Esad: Suriye’nin Geleceği Fertlerinin Emelleriyle Belirlenir

Bu haber 03 Mart 2013 - 14:08 'de eklendi ve 1.921 kez görüntülendi.

ŞAM – Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad İngiliz Sunday Times Gazetesinin kendisiyle yaptığı mülakatta; diyalogun her Suriyeliyle alakalı olduğunu ve hayatın bütün yönlerini kapsadığını belirtirken, Suriye’nin geleceğinin yöneticisi tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığını, bunun ancak ve ancak halkının bütün fertlerinin umut ve beklentileriyle mümkün olacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı el-Esad yurtiçi yada yurtdışı muhalefetin coğrafi konumla bağlantılı olmadığını belirterek, aksine kökleri, kaynakları, ve temsil ettikleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Yurtiçi yada yurtdışı muhalefet için; “bu köklerini Suriye’de mi saldı, Suriye halkı ve çıkarlarını mı temsil ediyor, yoksa yabancı hükümetlerin çıkarlarını mı temsil ediyor..” sorularının sorulması gerektiğini kaydeden el-Esad; dolayısıyla Suriye’nin diyaloga bu vizyonla baktığını, böyle başlattığını ve bu şekilde sürdüreceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı el-Esad; Suriye’ye yardım etmek, ülkede şiddete gerçekten ve dürüst bir şekilde son vermek isteyen her hangi bir şahıs bu bağlamda yapacağı tek bir şeyin bulunduğunu söyledi. Bu şeyin de Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’a gitmek ve onlara ‘Suriye’deki teröristlere finans sağlamaya son verin’ demesi gerektiğini ifade eden el-Esad; Kaide ve ideolojisinin sadece Suriye’ye değil tüm bölgeye ve halklarına tehlike oluşturduğuna dikkat çekti.

Dış tarafların yardım etmek istemeleri halinde Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ı teröristlere finans ve silah teminine son vermelerine zorlamaları gerektiğine vurgu yapan el-Esad; sonuç olarak Suriye’nin egemen bir ülke olarak teröristlerle görüşmelerde bulunmayacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı el-Esad; “bizler Suriye’de iki karar aldık. Kararların ilki diyalogu başlatmak, ikincisi ise terörle mücadeledir..” dedi.

Suriye’ye yönelik hırçın bir medya savaşının yürütüldüğüne işaret eden el-esad; bu savaşta gerçeklerin dış dünyaya aktarılmasının engellendiğini söyledi.

El-Esad; Rusya, iran ve Lübnanlı Hizbullah Partisinin teröre karşı Suriye halkını desteklediğini ifade ederken, Rusya’nın oldukça yapıcı, İran’ın oldukça destekleyici, Hizbullah’ın da Suriye’yi değil Lübnan’ı savunan bir rol oynadıklarının altını çizdi.

Suriye’nin 23 milyon nüfuslu bir devlet olduğuna, ulusalcı bir ordusu ve güçlü bir polisi bulunduğuna işaret eden el-Esad; Suriye’nin kendini savunmada yabancı savaşçılara ihtiyacı olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı el-Esad; asıl sorulması gereken sorunun Türkiye, Katar, Suudi Arabistan, Fransa, İngiltere ve ABD gibi başka devletlerin rollerine ilişkin olması gerektiğine dikkat çekerken, bu devletlerin Suriye’de terörü direk yada dolaylı, askeri veya siyasi olarak desteklediklerine vurgu yaptı.

Bir çok kez Suriye’nin coğrafi, siyasi, sosyal ve ideolojik olarak temas hattı olduğunu söylediğine işaret eden el-Esad; dolayısıyla bu hatla oynamanın tüm Ortadoğu bölgesi açısından oldukça tehlikeli olacağına dikkat çektiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı el-Esad; Suriye’nin silahlarını bırakanlar dahil her şahısla diyaloga hazır olduğunu belirtirken, fakat silah taşımaya devam etme, halkın saflarında dehşet ve terör saçma, sivilleri öldürme, özel ve kamu mülklere saldırma, ülkeyi yıkmaya ısrar edenlerle kesinlikle diyaloga girilmeyeceğinin altını çizdi.

Ülkedeki krizin çözümüne ilişkin başlatılan siyasi program ve diyalog çağrısının muhalefetin bir kısmı ve silahlı gruplar tarafından reddedildiğine ilişkin bir soruya cevabında el-Esad; “programı ilan ettiğim zaman, planın ilgililere ve diyaloga ilgi duyanlara yönelik olduğunu söyledim. Diyalog istemeyenlere ilişkin diyalog planı yapmak imkansız. Onun için baştan beri açık ve net bir şekilde konuştum.” Dedi. El-Esad; diyalogun sadece gruplar arasında olmaması gerektiğini ifade ederken, vatanın geleceğine ilişkin olmasıyla tüm Suriyeliler arasında olması gerektiğini belirtti.

‘Dünyada büyük destek alan yurtdışı muhalefetin’ siyasi program ve ulusal diyalog planını reddetmelerine ilişkin bir soruya cevabında el-Esad; bu muhalefetin kararında bağımsız olmadığını ifade ederken, Suriye’nin ise her zaman bağımsız ve egemen olduğunu böyle de kalacağını belirtti.

Geçekçilik konusunda ise el-Esad; Suriye’nin iki yıl boyunca düşmanlarına karşı savaştığına işaret ederken, halkın desteği olmaksızın bu süre içinde başarılı olmasının mümkün olmadığına dikkat çekti. El-Esad; her şeye rağmen, halkın kendi gerçeğinden uzak bir yönetimi bu şekilde ve bu süre boyunca desteklemelerinin mümkün olmadığına, dolayısıyla Suriye’nin değil dış tarafların gerçekçi olmaları gerektiğine dikkat çekti.

Örnek olarak İngiltere’de yapılan son kamu araştırmasında İngilizlerin büyük çoğunluğunun hükümetlerinden ‘Suriye’nin içişlerine müdahale etmemesini’ istediklerini ortaya çıkardığına işaret eden el-Esad; İngiltere hükümetinin ise bunun tam tersine Suriye’deki silahlı gruplara ağır silahlar temin etmeye meşruluk kazandırmak için AB’ye Suriye’ye uygulanan silah ambargosunun kaldırılması için baskı yaptığını belirtti. El-Esad; “işte gerçekçilikten uzaklaşmak buna denir, yani ülkende halkının ve kamuoyunun gerçeğinden uzaklaşmaktır..” dedi.

‘öldürücü silahlar göndermiyoruz’ iddiaları konusunda el-Esad; silahlı gruplara temin ettikleri gelişmiş istihbarat cihazları ve komünikasyon cihazlarının öldürücü olabileceğine işaret ederken, 11 Eylül olaylarının işlendiği araçlara dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı el-Esad; nifakın bir başka yönünün ise özgürlük, demokrasi, düşünce özgürlüğü ve insan haklarından söz ettikleri bir zamanda Suriye televizyon kanallarının uydu yayınlarını kestiklerine ve başkalarının düşüncelerine saygı duymadıklarına dikkat çekti.

Başta Uluslararası güvenlik konseyi olmak üzere bir çok taraf ve devletin Suriye’de meydana gelen, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yüzlerce masum insanın kurban gittiği bombalı eylemleri kınamak bile istemediklerine işaret eden el-Esad; dolayısıyla nifakın aslının nerde olduğunun artık herkes tarafından bilindiğine işaret etti.

Sözde ‘özgür Suriye Ordusu’ olarak bilinen varlığın, Batının kamuoyuna göstermek istediği gibi bir varlık oluşum olmadığını belirten el-Esad; BM Suriye eski temsilcisi Kofi Annan ve mevcut temsilcisi el-Ahdar el-İbrahimi’nin yanı sıra daha bir çok uluslararası tarafın gördükleri gibi yüzlerce gruptan oluştuğunu belirtti. Bu grupların arasında sadece para için öldürme, kaçırma ve yıkma eylemleri yapan gruplar, kiralık ve yabancı silahlılardan oluşan gruplar bulunduğunu açıklayan el-Esad; bu grupların tek bir yönetimleri e olmadığını ifade etti. El-Esad, bu oluşumunun Suriye’deki silahlı gruplara örtü ve meşruluk verme amaçlı bir başlık yada şemsiyeden ibaret olduğunu ekledi.

Tüm bunlar Suriye’deki olayların başından bir halk hareketinin olmadığı anlamına gelmediğini belirten el-Esad; geçekten haklı talepleri olan ve değişim isteyenlerin bulunduğunu, bunu da bir çok münasebette ifade ettiğini söyledi. El-Esad; dolayısıyla diyalogun bunlara hitap ettiğini söylerken, bir çoğunun teröre karşı vizyonlarının değiştiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı el-Esad; diyalogu ve siyasi çözümü reddedenlerin açıklama ve tutumlarıyla çeliştiklerini belirtti. Sözlerine devam eden el-Esad; “diyalogun beni düşüreceğini söylüyorlar.. o zaman neden bu diyaloga girmiyorlar..” sorusunu dile getirdi.

El-Esad; Suriye’yi ilgilendiren iç meselelerin sadece ve sadece Suriye toprakları üzerinde ve Suriyeliler arasında olacağının altını çizerken bu davaların hiç bir şekilde yabancı tafralarla görüşülmeyeceğini ekledi. Suriye’nin dostları olduğunu ve davalarını dostlarıyla tartışıp görüş alışverişinde bulunmasıyla düşünce ve önerileri paylaştığını kaydeden el-Esad; fakat sonuçta vatan çıkarları doğrultusunda kararın Suriyeli olduğunu vurguladı.

 

SANA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments