızı “Onun için milletimden Türk milletimden, Müslümanlardan böylesi bir davranışa sahip olmalarını isterim. Artık Türkler korkak ve taklitçi bir millet olmaktan kurtulmalıdır. Türkler yaratıcı olmalıdır!” (S:37) diyerek bizi çalışmaya ve taklitten kaçınmaya çağırmaktadır.

Türkiye’de ki kültür hayatı üzerine sorulan bir soruya “Türkiye’de gelişme var. Üniversitelerin sayısı çoğaldı. Sayı mühim fakat biraz kaliteye, derinliğe dikkat edilmediğine şahit oluyorum ve buna temenni ediyorum, yani üniversitelerimiz zayıf ve maalesef Türklerde Batı dillerine yani dil öğrenmeye karşı kompleks var. (…) Türklerin gramer bilgileri yok, o yüzden dili öğrenemiyorlar, bazen iyi konuşuyorlar fakat yazamıyorlar. Bu bizim milletimizin önemli problemlerinden biridir.” (S:50-51) diyerek cevap veriyor. Türkiye’de yanlış yapılan başka bir şey de yaygın yabancı dil öğretmeye çalışmaktır. Anaokuluna kadar İngilizce öğrenimi koyup çocuklarımızın ikinci anadili İngilizce olacak diye de seviniyoruz. Yapmamız gereken ilim ile uğraşanları erken dönemde tespit edip en iyi dil öğrenme imkânları sunarak (Dil laboratuarları kurarak ve ilgili ülkede dil kamplarına götürü yerinde dil öğrenmelerini sağlamak gibi) dil öğrenimini sağlamamız gerekir. Bütün millete anadili(!) olarak yabancı dil öğretmek sömürülen ülkelerin işidir. 

Avrupa Türklerin ve Müslümanların aşağılık kompleksi içinde debelenmesini, tekrar her şeye muktedir olabileceğine dair kendine güveninin gelmemesi için bu yönde yapılan yanlış çalışmaları desteklediği gi,bi müspet çalışmalara engel olmaktadır. Yahut da hala çeşitli kaynaklarda olduğu iddia edilen Bilim Mafyası dünyadaki bilimsel icatları ve kendilerinin tayin ettiği ve kamuoyuna kabul ettirdikleri resmi bilimsel çizginin değiştirilmesine karşı çıkmaktadır. Nitekim bir Alman kanalının Prof. Dr. Fuat Sezgin’in Almanya da yaptığı “İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi”nin tanıtımı için 30 dakikalık bir belgeselini yapıp “Dünyanın Mucizeleri”  adlı bir programda yayınladıktan sonra program yapımcısı ve televizyoncu ölüm tehditleri almaya başlamış ve kendilerine “Bu işe girerseniz hayatınız tehlikeye girer(S:56) diyerek müzenin tanıtıma engel olmuşlar. Çünkü hala Batılı tek dişi kalmış medeniyet mensupları Türklerin ve Müslümanların hakkındaki yanlış bilgilerin düzeltilmesini istemiyorlar.

Bize ilkokuldan beri hep Avrupalıların Türklerin ve Müslümanların ilim ve teknolojisini, kültürel birikimlerini 1096 yılında başlayıp 1272 yılına kadar süren Haçlı Seferleri ile sırasında aldıklarını ve geliştirdiklerini öğretmişlerdir. Bu gün Fuat Sezgin de bunu “Müslümanlar16. Yüzyılın ortalarına kadar bilimde Avrupalılara nispetle daha ilerdeydiler. Fakat Avrupalılar Müslümanlardan bilgiyi 10. yüzyıldan itibaren aldılar. Bu alış merhalesi tam 500 yıl sürdü. Bizim Türklerin çoğu bunu bilmezler.17. Yüzyılın başlarında Avrupalılar önderlik konumuna geçtiler.” (S:57) diyerek ifade etmektedir.

Türkiye’de her zaman ayet ve hadis ile insanların önü kesilir. Peygamber efendimiz bana her şeyi sormayın nasıl biliyorsanız öyle yapın eğer ben sorduklarınıza cevap verirsem artık o konuda onu yapmak zorunda kalırsını manasında bir ifade ile Müslümanları uyarıyor, sanki kendinizi tek bir yol ile kayıt aylına alıp kısıtlamayın diyor. Ama bu gün geldiğimiz noktada Müslüman’ı gayrimüslimi herkes İslam’ı dar bir koridora hapsetmek için farkında olmadan iyi niyetli bir çaba içindeler. Fuat Sezgin hoca bu konuda “Kur’an’da bir çok ayet vardır. ‘Dünyayı geziniz, tanıyınız’ diye. Ama ben konuşmalarıma hiçbir zaman Kur’an’ı karıştırmıyorum. Bazı Müslümanlarda şöyle bir temayül var: Müslümanların yaptıkları keşifleri Kur’an’da bulmaya çalışıyorlar. Bende bu duruma karşı bir alerji var. Çünkü Kur’an ilahi bir kitaptır, hedefi başkadır. İnsanlara yeni bir yol getirmiştir. Muvaffak olmuştur da… Ben bunu böyle kabul ediyorum. Bir ‘el kitabı’ değildir Kur’an. Veya bir ansiklopedi değildir.” (S:73)  diyor. 

Fuat Sezginin İstanbul Üniversitesinden hocası Hellmut Ritter’in hocası olan Karl Brockelman daha önce Arap Edebiyatı Tarihi diye beş ciltlik bir kitap yazmıştı. Hellmut Ritter bu kitabın eksiklerinin giderilmesi gerektiğini düşünüyor ve çevresinde dillendiriyordu. Oryantalistler meclisi ise bir komisyon tarafından bu kitabın yeniden yazılmasını istiyorlar, hatta Brill diye bir firmaya kitabın hazırlanıp basılması işini veriyorlar. Brill firması Fuat Sezgin’in böyle bir kitap hazırladığından haberdar olup onu görüşmek üzere çağırıyor. Hollandalı Oryantalistler Fuat Sezgini adeta imtihan ederek “ bu adam bunu hazırlar” kanaatinin oluşması üzerine desteklemeye başlıyorlar. Ancak hal Fransız ve Alman oryantalistler de “Bunu ancak bir komisyon yapar” kanaati oluştu. Açıkça “Bu bir komisyon işidir, bir fert tarafından yapılamaz” diyorlar. Cambridge Üniversitesinde kitap yazım komisyonu başkanı olan Prof. Dr. Albert Dittrich’e hazırladığı iki cildin yazmalarını ve müsveddelerini gösteren Fuat Sezgin onu ikna eder. Hatta Prof. Dr. Albert Dittrich başkanlıktan istifa eder. Oryantalistler Komisyon üyesi Bernard Lewis “Bu işi bir Türkün yapacağına inanmıyorlar!(S:91) der. Bir yıl sonra komisyon başkanlığına atanan Fransız’dan bir davet mektubu alır Fuat Sezgin. Ve en sonunda komisyon “Biz bunu bir Türk’ün, bir Müslüman’ın yapabileceğine inanmıyoruz.” derler. Daha sonra Mainz şehri şarkiyat müdür komisyon başkanı olur ve Fuat Sezgin’in kitabını basan matbahın sahibiyle konuşurken “Bir zamanlar bir Türk vardı. ‘Ben böyle bir kitap yazacağım’ diyordu. Böyle palavraları çık duyduk biz!” demiş ve matbaacı “Siz ne diyorsunuz! Ben o kitabın 35 formasını bastım bile!” diye cevap verir. Ama nihayet Fuat Sezgin’in “İslam Kültür Tarihi” adlı kitabı 17 cilt olarak yayınlanmıştır.

Fuat Sezgin hoca İslam Dünyasının geri kalmışlığını en iyi anlayanın Atatürk olduğunu, ancak o gün bu durumu izah edecek bilimler tarihçisi olmadığı için geri kalmışlığın sebebini Atatürk’e izah edilemediğini, “Atatürk sadece hadiyse gördü, sebeplerini öğrenemedi. Öğrenseydi aradan geçen 85 sene zarfında çok büyük merhaleler kat etmiş olurduk  (S:126) diyerek Atatürk’ün hakkın teslim ediyor “Atatürk çok akıllı bir insandı ama bilimler tarihçisi değildi. (S:126) ama Atatürk tek başına denilebilecek kadar az bir kadro ve Balkan savaşları, Çanakkale savaşı ve Kurtuluş savaşından sonra devleti yönetecek okumuş ilim irfan sahibi hiç kalmamış bir millette de ancak bu kadar bir kıpırdanma olurdu. Bölünüp ayrılmalar ve savaşlar nedeniyle ölüm sonucu nüfusun azalmış, bu azalan nüfusu artıracaksın artırırken de eğiteceksin ve belli bir olgunluk seviyesine gelecek ki bilimsel meyve vermeye başlanabilsin. Bilimi Yunanlılardan alan İslam dünyasının yaklaşık 150-200 yıl olgunlaştırma döneminden sonra bilimsel üretime geçmesi ve ilimi tekrar İslam dünyasından geri alan Avrupalıların bilimsel üretim için 500 yıl beklediği gibi. “Türkleri uyandırmak lazım. Türkiye hala bugün İslam medeniyetinin en güçlü ülkesidir. İslam dünyası da Türkiye’ye böyle bakıyor.” (S:127) Türkleri uyandırmanın en bariz canlı örneği bugün İHA, SİHA, DİHA’ları üreten genç bir girişimci olan Selçuk Bayraktar’ın geçmişine bakacak olursak bu başarının büyüklüğünü anlarız. Çünkü İHA üretimi konusunda “siz İHA alımlarımızda teknik tercümanlık yapın, uğraşmayın bu zor bir iş, biz onları yakalayamayız” manasından sözler söyleyen bir anlayışı aşıp da bu günkü seviyeye gelmiştir.

Fuat Sezgin, hicri 2. yüzyılda İslam dünyasında camilerde kürsülere ortaya çıktığını, bir hocanın ders vermeye başladığını ve orada bir ilim halkası oluştuğunu hatta ilk üniversitelerin de bu cami kürsülerinde hocaların ders vermesiyle ortaya çıktığını Almaman Tıp Tarihçisi Heinrich Schipperges tarafından kendinden önce “Üniversiteler tarihi hakkında neden yanlış izahlar yapılıyor, neden İslam dünyası akla gelmiyor? Üniversiteler, İslam dünyasının bir mahsulüdür.” (S:142) diyerek delilleriyle ispat ettiğini ve kendisinin de bunun böyle olduğuna inandığını ifade eder. Hatta biz de şöyle bir ekleme yapalım camilerde yapılan pozitif bilimlerin yanında dini ilimler ve tasavvuf dersleri genelde bir kürsüden olmak kaydıyla yapılmış ama bazen tek camide birkaç kürsü halinde de yan yana dersler verilmiştir. Camilerde dini ve tasavvufi dersler etrafında ki insanlar takip ettikleri hocalar dolayısıyla zamanla aynı tekkelere mensup hale gelmişler, camiler de o tekkeye mensup olanların halkla beraber devam ettiği camiler haline gelmiştir. Yani camiler her farklı tasavvufi düşüncenin yaşanılıp öğretildiği, ders verenlerin ve o düşüncedekilerin öğrenim merkez olmuş, sadece o tasavvufi düşüncenin üstatları o camide dersler verir hale gelinmiştir. 1215 senesinde Bağdat’ta yapılmış Muntansırriye Medresesinin Tıp Fakültesinin de içinde olduğu altı fakülteli ilk Üniversite, El-Ezher Medresesinin ilk Vakıf Üniversitesi ve ilk Devlet Üniversitesinin de Nizamiye Medresesinin olduğunu aktarmaktadır.

Hani bir tabir var ya “sormak için bilmek gerek” diye işte Fuat Sezgin hocanın hizmetlerini sorgulamak için az çok bir şeyler bilmek gerek. Asgari seviyede olsun bilmek içinde Fuat Sezgin Hoca ile Sefer Turan’ın yapmış olduğu söyleşiden ortaya çıkan “Bilim Tarihi Sohbetleri-Söyleşi” kitabını herkesin okuması gerekiyor. Hocanın İslam Bilim Tarihi kitabına ve Gülhane’de kurulan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesini meydana getirmek için gösterdiği çabayı, yaptıklarını anlamaya başlaması ve bıraktıklarının değerini idrak edebilmesi için mutlaka okunması gerekli bir kitaptır. Fuat Sezgin Hocadan ve yaptıklarından haberdar olmak için okunması gereken kitaptır bu kitap.          

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal